Hoş geldiniz sayın ziyaretçi Neredeyim ben?!

Web sitemiz; forum, günlük, video ve sohbet bölümlerinin yanı sıra; Skype ile ilgili Türkçe teknik destek makaleleri, resim galerileri, geniş içerikli ansiklopedik bilgiler ve çeşitli soru-cevap konuları sunmaktadır. Daima faydalı olmayı ilke edinmiş sitemize sizin de katkıda bulunmanız bizi son derece memnun eder :) Üye olmak için tıklayınız...


Forumda Ara

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

Bu konu Soru-Cevap forumunda Ziyaretçieigatük tarafından 28 Aralık 2008 (15:55) tarihinde açılmıştır.
216325 kez görüntülenmiş, 60 cevap yazılmış ve son mesaj 4 Ocak 2014 (22:06) tarihinde gönderilmiştir.
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Eski 4 Mart 2010, 20:07

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#21 (link)
ceydoş
Ziyaretçi
ceydoş - avatarı
Sponsorlu Bağlantılar Sponsorlu Bağlantılar
çevre kirliliği nedenleri ve çözüm yolları nedir
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 13:14

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#22 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
çevre kirliliğini önlemek için yapılması gerekenler?????????????????????????????????????
Rapor Et
Eski 7 Nisan 2010, 13:22

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#23 (link)
Blue Blood
Ziyaretçi
Blue Blood - avatarı
Alıntı:
ceydoş adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

çevre kirliliği nedenleri ve çözüm yolları nedir
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

çevre kirliliğini önlemek için yapılması gerekenler?????????????????????????????????????
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ

Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir. Bu artış beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden olmaktadır. Çevre Kirliliğinin nedenleri aşağıda kısaca sıralanmıştır.
  • Hızlı nüfus artışı,
  • Plansız kentleşme,
  • Plansız endüstrileşme
  • Doğal kaynakların hoyratça kullanılması.
Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50 'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir.

Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.


Bunlarla birlikte çevre sorunlarının diğer kaynakları şunlardır:
1- Göçler ve düzensiz şehirleşme,
2- Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,
3- Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
4- Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
5- Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava
kirliliği,
6- Motorlu araçlar ve deniz araçları,
7- Maden, kireç, taş ve kum ocakları,
8- Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
9- Atmosferik olaylar ve doğal afetler,
10-Kanalizasyon sularının arıtılmaksızm alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,
11-Katı atıklar ve çöp,
12-Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
13-Arazilerin yanlış kullanımı,
14-Kaçak avlanma,
15-Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana
gelen radyasyon,
16-Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.

ÇEVRE KİRLİLİĞİ

Yaşamımızda endüstriyel gelişmenin getirdiği rahatlık yanında, bu gelişime sonucu, yaşanılan tabiatın ve çevrenin kirletildiği ve bu kirliliğin günbegün arttığı bir vakıadır. Yaşamı daha mükemmel hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bu gelişmelerin, gerek kırsal, gerek kentsel alanlarda olsun, doğal kaynakları bozduğu su, hava, toprak kirlenmesine yol açtığı, bitki ve hayvan varlığını dejenere ettiği herkes tarafından kabul edilmektedir.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Genel anlamda çevre kirliliğine karşı alınabilecek önlemler ;

1)Hukuksal önlemler

2) Teknolojik önlemler

- arıtma tesisleri

-biyolojik savaşım

-emisyon azaltma

3) Ekolojik önlemler

-alternatif enerji kaynakları

-ekolojik planlama

-eğitim …

Neler yapabiliriz ?


Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.

Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.

Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.

Tarım, amonyak ve ****n gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Biz neler yapabiliriz?

Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.

Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
Akan tesisatlar onarılmalı.
Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor.


Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.

Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.

Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.

Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.

Rapor Et
Eski 13 Kasım 2010, 20:11

çevre kirliliğini önlemek için çözüm yolları

#24 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
lütfen soruyuu cevaplayın
Rapor Et
Eski 15 Kasım 2010, 16:17

Çevre kirliliğine neden olan faktörler ve çözüm yolları nelerdir?

#25 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
çevre irliliğine neden olan faktörler ve çözüm yolları
Rapor Et
Eski 15 Kasım 2010, 16:57

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#26 (link)
ener
Ziyaretçi
ener - avatarı
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

lütfen soruyuu cevaplayın
Alıntı:
Misafir adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

çevre irliliğine neden olan faktörler ve çözüm yolları
Alıntı:
Blue Blood adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle

ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ

Çeşitli kaynaklardan çıkan katı, sıvı ve gaz halindeki kirletici maddelerin hava, su ve toprakta yüksek oranda birikmesi çevre kirliliği oluşmasına neden olmaktadır. Hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarının karşılanması için teknolojinin gelişmesine bağlı olarak endüstrileşmenin de artması gerekmektedir. Bu artış beraberinde var olan doğal kaynakların hızla tükenmesine neden olmaktadır. Çevre Kirliliğinin nedenleri aşağıda kısaca sıralanmıştır.
  • Hızlı nüfus artışı,
  • Plansız kentleşme,
  • Plansız endüstrileşme
  • Doğal kaynakların hoyratça kullanılması.
Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin % 50 'sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir.

Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.


Bunlarla birlikte çevre sorunlarının diğer kaynakları şunlardır:
1- Göçler ve düzensiz şehirleşme,
2- Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,
3- Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
4- Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
5- Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava
kirliliği,
6- Motorlu araçlar ve deniz araçları,
7- Maden, kireç, taş ve kum ocakları,
8- Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
9- Atmosferik olaylar ve doğal afetler,
10-Kanalizasyon sularının arıtılmaksızm alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,
11-Katı atıklar ve çöp,
12-Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
13-Arazilerin yanlış kullanımı,
14-Kaçak avlanma,
15-Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana
gelen radyasyon,
16-Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.

ÇEVRE KİRLİLİĞİ

Yaşamımızda endüstriyel gelişmenin getirdiği rahatlık yanında, bu gelişime sonucu, yaşanılan tabiatın ve çevrenin kirletildiği ve bu kirliliğin günbegün arttığı bir vakıadır. Yaşamı daha mükemmel hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bu gelişmelerin, gerek kırsal, gerek kentsel alanlarda olsun, doğal kaynakları bozduğu su, hava, toprak kirlenmesine yol açtığı, bitki ve hayvan varlığını dejenere ettiği herkes tarafından kabul edilmektedir.

ÇEVRE KİRLİLİĞİNE KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Genel anlamda çevre kirliliğine karşı alınabilecek önlemler ;

1)Hukuksal önlemler

2) Teknolojik önlemler

- arıtma tesisleri

-biyolojik savaşım

-emisyon azaltma

3) Ekolojik önlemler

-alternatif enerji kaynakları

-ekolojik planlama

-eğitim …

Neler yapabiliriz ?


Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Powerswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.

Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.

Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.

Tarım, amonyak ve ****n gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

Biz neler yapabiliriz?

Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
Televizyonlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.

Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
Akan tesisatlar onarılmalı.
Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor.


Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.
Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.

Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.
Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.

Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.

Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.

.
Rapor Et
Eski 24 Kasım 2010, 11:24

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#27 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ben çere ile ilgili çok ilginç icat buldum su kirliliği için su altında fabrika atıkların çöpü için çöp toplar icat yaptım
Rapor Et
Eski 4 Aralık 2010, 17:18

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#28 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
Toprak kirliliği
. Ülkemiz topraklarına yönelik mevcut toprak kirliliği ile ilgili tespit çalışmaları ne yazık ki istenen düzeyde yapılamamıştır. Coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak hazırlanacak toprak kirlilği haritaları mevcut durumun analizi ve yapılacak çalışmalar açısından büyük önem taşımaktadır.

Avrupa Birliği mevzuatının üstlenilmesi için uyum programı sürecinde toprak koruma politikasının geliştirilmesi yolunda, öncelikle toprağa yönelik tehditlerin belirlenip, toprak özelliklerine ve sınıflarına bağlı kullanma ve işletme potansiyelinin ortaya konması gerekmektedir.

Avrupa Birliği, üye ve aday ülkelerin ulusal bazda toprak koruma stratejilerini geliştirmesinde ilk adım olarak ülkelerin mevcut yasa ve yönetmeliklerini birliğin toprak koruma stratejilerine göre uyarlamalarını ve toprağı ilgilendiren tüm sektörleri entegre bir biçimde dikkate alan yeni toprak koruma politikası oluşturma çalışmalarını başlatmalarını öngörmektedir.

AB'ye adaylık sürecinde bulunan ülkemizde toprak kaynaklarının korunmasına yönelik ulusal stratejik plan çalışmalarının zaman geçirmeksizin başlatılması gerekmektedir. Toprağın ve mevcut kirliliğin karakterizasyonu için kriterlerin tanımlanması, metodolojilerin oluşturulması
örnekleme ve analiz standartlarının Avrupa Birliği'nin kriterlerine uygun saptanması ileriye yönelik olarak uyumun sağlanabilmesi açısından önemlidir. Toprak kirliliğinin tespiti, giderimi ve önlenmesi kapsamlarının genişletilmesi, uygulama ve yaptırımlarına ilişkin çalışmaların artırılması gerekmektedir. Kirlenmiş alanların belirlenmesi, kayıt altına alınması, incelenmesi, sınıflandırılması ve kirlenmiş sahaların, toprakların yeniden iyileştirilmesinde uygulanan metodlar ve teknikler konusunda ülkemiz için ulusal bir program oluşturulmalıdır.

Alıcı ortam olarak toprak kirlenmesinin önlenmesi, kirliliğin giderilmesi, arıtma çamurlarının ve kompostun toprakta kullanımında gerekli tedbirlerin alınması esaslarını sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde ortaya koymayı amaçlayan Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 31 Mayıs 2005 tarih ve 25831 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Yönetmeliğin kapsamı, toprak kirliliğine neden olan faaliyetler ile tehlikeli maddeler ve atıkların toprağa deşarjına, atılmasına, sızmasına yönelik teknik, idari ve cezai yaptırımlar açısından yetersizdir.

AB Çevre Genel Müdürlüğü'nün koordinasyonu ile yapılan Toprak Koruma Stratejisi çalışmaları, Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği'nin tam anlamıyla kirlilik boyutuyla ele alınmasını ve yeniden düzenlenmesini gerektirmektedir.
Toprak kaynaklarının mümkün olan en iyi şekilde korunması, kullanımı ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması gerekmektedir.

Bu amaç doğrultusunda, arazi ve doğal kaynaklarla ilgili planlama, uygulama, değerlendirme, kontrol, izleme ve eşgüdüm mekanizmaları güçlendirilmeli; tarım ve orman arazilerinin amaç dışı kullanımı engellenmeli; ormanlaştırma, yeniden ormanlaştırma, erozyon kontrolü ve çayır/mera ıslahı için gerekli finansman sağlanmalıdır. Toprak kirliliğinin ulusal düzeyde tespiti için envanter çalışması oluşturulmalı, belirlenen alanların kayıt edilmesi, izlenmesi ve iyileştirme çalışmaları yapılması gerekmektedir.


yazan irem

ben size toprak kirliliğini verdim
Rapor Et
Eski 9 Ocak 2011, 19:30

ışık kirliliğinini önlemek için nsaıl çözüm buluruz

#29 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ışık kirliliğini önlemek için nasıl çözüm buluruz
Rapor Et
Eski 13 Ocak 2011, 14:17

Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir?

#30 (link)
Misafir
Ziyaretçi
Misafir - avatarı
ÇEVRE SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI
Çevre tüm canlıların yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Nüfusun artışı, kentleşme, sanayileşme gibi faktörler çevre kirliliğinin artmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.
Çevre sorunları özellikle geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya gündemini işgal eden en önemli sorunlardan biri olmuştur. Kuşkusuz bu çevre sorunlarının daha önce var olmadığı anlamına gelmemektedir. Nüfusun artışı, kentleşme ve sanayileşmenin hızlanması gibi faktörler dolayısıyla çevreye bırakılan atıkların gerek miktarı gerekse türlerinde artış olmuştur. Çevre kirliliği başlıca hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çevre sorunlarının artması çevre kirliliğinin boyutlarını katı atık kirliliği olarak şekillenen yerel kirlilikten, asit yağmurları olarak şekillenen bölgesel kirliliğe ve küresel ısınma ve ozon tabakasının delinmesi olarak ortaya çıkan küresel kirlenmeye genişletmiştir.
Çevre sorunlarının insanlar ve diğer canlılar üzerindeki ciddi tehditleri (çeşitli önemli hastalıklara sebep olması ve bu hastalıkların bazen ölümlerle sonuçlanması) her geçen gün daha da artmaktadır. Çevre kirliliğinin canlılar üzerinde meydana getirdiği hastalıklar çeşitlidir. Bu hastalıkların belli başlıları arasında astım, kronik bronşit gibi çeşitli solunum yolu hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, çeşitli kanser vakaları, çeşitli göz hastalıkları, kolera gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklar, işitme bozuklukları, saldırgan davranışlar, stres, bitki ve ağaç dokuları üzerinde olumsuz etkiler sayılabilir. Bu hastalıklar çoğu zaman insanlar, bitkiler ve hayvanlarda ölümle sonuçlanan vakalara yol açmaktadır.
Çevre kirliliğin zararlı etkileri sadece canlı varlıklarla ibaret değildir. Zararlı etkiler cansız varlıklar üzerinde de kendini göstermektedir. Çevre kirliliği hava kirliliğinde olduğu gibi binalar, araç ve malzemeler üzerinde de olumsuz etkiler meydana getirmektedir.
Çevre kirliliğinin boyutlarının ve zararlı etkilerinin artması kalkınma ve büyüme çabalarında çevre konusuna olan duyarlılığı artırmıştır. Bu çabalar özellikle gelecek nesillerin ihtiyaçlarını tehlikeye düşürmeden bugünkü neslin ihtiyaçlarını karşılamak olarak ifade edilen “sürdürülebilir kalkınma” kavramının gerek ulusal ve gerekse uluslararası boyutta önem kazanmasına neden olmuştur. Bu ise kalkınma ve büyüme çabalarında doğa ve çevrenin azami ölçüde korunmasına yönelik titizlik göstermek gerektiğinin ne kadar önemli olacağını ortaya koymuştur .
Çevre sorunlarının ciddi boyutları gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ve gerekli önlemler alınmazsa sorunun boyutlarının da daha da artmaya devam edeceğini ortaya koymaktadır.
Endüstrileşme çabalarının sonucu gerek ağaç gibi kendini yenileyebilir ve gerekse çeşitli madenler gibi kendini yenileyemez enerji kaynakları üzerinde ciddi boyutlarda bir baskı vardır.
Ağaç ve bitki dokusunda tahribat artmakta, bunun sonucu ormanlar ve bitki türleri gittikçe azalmaktadır Erozyon artmaktadır. Çölleşme gittikçe artmaktadır.Atıkların artması ve çeşitlenmesi neticesi, hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği içinde bulunduğumuz yüzyılda da büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Endüstriyel faaliyetler, motorlu araçlar, inşa ve onarım gibi faaliyetler neticesi gürültü kirliliği artmaya devam etmektedir.
Fosil yakıtların yoğun kullanılması asit yağmurlarını artırmaktadır. Sera gazlarının artması küresel ısınmayı artırmaktadır.Küresel ısınma neticesi önemli ölçüde iklim değişikliklerine neden olmaktadır.
İklim değişiklikleri neticesi kuraklık ve sel baskınları artmaktadır. Küresel ısınma neticesi deniz seviyesinde önemli yükselmeler görülmektedir Orman yangınları riski artmaktadır.Kanser gibi öldürücü hastalıklarda önemli artışlar olmaktadır.
Ölümle sonuçlanan vakalarda artışlar olmaktadır.Sağlıklı içe suyu problemi artmaktadır.Çevre kirliliği, bilinçsizce avlanma gibi nedenler dolayısıyla biyolojik çeşitlilikte azalma görülmektedir

