Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 768

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.187.311 Cevap: 8.002
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
10 Temmuz 2009       Mesaj #7671
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
BEKLEDIM

Sponsorlu Bağlantılar

Saymadim hasretinle bu kacinci yilbasi

Bir ihtimal de olsa doner diye bekledim

Ne bir demet karanfil ne bir damla gozyasi

Bir hal hatir sormayi dener diye bekledim

Su kista kiyamette omrume dusen karda

Bir dostuma ugrayip ahvalimi sorar da

Belki de bir merhamet duyar da

Yenilmez gururunu yener diye bekledim

Bir yanda gozlerimde ebediyet uykusu

Bir yanda seni son kez gorememek korkusu

O guzel ellerinden icersem bir damla su

Butun izdiraplarim diner diye bekledim

Perdesiz pencereme safakla soktugun an

Gelipte basucumda boynunu buktugun an

Pinar dudaklarindan ismimi doktugun an

Icimdeki yanardag soner diye bekledim

Ne sıkmaga gucum var versen bile elini

Ne sarmaga mecalim var o incecik belini

Alnimda hayal edip o minicik mendilini

Gul kokusu tenime diner diye bekledim

Dudaklarimda tekbir ellerim goge acik

Sen diye irkilirim ses duysam en ufacik

O mavi gozlerini bir daha son defacik

Dunya gozuyle gormek huner diye bekledim...

alıntı.
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
10 Temmuz 2009       Mesaj #7672
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Sancısı hissedilmemiş bir doğuş,
Farkettirmeden usul usul geliş…
Sponsorlu Bağlantılar

Dudak kıpırdayışlarındaki giz,
Sesi çığlıklaştıran bir tiz.
Ritimle dans eden,
Notalardaki biz.

Kaç adım koşar,
Kavuşabilmek için damarlarımdaki kan?
Kaç kana kavuşur,
Yüreğimde atarken can?

Kal gitme…
Farkındayım,
Hissettiğim doğuşu sancılı bir gidiş…

(15.03.2009)
M. Mehtap Türk

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Temmuz 2009       Mesaj #7673
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Suskunum Sana

Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte kavrulan bir kum tanesi
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece
Yağmura suskun yaşamaya suskun
Haykırabilsem
Belki bir nehir köpürebilir sesimde
Silinebilir kuraklığın bütün izleri
Upuzun çöller vadileşebilir içimde

Hangi güzelliği özlesem suskunum sana
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun
Özlüyorum seni masmavi
Koşuyorum sana bembeyaz
Ve kahroluyorum bir anda kapkara
Ah oluyorum
Of oluyorum
Ve susuyorum
Oysa haykırabilsem
Işık yumağı bir pınar olur soluğum

Hangi türküye uzansam suskunum sana
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun
Tut ki vurulmuşum
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum
Bir saçlarının rüzgarına
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum
Hangi dalga silebilir beni senden
Hangi kasırga koparabilir
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum
Coşkuların her şahlanışında
Sana deprem deprem susmuşum
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum

Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası
Sözlerinde baskı yasası yeter
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana
Zafer sabahlarında gece kadar
Bayram sabahlarında yas kadar suskun
Böyle güzelliklere de
Böyle suskunluklara da lanet olsun
Al bu suskunluğumu al artık
Al ki
Bütün gürültüler kahrolsun

Adnan YÜCEL
reyan - avatarı
reyan
Ziyaretçi
11 Temmuz 2009       Mesaj #7674
reyan - avatarı
Ziyaretçi
HÜZÜN

Hüzün gülümseyişlerimde sevdadır dokunamadığım!
Bakamamaktır gözlerine sevgilinin,
Duymamaktır toprağın sesini,
Bilememektir belkide hüzün,bilinsede her şey!
Hüzün evimizin çatlak duvarından içeriye giren üşümektir!

Hüzün hiç bir zaman hiç kimseye anlatamadığımdır,
Yüregini ortaya koymaktır benim ülkemde hüzün
Bulut bulut dolaşıp kaybolmaktır birden bire gölgesiz!

Hüzün üşümektir temmuzunda güneşe inat!
Deniz olsanda ıslanamamaktır,
Özgür olsanda koşamamaktır,
Dalgasız kalmaktır limanı olmayan günlere!

Hüzün Özgür olmaktır bazen
Olamamaktır birde,
Olmamış gibi çaresizliktir
Nerde diye sormaktır hüzün!

Dilsiz olmaktır belkide hüzün
İzlemektir kör olsanda gideni ardından!
Hüzün Özgür gülümsemelerin en güzel rengine bakıp
Siyah beyaz kalmaktır!

Hüzün dudaklarındaki ter damlasına dokunamamaktır!
Yüregi yanmak,kül olmaktır hüzün,
Külünden yine yangınlara koşmaktır!
Uzun bir yolun sonundaki yolsuzlukla karşılaşmaktır belkide Hüzün
Kocaman bir boşluğa sarılmaktır!

Susmaktır Hüzün çığlık çığlığa!

S u s t u n!

S u s t u m!

S U S T U K!

Deniz Ekrem
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
13 Temmuz 2009       Mesaj #7675
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi
33 KURŞUN

Vurun ulan vurun
Ben kolay ölmem
Ocakta küllenmiş közüm karnımda sözüm var
Halden bilene
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Ömrüne doyamamış üç dağ parçası üç nazlı selvi
Burçlardan tepelerden minarelerden
Kirve hısım aşiret çocukları
Fransız kurşununa karşı koyanda
Bıyıkları yeni terlemiş daha benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı hafif iyi süvari
Vurun gardaş demiş vurun namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını
Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun
Vurulmuşum düşüm gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara
Kirvem hallarına aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil bu
Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki
Ölüm buyruğunu uyguladılar
Mavi dağ dumanını ve uyur uyanık seher yelini kanlara buladılar
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul usul yoklayıp aradılar didik didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı tespihimi tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı acemelinden
Vurulmuşum dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında yatarım kanlı upuzun
Kirvem hallarına aynı böyle yaz rivayet sanılır belki
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil bu
Dom dom kurşunu paramparça ağzındaki
Paramparça ağzındaki

Ahmet Arif
Daisy-BT - avatarı
Daisy-BT
Ziyaretçi
13 Temmuz 2009       Mesaj #7676
Daisy-BT - avatarı
Ziyaretçi
Serseri

Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.

Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı;
Halime ben bile hayret ederim.

Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim...


Necif Fazıl KISAKÜREK
reyan - avatarı
reyan
Ziyaretçi
14 Temmuz 2009       Mesaj #7677
reyan - avatarı
Ziyaretçi
GEL TUT ELLERİMİ

Gönül takvimimi durdurdum
Saatlerde çalışmıyor dondurdum
Sen gelene kadar hayat ilerlemeyecek
Bilmiyorum bu ne kadar devam edecek

Yerini doldurmak mümkün değil
Kalbim sana akıyor, sanki zebil
Bu beden her şeye katlanıyor
Ama sensizlik beni öldürüyor

Kısacık adın düşmüyor dilimden
Geleceğim demiştin ya giderken
Elim nabzımda sürekli
Her atışta seni çağırıyor sanki

Kaderim bana yine oyun oynadı
Bilmiyorum kimler seni benden aldı
Söyle şimdi gittin mi bensiz
Her yerde hatıralar ve yapayalnız

Neden anlamadın seni sevdiğimi
Sen içimde dolanırken bil ki
Kimse mutlu edemez beni
Hadi gel tut ellerimi kurtar bu sevgiyi


Nuran Üçer
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
14 Temmuz 2009       Mesaj #7678
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
HERKEZ GİBİSİM
HERKES GİBİ

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin

alıntı
reyan - avatarı
reyan
Ziyaretçi
15 Temmuz 2009       Mesaj #7679
reyan - avatarı
Ziyaretçi
Yaşam Hakkı


En son ne zaman
günesin doğuşunu görmek için sabahı bekledin?
kimin ne diyeceğine aldırmadan
güneşin ilk ışıklarıyla dans ettin.
en son ne zaman
yağmur altında sırılsıklam ıslanmak için yürüdün.
yağmur sonrası kokan toprağı
en son ne zaman kokladın.
gök kuşağını seyrederek
çıplak ayakla en son ne zaman toprağa bastın.
en son ne zaman
bir çocuğun kahkahalarına eşlik ederek
başının üstünde döndürdün.
en son ne zaman
birine yüksek sesle seni seviyorum dedin.
en son ne zaman
gözlerinden yaş gelinceye kadar güldün.
en son ne zaman
ıslıkla şarkı söyledin.
en son ne zaman
sırt üstü uzanıp yıldızları seyrrettin.
sahi sen en son ne zaman
kendine yaşam hakkı tanıdın?


Suray Ekinci

(hiçbizaman)
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
15 Temmuz 2009       Mesaj #7680
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
Hüzün


Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiğ gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. Uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. Öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona

alıntı

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya