Arama

Ağaç, Ağacın Tanımı ve Ağaç Hakkında Genel Bilgiler - Sayfa 2

Güncelleme: 14 Aralık 2019 Gösterim: 55.970 Cevap: 14
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
16 Eylül 2017       Mesaj #11
Avatarı yok
Yasaklı

Ağaçların Maksimum Yüksekliği!


Yapılan araştırmalara göre servigiller familyasının sahil sekoyası türünden bir ağaç olan Hyperion, dünyanın en uzun ağacı olarak biliniyor. Kaliforniya Sekoya Ulusal Parkı’nda yer alan ilgili ağacın uzunluğu 115,7 metre. Yer üzerindeki en uzun ağaçlar olarak kabul edilen sahil sekoyalarının uzunluklarının genel olarak 90 metreye ulaşabildiği belirtilmektedir. Bir ağacın ulaşabildiği yüksekliği belirleyen kriterin ne olduğu tam olarak belirleneme de yapılan araştırmalar ağaçların yüksekliğini belirleyen faktörlerin en önemlisinin ışık olduğunu gösteriyor. Suyun bol olduğu alanlar ile besin kaynakları vs gibi faktörler ise ağaç yüksekliğini belirleyen diğer değişkenleri oluşturmakta.
Sponsorlu Bağlantılar

Ad:  servigiller_hyperion.jpg
Gösterim: 188
Boyut:  156.7 KB
Her ne kadar mekanik yıpranma sebebiyle bir ağacın boyunun maksimum 120 metre olabileceği öngörülse de bu değerden daha uzun ağaçlar da bulunmaktadır. İlgili konuda geçerli olan kuram ise daha uzun ağaçlarda suyun taşınmasının zorlaşmasıyla yapraktaki fotosentezin azalması üzerine kuruludur. Bir ağaç uzadıkça kütle çekimi nedeniyle yapraktaki suyun oluşturduğu gerilim paralel olarak artar.

Toprak yeterince nemli olsa bile suyun yapraklara ulaşması için aşması gereken uzaklığın artması, yaprağın büyümesini ve fotosentez hızını sınırlandıran bir nitelik taşır. Geçerli olan model aracılığıyla yapılan hesaplamalara göre mekanik yıpranma yok sayıldığında bir ağacın ulaşabileceği maksimum boy 122-130 metre civarındadır. İlgili yükseklik değerinin kaydedilmiş en uzun ağaç verileriyle de örtüştüğü düşünülüyor.

Kaynak: Ağaçların Dünyası (14 Eylül 2017)

Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
23 Şubat 2018       Mesaj #12
Avatarı yok
Yasaklı

Ağacın Teknik ve Endüstriyel Alanda Kullanılması!


Eski çağlarda maden işçiliği az gelişmişti. Taşıt araçları, makineler, döşeme ve doğrama işleri, gemiler hemen hep tahtadan yapılırdı. Boya, ilaç özleri, ilaçlar ve bitkisel iplikler elde etmek için ağaç kabukları ve yapraklardan yararlanılır idi.
Sponsorlu Bağlantılar

Milattan 200 yıl sonra Çinli bilgin Ts'ai Lun, dut ağacı ve kenevirden kağıt yapmayı başardı. Böylece ağacın teknik ve endüstriyel alanda kullanılmasına başlanmış oldu. Bugün ağaçların kerestelerinden yapıcılık, marangozluk ve doğramacılık, tornacılık, fıçı ve kasnakçılıkta; kabuk ve meyvelerinden deri tabakçılığında, odun, meyve ve kabuklarından boyacılıkta fayda sağlanır. Eczacılık, koku endüstrisi, dokumacılık, kağıtçılık, kısaca tekniğin her alanında ağaçların faydaları oldukça fazladır.

Kaynak: AnaBritannica

Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
27 Şubat 2018       Mesaj #13
Avatarı yok
Yasaklı

Ağaç Türleri!


Bitki sisteminde ağaçların bağlı olduğu familyaların sayısı 50 kadardır. Ağaçlar yapraklarının biçimlerine göre iğneli (ibreli) ve yapraklı ağaçlar diye ikiye ayrılır. Ağaçlar, yapraklarının canlılık süresine göre de kışın yaprak döken ve her mevsimde yeşil kalan ağaçlar biçiminde gruplanır.

Her ağaç türünün yapraksızken bile kendine göre özel bir biçimi, bir görünüşü vardır. Bu özel görünüş, gövdeden çıkan dalların uzunluk veya kısalığından, yönlerinin aynı veya başka başka olmasından ve dallarla gövde arasındaki açının büyüklük veya küçüklüğünden ileri gelir.

Ağaçların yaşlı dallarını ve gövdelerini örten kabuğun (Borke) renk ve biçiminin de ağacın tipik bir durum almasında payı vardır. Ağaç türlerinin çiçekleri de ayrı bir biçim ve görünüştedir.

Ağaçların çoğu belli bir yaşa gelmeden çiçek açmazlar. Çiçek açma çağına geldikten sonra da bazı ağaçlarda az veya çok çiçek açma zamanları görülür.

Kaynak: Büyük Larousse
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
1 Mart 2018       Mesaj #14
Avatarı yok
Yasaklı

Tarihe Geçen Ünlü Ağaçlar!


Büyüklük, yaşlılık ve bir anıya bağlılık yönünden bazı ağaçların dünyaca ünleri vardır. Bunlar arasında İstanbul'da yakın yıllara kadar yaşayan Büyükdere Çınarı, Kız Bekçileri Çınarı, Kanlı Çınar, Zincirli Selvi; Lübnan'da Hz. Süleyman (a.s) zamanından kalan Sedir ağaçları ve Sicilya'da Etna Dağı'ndaki Yüz Atlı (yüz şövalye) Kestanesi sayılabilir.
Finn and Jake - avatarı
Finn and Jake
VIP 🐻 Bear ✔
14 Aralık 2019       Mesaj #15
Finn and Jake - avatarı
VIP 🐻 Bear ✔
Kuzey Amerika’daki Bilinen Eski Ağaç Kayıtlara Geçti
Ad:  Screenshot_2019-12-14 Kuzey Amerika'daki Bilinen Eski Ağaç Kayıtlara Geçti ».png
Gösterim: 92
Boyut:  557.8 KB
Yakın dönemde dökümante edilen, Kuzey Carolina’daki kel servi ağaçları Kuzey Amerika’nın doğusundaki bilinen en eski ağaçlar ve sulak kara alanlarındaki bilinen en yaşlı türler olarak kayıtlara geçti. Bu ağaçların içinde 2,624 yaşındaki bir servi de bulunuyor. Yerbilimleri ordinaryüsü olan David Stahle, üniversitenin Antik Kel Servi Konsorsiyumu ve diğer gruplar 2017 yılında ağaçların varlığını tespit etti ve Kara Nehir (Black River) ve Raleigh’in güneyindeki alanı ormanlaştırdı. Stahle ve ekibi ağaçların yaşlarını dendrokronoloji kullanarak ağaçların yaş halkalarını sayma ve radyo karbon yaş hesabı kullanarak karbon 14 yöntemi ile hesapladı.
Hesaplamaların ve analizlerin sonuçları Environmental Research Communications‘ta yayımlandı. Antik ağaçlar kapalı bir ekosistemin -yani yaklaşık 100 kilometrelik Black River’ın çok büyük bir kısmını içine alan yaşam alanının bir parçası. Yaşlarının yanı sıra, bu ağaçlar aynı zamanda tarih boyunca iklimin nasıl olduğu, ne gibi değişimler geçirdiğini de anlamamızı sağlayan canlı kayıt cihazları gibi bir işlev görmesi dolayısıyla büyük bir önem arz ediyor.

Birleşik Devletleri’nin güneydoğusundan en eski paleoiklim kayıtları taşıyan en yaşlı ağaç örnekleri yaklaşık 900 yaşında. Bu ağaçlardan elde edilen bilgiler doğal olarak hem kolonyal dönemin hem de prekolonyal dönemin iklim verilerini taşıyor ve kuraklıklardan sel ve taşkınlara kadar birçok doğa şartına dair bilgiler veriyor.
Stahle yaptığı açıklamada, bu kadar uzun bir nehiri boylu boyunca kaplayan yaşlı ve bütün halde ağaçlar bulmanın son derece alışılmadık bir durum olduğunu belirtti. Kelleşmiş servi ağaçları kereste elde etmek için oldukça önde gelen bir tercih ve ancak buna karşın bilinen kel servi ormanlarının orijinlerinin yüzde birinden daha azı korunmuş, bugüne ulaşmış durumda. Stahle, bu bölgede bu alanda 1985 yılından beri çalışmalar yürütüyor. 1988 yılında Science dergisinde yayımlanan çalışmasında 1.700 yaş civarındaki kel servileri ağaçlarını kataloglamıştı. Bu çalışmalar, bu doğa alanına dikkatleri çekerken bir taraftan da dikkatli bir şekilde korunmasını sağlamıştı. 65 milyon metrekarelik (16,000 akre) bu alanı satın alan The Nature Conservancy, sahibi olduğu diğer birçok alan gibi burayı da halka ve araştırmaya açık alan olarak korumaktaydı. Dr. Stahle’in oldukça orijinal olan Black River boyunca gerçekleştirdiği çalışmalarda iki milenyumdan daha öncesine ait olan ağaçların bugüne kadar kalmış olduklarının keşfedilmesi North Carolina’nın sahil kesiminin bu iki milenyum boyunca ne gibi şekillerde, nasıl şartlarda bulunduğu ve nasıl görünerek hangi iklim tiplerini tecrübe ettiğini anlamamızı sağlıyor.

Araştırmacılara göre Dr. Stahle’in çalışmaları olmasaydı bu alan muhtemelen diğer alanlar gibi yok olacak veya en azından büyük zarar görecekti. En yeni çalışmasında ise, Dr Stahle ve ekibi 110 ayrı ağaçtan ağaçlara zarar vermeyen bir metot ile çekirdek ‘core’ örnekler alınarak ağaçların yatay olarak kesitlerinin nasıl görünmekte olduğu anlaşılmaya çalıştı. Bahsi geçen ağaçların bulunduğu sulak ve karasal olan bu alandaki yaşlı ağaçların sanılandan 10 kat daha fazla büyümüş kel serviler olduğu gözlemlendi. Stahle’a göre bu alan içerisinde hala daha yaşlı ağaçlar var ve keşfedilmeyi bekliyor.

Baran Bozdağ
Boğaziçi Üniversitesi -
Editör / Yazar
🌘 🚀
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

18 Mart 2017 / Alara Darya Kimya
21 Mayıs 2014 / yüksel2 Müslümanlık/İslamiyet
8 Mart 2017 / Misafir Kimya
5 Mart 2012 / Misafir Soru-Cevap
11 Kasım 2017 / gll Cevaplanmış