Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 189

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.191.390 Cevap: 8.002
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1881
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
SERENCAM

Sponsorlu Bağlantılar
adak tarlaları, kuzgun siyahı serencam
ya nadasındayız ömrün
ya da soykasıyız bir demin
sır(r)ını çaldık gölün, kırdık aynaları
son görüşümüz oldu yüzlerimizi

bu yüz, bu eller bizim değil
düşlerimiz ayrı düştüğünden beri
falcı kadın yalan söylüyor
kirli sesi, tırnakları, çürük dişleriyle
ürkütüp Lorca’nın sonelerine konan
gözümün bebeği serçeleri

bir mağara açtın içimde
sarkıt dikit tastamam
soğuk soğuk terleyen taş
duvarlarında kavı açılmadık
kuzguni bir aşk / kanıyor
boynundaki doğum lekesi

kırılırken gölde nergis’in sureti
uluyorken ormanda yedi başlı dev
kat sesini sesime, gel
dudağında sahte gülüşleri silen
ıslak bir ıslık / elbisemde
yıllanmış şarap lekesi

öp beni korkularımdan
kuruyorum yeniden saatleri

ONALTIKIRKBEŞ, Aralık Sayısı, 9

arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1882
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Soruyorlar
Cevaplar tatmin etmiyor
Sponsorlu Bağlantılar

Arıyorlar
Bulduklarının ne olduğunu bilmiyor

İstiyorlar
Verilen acı çektiriyor

Artık susuyorum dünya
Kalmadı bende cevap
Anlat derdini
Biliyorsan eğer
Susalım yoksa
Bu kez de sen gölge düşürme
Sessizliğime


özlem yatız

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1883
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Son Hatıram sana



Fazla değer biçmisim sana canım
Fazla değer biçmiş bu yürek
Şimdi sadece
Sadece kızgınlığım öfkem
kendime, yüreğime saf sevgime

Bakmayın şimdi
Senden değil candan geçtim
Ölüm hak ayrılık olmasaydı
Diye haykıran yürek yakan
Yalan sözlere


Şimdi sadece yıkılmışlığıma
Bomboş kalan yarınlara, hayata
Ağlıyorum bu gerçek gör ne olur canım
Bu yazdıklarım mı sana son hatıra

Suna Ay
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1884
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Dilimin ucunda o tatlı sevdân
Gözlerimde beliren buğulu resmin
Kollarımda sen diye sardığım senli anılarım var
Issız gecelerin sınırsız yalnızlığında
Sensizliğin buz kesen ayazlarında
Keder sisi çökmüş günün sabahında
Bir mum alevi gibi titreyen öksüz kalbim var
Bu renkleri solmuş, hüzünlere batmış manzarada
senin sam yeli sıcaklığını arayan bir ben var yâr


timur ilikan
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1885
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bir Masal



Sen bir çiçek olsaydın sevda çöllerinde
ömrümce yaş dökerdim kurumayasın diye
seni yalnız güneşin aklığı
güllerin sıcaklığı ile beslerdim
ve mehtabın büyüsü ile süslerdim yapraklarını
her sabah kızıllığında koklamak için

sen bir defter olsaydın, ben kalem olurdum
seni yazardım şiirlere, romanlara,
dağlara, bulutlara, rüzgarlara
elimin ulaştığı, gözümün gördüğü heryere seni yazardım
dillere destan, yüreklere mühür kazardım
seninle yaşamak, seninle yaşlanmak için

sen bir ceren olsaydın avcıların önünde
sevgimi siper ederdim vurulmayasın diye
yaralarını rüzgarın diliyle okşar
güllerin eliyle sarardım
ve seni dağların moruyla gizler
pınarların diliyle seslerdim
kem gözlerden, katı yüreklerden saklamak için

ben bir çoban olsaydım sürüler peşinde
kalbimde taşırdım seni yorulmayasın diye
ve kavalını rüzgarın nefesi ile üfler
çağlayanların sesiyle dinlerdim
her gece ayışığında duygularını okşamak için

sen bir kardelen olsaydın dağların eteklerinde
ben yaprak olurdum rüzgarda titreyen
bir rüzgar olurdum dağlara esen
dört bir yana kokularını saçar dururdum

sen bir dal olsaydın, ben toprak olurdum
sen bir göl olsaydın, ben ırmak olurdum
kalbine akardım gece gündüz
senden uzak kaldığımda ağlar dururdum

sen güneş olsaydın, ben dünya olurdum
dönerdim ekseninde durmadan
her sabah, her akşam yeniden buluşmak için

ve saçlarını gökyüzünün mavisi ile yıkardım
her dem güzelliğinden sarhoş olmak için


Nuri CAN
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1886
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Al götür yüreğim götür beni
Ala dağların doruğuna yatır beni,
Bedenim alevlerin yeri

Al götür yüreğim götür beni,
Kartal kanadına yatır beni,
Yer yüzü mahşer yeri.

Al götür yüreğin karlı ormana,
İnler içimde özümün sesi.
Gözlerime iner ağının perdesi.

Götür ki beni dalgaların kucağına
Ak köpüklere sarayım kederi
Dindireyim artık bu inlemeleri.





Fatma Güven
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1887
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
GAMZELİ ŞİİR





1

Zıbınına bir nazarlık gibi takılı düşlerini ,
Günahlarını ve ay çukuru gamzesini ,
- para üstü bırakır gibi -
masada bıraktı kadın .
Peşinden sürükleyip bulutları , yürüyüp gitti .
Yağmurlara gebe gökyüzünde , bıraktığı tadın ,
farkına varmaksızın ..

2

Bir martının beyazı eridi rakının buzunda ,
ve geri kaldı zaman ..
Gamzelerinden kanayan
bir gece daha örtüldü , gecenin üstüne ,
yüreksiz bakınca anlaşılmayan ..

3

Gamzene ve sana yazılacak , iki borç şiirdi istediğin ..
İki şiir demeseydin ,
Kaç şiir yazılırdı , kim bilir .?
Kabahat senin ..



Orhun BASAT
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1888
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Hasret,



Her akşam yollarını beklerken,
Meğer seni içimde ölüm almış.
Bir dirhem soluk kaldı yüreğim.
Sensiz sokaklarda her gün batımı,
Ölümle sen arasında kaldım.
Gözlerini özledim, seni özledim.
Beni ölesiye sevmeni istedim.
Zaman yüreğime gömülürken,
Sen apansız infilak edersin.
Sensiz kaç geceyi uykusuz geçirdim.
Kaç kez hıçkırıklara boğuldum.
Acımadı gözlerime bitkinliğim.
Gülümsemeler bencilce bakıyordu,
Sevgin içimde ufalmış,küçülmüş,
Elimde kum gibi kalmıştı.
Hatırlarsın arşınladığımız yolları,
Düşündükçe o anlarımızı,
Kalbim yerinden çıkacak gibi.
Herkes bana omuz silkiyordu.
Özlemine itiyorlardı hasret.
Bi çare hep hayalini kurdum.
Belki de sevmenin başka türlüsü yok.
Belki de böyle bir sevgi yok.
Tadını çıkaramadım kaybolan özlemin.
Sen kıskançlıklarımın uzantısıydın.
Sen hesaplaşmalarımda süren,
Sancılı bir aşkın ilk mucizesiydin.
İnan vazgeçmek kolay değil.
Seni benden çalan akşamları,
Bir düşünsene çıldırdığım geceleri,
Er geç,
Anlayacaksın seni sevdiğimi,
Ben artık sevginin sonuncusuyum.
Hasret,
Doyasıya vur öldür beni.


ismail eroğlu
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1889
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
GÜNYENİĞİ

recmi gül, örtüsü tül akşamda
bir çift petunya
susuyor gözlerimin ormanında
-bir intizar gibi-

birbirine yakın, birbirinden uzak
incecik bir koku salarak
gamzelerinden

nerdeyse eğer
güzyeniği boynunu kuğu

sıyırır alevden eteğini gün
vurur cana yangını
-telli pullu bir gelin gibi
gerdek yatağında, sereserpe-

nerdeyse çıkar yıldızlar
cömert ve dingin ay
döküp yakamozlarını suya

sana alnı akıtma bir tay yolladım
yelesinde turkuaz bir türkü
damıtıp imbiğinden
kapıdaki hanımelinin

bu gece melekler erkenci
bu gece erganun ve erguvan
demlen sevdiğim

küskünlük boynuma yazgı
işte son dizeyi yazıyor gül/gün
-armadası tunçtan-

ben deva bulmam
dönmeden son sürgün


Anafilya, Sayı: 61
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
8 Mart 2007       Mesaj #1890
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Uçurumun kenarında değilken bile
Ölümü umardın tanrıdan
Hayat kötü hayat sonlu hayat acı
Teselli değil miydi senin için yaşamak
Kayıp gidenleri tutmak isterken de
Hem hırslıydın hem vazgeçmiş
Söylenecek bir cümlen vardı dinlenmemiş
Düşlerde yaşamayı arzulardın hep
Kanın çekilsin yavaş yavaş
Girsin başka bir bedene
Kaybolurken bir şarabın eşliğinde
Belki bir mum ışığıydın karanlıkta
Ya da güneş tutulurdu aydınlıkta
Kelepçelediler rüyalarını dün gece
Ne bütünleştin bir bedenle
Ne de kavuştun arzuladığın o tene
Bu koku uyandırır seni belki de
Gelir mi ki bir düşle
Ya da rüzgârın ellerinde



selin ekdur

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya