Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 1 Temmuz 2017  Gösterim: 220.208  Cevap: 3

Çevre Nedir? Çevre Hakkında Genel Bilgiler

EagLesTeaM
12 Haziran 2009 12:25       Mesaj #1
EagLesTeaM - avatarı
Ziyaretçi

Çevre

Ad:  1.jpg
Gösterim: 36
Boyut:  39.6 KB

Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam.
Yani kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur. Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.
Sponsorlu Bağlantılar
Yaşam ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli yaşam çerçevesidir.

Çevremizi Korumak Adına Yapılabileceklerimiz
Çevreyi korumak için, en azından bireysel olarak yapılabilecek bir takım önlemler bulunmaktadır. Bir miktar fedakarlık gösterilerek yapılması geleceğimizin temini olan birkaç önlem aşağıda yer almaktadır:
  • Tüketirken tekrar düşünülmeli, gereksiz tüketimden kaçınılmalıdır.
  • Tükettiğimiz ürünleri tercih ederken çevresel etkilerine dikkat edilmeli ve seçimler bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.
  • Çöpler, çöp poşetinin ağzını sıkıca bağlandıktan sonra çöp kutusuna atılmalıdır.
  • Ormanlar korunmalıdır.
  • Ağaçlara zarar verilmemelidir.
  • Çimlerin üzerinde ateş yakılmamalıdır.
  • Hayvanlara zarar vermekten kaçınılmalıdır.
  • Denizler kirletilmemelidir.
  • Evcil hayvanların atıkları temizlenmelidir.
  • Çevremiz sahiplenmeli, değeri ve önemi çocuklara öğretilmeli, büyüklere anlatılmalıdır.
  • Enerji tasarrufu yapılmalıdır.
  • Biten piller pil kutusuna atılmalıdır.
  • Piknikten sonra ateş söndürülmeli ve asla yerde çöp bırakılmamalıdır.
  • Kâğıt, teneke, cam, pil gibi geri dönüşümü olan maddeler geri dönüşüm kutularına atılmalıdır.
  • Egzozlu taşıtlar fazlalaşmamalıdır.
  • Başta su olmak üzere her konuda israftan kaçınılmalıdır.
  • Kozmetik ürünleri özellikle de saç sprayleri ve deodorantlar fazla kullanılmamalıdır.
BAKINIZ
Çevre Nedir?
Çevre Kirliliği

Son düzenleyen Safi; 1 Temmuz 2017 20:17


31 Ekim 2010 00:57       Mesaj #2
ThinkerBeLL - avatarı
VIP VIP Üye

Çevre Nedir?


Bu soruyu çok farklı şekilde cevaplamak mümkün. Bu yüzden gündelik hayatta çeşitli çevre tanımlarıyla karşılaşıyoruz. Örneğin çevreyi, içinde yaşadığımız, ilişkide bulunduğumuz yakın muhitimiz olarak tanımlayabiliriz; evimiz, çalışma ortamımız, sokağımız ve mahallemiz çevre kavramı içine girer. Biraz daha ufkumuzu genişlettiğimizde yaşadığımız şehir, ülke ve bölgenin de bu çevre kavramının içine girdiğini görüyoruz. İletişim ve ulaşım teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte dünyanın küresel bir köye dönüştüğü günümüzde çevrenin sınırları artık gezegenimizi kapsayacak şekilde genişlemiştir. Genel olarak çevreyi, canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam olarak tanımlayabiliriz.

Tüm canlılar, dünya yüzeyindeki çok ince bir tabaka içinde, biyosferde hayatlarını sürdürürler. Biyosfer içinde hiç bir canlı tek başına, tecrit edilmiş halde bulunmaz. Canlılar fiziksel ve Kimyasal koşulların oluşturduğu bir ortamda birbirleriyle sürekli ilişki halinde bulunurlar. Canlılar bulunduğu yerdeki bu fiziksel ve kimyasal koşul ar ve diğer canlılar o canlının çevresini oluşturur. Dolayısıyla, her organizmanın çevresini canlı ve cansız çevre olarak ikiye ayırmak mümkündür.

Canlıyla aynı fiziksel ve kimyasal alanı paylaşan ve canlıyı doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak etkileyen tüm diğer canlılar, canlı çevreyi oluşturmaktadır. Örneğin, bir akarsuda yaşayan bir balığın canlı çevresini diğer balıklar, sudaki bitki türleri, diğer hayvan türleri, mikroorganizmalar ve de o akarsuda avlanan balıkçı oluşturmaktadır.

Canlıların cansız çevresini, o canlının içinde ya da üzerinde yaşadığı maddi ortam oluşturur. Hava koşulları, toprak ve suyun fiziksel-kimyasal özellikleri, güneş ışığının mevsimsel değişimi cansız çevreyi oluşturan koşullar arasında yer alır.
Canlı ile cansız çevre arasındaki ilişkiler çok çeşitlidir. Bitkiler büyüyebilmek için ortamdan nitrat, fosfat gibi besin minerallerini alırlar; canlılar sanayi atıklarından zehirlenirler, kuraklık durumunda ölebilirler. Canlılar cansız çevrelerinden etkilenmekle kalmazlar, kendi varlıklarıyla cansız çevrelerini de etkilerler. Örneğin, baklagil familyasına ait bitkiler, üzerinde büyüdükleri toprağın kimyasal yapısını etkileyip içindeki azot miktarını artırırlar. Yersolucanları toprağı yutarak, sindirim sistemlerinde ufalarlar, toprağın havalanmasını sağlarlar, aynı zamanda toprağa kalsiyum karbonat ekleyerek toprağı zenginleştirirler. Bir başka örnek vermek gerekirse, bir bölgede bitki örtüsü değişince, cansız çevre koşullarının da değiştiği görülmektedir. Bitki örtüsü azaldıkça, yağış azalır, erozyon başlar, sonunda toprağın niteliği değişir ve verimi düşer.
Biyosfer, güneş enerjisiyle işleyen büyük bir makineye benzetilebilir. Bu makinenin tüm canlılar için önemli başlıca parçaları, karbon, fos­for, azot, su ve oksijen döngüleridir. Bu döngüleri yürüten güç ise güneş enerjisidir.

Doğada maddeler, canlılar ile cansız çevre arasında alınıp verilirler. Maddelerin ekosistem içinde bu dolaşımına ekolojik döngüler veya çevrimler denmektedir. Biyolojik, kimyasal ve jeolojik faktörleri içermeleri nedeniyle aynı zamanda bu döngülere biyojeokimyasal döngüler de denilmektedir. Ekosfer veya biyosfer adı verilen canlı yerkürenin içindeki tüm maddeler sürekli olarak devirler yaparlar ve canlılar tarafından yeniden kullanılırlar. Doğada hiçbir madde kaybolmaz. Ancak, değişik kimyasal biçimler halinde yer değiştirir. Yaşam için gerekli tüm maddelerin ekosferde belirli birer deposu vardır.
Ekosferdeki tüm kimyasal maddeleri, canlılara gereklilikleri açısından dört sınıfa ayırmak mümkündür:
  • Yaşam için önemli miktarlarda gerekli maddeler. Bunlar canlı dokuları oluşturan başlıca maddelerdir; karbon, hidrojen, ok­sijen, azot, potasyum, kalsiyum, magnez­yum, kükürt ve fosfor.
  • Yaşam için az miktarda gerekli maddeler. Bu elementler ve bileşikleri, canlı dokular­ da önemli miktarlarda bulunmamakla birlikte, biyokimyasal rolleri açısından gereklidirler. Örneğin bazı vitamin ve enzimlerin çatısını oluştururlar. Bunların arasında de­ mir, magnezyum, bakır, çinko, bor, sodyum, molibden, klor, vanadyum ve kobalt sayılabilir.
  • Yaşam için gerekli olmayan, fakat doğal olarak çevrede bulunan maddeler. Bu elementler ve bileşiklerinin bilinen biyolojik rolleri yoktur. Altın ve cıva bu maddelere örnek olarak verilebilir. Bu elementlerin bazıları ekolojik döngülere girip çıkarlar ama yüksek konsantrasyonlara ulaşma­dıkça biyolojik sistemleri etkilemezler.
  • Yaşam için gerekli olmayan sentetik (insan yapımı) maddeler. Bunların arasında tarım ilaçları, PCB gibi plastik sanayi ürünleri, radyoaktif stronsiyum (Sr-90) gibi nükleer reaksiyon yan ürünleri vardır. Canlı sistemler bu maddelerin çevrede bulunmalarına alışık değillerdir. Dolayısıyla, canlıların da bu maddeleri ayrıştırma, zararsız hale getirme yöntemleri gelişmemiştir. Canlıların dokularına girip orada biriken bu maddelerin büyük zararlara yol açtıkları bilinmektedir.
Yaşam için gerekli maddelerden bazıları, örneğin karbon, hidrojen ve oksijen taşküre ve atmosferde bol miktarda bulunur. Bazı eser elementler de biyolojik sistemlere gereğinden çok daha fazla miktarlarda bulunmaktadır. Örneğin, taşkürede en bol bulunan elementlerden demirin, biyolojik sistemlerdeki başlıca rolü, kandaki oksijen taşıyıcı hemoglobin molekülünün yapısını oluşturmaktır. Bu görev için de az miktarda demir yeterli olmaktadır.

Doğada rastladığımız pek çok kirlenme örnekleri ekolojik döngülerin bozulmasıyla ilişkilidir. Örneğin, kükürt dioksitin yol açtığı hava kirlenmesi ve asit yağmuru sorunları; fosil yakıt kullanımının ve madencilik faaliyetlerinin sülfür döngüsünü değiştirmesiyle ilişkilidir. Azot ve fosfor döngülerinin insan eliyle bozulması, başlıca su kirlenmesi sorunlarından biri olan ötrofikasyona yol açar. Sanayi faaliyetlerinden ortaya çıkan çeşitli yapay maddeler, ekolojik döngüler yoluyla ekosistemde dolaşıma başlamakta ve bu sırada canlıları çeşitli yollardan etkilemektedir. Bu olgunun örnekleri arasında radyo aktif maddeler ve tarım ilaçları sayılabilir.

Çevre sağlığı ekosistem sağlığından ayrı tutulamaz. Çevreye atılan insan yapımı maddeler ekosistemlerin doğal durumlarından sapmalarına yol açmakta ve er geç insan sağlığının olumsuz şekilde etkilenmesine neden olmaktadırlar.
Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Ötrofikasyon suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda yosunların (alglerin) birikmesine yol açar. Aşırı ötrafikasyon durumunda çok büyük miktarda yosun üremesi ve bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip sularında oksijen tükenir ve hidrojen sülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar.

Akarsularda ve çoğu denizlerde sular sürekli karıştığı için ötrofikasyon olayı genellikle hidrojen sülfit gazının çıkmasıyla sonuçlanmaz. Ancak, yarı kapalı ve özel yapısı nedeniyle suların fazla karışmadığı denizlerde, önemli kanalizasyon girdisi olan çoğu haliç, körfez ve göllerde ötrofikasyon, bu alanlarda su ürünleri, turizm, eğlence ve dinlence değerlerinin yitirilmesiyle sonuçlanan önemli bir sorun şeklinde ortaya çıkar.

Canlıların kendi aralarındaki ve fiziksel ortamlarıyla olan ilişkileri ne yazık ki günümüzde artan nüfus, sanayileşme ve şehirleşmeye bağlı olarak olumsuz yönde etkilenmektedir. Tüm canlılar arasında yaşadığı ortamı, çevreyi en çok ve olumsuz yönde etkileyen insandır. Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, su kaynaklarının kirletilmesi, küresel ısınma gibi çevre sorunları hep insan faaliyetleri sonucunda ortaya çıkıyor. Dolayısıyla canlı-cansız çevrenin çok hızlı ve düzensiz bir şekilde değişmesinin sorumluluğu açıkçası insanların omuzlarındadır.
Son düzenleyen Safi; 1 Temmuz 2017 20:18
ölmez fenerli
13 Kasım 2012 19:28       Mesaj #3
ölmez fenerli - avatarı
Ziyaretçi
Çevre Nedir
Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşama ortamını oluşturan hava, su ve topraktır. Denizler, göller, akarsular, bataklıkları, kumsallar, ormanlar, tarım alanları, dalyanlar, kırlar, dağlar, korunması lazım çevreyi oluşturan alanlardır. Bu alanlar bütün canlıların üreme ve beslenme ortamlarını sağlar.