Çevre Sorunu Olarak hava kirliliği, etkileri ve sonuçları Çevre sorunları; hava, su, toprak ve gürültü kirliliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Yer yüzündeki bütün canlılar hava, su ve toprağı kullanarak hayatlarını sürdürürler. Bu ortamı kirleten en büyük neden ise, insan faaliyetleridir. Nüfusun az olduğu dönemlerde, çevre sorunu diye bir şey söz konusu olmamış, insanlar tarafından kirletilen çevre, doğa tarafından zararsız hale getirilmiştir. Bugün de aynı özellikte olan doğa, aşırı kirlenme karşısında çaresiz kalmıştır. Doğadaki bu aşırı kirlenmeyle birlikte, çevre bilimci ve ekolojik denge kavramı da ön plana çıkmıştır. Latince kökenli olan “Ekoloji” sözcüğü ilk kez alman Ernest HAECKEI tarafından kullanılmış, canlılarla çevre arasındaki ilişkiler anlamındadır. Teknik alanda hızlı değişme ve gelişme anlamına gelen “Sanayi Devrimi” nüfusun artmasına neden olmuş, artan nüfusun kentlerde toplanması ise problemlerin çözümünü zorlaştırmıştır. Sanayi devriminin doğa üzerindeki baskısı, doğayı yıkıcı yaralayıcı olmuştur. Bu dönemde hiçbir engel tanımadan, gelecekteki zararlı sonuçların düşünülmeden doğadan n koparıla bilirse her şey almak, tüketmek felsefesi ülkelere hakim olmuş, su, toprak ve hava kirlenmesi, başta petrol olmak üzere enerji kaynaklarının tüketilmesiyle ortaya çıkmıştır. Çevre sorunları ve çözümleri, ilk kez sanayi ve teknoloji alanında ileri gitmiş ülkeler ele alınmıştır. A.B.D. de çevre ile ilgili kuruluş sayısı 1973 yılında 5.000 den fazla olduğu görülmüştür. Genel olarak, çevre kirliliği dört madde etrafında toplanmıştır.Bunlar; 1-Hava kirliliği 2-Su Kirliliği 3-Toprak Kirliliği 4-Gürültü(ses) kirliliği olarak sınıflandırılmıştır 1972 yılı haziran ayında “Stockholm” da “Dünya çevre sorunları konferansı” düzenlenerek ilk kez uluslar arası çözüm yolları araştırılmıştır. Birleşmiş Milletler in düzelmiş olduğu bu konferansa 100 den fazla ülke katılmıştır. Bir çok tavsiye ve önlemler alınması kabul edilerek ülkelerin bu doğrultuda hareket etmeleri istemiştir. Çevre kirliliğinin bir parçası olan hava kirliliği, atmosfere karışan küçük katı parçacıklar ile sıvı gaz kirleticilerin insan ve diğer canlılara zarar vere bilecek boyutlara ulaşmasıdır. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan sanayileşme, kentleşme ile hava kirliliği artmış, şehirlerin problemleri haline gelmiştir. Hava kirliliği havanın bileşenlerindeki değişme ile başlar. Bu kirleticiler, kükürtdioksit, karbon monoksit, amonyak, fibrokarbonlar ile aldehitler gibi maddelerdir. Bir kısmı fotokimyasal reaksiyona girerek zararlı bileşikleri oluştururlar. Hava kirliliği ısınma, saniyeleşme, ulaşım gibi insan faaliyetleri sonucu meydana geldiği gibi doğal olaylar sonucu volkanik gazlar, çiçek tozları gibi nedenlerle de oluşa bilmektedir. Doğanın kirlenmesi, ulasal sınırlarda bitmemekte diğer ülkeleri de etkiliye bilmektedir.
Sponsorlu Bağlantılar
Rapor Et
Cevap Yaz Yeni Konu Aç
Çevre kirliliğine sebep olan etkenler ve çözüm yolları nelerdir? Konusuna Benzer Konular
Gönderen: sonbahar Forum: Soru-Cevap
Cevap: 10
Son Mesaj: 29 Ekim 2014 22:16
Gönderen: mn9999 Forum: Soru-Cevap
Cevap: 11
Son Mesaj: 13 Ekim 2014 20:01
Gönderen: bilinmiyor Forum: Soru-Cevap
Cevap: 56
Son Mesaj: 1 Haziran 2014 20:05
Gönderen: tuğrulhan Forum: Soru-Cevap
Cevap: 1
Son Mesaj: 14 Nisan 2010 13:33
Gönderen: Ziyaretçi Forum: Soru-Cevap
Cevap: 3
Son Mesaj: 7 Aralık 2009 20:52
Hızlı Cevap
Kullanıcı Adı:
Önce bu soruyu cevaplayın
Mesaj:








Yeni Soru
Sayfa 0.460 saniyede (88.05% PHP - 11.95% MySQL) 16 sorgu ile oluşturuldu
Şimdi ücretsiz üye olun!
Saat Dilimi: GMT +2 - Saat: 11:29
  • YASAL BİLGİ

  • İçerik sağlayıcı paylaşım sitelerinden biri olan MsXLabs.org forum adresimizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre tüm kullanıcılarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. MsXLabs.org hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler buradan iletişime geçilmesi halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 3 (üç) iş günü içerisinde MsXLabs.org yönetimi olarak tarafımızdan gerekli işlemler yapıldıktan sonra size dönüş yapılacaktır.
  • » Site ve Forum Kuralları
  • » Gizlilik Sözleşmesi