Arama

Doğal Afetler - Deprem - Sayfa 2

Güncelleme: 29 Mart 2018 Gösterim: 117.014 Cevap: 20
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
26 Ekim 2011       Mesaj #11
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
DEPREM ÖNCESİ DEPREM SIRASI VE DEPREM SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER

Sponsorlu Bağlantılar
1- Stratejik binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi (hastane, eğitim, emniyet, belediye, adliye, tarihi yapılar haberleşme tesisleri telsiz vericileri radyo istasyonları vs itfaiye nakil hatları içme suyu doğalgaz ve dolum istasyonları-malzeme depoları) gibi yapılar belli bir program çerçevesinde kendi içlerinde öncelik sırasına göre yapılmalı.

2- Acil durum planlarının yapılması il bazında ve ilçe bazında afet kurullarının (kriz merkezleri ) ve bu kurullarda kimlerim görev alacağı ve görevlerinin ne olacağı önceden belirlenerek hiçbir çağrıya gerek olmadan bu merkezlerde göreve başlayarak önceden yapılan acil planlar doğrultusunda görevlerinin başında olmaları sağlanmalı il ve ilçelerde kimde nerede ne malzeme var bilinmeli ve bütün bu bilgiler bu merkezlerde görev alacakların bilgisinde olmalı Muhtarlar ilçelere ilçeler il’e bu konuda gerekli bilgi akışını sağlamalı.

3- Depolama alanlarının tespit edilerek malzeme depolarının oluşturulması (seyyar tuvalet duş mutfak jeneratör tel kesme makasları balyoz çadır battaniye projektör kaynak makinaları telsiz pilli radyolar ceset torbası kireç iş makinaları vs )

a) Özel kişi veya kurum ile kamu kurum ve kuruluşlarında mevcut malzeme envanterinin oluşturulması yerlerinin tespit edilmesi ile deprem sonrasında görev alacak kiţilerin bir organizasyon içinde bu malzemelere kolay ulaşması en hızlı şekilde afet bölgesine ve afetzedelere ulaştırılması

b) Her ilçede veya ilde beşer altışar bölgede depolanacak malzemeler (jeneratör seyyar duş tuvalet tel kesme makası battaniye çadır kaynak makinası projektör iş makinaları ) yedekte hazır halde tutulmalı (tamamen atıl durumda kalmayacak şekilde depolanması) çünkü diğer malzemelere ulaşmada zorluk çekilmesi halinde enkaz altında kalma durumunda bütün bunlar harekete geçirilmeli İş makinası için gerekli olan operatörlerin belirlenmesi
Bu gibi yerlerin çevre şartlarının uygun olması ve ulaşım kolaylığının dikkate alınması afet bölgesine ve afetzedelere kolay ulaştırılması

4- Acil müdahale ve kurtarma ekiplerinin oluşturulması güçlendirilmesi hazır kıta halinde tutulması ve kullanacakları malzemelere kolay ulaşmaları sevk ve organizasyonlarının gerçekleşmesi Kimin nerede nasıl davranacağı kimseden haber beklemeden ne yapacağını bilir halde afet yerinde olması sağlanmalı Afetler öncesinde tatbikatlar yapılmalı

5-Tahliye alanlarının belirlenmesi (parklar bahçeler vs boş araziler) çadır kentlerinin oluşturulacağı alanlar belirlenmeli Parklar ve diğer yeşil bantlar depremden hemen sonra tahliye alanları olarak önem taşır

6- Yeni imara açılacak alanlarda imar planları planlama yapılırken zemin ve depremsellik durumu dikkate alınarak yer seçimi yapılmalı ve planlar deprem kuşağı göz önüne alınarak yapılmalı depreme dayanıklı yapılar olarak inşa edilmelidir

7- Yeni yapılacak yapılar zemin incelemelerinden başlayacak şekilde depreme dayanıklı inşaat teknikleri kullanılmalı hazır beton kaliteli malzeme projeye uygunluk uygun mimari yapı sigortası zorunluluğu ve sıkı denetim getirilerek yapılmalı Deprem bölgeleri için uygun yapı teknikleri belirlenmelidir

8- İlimizde deprem ve doğal afetlerle ilgili riskli bölgeler ayrıntılı olarak belirlenmeli acil yardım ve kurtarma bütün bunlar göz önüne alınarak planlanmalı
  • -Yanıcı parlayıcı patlayıcı zehirli maddeler benzin istasyonları konut alanları dışında tutulmalı planlar buna göre yapılmalı
  • -Yangında riskli bölgeler tesbit edilmeli gereli tedbirler buna göre alınmalı
  • - Otoparklar yer altı otoparkları şeklinde yapılmalı
  • - Tarihi ve dini yapıların etrafı tarihi olmayan yapılardan temizlenmeli
  • minare yıkılmalarına karşı çevredeki yapıların zarar görmemeleri sağlanmalı
  • - Acil ulaşım yolları planlanmalı deprem sonrası ulaşımı önleyecek
  • şekilde olmamalıdır
  • - Kaçak yapılaşma kesinlikle önlenmeli
  • - İlin bütün hava fotoğrafları güncelleştirilerek deprem sonrasında kullanılacak halde hazır tutulmalıdır Kent bilgi sistemi tamamlanarak deprem sırasında ilgili kişilerin elinde olmalıdır Yardımların ulaşması sevk organizasyon için önem arzeder
  • - Halk şuurlandırılmalı (depreme karşı) depremle yaşamaya alışmaları sağlanmalıdır Okulda evde araçta işte yolda nasıl davranılması gerektiği binaları nasıl tahliye etmesi gerektiği öğretilmelidir İlk yardım yangına ilk müdahele vs nasıl yapılmalı gibi konularda eğitilmelidir
  • - Deprem araştırmaları desteklenmeli konuyla ilgili çalışan bütün mevcutlar takviye edilerek koordinasyonlu şekilde çalışmaları sağlanmalıdır
  • - Halkın hafızasını diri tutmak gayesiyle önemli hasar görmüş binaları açık hava müzesi haline getirmelidir
  • - Acil telefonların (155-110-156 vs) tek numara altına alınması gerçekleştirilmelidir
  • - Bitişik Nizam Uygulamaları zaman içinde terk edilmeli Bahçeli
  • Nizam Uluslararası standartlarda olmalı

Alıntı

Son düzenleyen Safi; 14 Mart 2016 11:39 Sebep: Tekrar içerik kaldırıldı!
HANDSOME - avatarı
HANDSOME
VIP ☪ ɴє мυтŁυ тürĸüм đἶყєɴє
24 Aralık 2011       Mesaj #12
HANDSOME - avatarı
VIP ☪ ɴє мυтŁυ тürĸüм đἶყєɴє
Ad:  d3.jpg
Gösterim: 442
Boyut:  42.0 KB
1992 Erzincan Depremi
Sponsorlu Bağlantılar
Ad:  d4.jpg
Gösterim: 238
Boyut:  12.1 KBAd:  d5.jpg
Gösterim: 268
Boyut:  30.1 KB
Ad:  d6.jpg
Gösterim: 389
Boyut:  23.0 KBAd:  d7.jpg
Gösterim: 290
Boyut:  20.6 KB

1995 Dinar Depremi
Ad:  d8.jpg
Gösterim: 265
Boyut:  17.6 KBAd:  d9.jpg
Gösterim: 256
Boyut:  19.0 KB
Ad:  d10.jpg
Gösterim: 261
Boyut:  20.2 KBAd:  d11.jpg
Gösterim: 232
Boyut:  19.9 KB

1998 Adana Depremi
Ad:  d12.jpg
Gösterim: 255
Boyut:  19.2 KBAd:  d13.jpg
Gösterim: 201
Boyut:  14.2 KB
Ad:  d14.jpg
Gösterim: 156
Boyut:  14.0 KBAd:  d15.jpg
Gösterim: 192
Boyut:  12.5 KB



1999 Marmara Depremi
Ad:  d16.jpg
Gösterim: 171
Boyut:  14.3 KBAd:  d17.jpg
Gösterim: 160
Boyut:  12.1 KB
Ad:  d18.jpg
Gösterim: 140
Boyut:  15.5 KB




1999 Düzce Depremi
Ad:  d19.jpg
Gösterim: 158
Boyut:  13.5 KBAd:  d20.jpg
Gösterim: 160
Boyut:  19.3 KB
Ad:  d21.jpg
Gösterim: 133
Boyut:  10.9 KB

2003 Bingöl Depremi
Ad:  d22.jpg
Gösterim: 206
Boyut:  40.6 KB



2011 Van Depremi
Ad:  d23.jpg
Gösterim: 164
Boyut:  43.1 KBAd:  d24.jpg
Gösterim: 214
Boyut:  47.0 KB
Ad:  d25.jpg
Gösterim: 167
Boyut:  46.0 KBAd:  d26.jpg
Gösterim: 168
Boyut:  26.6 KB
Ad:  d27.jpg
Gösterim: 129
Boyut:  45.5 KBAd:  d28.jpg
Gösterim: 166
Boyut:  49.3 KB

YIKILMAMAK ELİMİZDE
Ad:  d29.jpg
Gösterim: 184
Boyut:  36.9 KB




Son düzenleyen Safi; 23 Nisan 2016 02:32
Adam Olmak; Cinsiyet Meselesi DeğiL.! Şahsiyet Meselesidir!..
Ahm3TcaN - avatarı
Ahm3TcaN
Ziyaretçi
24 Aralık 2011       Mesaj #13
Ahm3TcaN - avatarı
Ziyaretçi
DEPREM

Deprem, (ya da diğer adlarıyla Yer Sarsıntısı, Zelzele) yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler Sismometre ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da Sismoloji denir. Depremin Moment magnitüd ölçeği (ya da eskiden kullanımda olan Richter ölçeği) ile belirlenir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvvetine etkilidir ve yer yüzüne yakın noktada gerçekleşen depremler daha çok hasar vermektedir.Dünya yüzeyinde gerçekleşen depremler kendilerini bazen sallantı bazen de yer değiştirme şeklinde göstermektedir. Bazen yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamiye sebep olabilir. Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir.
Genel olarak deprem sözcüğü herhangi bir sismik olayın -Doğal bir fenomen olarak gerçekleşmiş veya insanların sebebiyet verdiği- ürettiği sismik dalgaları adlandırmak için kullanılır. Depremler genellikle kırıkların (fay hatları) çatlamasıyla oluşur. Bunun yanı sıra volkanik faaliyetler, toprak kaymaları, mayın patlamaları veya nükleer testler sonucunda da gerçekleşebilir.

Ad:  deprem2.jpg
Gösterim: 127
Boyut:  106.8 KB
(1963- 1998 yılları arasında meydana gelen depremlerin yeryüzünde dağılışı)

Artçı Sarsıntılar
Ana madde: Artçı Sarsıntı
Ana depremden sonra meydana gelen sarsıntılara artçı sarsıntı denmektedir. Artçı sarsıntılar ana depremin hissedildiği merkezde gerçekleşir ancak şiddet olarak ondan daha küçüktür. Eğer artçı sarsıntı ana depremden daha şiddetli gerçekleşirse bilinmelidir ki artçıdan önce meydana gelen deprem ana deprem değil öncü sarsıntıdır ve artçı sarsıntı adı verilen sarsıntı aslında ana depremdir.

Deprem Fırtınası

Belirli bir bölgede meydana gelen depremler dizisidir. Artçı sarsıntılardan farkı tek bir depreme bağlı olmayışlarıdır. Esas depremden sonra ondan daha yüksek şiddette artçılar meydana gelmezken deprem fırtınalarında bu mümkündür. Deprem fırtınasına örnek olarak 2004 yılında Yellowstone Ulusal Parkında meydana gelen sismik aktiviteleri verebiliriz.
Ad:  deprem3.JPG
Gösterim: 204
Boyut:  66.1 KB
Başlıca Depremler

Yeryüzünde ölçülmüş en şiddetli deprem 22 Mayıs, 1960 tarihinde Şilinin Cañete kentinde meydana gelen 9.5 şiddetindeki depremdir. Enerji boşalımı olarak bakıldığında ise bir sonraki en şiddetli deprem 9.2 şiddetiyle 27 Mart, 1964 yılında Alaskada gerçekleşmiştir.
Yeryüzünde ölçülmüş en büyük 10 depremin tamamı 8.5 ve üstü şiddetteyken buna paralel olarak en çok can kaybına sebebiyet vermiş depremlerden biri de bunlar dışında 2004 yılında Hint Okyanusunda meydana gelen depremdir.
Depremlerin en önemli sonucu insanların hayatını kaybetmesidir. Güçlü bir deprem gerçekleştiğinde okyanus kıyısında bulunan ve pek çok insanın yaşadığı bölgeler önemli risk oluşturmaktadır. Bu depreme bağlı olarak tsunami meydana gelebilmekte ve binlerce kilometre uzaklıktaki bölgeleri bile etkileyebilmektedir. Tehlike altındaki diğer insanlar depremlerin nadir ancak kuvvetli görüldüğü yerlerde, depreme önem vermeyen fakir bölgelerde ve kontrolsüz inşa edilmiş yapılarda yaşayan insanlardır.
Son düzenleyen Safi; 23 Nisan 2016 02:33
prenses selena - avatarı
prenses selena
Ziyaretçi
7 Şubat 2012       Mesaj #14
prenses selena - avatarı
Ziyaretçi
Dünya'nın iç yapısı konusunda, jeolojik ve jeofizik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin desteklediği bir Yeryüzü modeli bulunmaktadır. Bu modele göre, Yerküre'nin dış kısmında yaklaşık 70-100 km kalınlığında oluşmuş bir taşküre (Litosfer) vardır. Kıtalar ve okyanuslar bu taşkürede yer alır.

Litosfer ile çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2.900 km olan kuşağa Manto adı verilir. Manto'nun altındaki çekirdeğin nikel-demir karışımından oluştuğu kabul edilmektedir. Yer'in, yüzeyden derine gidildikçe ısının arttığı bilinmektedir. Enine deprem dalgalarının, Yer'in çekirdeğinde yayılamadığı olgusundan giderek, çekirdeğin sıvı bir ortam olması gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Manto, genelde katı olmakla beraber yüzeyden derine inildikçe, içinde yerel sıvı ortamları bulundurmaktadır. Taşküre'nin altında Astenosfer denilen yumuşak Üst Manto bulunmaktadır. Burada oluşan kuvvetler, özellikle konveksiyon akımları nedeni ile, taş kabuk parçalanmakta ve birçok "Levha" lara bölünmektedir.

Üst Manto'da oluşan konveksiyon akımları, radyoaktivite nedeni ile oluşan yüksek ısıya bağlanmaktadır. Konveksiyon akımları yukarılara yükseldikçe Taşküre'de gerilmelere ve daha sonra da zayıf zonların kırılmasıyla, levhaların oluşmasına neden olmaktadır. Halen 10 kadar büyük levha ve çok sayıda küçük levhalar vardır. Bu levhalar üzerinde duran kıtalarla birlikte, Astenosfer üzerinde sal gibi yüzmekte olup, birbirlerine göre insanların hissedemeyeceği bir hızla hareket etmektedirler.

Konveksiyon akımlarının yükseldiği yerlerde, levhalar birbirlerinden uzaklaşmakta ve buradan çıkan sıcak magma da okyanus ortası sırtlarını oluşturmaktadır. Levhaların birbirlerine değdikleri bölgelerde sürtünmeler ve sıkışmalar olmakta, sürtünen levhalardan biri aşağıya Manto'ya batmakta ve eriyerek yitme zonlarını oluşturmaktadır. Konveksiyon akımlarının neden olduğu bu ardışıklı olay, Taşküre'nin altında devam edip gitmektedir.

İşte Yerkabuğu'nu oluşturan levhaların birbirine sürtündükleri, birbirlerini sıkıştırdıkları, birbirlerinin üstüne çıktıkları ya da altına girdikleri bu levhaların sınırları Dünya'da depremlerin oldukları yerler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya'da olan depremlerin büyük çoğunluğu bu levhaların birbirlerini zorladıkları levha sınırlarında, dar kuşaklar üzerinde olusmaktadır.

Birbirlerini iten ya da diğerinin altına giren iki levha arasında, harekete engel olan bir sürtünme kuvveti vardır. Bir levhanın hareket edebilmesi için, bu sürtünme kuvvetinin giderilmesi gerekir. İtilmekte olan bir levha ile bir diğer levha arasında sürtünme kuvveti aşıldığı zaman bir hareket oluşur. Bu hareket, çok kısa bir zaman biriminde gerçekleşir ve şok niteliğindedir. Sonunda çok uzaklara kadar yayılabilen deprem (sarsıntı) dalgaları ortaya çıkar.

Bu dalgalar geçtiği ortamları sarsarak ve depremin oluş yönünden uzaklaştıkça enerjisi azalarak yayılır. Bu sırada Yeryüzü'nde, bazen gözle görülebilen, kilometrelerce uzanabilen ve fay adı verilen arazi kırıkları oluşabilir. Bu kırıklar bazen Yeryüzü'nde gözlenemez, yüzey tabakaları ile gizlenmiş olabilir. Bazen de eski bir depremden oluşmuş ve Yeryüzü'ne kadar çıkmış, ancak zamanla örtülmüş bir fay yeniden oynayabilir.

Depremlerinin oluşumunun bu sekilde ve "Elastik Geri Sekme Kuramı" adı altında anlatımı, 1911 yılında, Amerikalı Reid tarafından yapılmıştır ve laboratuvarlarda da denenerek ispatlanmıştır. Bu kurama göre, herhangi bir noktada, zamana bağımlı olarak, yavaş yavaş oluşan birim deformasyon birikiminin elastik olarak depoladığı enerji, kritik bir değere eriştiğinde, fay düzlemi boyunca varolan sürtünme kuvvetini yenerek, fay çizgisinin her iki tarafındaki kayaç bloklarının birbirine göreli hareketlerini oluşturmaktadır.

Bu olay ani yer değiştirme hareketidir. Bu ani yer değiştirmeler ise bir noktada biriken birim deformasyon enerjisinin, açığa çıkması, boşalması, diğer bir deyişle mekanik enerjiye dönüşmesi ile ve sonuç olarak yer katmanlarının kırılma ve yırtılma hareketi ile olmaktadır.

Aslında kayaların, önceden bir birim yer değiştirme birikimine uğramadan kırılmaları olanaksızdır. Bu birim yer değiştirme hareketlerini, hareketsiz görülen Yerkabuğu'nda, üst mantoda oluşan konveksiyon akımları oluşturmakta, kayalar belirli bir deformasyona kadar dayanıklılık gösterebilmekte ve sonrada kırılmaktadır.

İşte bu kırılmalar sonucu depremler oluşmaktadır. Bu olaydan sonra da kayalardan uzak zamandan beri birikmiş olan gerilmelerin ve enerjinin bir kısmı ya da tamamı giderilmiş olmaktadır. Çoğunlukla bu deprem olayı esnasında oluşan faylarda, elastik geri sekmeler (atım), fayın her iki tarafında ve ters yönde oluşmaktadırlar.

Faylar, genellikle hareket yönlerine göre isimlendirilirler. Daha çok yatay hareket sonucu meydana gelen faylara "Doğrultu Atımlı Fay" denir. Fayın oluşturduğu iki ayrı blokun birbirlerine göreli olarak sağa veya sola hareketlerinden de bahsedilebilir ki bunlar sağ veya sol yönlü doğrultulu atımlı faya bir örnektir.

Düşey hareketlerle meydana gelen faylara da "Eğim Atımlı Fay" denir. Fayların çoğunda hem yatay, hem de düşey hareket bulunabilir
Son düzenleyen perlina; 2 Ocak 2017 00:39
woltka1001 - avatarı
woltka1001
Ziyaretçi
7 Şubat 2012       Mesaj #15
woltka1001 - avatarı
Ziyaretçi
Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.
Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrayacağımız bir gerçektir.
Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.
Son 58 yıl içerisinde depremlerden, 58.202 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.096 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.465 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.003 vatandaşımız ölmekte ve 7.094 bina yıkılmaktadır.

Dünyada meydana gelen büyük depremlerden bazılarının şiddetleri ve yol açtığı can kayıpları şöyle:
Yer Yıl Şiddeti Ölü sayısı
Girit 365 -- 50 bin
Antakya 526 -- 250 bin
Damgan/İran 856 -- 200 bin
Yukarı Mısır 1201 -- 1 milyon
Şançi/Çin 1556 11 830 bin
Kalküta/Hindistan 1737 -- 300 bin
yukarıdakiler tarih ve can kaybı sayısı. ilk depremler olduğunda henüz şiddeti ölçülemiyordu.. şiddetleri altta kırmızı renkli olanlar

Gansu/Çin 1920 8.5 200 bin
Tokyo 1923 8.3 99 bin
Erzincan 1939 8.0 32 bin 962
Varto 1966 6.5 2 bin 934
Kuzey Peru 1970 7.8 66 bin 794
Lice 1975 6.7 2 bin 385
Çaldıran 1976 7.5 3 bin 840
Tangşan/Çin 1976 7.8 240 bin
Guatemala 1976 7.5 22 bin 778
Erzurum-Kars 1983 6.0 1226
Mexico City 1985 8.1 10 bin
Kuzeybatı Ermenistan 1988 6.9 25 bin
Kuzeybatı İran 1990 7.7 50 bin
Kuzey İran 1997 7.1 1500
Kuzeybatı Afganistan 1998 6.1 5 bin
Batı Kolombiya 1999 6.1 1171

Mercalli ölçeğine göre:
1556'daki Şançi/Çin depreminin 11 olan şiddeti, 20. yüzyıldan önceki deprem şiddetlerinin Richter ölçeğine göre hesaplanamaması nedeniyle, Mercalli ölçeğine göre verilmiştir.
- Pekin ve Tiencin kentlerine yakın Tangşan kentinde 20 Haziran 1976'da meydana gelen deprem, olasılıkla dünya tarihinde kaydedilmiş en çok ölünün olduğu ikinci büyük yer sarsıntısı.
Çin Komünist Partisi uzun süre gerçek ölü sayısını açıklamamıştı.
Çeşitli kaynaklar ölü sayısının 600 bin olabileceğini bildirmişlerdi.
Tümüyle yeniden inşa edilen Tangşan, yine Çin'de 1556 yılında Şançi'de meydana gelen 830 bin insanın yaşamını yitirdiği tahmin edilen depremden sonra muhtemelen en çok insanın öldüğü deprem oldu.
Son düzenleyen Safi; 5 Ağustos 2017 22:46
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
8 Temmuz 2012       Mesaj #16
Avatarı yok
Yasaklı

Dünya'nın 114 Yıllık Deprem Haritası



Tasarımcı John Nelson, 1898’den bu yana dünyada yaşanan 4.0 ve daha büyük depremlerin haritasını ortaya çıkardı. Doğal felaket verilerini zekice görselleştirmesi ile bilinen John Nelson, son çalışmasında dünyanın 1898'den beri meydana gelen önemli depremlerini gösteren bir infografik hazırladı. Michigan'lı görsel tasarımcı, daha önce de ABD'nin 56 yıllık kasırga geçmişi haritasını hazırlayarak dikkati çekmişti.

IDV Solutions şirketinde çalışan Nelson, deprem haritasını çıkarmak için ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Berkeley Üniversitesi ve NCEDC' den aldığı halka açık verileri kullanarak 1898'den beri meydana gelen 203.186 sarsıcı depremi NASA Visual Earth haritası yardımıyla bize sunuyor.

[I]Haritada, bir noktanın parlaklığı ne kadar yüksekse, yaşanmış olan depremin şiddetinin de o kadar büyük olduğu anlaşılıyor. Nelson, OurAmazingPlanet sitesine yaptığı açıklamada, “Eğer depremlerin merkez üssü yüzeye vursaydı, bugün Washington’dan (ABD) Wellington’a (Yeni Zelanda) kadar yürüyebilirdik” dedi.

Haritada, Pasifik Okyanusu’ndaki parlak yeşil bölge, deprem ve yanardağ patlamalarının çok sık yaşandığı Ateş Çemberi bölgesi.

Kaynak : Ntvmsnbc / IDV User Experience (25 Haziran 2012)
Son düzenleyen perlina; 2 Ocak 2017 00:40
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
13 Mart 2016       Mesaj #17
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Depreme karşı alınması gereken önlemler


* Depreme engel olamayız. Ancak depremin zararlarını minimuma indirmek için gerek olan önlemler kesinlikle alınmalıdır.
* Önce yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenmelidir. İmar planında konuta boşanmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalıdır.
* Büyük binalar betonarme, sağlam yapılmalıdır.
* Binaların yapımında depreme sağlam kaliteli malzeme kullanılmalıdır.
* Mevcut binaların dayanıklılığı arttırılmalıdır.
* Yapılar yapım sırasında denetlenmeli ve kaçak yapılaşmaya izin verilmemelidir.
* Evler tek ya da 2 katlı olmalıdır.
* Evlerinde banyo ve mutfaktaki dolapların kapaklarına sürgü takılmalı, odalardaki dolap, raf ve benzeri duvara monte edilip sabitlenmelidir.
* Gösterişli çerçevesi olan tablo ve aynalar yataklardan, sandalyelerden ve koltuklardan uzak bir yere asılmalı ve duvara yerleştirilmelidir.
* Yataklar cam kenarından, asılı mal ve cisimlerden uzaklaştırılmalıdır.
* Kalorifer radyatörü, kombi, avize buna benzeyen eşyaların duvar bağlantıları sağlamlaştırılmalıdır.
* Evde büyük yangın söndürme cihazı bulundurulmalı, nasıl kullanılacağı öğrenilmelidir.
* Deprem çantası hazırlanmalıdır. Çantada; Nüfus cüzdanı, nakit, kredi kartı, düdük, telsiz, cep telefonu, telefon defteri, itfaiye, ambulans, zabıta telefon numaraları, el feneri, ışılda, portatif radyo, yedek pil, ilk yardım malzemesi, ilaç, yol tarifi defteri, plastik, bardak, tabak, su, kuru gıda, konserve, konserve açacağı, mevsimine uygun elbise, diş fırçası, macun, sabun, havlu gibi eşyalar bulunmalıdır.
* Evde/işyerinde/okulda hayat üçgeni alanı oluşturulmalıdır.
* Ulusal/Uluslararası kurtarma ve zelzele ekipleri ile devamlı olarak bilgi alışverişinde bulunulmalı, bu ekiplerle beraber detaylı deprem tatbikatları yapılmalıdır.
Son düzenleyen perlina; 2 Ocak 2017 00:41
SİLENTİUM EST AURUM
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
13 Nisan 2017       Mesaj #18
Avatarı yok
Yasaklı

Japon Bilim İnsanlarından 'Deprem' Projesi!


Ad:  ,fPZ3oNiZdUGUcGM9OzjJjA.jpg
Gösterim: 90
Boyut:  48.4 KB
Japonya, depremden büyük ölçüde etkilenen ve 1. dereceden deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğundan depremlerin yapısını ve işleyişini anlamak için depreme karşı yeni bir proje geliştirdi. Bilim insanları ilgili proje bağlamında depremlerin neden ve nasıl oluştuğunu anlamaya yönelik Chikyu adı verilen bir sondaj gemisi ile Dünya çekirdeğinin manto bölümüne bir sondaj yapmayı hedefliyor.

Eylül ayında, Hawaii'de yapılması düşünülen deneme sondaj çalışmasının başarılı olması halinde 2030 yılında Chikyu ile Dünya çekirdeğinin mantosu sondajlanacak.

Ad:  ,MH6bGDTTDU-NYBk_wGgqyQ.jpg
Gösterim: 113
Boyut:  32.2 KB
Ayrıca bilim insanları, depremlerin neden ve nasıl oluştuğunun yanında depremden önce erken bir uyarı sinyali verebilecek bir sistemin geliştirilmesinin mümkün olup olmadığı yönünde de araştırmalarda bulunacak.Geniş bir bölümü deprem kuşağında yer alan bir ülke olan Japonya, 2011 yılında meydana gelen 9 şiddetindeki deprem nedeniyle büyük bir zarar görmüştü. Özellikle deprem sonrası Fukuşima'da bulunan nükleer santralden sızan radyasyon bölgedeki yaşamı felce uğratmıştı.

Kaynak: Ntv Bilim / Science (11 Nisan 2017)
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
5 Ağustos 2017       Mesaj #19
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Deprem Sözlüğü


A
Aktif fay: Gelecekte deprem oluşturmaya riski çok yüksek olan fay.
Alüvyon: Suyun biriktirdiği kil, silt, kum, çakıl, taş ve jeolojik aşınma sonucu ortaya çıkmış diğer malzemeler.
Astenosfer: Litosferin(taşküre) altında bulunan mantonun yumuşak üst bölümü.
Aktif Sismik Kuşak (Seismic Belt): Uzunlamasına uzanan deprem kuşağı. Dünya depremlerinin %60'ı Pasifik Çevrimi Kuşağı'nda ortaya çıkar.
Asimistik (Aseismic): Sismik olmayan, depremle ilgisiz.
B
Benioff Zonu: Derin deniz hendeklerinden manto içine sarkan eğimli deprem zonu (Hugo Benioff, Amerikalı jeofizikçi).
Büyük Deprem (Great Earhquake): Richter ölçeğinde 8 ve üstünde büyüklüğü olan deprem.
Büyüklük (Magnitude): Bir depremin kuvvetinin ya da ortaya çıkardığı gerilim enerjisinin sismografik gözlemlere dayanılarak ölçümü. 1935'te Charles Richter tarafından geliştirilen logaritmik bir ölçeği temel alır.
C
Cisim Dalgası (Body Wave): Dünya'nın içme özelliğine sahip olan sismik dalga. "P" ve "S" dalgaları cisim dalgalarıdır.
Çekirdek (Core): Dünya'nın en içteki katmanı, iç çekirdek katıdır ve 1300 kilometrelik bir yarı çapa sahiptir. Dünya'nın yarı çapı 6 bin 371 kilometredir. Dış çekirdek sıvıdır ve yaklaşık olarak 2 bin 300 kilometre kalınlığındadır. "S" dalgaları dış çekirdekten geçmez.
D
Deprem: Yerküre içerisindeki kırık (fay) düzlemleri üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yerdeğiştirme hareketinden kaynaklanan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsması olayına deprem denir.
Deprem dalgası: Deprem anında, blokların ani olarak kayması ile deprem dalgaları üretilir ve bunlar kayaçlar içerisinde odaktan çevreye doğru yayılırlar. Deprem dalgaları P, S ve Yüzey Dalgaları (Love, Rayleigh) olarak üç gruba ayrılır.
Deniz Dalgaları (Tsunami): Okyanus tabanında meydana gelen büyük çaplı hareketlenme sonucu ortaya çıkan dev deniz dalgaları.
Deprem (Earthquake): Yer'in, yüzeyin altındaki kayaların ani hareketi sonucunda silkinmesi.
Deprem Fırtınası (Earthquake Swarm): Sınırlı bir alanda ve sürede gerçekleşen, ana şoktan ayrı, bir dizi küçük deprem.
E - F
Episantr (Dış Merkez): Odak noktasına en yakın olan yeryüzündeki noktadır. Burası aynı zamanda depremin en çok hasar yaptığı veya en kuvvetli olarak hissedildiği alandır.
Elastik Dalga (Elastic Wave): Bir tür elastik deformasyon (etki eden güçler, ortadan kalktığında yok olan bir şekil değişikliği) sonucu ilerleyen dalga. Sismik dalgalar buna örnektir.
Episantır-Merkezüstü (Epicenter): Yerkabuğu içinde bulunan odak noktasının, Yeryüzü'ndeki iz düşümü.
Episantır Uzaklığı: Yeryüzü'ndeki bir noktadan episantıra olan uzaklık.
Fay 'Kırık' (Fault): Yerkabuğu ve üst mantoda, kaya tabakalarının, koptuğu ve kaynadığı yerdeki zayıf nokta. Başka bir deyişle, Yerkabuğu'ndaki deformasyon enerjisinin artması sonucu, kayaç kütlelelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kaymasıyla ortaya çıkan kırık faylar, depremler sonucunda ortaya çıkar. Depremlerde, daha önceden varolan faylar boyunca ortaya çıkar.
Faz (Phase): Farklı bir tür sismik dalganın gelişini belirleyen ve sismogramda görülen bir hareket ya da osilasyon.
G - H
Hiposantr (İç Merkez):
Yer içerisinde deprem enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Aynı zamanda iç merkez olarak ta isimlendirilir. Aslında odak noktası, bir nokta değil bir alandır ancak uygulamalarda nokta olarak edilmektedir.
I - İ - J
Jeofizik: Yerkürenin ve onu çevreleyen atmosferi ile uzay ortamındaki gezegenlerin, uyduların ve güneşin fiziksel ve yapısal özelliklerini fizik ve matematik yöntem ve yaklaşımlar kullanarak inceleyen bilim dalına Jeofizik denir (İTÜ Jeofizik Müh. Böl.). Jeofizik bilim dalında kullanılan yöntemler: Gravite, manyetik, sismoloji, sismik, elektrik, elektromanyetik, palemonyetizma, radyometrik, jeotermik yöntemler ve kuyu loglarıdır.
Jeololoji: Yerbilimi, jeoloji Yunanca geo (yer) ve logos (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelir ve Yerbilimi anlamına gelir. Jeoloji yerküresinin güneş sistemi içerisindeki durumundan onun fiziksel ve kimyasal özelliklerine, oluşumundan bu yana geçirdiği değişikliklere, üzerinde yaşayan canlıların evrimine kadar geniş bir kapsama sahiptir (Jeoloji Müh. Odası).
İlk Varış (First Arrival): Bir kaynaktan gelen sismik dalgaya atfedilen ilk kayıtlı sinyal.
İzoseist (İsoseimal): Yeryüzü'nde deprem şiddetinin aynı olduğu noktaları birbirine bağlayan eğri.
K - L
Litosfer(taşküre): Yerkürenin dış kısmında yaklaşık 70-100 km kalınlığındaki katman. Kıtalar ve okyanuslar Litosfer içerisinde yer alırlar.
Kırılma (Refract): Bükülme ya da yön değiştirme.
Kıtasal Kayma (Continental Drift): İlk kez Alfred Wegener tarafından öne sürülen ve Dünya kıtalarının başta tek bir parça olduğunu söyleyen kuram. Kara parçaları, buradan koparak, uzaklaştı ve kıtaları oluşturdu.
M - N
Magnitüd: Depremde açığa çıkan enerjinin bir ülçüsüdür.Prof.Richter, episantrdan 100 km. uzaklıkta ve sert zemine yerleştirilmiş özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10 tabanına göre logaritmasını bir depremin "magnitüdü" olarak tanımlamıştır.
Manto: Dünyaızın iç kısmında yer alan ve Litosfer ile Çekirdek arasında kalan ve kalınlığı 2900 km olan katmana Manto adı verilir.
Merkezi Varış Açısı (Central Angle): Merkez üssü, yerin merkezi ve kayıt istasyonu arasındaki açı.
Mikro Deprem (Microearthquake): Richter ölçeğinde büyüklüğü 2 ya da daha düşük olan deprem.
O - Ö
Odak Derinliği: Deprem enerjisinin açığa çıktığı noktanın yeryüzüne olan en kısa uzaklığı.
Odak (Focus, Hypocenter): Depremin Yerkabuğu içinde başladığı ve enerjinin açığa çıktığı nokta.
Odak (Focus): Bir depremin ilk hareketinin ve elastik dalgalarının kaynağı olan yerin içindeki nokta.
Odak uzaklığı: Yeryüzü'ndeki bir noktadan, odağa olan uzaklık.
Öncü Deprem (Foreshock): Daha büyük bir depremden ya da ana şoktan birkaç saniye ya da birkaç hafta önce gelen ve büyük depremin kırılma alanının içinde ya da yakınında ortaya çıkan küçük titreme.
P-R
Periyod (Period): İki dalga tepesi arasındaki zaman.
Richter Ölçeği (Richter Scale): Bir depremin kuvvetini ölçmeye yarayan sistem. 1935'te Charles Richter tarafından geliştirilmiştir. Matematiksel formüllerden oluşur, fiziksel bir araç değildir.
S - Ş
Sismoloji: Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının nasıl yayıldığını, depremlerin ölçülmesi ve depremle ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalıdır.
Sıvılaşma: Suya doygun ince taneli kum ve siltli katmanların; sarsıntının(depremin) etkisi ile boşluk suyu basıncının artmasıyla etkin yatay gerilmenin sıfır olması ve sonuç olarak bu katmanın taşıma gücünü tamamen yitirmesi ve sıvı gibi davranması olayıdır (ERCAN Ahmet, Yer Araştırma Yöntemleri, 2001).
Şiddet: Herhangibir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Depremin şiddeti, yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık dahi değişik olabilmektedir. Şiddet; ölçümlere dayalı değildir, tamamen gözlemsel verilere dayanır.
Sismik (Seismic): Depremle ilgili olan.
Sismik Deniz Dalgası (Seismic Sea Wave): Denizaltı depremi sonucu ortaya çıkan tsunami.
Sismik Kaynak (Seismic Source): Deprem tehlikesi yaratabilecek bölgeler. Bu bölgeler, uygulamada nokta, çizgi ve alan biçiminde dönüştürülmüşlerdir.
Sismik Sabit (Seismic Contstrant): Deprem riskleriyle ilgili yapı kodlarında, bir binanın dayanması gereken hızlanma değeri
Sismik Zon (Seismic Zone): Depremlerin olduğunun bilindiği bölge.
Sismograf (seismograph): Yer'in hareketlerini, özellikle de depremleri kaydeden cihaz.
Sismogram (Seismogram): Depremin bir sismograf tarafından kaydedilen, yazılı kaydı.
Sismolog (Seismologist): Deprem bilimci.
Sismometri (Seismometry): Depremle ilgili ölçümleri konu alan dal.
Şiddet (Intensity): Herhangi bir derinlikte olan bir depremin, Yeryüzü'nde hissedildiği bir noktadaki gücünün ölçüsü. Deprem şiddetini belirlemek için yapılan ve depremin insan, eşya, yapı ve yere yaptığı etkilerin derecesine dayanan ölçek.
Şiddet (Intensity). Belirli bir yerdeki depremin insanlar, yapılar ve toprak üzerindeki etkisinin ölçüsü. Şiddet yalnızca depremin büyüklüğüne değil merkez üssünden uzaklığına ve o yerin yapısına bağlıdır.
T - U
Tsunami: Japonca'da "liman dalgası" anlamına gelen tsunami sözcüğü; okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder.
Teknonik (Tectonic): Yerkabuğu'nun biçim değiştirmesi sonucunda ortaya çıkan yapıya ilişkin. (Yapı:Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları sonucu birbirleriyle ilgili durumları)
Tekrarlama Aralığı (Recurrence Interval): Sismik olarak aktif bir bölgede depremler arasındaki ortama süre.
Y-Z
Yansıma (Reflect): Bir %n sekme.
Yırtılma Zonu (Repture Zone): Bir deprem sırasında faylanmanın meydana geldiği Yeryüzü alanı. Toplu iğne başından, yüzlerce kilometrelik bir alana kadar değişebilir.
Zemin İvmesi (Ground Acceleration): Zemin üzerindeki bir birim kütlenin üzerine deprem nedeniyle gelen kuvvetin ölçüsü olan zemin hareket parametresi. Deprem sırasında yapıyı etkileyen yanal yükler, zemin ivmesinin sonucu olarak ortaya çıktığından, yapı mühendisliğinde en yaygın kullanılan parametre, en büyük zemin ivmesidir.
SİLENTİUM EST AURUM
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
27 Ekim 2017       Mesaj #20
Avatarı yok
Yasaklı

İnsan Kaynaklı Depremler!


Ne zaman gerçekleşeceği belirsiz, tamamen doğal nedenlerden kaynaklanan bir yeryüzü olayı olarak görülen depremlerin, yapılan son araştırmalar sonucunda insan faktörüyle de meydana gelebileceği belirlendi. Yapılan araştırmanın sonuçları, insan kaynaklı depremlerin sayısının giderek arttığını ortaya koydu. Dünyada bu konuda en geniş kapsamlı araştırmaları yapan İnsan Kaynaklı Deprem Veritabanı'nın (HiQuake) 4 Ekim tarihli raporuna göre, son 150 yılda yaklaşık 730 farklı bölgede insan kaynaklı depremler meydana geldi. İlgili bölgelerde yaşanan depremlerin birçoğunun büyüklüğü 3 ile 4 arasında değişiyor.

Araştırmacılar, insan faaliyetleri nedeniyle bazı bölgelerde meydana gelen depremlerin artış gösterdiğini belirtiyor. Son 10 yılda 108 bölgede tespit edilen insan kaynaklı depremlerin en şiddetlisi ise 5,8 büyüklüğünde. İnsan kaynaklı depremlerin en önemli nedenlerinin başında madencilik faaliyetleri ve barajlar geliyor. Bu depremlerin yüzde 37'si madencilik çalışmaları nedeniyle, yüzde 23'ü ise barajlarda sıkışan suyun oluşturduğu basınçtan kaynaklanıyor. Bir diğer yaygın tetikleyici ise hidrolik kırma gibi petrol ve gaz çıkarma yöntemleri.

Araştırmayı yürüten jeofizikçiler, hidrolik kırma yöntemi ile açılan sondaj deliklerinin son yıllarda arttığına ve söz konusu deliklerin mevcut jeolojik kırılma hatlarını yeniden oluşturduğuna dikkat çekiyor. HiQuake 2016 yılında Durham ve Newscastle üniversitelerinden bir grup araştırmacı tarafından kuruldu. Proje Hollandalı petrol şirketi Nederlandse Aardolie Maatschappij tarafından finanse ediliyor. Veritabanı oluşturulurken, bilimsel verilerle desteklenen akademik sunumlar, basında çıkan haberler, sektörel raporlar ve resmi raporlar inceleniyor.
Ad:  _98129001_gettyimages-81089972.jpg
Gösterim: 105
Boyut:  57.8 KB
Siçuan Bölgesinde Meydana Gelen 12 Mayıs 2008 Tarihli Deprem!
Çin'in Siçuan bölgesinde 2008 yılında meydana gelen 7,9 büyüklüğündeki depremin de, merkez üssünün birkaç kilometre yakınındaki Zipingpu Rezervuarı'nda depolanan ve ağırlığı 320 milyon tonu bulan sudan kaynaklanmış olabileceği iddiası ortaya atılmıştı. HiQuake araştırmacıları, bu derece büyük bir depremin insan kaynaklı olabilme olasılığı bağlamında gereken araştırmaları yaparak ilgili depremin büyük ölçüde doğal tektonik kaynaklı olduğunu, ancak barajdaki suyun özellikle depremi tetiklediğini belirledi.

Kaynak: BBC Bilim / Sismolojik Araştırma Mektupları (4 Ekim 2017)
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

21 Eylül 2018 / P.u.S.u Çevre Bilimleri
13 Mart 2016 / P.u.S.u Çevre Bilimleri
16 Eylül 2017 / Misafir Çevre Bilimleri
13 Mart 2016 / P.u.S.u Çevre Bilimleri