Çevre kirliliği ise insanların bütün türlü faaliyetleri sonucu havada, suda ve toprakta meydana gelen olumsuz gelişmelerle doğal dengenin bozulmasıdır. Zararlı etkinlikler sonucunda ortaya çıkan koku, gürültü ve atıklardır.

Doğal Çevreye Duyarlılık
İçinde bulunduğumuz günlerde toplumda yavaş yavaşta olsa artık çevreyi koruma konusunda bir hassasiyet ortaya çıkmaya başladı.Neden bu hassasiyet diye sorduğumuzda yarın çocuklarımızın rahat yaşayacağı bir dünya için bugün bizlerin bir şeyler yapması artık zorunlu bir hal almıştır. Artan çevre kirliliği nedeni ile yaşanabilir alanların sayısı oldukça azaldı. Daha iyi ve yaşanabilir bir dünya için yarın geç olmadan tedbirlerimizi almalıyız.

Çevre Nedir?
Çevre kısaca bütün canlıların yaşadığı ortamdır. Aralarındaki sosyal, ekonomik,fiziki ,biyolojik,kültürel etkileşimlerin olduğu kısacası gözümüzün gördüğü herşeydir.İnsan bu ortamın en önemli zinciri olmasıyla birlikte bu zinciri bozabilen tek canlı da kendisidir.

Çevre Sorunları Nelerdir?
Çevre sorunları, insanların yaşadıkları doğal ortamı bozmaları ile ortaya çıkar. İnsanlar kendilerine daha iyi yaşama koşulları sağlamak için çevreye zarar verirler.
Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde kalitesiz yakıt kullanımından dolayı hava kirliliği meydana gelmektedir. Fabrikalardan ve evlerden çevreye atılan bazı maddeler (poşet gibi) toprak kirliliğine neden olur.
Özellikle sanayi bölgelerinin yakınındaki kentlerin kanalizasyonları akarsular, deniz ve göllerin kirletilmesine neden olmaktadır. Ayrıca gemilerden boşaltılan bazı maddeler ve deniz kazaları bu kirlenmeyi artırmaktadır. Su ve toprak kirliliğine neden olan maddelerin bir kısmıda katı atıklardır. Katı atıklar; plâstik maddeler, cam ürünleri, metalik maddeler (konserve ve meşrubat) ve ağaç ürünleri (kağıt, karton gibi).

Çevre ve Sağlığımız

Bütün canlıların uyum içinde yaşadıkları alana doğal çevreye denir. Tabiattaki bütün canlılar çevremizdeki diğer varlıklarla uyum içinde hayatlarını devam ettirirler. Canlılar ile canlı varlıklar arasında canlılar ile cansız varlıklar arasında bir madde alış-verişi ilişkisi ve uyumu mevcuttur.
Örneğin,ormanlarda tüm bitki,hayvan ve mikroskobik canlılar uyum içinde yaşar.Çevreyi oluşturan canlı halkalardan birinin yok olması,diğer canlıların olumsuz etkilenmesine neden olur.(Besin zinciri)

Örneğin,ormanların yok olmasının çevreye çeşitli etkileri vardır;
  • Ormanda yaşayan canlı türleri yok olur.
  • Hava kirliliği artar.
  • Yağışlar azalır.
  • Erezyon artar.
İnsanların Çevreye Etkileri
Kullandığımız yakıtlardan kül ve zehirli gaz gibi atıklar açığa çıkar. Baca ve egzozlardan çıkan zehirli gazların birleşmesi sonucu asit yağmurları oluşur.
Asit yağmurları temas ettiği bitki örtüsünün yok olmasına,insanlarda deri ve akciğer hastalıklarına neden olur. Çevre kirliliğini azaltmak için yüksek kalorili,kül ve zehirli gaz çıkışı az olan yakıtlar kullanılmalıdır.(doğal gaz,taş kömürü...)Deniz kazaları ile denize dökülen petrol,su üzerine yayılır. Su üzerine yayılan petrol kısa sürede temizlenmediğinde suyun güneş ışığı ve hava ile temasının kesilmesine neden olur. Bu olay suda yaşayan canlıları olumsuz etkiler.

Atık Çeşitleri

Çevreye atılan ve doğal dengeyi bozan zararlı maddelere atık denir.
Kağıt, bitki kalıntıları,sofra artığı,hayvan leşleri ve doğal gübre gibi organik (canlı kökenli) atıklar mikroorganizmalar tarafından parçalanarak yeniden tabiata kazandırılır. Fakat bu atıklar,çevreye atıldığında mikropların üremesine de uygun ortam oluşur.
Cam şişe,teneke kutu,petrol,plastik,pet şişe,deterjan,tarım ilacı ve pil gibi maddeler tabiatta kalıcı kirliliğe neden olur. Kalıcı kirliliğe neden olan atık maddelerin rasgele çevreye atılmaması ve sanayide yeniden kullanımı sağlanmalıdır. Cam,kağıt,teneke,pil ve plastik sanayide yeniden kullanılır.

Kirlilikten Etkilenenler

• Su
• Hava
• Toprak

Kirleten Kaynaklar
• Zehirli Maddeler
• Radyoaktif Maddeler
• Petrol Ve Petrol Ürünleri
• Evsel Ve Kentsel Atıklar
• Endüstriyel Atıklar
• Gürültü

Çevre kirlenmesi denilince genellikle hava, su ve toprağın kirlenmesi düşünülür. Bunlardan en kolay ve çabuk kirlenen kuşkusuz sudur. Çünkü her kirlenen şey genelde su ile yıkanarak temizlenir, bu da kirliliğin son mekanının su olması anlamına gelir. Havanın ve toprağın kirlilik bakımından zamanla kendi kendilerini yenilemeleri bir bakıma kirliliklerini suya vermelerine neden olur. Ben burada sadece yaşam kaynaklarımızdan su kirliliği konusunu anlatacağım.

Suyun Canlılar İçin Önemi
Yeryüzündeki içme ve kullanma suyunun miktarı sınırlıdır. Zamanla su kaynaklarının azalması, insan nüfusunun artması ve daha önemlisi, suların kirlenmesi yaşamı giderek zorlaştırmaktadır. Canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için suya ihtiyaçları vardır. Hücrenin büyük bir bölümü (2/3) sudan meydana gelmiştir. Hücrede meydana gelen biyokimyasal olaylar için su gereklidir. Ayrıca dünyanın ¾ ü suyla kaplıdır. Bu suların ancak %0,003 ü içilecek niteliktedir. İçilecek su kaynakları,yer yüzü suları/baraj,göl,gölet) ve yer altı suları (kaynar,artezyenler)dır.

Su Kirliliğinin Sebepleri
Su kirliliğini oluşturan etmenlerin başında lağım sularıyla sanayi atık suları gelmektedir. Bunun yanında petrol atıkları, nükleer atıklar, katı sanayi ve ev atıkları da önemli kirleticilerdir. Bunlar deniz kenarındaki bitki ve alg gibi kaynakları yok etmektedir. Kirlenme sonucu denizlerde hayvan soyu tükenmeye başlamıştır.
Yeni yeni kurulmaya başlanan arıtma tesisleri, lağım ve sanayi atık sularını hem kimyasal hem de biyolojik olarak temizlemektedir. Böylece hem sulama suyu gibi yeniden kullanılabilir su kazanılmakta hem de denizlerin kirlenmesi önlenmektedir. Kirlilik nedenlerini maddeler halinde sıralayacak olursak;
• Endüstriyel kuruluşlarca bırakılan artıklar (petrol, boya, deterjan, ağır metaller, kanalizasyon...)
• Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübreler
• Hayvansal ve evsel artıklar
• Sulara bırakılan kurşun,civa
• Lağımların sulara karışmasI
Not: Su kirliliği toprak kirliliğine neden olurken, toprak kirliliği de özellikle yer altı sularının kirlenmesine neden olur.

Su Kirliliğinin Önlenmesi ve Çevre Sorunlarının Çözümünde Bize ve Devlete Düşen Görevler;
• Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmeli
• Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmeli
• İnsanlar bilinçlendirilmeli
• Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli,plan ve programlar yapılmalı
• Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır
• Ormanlarda izinsiz ağaç kesmeyip, ateş yakmamalıyız.
• Fabrikaların zehirli atıkları ve kanalizasyon suları akarsulara, göllere ve denizlere akıtılmamalıdır
• Çöpleri rastgele çevreye, akarsulara, göllere ve denizlere atmamalıyız.
• Kaliteli yakıtlar kullanmalıyız.
• Çevre sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarına yardımcı olmalıyız.
• Çevre sorunlarının önlenmesi için devletin çeşitli zorunluluklar getirmesi gerekmektedir.
• Çevre bakanlığı daha aktif bir şekilde çalışmalıdır.
• Yerel yönetimler çevre sorunlarına daha fazla ilgi göstermelidir.

Çevre kirliliği sadece bizim ülkemiz sorunlarından değildir. Bu sorunla mücadelede tüm dünya ülkeleri bu konuyla ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan belgeye göre çevre için yapılabilecek 77 öneriden bazıları şunlardır.
• Çevre Bakanlığı tarafından basın bildirileri sunulması
• Konuyla ilgili önemli çalışmalar yapmış kişilerin ödüllendirilmesi
• Duyarlılığı arttırıcı kampanyalar yapılması
• Kamu çalışma alanlarında ilanlar, afişler asılması
• Konferansların düzenlenmesi
• Okullarda çevreyle ilgili eğitimlerin verilmesi
• Küçük guruplar haninde tartışmaların düzenlenmesi
• Çevre sorunlarıyla ilgili micadele yöntemlerinin geliştirileceği programların oluşturulması
• Sergilerin açılması
• Gençlere özel programların düzenlenmesi
• Festivaller düzenlenmesi
• Futfol başta olmak üzere spor müsabakaları yapılması
• Toplumda yaşayan bireylerin çevreyi korumaya yönelik yapabilecekleri konusunda rehberler oluşturulması
• Çevreyi koruma konusunda çalışan gönüllü bir kuruma üye olunmasının özendirilmesi
• Yakın çevreyi temiz tutmak konusunda girişimde bulunulması
• Çevreyi korumanın bir bireysel sorumluluk olduğu bilincini anımsatmak ve bu konuyu anımsatan çalışmalar yapılması
• Yasal düzenlemelerin varlığı için talepte bulunmak, var olan düzenlemeleri anımsayıptoplumda bu bilincin artmasına katkıda bulunulması
• Medyada yer alan etkinliklerin düzenlenmesine katkı sağlanması
• Çevreyi koruma yollarının komuoyuyla paylaşılması ve bu konuda bilincin arttırılması
• Doğa yürüyüşleri düzenlenmesi ve katılımın özendirilmesi
• Çöplerin toplanmasına katkı sağlanması
• Ağaç dikme çalışmalarına destek verilmesi
• Kuraklık konusunda duyarlılığın arttırılması
• Motorlu araçların çevreye verdiği zararın anımsatılması
Son düzenleyen Safi; 1 Temmuz 2017 20:19
_AERYU_
26 Mayıs 2013 22:43       Mesaj #4
_AERYU_ - avatarı
Ziyaretçi

Çevrenin önemi


Çevre insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları, fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam ve içinde yaşadığımız doğal ortamdır.

Yani kısaca canlı varlıkları etkileyen dış tesirlerin tümüne çevre denir. Çevre geleceğimiz icin çok önemli katkılarda bulunur. Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.

Yaşam ve çevre birbirlerine bağlı iki önemli unsurdur.

İnsan yaşamı ve doğal yaşam çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevreyle oluşturduğu ilişki en büyük dengelerden biridir. Bu sistemler arasındaki ilişkiler çoğunlukla kişiler tarafından fark edilmeyecek kadar uzun ilişki halkalarıyla birbirine bağlı ve uzun süreli olabilmektedir.

Bu doğal sistemlere dışarıdan gelebilecek etkiler sonucu doğal dengeyi oluşturan zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar zincirin tamamını etkileyerek bu dengenin olumsuz yönde etkilenmesine neden olacaktır.
Son düzenleyen Safi; 1 Temmuz 2017 20:20


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç