Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 479

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.198.849 Cevap: 8.002
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4781
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Deniz Gözlüm Benim
İlk değilsen bile
Sponsorlu Bağlantılar
Son aşkım olup kal
Senden öncesini
Yaşamadım sayarım
Böyle bir aşka ömür vermeye değer
Dillenir de nazara gelir diye korkarım

Deniz gözlüm benim
Senin için hazırım
Eğer ölüm gerekse
Ölmeye giderim
Yemin olsun seninim çocuklar gibi şenim
Deniz gözlerinde hayat bulur gözlerim
Yüreğim acır inan senden uzak kalmasın
O deniz gözler benim başkası hiç bakmasın

Son arzum nedir diye
Gelip te bir sorsalar
Haykırış olur sesim
Sen yine sen der
Canım seni özler, seni diler, ister
Beni bırakma ele ateşlerim söner

ilkay akkaya

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4782
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
at1ga2
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4783
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sen Sorumlusun


gözlerimin yüzünü aramasından
beynimin hayallerle dolmasından
kalbimin hızla çarpmasından
sen sorumlusun

geceleri uyuyamamamdan
yazamamamdan , okuyamamamdan
her kadında seni aldatmamdan
sen sorumlusun
Dark-Line - avatarı
Dark-Line
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4784
Dark-Line - avatarı
Ziyaretçi
Yıkılsa da hayalleri bir mavzer sesin de

Uçar füzeler Filistin'li çocukların üstünde,
Yıkılsa da çocukca hayalleri, bir mavzer sesinde,
Patlar bombalar, kücük bedenlerinde,
Bir gece vakti, tank sesleriyle...

Doğmaz güneş karanlık gecelerine,
Düşesi uçaklar saldırır her gece,
Barut kokar minik bedenlerinde,
Yıkılsa da hayalleri bir mavzer sesinde.

Çocuklar ölüyor,barış bunun neresinde,
Elin de taşla karşı koyarlar bilmedikleri bir güce,
Hiç görmedikleri bir oyuncağı hayal etselerde,
Yıkılır hayalleri bir mavzer sesin de! ..

Haydar Turan
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4785
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
GözLerimin içine baktı ve dedi; "AsırLık senin yaLnızLıqın.."


Kalakaldım...
AsırLıkmış yaLnızLıqım!...

'AsırLarca sürecekmiş' öyle dedi..
'Ama ben bunu haketmedim' dedim..
Korktu, dinLemedi..
'HakLıLıqım qün yüzüne çıkarsa, yaLnızLıqa Leke sürüLürmüş'..
ÖyLe dedi, dinLemedi..

Oysa suçum yoktu benim..
Aşkı öLdürmedim, sevdayı kirLetmedim..
Terketmedim aşkı, o beni terkedene kadar...


ÖyLeyse suçum neydi benim?? Neden ezeLden beri boş koLLarım.. Ve bakışLarım, neden birine öLesiye bakamıyor.. Can neden kurban oLamıyor, yoLunda öLemiyor bir başkasının..



Suçum..
AsırLar öncesindeymiş.. Kimsenin hatta yaLnızLıqın biLe hatırLamadıqı kadar eskiLerde.. Ve cezam yaLınLıkmış..
YaLın bi sevda biLe yaşayamamakmış..
Kısacası "yaLnızLık.."



Suçumu bana hüküm verenLer biLe hatırLamıyor şimdi..
'Ne zaman bitecek bu yaLnızLık?' diyorum..
ALdıqım cevap "Ne zaman başLadıqını unuttuk.. HatırLayamıyoruz ki.." oLuyor...



BiLiyorLar hakLıLıqımı.. AsırLık yaLnızLıkLar haketmedim BEN biLiyorLar..
Ama dinLemiyorLar..
'HakLıLıqım qün yüzüne çıkarsa aşkın adaLetine Leke sürüLürmüş'.. ÖyLe
diyorLar..
DinLemiyorLar..



Ve dava açtım tüm hak ediLmeyen yaLnızLıkLara..!
Davacıyım aşkın bu kafasına qöre işLeyen adaLetinden..
Bu hiç hakkı oLmadan can yakan suretinden.. Kişiye qöre muameLe etmesinden ve daha nice beterLiqinden davacıyım..
Kazanacaqım bu davayı...
Atacaqım sırtımdan Leke sürüLecek yaLnızLıqı..


Dünyayı dize qetirecek kanıtım...


Kanıtım: "AsırLık yaLnızLıqım..!"
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4786
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Umudun Menzili

Kül rengi geceler göz kapaklarında;
Zamansızlık ile yersizliğe yanar.
Sözler mahzundur titrek dudaklarında;
İfadeler hep manasızlığa yanar.
Yarım kalmış hayaller başaklarında
Beklersin; güneş doğmaz, yağmur geç yağar.

Kavuşmanın ninnisi kulaklarında
Umutsuzluk hırçın, ufukları sarar.
Derman var sanırsın da ayaklarında
Yollar uzun, çileli, menzile kadar...
Öfkem dinmez bu şehrin sokaklarında,
Gönül sessiz; yine de bir umut arar....

Hasan Gezer
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4787
Misafir - avatarı
Ziyaretçi


Yaşayabilme İhtimali

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
Yılmaz Erdoğan
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
25 Ağustos 2007       Mesaj #4788
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Aşkı Özlemek...


Bir insanı sevmek, ama sadece duygularla sevmek...


Öylesine seviyorsun ki, onu gördüğünde kalbin yerinden fırlıyor,
sesini duyduğunda vücudunun kimyası değişiyor adeta.

Öylesine hayran oluyorsun ki, bir sürü hatasını görmüyorsun,
artık tüm zaafların seni yönetmeye başlıyor.

Öylesine saygı duyuyorsun ki, kendini hiç düşünmüyorsun,
sadece onun seni düşündüğü kadarıyla yaşıyorsun kendi hayatını.

Öylesine verici oluyorsun ki, artık almayı bile unutuyorsun nerdeyse,
sanki sürekli sen vermek zorundasın.

Öylesine direnç kazanıyor ki vücudun, hastalanmıyorsun bile,
hastalıkların varlığından sadece onunkilerle haberdar oluyorsun.

Öylesine mutlu hissediyorsun ki kendini, hiçbir olumsuzluk
seni yıldıramıyor, sanki hep mutlu olmak zorundasın.

Öylesine benimsiyorsun ki onu, yanında değilken gözlerin hep onu arıyor,
işte belki de tatlı bir hüzün duyduğun anlar bunlar.

Öylesine bütünleşiyorsun ki onunla, her sevişme bir maraton gibi,
bitmese, bitmiyor, bitmeyecek...

Ancak bir gün geliyor ve sanki kendi varlığını hissediyorsun.

Çünkü yorgun olduğunun farkına varıyorsun.

Çünkü yapmış olduğun hatalar geri tepmeye başlıyor.

Çünkü onun seni sadece kendi ihtiyaç duyduğunda
düşündüğünü görüyorsun.

Çünkü aslında sen verdikçe bir şeyler alabilmiş olduğunu fark ediyorsun.

Çünkü hastalanmaya başlıyorsun, ama bunu bile yalnız yaşıyorsun.

Çünkü mutluluğun nasıl bir şey olduğunu düşünmek bile acı veriyor.

Çünkü artık birbirinize dokunmaktan kaçınarak oturuyorsunuz,
yürüyorsunuz, yatıyorsunuz.

Çünkü en son ne zaman seviştiğinizi bile hatırlayamıyorsun.
Ve anlıyorsun ki, doğru sandığın kişi aslında yanlışmış,
sen aşka aşık olduğun için kendini aldatmışsın!

Kahrediyorsun, kendini bu kadar aldatmaya ne hakkın vardı diye.
Yaşamakla yaşamamak arasında gidip geliyorsun bir süre...
Son çırpınmalar sürüyor karşılıklı, sen aşkı tükettin,
oysa asıl o senin güvenini!

Ve ayrılık zamanı, her şey mekanik; kutular taşınıyor, camlar çıplak;
el sıkışarak vedalaşıyorsun...

Kendi yalnızlığının tadını çıkarmaya çalışıyorsun,
kendin için yaşamayı öğreniyorsun.
Bütün kötü anıları gömmeye başlıyorsun,
hatta nefret etmeyi bile beceremiyorsun.
Ama bir gün bakıyorsun, içinde büyük bir boşluk var.
Rahatlamışsın, mutlu olabileceğini fark ediyorsun yine


ibrahım kara
Samenta - avatarı
Samenta
Ziyaretçi
26 Ağustos 2007       Mesaj #4789
Samenta - avatarı
Ziyaretçi
ömrüm oy


Kalabalık kentler ürkütür yüreğimi

uğultular doldurur beynimi yürüdükçe

tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara

kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi ki,

hep aynı yerimi burkan



bu yüzü kirli şehirde

kimse kimseyi sevmiyor

bilmiyor avuçları kar çiçeği kokan

bir çocuğun saçlarına dokunmayı

şiirler okumayı bir alacaşafağa



kaç kez uçuruma ittiysem yüreğimi

bir çift göz gördüm deltalarda

yalvaran bir ses

kırıldı içimde yıllarca gizlediğim ayna

kalbime batıyor şimdi kırıkları

nehirler boyu kanıyorum

ateşler boyu yanıyorum

alın götürün beni buralardan allah aşkına

dayanamıyorum



nereye baksam denizi duman

neye dokunsam ah

hüznün acıyla öpüştüğü bir kıyıda kaldım

yok gidemem başka bir liman

anla

al bu acıları koy bir yana



kör bir sevdanın imgeminde

bir yanı Mecnun’dur çöllerimin bir yanı Leyla

bir yanı Yusuf’tur zindanımın bir yanı Züleyha

şimdi yorgunum her akşam yollara bakıp ah çekmekten



nereye baksam güz bahçeleri

nereye gitsem üstüme devrilir gök

kime nasıl anlatırım sancılarımı, kim anlar beni

hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüreğim

kimsem de kalmadı artık halime ağlayacak

böyle boynu bükük duruşum ondan

ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın

ömrüm vay





şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda

yıldız ışıltıları

uzanıpda tutamıyorum

hüznün en karanlık sularında boğuldu sevinçlerim



unutulmuş bir sokak ortasında

düş denizlerine bırakıyorum soluğumu

ellerim üşüyor, yüreğim, gözlerim üşüyor

kimseler bölüşmüyor sevinçlerini

uzak bir kıyıda kalıyor hayallerim

bütün iskeleler yıkılıyor

bütün iskeleler yıkılıyor

hiç bir gemi almıyor beni

bir damla gözyaşı olup akıyor yüreğim avuçlarıma

yüreğim deliboran, yüreğim delipoyraz, yüreğim kan



hasret ki, kızıl alev bir güldür

koparıp göğsümden ateşlere atıyorum

hiç kimse çekip almıyor

hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde

kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüreğim

yüreğim alev topu

yüreğim kanrevan

yüreğim nar

yüreğim vayyy



tutunduğum dal kırık

sokulduğum kucak çiçek açmıyor

aldırmıyor çığlıklarıma sevdasına yandığım hayat

acının ve ateşin burgacında

ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm



nasıl katlanacaksa kalbim bunca ağrıya

ömrüm oy

ömrüm oy

ömrüm oy

Nuri Can
*TeoDora* - avatarı
*TeoDora*
Ziyaretçi
26 Ağustos 2007       Mesaj #4790
*TeoDora* - avatarı
Ziyaretçi
ÖLÜME EĞİLMEK

Uyumaya degil
Rüyalarıma gidiyorum
Orada yasayacagım istegimce
Uyanıkken hic yasayamadigim

Hepsi de gencti güzeldi
Sevdim sevildim diye aldanarak
Son gordugum onlar olacak
Bunca yildir sevgiye dayanamadıgım

Olume degil
Sonsuzluga gidiyorum
Orda dinlenecegim gonlumce
Yasarken hic mi hic dinlenemedigim

Kalemim yine elimde
Kagıtlarım da onumde
Son uykusunda dusecek basım
Sagligimda hic egmedigim

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya