Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 437

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.198.175 Cevap: 8.002
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4361
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce
Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı
Sponsorlu Bağlantılar
Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm
Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı

Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda
Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar
Derinden ses verir içimde bir tel
Sonra, birdenbire kırılır, kopar

Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın
Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü
Durmadan çalınır kulaklarımda
Şarkıların en hüzünlüsü

Seni alıp uzaklara giden otobüs
Benim üzerimden geçer hışımla
Devrilir, bakakalırım ardından
Bir sel gibi akan gözyaşımda...

Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız
Karanlık gitgide en derinlere çeker beni
Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin
Böyle perişan beklerim dönmeni

Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım
Ellerimi koyacak bir yer bulamam
Nereye gitsem, en koyusu acıların
Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam

İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem
Böyle durup durup senden ayrılmak varsa
Orada bir mezar kazılır benim için
Ayrılığın nerede başlarsa. DERYA ASLAN

Dark-Line - avatarı
Dark-Line
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4362
Dark-Line - avatarı
Ziyaretçi
Hani asker ölmez diyorlardı.

Sponsorlu Bağlantılar
Hani asker ağlamaz diyorlardı,
İşte ağlıyor,
Hani asker sevmez diyorlardı yarim aklımdan çıkmıyor,
Hani asker ölmez diyorlardı baksa azrailin elinde ismim yazıyor.

Hani sevenler aylrılmaz diyorlardı,
Baksana bir mektup bile gelmiyor,
Hani asker unutulmaz diyorlardı, soranım bile olmuyor,
Hani asker ölmez diyorlardı,baksana azrailin elinde ismim yazıyor.

Hani asker özlemez diyorlardı,
Baksana gözlerim seni arıyor,
Hani asker sevmez diyorlardı,
Yüreğim kan ağlıyor

Haydar Turan

RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4363
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Ah gül pınarım

Hayatın en yorgun anında

Haşarı saçlarınla

Çocuksu bakışlarınla

Çaldın gönül kapımı.



Ah buğu bakışlım

Renklerin solduğu

Şarkıların sustuğu

Zamanın durduğu

Yerde sen başlıyorsun.



Ah sevdalım

Sen yüreğim kadar yakın

Çocukluğum kadar uzaksın

Lal olmuş dilim

Bunu nasıl anlatsın ?



Gözlerinin ruhuma aktığı

O günden beri,

İçimde sevdanı saklıyorum.

Ve inan sevdiğim inan

Senin olmadığın her yerde üşüyorum !.. FAZIL GÜNEŞ
Dark-Line - avatarı
Dark-Line
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4364
Dark-Line - avatarı
Ziyaretçi
Asker Ocağı

Sabah kalk düzelt yatağını giy üstünü 15 dakikada
Burası ana kucağı değil asker ocağı
Bir saat boyunca mıntıka sonra işdimaya
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Sabah kahvaltısı beş zeytin çay kaşar
Öğle akşam yemekte değişik bir koku var
Pilavları hiç karıştırma içinde taşlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Akşam bot boya birde traş var
Bir yandan soğuk bir yandan rüzgar
Üst değiş saat on deyince herkes yatar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Yağmurda çamurda eğitim yapıyor
Soğuk kış demeden çalışıyor
Çamur içerisinde bıkmadan geziyor
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Mektup bekliyor uzaktaki sevdiklerinden
Nöbet tutarken türkü söylüyor içinden
Yarini özlemiş belli oluyor gözlerinden
Burası ana kucağı değil asker ocağı

550 Gün geçer mi geçer diyorlar
Bu askerlik biter mi biter diyorlar
Sayılı günler çabuk geçer diyorlar
Burası ana kucağı değil asker ocağı

Üşümez donmaz yorulmaz asker
Sevdiğinin hasretiyle yanıyor asker
Gün sayıyor şafak sayıyor asker
Burası ana kucağı değil asker ocağı


Sefer Kurt
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4365
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara TUĞBA EKİZ..
recruit87 - avatarı
recruit87
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4366
recruit87 - avatarı
Ziyaretçi
Geçerdi Hep

Geçerdi hep
Pırıltılı kanunlar
Neves gecelerden
İhtimal buhranlı gecelerdi hep
Yüreğinde yalnızlığın tortusu
Vazoda yaseminler
Ufukta yağmur kuşları
Çözülmez bilmecelerdi hep
Ansızın dalar
Bir yorgunluğa uyanırdın
Güneş çekilmiştir bahçelerden
Lambalar çok erken yanmış
Aldatılmak korkusu
Sık sık bozulan yeminler
Enfarktüs kuşkuları
Sinsi bir kederdi hep
Zaman zaman düşündüğün
Aklına geldikçe güldüğün
Şan şeref ve ün
Beyhude şeylerdi hep

Attilâ İlhan |
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4367
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Sizin için tuttum beş gül getirdim Sevgili,
durup dururken beş kırmızı gül getirdim, kan.
Beş beyaz gül süt, beş sarı gül altın yaprak,
tuttum beş pembe gül getirdim Sevgili, tan.

Başka bir el koparmış onları, benim elim
bunca korkak: Bir dikmeyi bilirim. bir de
dokunmayı: Tepeden tırnağa teniniz yangın
beldem, sizin için beş siyah gül parmaklarım.

kömür. Toprak, temas, sahi bir de ak kağıt,
seçtiğim kelimelerin arasında nedense mağrur,
ilerlerim karda bıraktığım izler birer ağıt,
ayırdım dikenleri: Sizin için bu beş arı gül.

AHMET KARAKAYA
Dark-Line - avatarı
Dark-Line
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4368
Dark-Line - avatarı
Ziyaretçi
Gölgeli Korular

gölgeli korular
kuytuluklarda yapraklar sessiz
ürperti tenimde
doğa fısıldıyor rüzgâr
binbir renkli tabiat
döndürüyor başımı tabiat ana
ölümün karanlığından fışkıran nûr
görmek kalp gözü
ışık kollarını çekiyor
güneş sessizliğinde
kuytular ürkütücü
dallar kocaman dev
kızıl kara gökyüzü
yaprak arası görünen
ümitten yolculuk ümitsizliğe
karabasan
çullanan
korunun karanlığından fışkıran nûr
ölüm
hayatı anlamlı kılan.

Sevinç Koçak
Tiglon - avatarı
Tiglon
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4369
Tiglon - avatarı
Ziyaretçi
Unutamıyorum...

Güzel gözlerine bakmakla olmuyor.
Bazen sözler hiç geliyor.
Dilimin ucundayken söyleyemıyorum.
Seni düşünüyorum, unutuyorum.

Uyku neydi hatırlayamıyorum.
Kendimi senin için unutamıyorum.
Kaldırımlar yatağım oldu.
Yüzünü göremezken yazlar kış oldu.

Bu yaz sıcağında montla donuyorum.
Kendimi dünyada hiç sayıyorum.
Bu şehirde ezılen hep ben oluyorum.
Geçmiyor soğuk kışlar, unutamıyorum.

Dilenmek ağrıma gitmese yapardım.
Hırsızlık günah olmasa yapardım.
Yıllar beni almasa belki ağlardım.
Bırakamıyorum hayatı, unutamıyorum.

Ben hiç sevilmedim, hep sevdim.
Yine ben unutulup gittim.
Kardeşim dediklerim sırtımdan vurdu.
Saçlarımdakı aklar sımsıyah görünüyor, unutamıyorum.

Her akşam 1 faça çekerdim.
Kendimi ziyan ederdim.
Orhan baba açar, içerdim.
Benim gibi çilekeşin yaşaması ziyan.

1 şarap şişesine ruh oldum.
Kendimi ateşlerin içinde buldum.
Gözlerimden akan kan oldu.
Acıdan değil, seni unutamıyorum.
PcKoPaT34 - avatarı
PcKoPaT34
Ziyaretçi
27 Temmuz 2007       Mesaj #4370
PcKoPaT34 - avatarı
Ziyaretçi
gzl olmusss sülo kankaaMsn GrinMsn Grin

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya