Şiir Nehri -2- Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Yaşam :: > Genel Mesajlar > Yazın Hayatı
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 23-11-2008   #6661 (mesaj-linki)
CaNaRY - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-



Herkeste Biraz Varım
tüketiyorum
her aşkı, gereğinden fazlasıyla
her teni, umarsızca
her mevsimi, acımasızca...

tükeniyorum
tükettiğim her aşkta
her hevesimde
her hayalimde...

tüm kalplere ilaç olsun diye umdum, şairliğim
kendimden öteye geçemedim
kendimi senden öteye geçiremedim
silindim hafızalardan
imzamı attığım tüm kadınlardan
yalandan...

herkeste biraz varım
kimsede 'bir' olamadım
'hiç'liğin adına aşk dedim, yanıldım
kafiyesiz şiirlerimde
huzur aradım...

sen de gittin. gidersin...
alacağını alan herkes gibi
uykusundan uyanan her hayalperest gibi
gidersin..

artık hiçbir emeğim kalmasın istiyorum karşılıksız
birbirini tanımayan
ama dokunan
zevk alan
yalanlaşan insanlar olduk
hepimiz suçluyuz
günahkarız hepimiz
'o elmayı neden yedi? ' diye kızmasın adem'e hiçbirimiz
elma da yedik, elma yiyene de küfrettik biz

sen de gittin. gidersin...
bilmezsin ağrılarımı çünkü
her düşüşümde aklıma geldiğini
ne denli 'sen' olduğumu göremezsin
gidersin..

ve ben tükenirim
doyururum kendimi başka kollarda
acıkırım yine sana
yine sarılırım başka kollarla
derken bu dünya
tükenir nasıl olsa

bitsin zaten her mevsim
çünkü ben
herkeste biraz varım
kimsede 'bir' olamadım...


Ahmet Enes Karaçam
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 23-11-2008   #6662 (mesaj-linki)
CaNaRY - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

..'Leyl-i Can' .. / Terkedilmiş Sevdalara ..


Ah ölüm...Ah uğruna öldüğüm
Ah silahsız vuran LeyLican !
Kaç gece esecek yağmursuz rüzgar?
Hep bizi mi buldu sessiz haykırışlar?
Kızıl laleler ekmiştim toprağa,Hoşçakal demeden gittiğin gün..
Bu kadar zordu demek , sonkez yüzünü görememek..
İşte bir damla daha aktı gözlerimden LeyLican!
Ve sen yine duymadın isyanlarımı
Ve sen yine terkettin hersaniye...içten içe..
Uçsuz-bucaksız, serseri ve yorgun..
Zemheri ve karanlık gecelerim bitmecek demek..
Hep bana mı uğrar hüzün,
Hep beni mi yakalar ve yakar sensizlik LeyLican!
Mezarımı kazmadan gittin..
Cesedim toprağa düşer de , Ruhum bitap düşer üstüne CaN !
Ah ölüm..Ah uğruna öldüğüm
Ah silahsız vuran LeyLican !
Kaç gece esecek yağmursuz rüzgar?
Hep bizimi buldu sessiz haykırışlar?..
Bahar mevsimi düşer yapraklara..
Ben hep kışı görürüm..âmâ olmuş sanki gözlerim bahara
Yazık değil mi bu yüreğe LeyLican!
LeyL olur , vurulur, uyuyamam..
Fazla değil mi bu acı ikimize LeyLican!
Dön desem, düğümlenirsin boğazıma..Konuşamam..
Yine de sen açarsın düğümleri LeyLican!
Sözlerin buz tutar, gülüşün sahte gülüşümde canlanır..
Bu kadar zor muydu sensiz gülmek LeyLican!
Hayatla bağlarımı gittiğin gün kopardım..
Kimse acıtmamıştı sen kadar LeyLican!
Bizim şarkımızı diniyorum..Anladım uykuda terkedecek sen gibi..
Her melodiye gidişini,her söze geç kalmış vedanı anlatıyorum..
Sanki bitmiyor hiç dinlediğim şarkılar LeyLican !
Sabah olsa da tekrar geçsem, geçtiğin yollardan..
Bir haber versen de, Sana dönsem tekrar LeyLican!
Güneşe bak, gidişinin sıcaklığını göreceksin..
Yağmura bak, yaşlarımı göreceksin LeyLican!
Bir çocuğun tebessümünde,Sevdasını kaybetmiş hazin bakışlarda,
Kaybolduğunda LeyLican, kaybolduğunda bulacaksın beni..
Belki yıldızlarla bir 'ah' gönderirisin..Seni en çok ben duyarım LeyLican!
Esaretliğimi görüpisyanıma şahit ol.
Terkedilmişliğimin serkeşliğine,yanlızlığımın son nefesine,
Son saniyelerde yetiş,yetişte gör
Hala unutamadığımı Leylican!
Hani doğum günümde bir gül vermiştin..
Kuruttuğum gülle beraber toplayı sevdamı,
Kilit vurdum yüreğime..
Gelsende LeyLican,
Kalbimin anahtarı yine sende..
Ah ölüm..Ah uğruna öldüğüm..
Ah silahsız vuran LeyLican!
Kaç gece esecek yağmursuz rüzgar?
Hep bizi mi buldu sessiz haykırışlar..!

H. _ezgi yürekli_ A.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6663 (mesaj-linki)
ahmed - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

Seyir Defteri...



zamanın ıslak lekelerinde
yaşayanın seyir defteri
gri bir buluta düşer.

ölgün zamanların
yaşama bakan yüzlerinde
şiir yolcuları
mısralarını içer.

ayların sancısı ömrü sorgularken
sönük yıldızların
ünleminde saklıdır hüzün.

çocuk gözler
yalan bakışların çağıltısında
sansar kaçışlara gebe...

geliş kolay
gidiş zor
eksik parçaların boşluğunda
çarpıntı

yolun başı ova
yankısı dağ
ortasına böl beni!





Fatih Erol
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6664 (mesaj-linki)
kambis - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

SAKIN ölme benden önce……


Evet, belki zamanı tutamayız ellerimizle, belki hayata hükmetme lüksümüz olamaz asla… Evet, haklısın biz karar veremeyiz belki ama; sen yine de ölme benden önce.

Sakın kapatma gözlerini, sakın bırakma beni bir başıma bu evrenin keskin yamaçlarında…

Hani düşünüyorum…



Düşünüyorum da; senin olmadığın bir şehir olabilir elbet,

Hatta senin olmadığın bir ülkede de bulunabilirim…

Bilemeyiz ki hayat ne düzenler kurmuş ve biz ilerliyoruz onun içinde…

Hani demem o ki, yanında başkaları da olabilir ve sen mutluluk dağıtabilirsin onlarla.

Yani ben, belki ben hiç olmayacağım kim bilir hayatında.

Belki düşüyorum da hiç görmeyeceğim de seni ama olsun;

Olsun dedim ya, bunlar benden önce gitmeni gerektirmez ki.

Ben zaten senin mutsuz olmanı istemiyorum, sadece benden önce ölme diyorum sana.

Nefes aldığını bilsin yüreğim.

Bir yerlerde gülücükler savurduğunu bilsin, yaşadığını ve ölmediğini.

Bilsin işte, sadece bilsin…

Fotoğraflara baktığımda gülümseyerek gitsin elim,

Varsın arayamasın seni; ama arama ihtimalimde açacağını bilsin kalbim…

Fotoğraflara bakıp öldüğünü düşünmemeliyim.

Düşünüp güçsüzleşmemeli.

Bilmeliyim, bir yerlerde nefes alıp gülümsediği sevgili!

Belki haberin olmadan anarım adını ardından şimdi olduğu gibi,

Belki gizli saklı kalmış sevdamı çıkarıp koklarım tekrartekrar kim bilir…

Ya da ağlarım aklıma geldiğinde gülümseyerek, belki yanımda bulunan dost sohbetlerinde gözlerim ışıl ışıl anlatırım seni umursamadan hiç kimseyi!

Bir şekilde var olduğunu hatırlatırım kalbime ya, öldü lafını yakıştıramam sana,

Bu yüzden sakın, ölme benden önce…

Senin olmadığın bir evrende yaşamayı öğrenmedim ben çünkü,

çünkü ben sensizliği hiç bilmedim…

Nasıl yaşanır, senin olmadığını bilerek nasıl ayakta durulur düşünemiyor bile yüreğim…

Sırf bu yüzden, sadece bu yüzden ölme benden önce…

Alıntı...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6665 (mesaj-linki)
ÖmÜrCeK - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

Sussam Yalnızlık,Konuşsam Ayrılık…

Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir…
Yaz dedin, oysa kışlar yaşıyorum her mevsim
Açmak üzereyken papatyalar yeni karlar yağıyor üzerine
Üşüyorum…
Evet hala üşüyor ellerim..
Hüzün kapımızı çalalı beri bin günü aştı
Bin ömür, bin soluk, bin yıkılış yaşadım
Ömrünün arka sayfalarında altı çizilmiş satırlarımı okumaya başladım
Sığınışlarını, susuşlarını ve haykırışlarını işittim maviadadan
Korunaklı bir liman olamadım sana
Ve arkama bakmadan giderken
Haykırışlarını duymamak için kapattım yüreğimin kulaklarını
Şimdi, bin ömür geçmiş ömrümden
Ben bir rüyadan uyanmak istercesine çırpınıyorum
Hani zaman ilacı olurdu her şeyin?
Hani zamana bırakmalıydık?
Atalar yine yanıldı…
Bir günün sonunda binlerce tükenişle ölürken ben
Zaman zehrini içerken yudum yudum
Artık bitsin istiyorum ataların ilaç dedikleri yoksuzluğun..
Bitsin…
Bitmezlerin bilincinde diyorum diye
Yıkılmış ve geç kalınmış viraneleriz.
Şimdi ne senin gözlerinde haranın suya hasret yangınları var
Ne de benim gözlerimde şiir…
Şimdi kendini yok edişlerini dinliyorum
Susuyorum…
Susuşlarımın öznesi sen oluyorsun hep
Şehrine gidiyorum…
Yokluğun açıyor kapıları
Yıkılan şehirlerarası bir otobüs terminalinde ayak izlerimiz duruyor
Hala haklısın
Kokun sinmiş soğuk duvarlarına şehrin
Herkesin gözünde seni arıyorum
Yoksun…
Yokluğunu salıp gitmişsin
Gidişle bırakıldığın bu kentte…
Susuşlarına bile yandığım soğuk dağlarımın eşkıyası
Bağışlama dilemiyorum, gel demiyorum, sev demiyorum
Haykırışların yankılanıp boşlukta kaybolmadı bilesin
Sığındığın maviadada yaktığın ateşi görüp
Yanaştırabilirsem gemilerimi
Tutacağım ellerinden…
Şimdi yanıyorum, kanıyorum
ve yıkılışların altında tekrar eziliyor bedenim
geç kalınmış bir soluk mu bir günün sonunda
yoksa çaresizliklerimin son çırpınışları mı bilmiyorum
kayıp adresten yazıyorum son kez
sussam yalnızlık, konuşsam ayrılık
dönsem yıkılış, dönmesem yokoluş...
şimdi ben susuyorum, yalnızlığa talip
sende sus bana
sus ki, bir daha ölmeyeyim…


Kahraman Tazeoğlu
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6666 (mesaj-linki)
kambis - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

AMA BENİM YÜREĞİM YANAR

Derinden yaralanmış yürekler adına,sözlerin tükendiği anlamsız bir hayat sürmekte aslında...
Ne vefadan bir tebessüm.nede yürekten bir sevda
Günler okadar anlamsızki artık ve yapılan hatalar okadar çokki;
aglasam duyulmayacak,sanki anlatsam dinlenmeyecek yada ''boşver buda gecer''gibi
sözlerle geciştirilecek.Bir gercek varki yürek yandığıyla kalıyor...
Gidenler geri dönecekmiş gibi gözüksede artık gitmiş yaşanacakları ve olacakları göze almış
demektir.İnsan sevildiğini bildiği zaman mutlu olurmuş terkedildiğinde ise
küskünlüğü acıyı en derininden hissedermiş...
Bu yüzdendir belki bazen hayatı sil baştan yaşamak
Ama bir şey değişmiyor,ne kadarda olsa benim ciğerim yanıyor...

ten oyalanır can kanar

Yüreğin kabullenmediğini bazen akıl kabullenir,bir anlık düşüncelerle
boşluğa düşüverir insan,tutunacak bir dal arar kendine
buda sevdadır.''iki güzel söze''kapılır insan hataları görmez...
Hasrettir çünkü özlem doludur duyduklarına ve tutulur biranda yürek kabullenmeye
kabullenmeye,akla göre uygundur ama yürek istemez.
Halbuki sevgi bir emektir.Bir anlık zaman zarfında sevda olmaz sadece
bedenin ve aklın seni aldattığı bir anlık hevestir.Daha sonramı!!
Daha sonrası acı,sitem,gözyaşı ve vicdan sancısıdır...
Her acı sözün ardından biraz daha kacar insan sevmekten boşluğa düşmemekten
sonra aklını yüreğiyle yenmeye çalışır.
Aslında insan bir defa sever ve sevdiğini yüreği kabullenir...

iki gözüm iki çeşme

Gitmeler okadar acıdırki;kolay kolay kaldırılamaz.Bir zaman sonra taşıverir insan.
Bardaktan boşanırcasına yağmur misali süzülür yaşlar...
Aslında o yaşlar yürekte birikmiş derin bir acının buğusudur.
Ağladıkça ferahlar insan,alışmaya çalışır zaman der vuslat der umut der...
Şimdilerde olanlara alışıyorum,iki gözüm iki çeşme ağlıyorum doya doya
kimseler görmeden ve kimseler bilmeden...

haberin yok içerime içerime akar

Tüm birikmişlerimi akıttım hayata,susmam gerektiği yerde sustum...
Ama ya yüreğim o kadar dolu ki anlatacak söz bulunamıyor.
Bir okyanusun orta yerinde taşasım var.Öyle bağırmak istiyorum ki YETER!!!
Tüm dönülen sözlere,geleceği bilmeden konuşanlara
ölürüm deyişlere sonsuzsun ''sensiz yapamam''gibi dillenmelere
öyle sitemkarım ki.Vazgeçişlere terk edilişlere ELVEDA sözcüğüne artık
o kadar kızgınım ki..
Savaşmadan korkaça malubiyetlere hiç gerek yokken çekilen acılara öyle yaşlıyımki
haberin yok...
Artık herşeyi bilirmişim.Dostlarımı satarmışım.Sevdamı yakarmışım..
Haberim yok...


ALINTI
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6667 (mesaj-linki)
ÖmÜrCeK - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

En Zayıf Halka



Sana sevgimi anlattıkça uzak durdun benden. Ben “Aşk” dedikçe, sen “Dur” dedin. Oysa ben gerçekten seviyordum seni. Bu yüzden içimdeki aşk fırtınasını durdurmam mümkün değildi. Söylemeden duramazdım ki sevgi sözcüklerini….ANLAMADIN…

Hayata dair ne varsa paylaşmak istedim seninle. Güleceksek birlikte, ağlayacaksak birlikte olmalıydı. Önümüze aşkımızın ışığını alıp bizim için aydınlattığı yolda hiçbir engele takılmadan inatla, cesurca, kokusuzca yürümeliydik. Ancak böyle yaşanırdı bir aşk çünkü. YAŞAMADIN…

Herkesin ayrı bir dünyası vardı biliyordum. Ama aşk ayrı dünyaları bir potada toplayıp yeni bir dünya yaratmak değil miydi? Yaratılan o dünyada kimsenin benliğini kaybetmeden ortak tutkuları, duyguları yaşamak değil miydi aşk? Her türlü çatışmaya rağmen, bir küçücük gülümseyiş, bir sıcacık bakışla unutmak değil miydi bütün kızgınlıkları? UNUTMADIN…

Ben seni kaybetme duygusunu taşırdım içimde. İncineceksin diye dokunmaya korkardım. Yokluğunu düşünmenin verdiği iç huzursuzluğuyla uykusuz geceler geçirirdim.sabaha kadar kırpmazdım gözlerimi de, sabah seni gördüğümde sanki saatlerdir uyuyormuşum gibi enerjiyle dolardım. Kıpır kıpır olurdu içim. Tarifi imkansız bir heyecan, bir yürek çarpıntısıyla sarılırdım sana. SARILMADIN…

Bir tohumdun sen yüreğime ektiğim. Kanımın deli akışıyla sulardım seni. Sevdamın ateşiyle ısıtırdım ayazda. Büyüyecek, bir filiz olacak, rengarenk çiçekler açacaktın. AÇMADIN…

Tenlerimizin buluşması bir ayine benzerdi benim için. Sonsuzlukta kayboluştu. Bedenlerimizin aşkın içinde erimesiydi. Yaşadığıma, hele seninle yaşadığıma şükredişti. Her seferinde yeniden doğuştu. DOĞMADIN…
Şimdi yorgun yüreğim…Bunca çabaya rağmen o mutluluk gülüşünü yüzünde göremediğim için yorgun. Cesaretsizliğinle, umursamazlığınla, aşka burun kıvırmanla yorgun. Bu yüzden daha fazla kaldıramayacak seni. Daha fazla yaşayamayacak bu umutsuz aşkı. Yüreğim seni bu aşkın en zayıf halkası seçti…Güle güle
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6668 (mesaj-linki)
kambis - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

Demlensin Özlem
Demlemeye bırakmalı bazen,
Bulanan manaları-zamanın ocağında
Ateşi de kısmalı…Fazlası acıtıyor aşkları
Yeminleri de sevmem tövbeleri de
Söz ağızdan net çıkmalı-sığınmaz insan
Zayıf değilse duyguları, antlara- isyanlara
Sonuna dek yüreğinin ardında olmalı
Geçer sanmak, kandırmaktır kendini
İz bırakır -an be an- durmaz özlemin kalemi
Çizer gözlerini, ellerini, dilini…
Ağlatır, kanatır, söyletir…
Yazarsın, uzanamayan kolların yerine
İçinde bir yer hep bilir-kimi kez-
Sevgiliye, kelimelerle gidilir
Can da anlar halden-canan da
Sevgi bitmez yaşanmışsa-sadece-bekletilir
Az bırak zamanın ocağına
Demlensin özlem…
Alıntı
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-11-2008   #6669 (mesaj-linki)
ÖmÜrCeK - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

Hangi Ayrılık
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık?
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-11-2008   #6670 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri -2-

Yaralı Yüreǧim


hasret gibidir ihanet,
saklıysa eǧ er bir nankörün yüreǧ inde
kar etmez senin sevgin,
akıp gider, buharlaşıp kaybolur
kendi içinde…
birde akarsa yüreǧ ine bir gaddarın,
mutluluǧ a karşı savaş acan bir cellatın
gönlüne düşmüşse
ne önemi var, senin sevginin
aǧ lamışsın, yırtılmışsın, ölmüşsün,
büzülmüşsün, kann akıyorsa da
yüreǧ inden, kim bilecek,
birini sevdiǧ ini içinden…
sen umutla ve temiz hayallerinle,
çifter atlarken merdivenleri,
öbürü düşürür bir tekme ile seni geri,
ukalaca, egoistce aşaǧ ılarsa da
sevginle dalga geçsede,
farketmiyor eǧ er sen seviyorsan,
o bir gün “seni insane olarak,
kaybetmekten korkuyorum“ desede
yine bir tekme ile devirir seni,
kirlenmiş ruhu ile…
sevdiǧ ini bilsede, çünkü
yelken açmıştır başka ihanetlere de
yüreǧ inde sevgiye direnen bir güçle,
ey sevgim, saygı duy şimdi
kendi kendine,
yaralanmış yüreǧ inle,
unutma insan olmanın erdemlerini
insanlıkta gizlidir her şeyin sihiri
neslin tükensede, öǧ renmelisin
ihanetlere karşı direnmeyi
ah sevdam ah, harabeye çevirdin sen
şu temiz duygularala seven yüreǧi.


Hasan Hüseyin Arslan
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
nehri, şiir
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Şiir Nehri -2- Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dünya Nehirleri - Nil Nehri asla_asla_deme Dünya Coğrafyası 2 07-12-2008 16:17
Dünya Nehirleri - Obi Nehri asla_asla_deme Dünya Coğrafyası 0 11-11-2008 16:34
Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında SiyahLALE X-Sözlük 0 29-10-2008 20:30
Özbekistan - Ceyhun Nehri KisukE UraharA Özbekistan 0 01-06-2008 01:13
Şiir Nehri -1- [Arşiv] Blue Blood Yazın Hayatı 12496 03-12-2006 00:53