Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 566

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.200.323 Cevap: 8.002
LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5651
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Yağmur sesiyle uyandım bu sabah
Tane tane yağıyordu hiç durmadan
Sponsorlu Bağlantılar
Gördüğüm her damla
Seni hatırlatıyor bana.

Bıkmadan seyrettim damlaları
Gözümde canlandı anılar
Seni ne kadar çok sevdiğimi
Bana anlatmaya çalıştılar.

Yağmaya devam etti yağmur
İnadına, hızlanarak, çoğalarak
Sana olan sevgimin sesini
Yine de duyurumadı bana.

Eşit değildi bence,
Yağmur damlaları ile aşkımın ateşi
Söndüremedi taneler
İçimde alev alev yanan sevgimi.


ERDAL BAŞ
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5652
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Üç Beş Nöbeti

Sponsorlu Bağlantılar
Nicedir bir ses gelir
Derin uyku ânı gecelerde,
Uyanıp da ölüm uykusundan
İçime hapsettiğim seni bulurum
Uzanmışsın gibi yanıma.
Üç beş nöbeti tutarız
Karanlık sessizliğinde gecenin.
Eşlik eder
Sessiz konuşmalarımıza,
Sensiz sevişmeler.
Sonrası giderken yine
İçimin derinliğine sen,
Sıcak nefesin kalır
Yastığımın ucunda esen.

Mersin - 30.01.2006
Mustafa Fahlioğulları

Demir YumruK - avatarı
Demir YumruK
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5653
Demir YumruK - avatarı
Ziyaretçi
Kahraman Aşık

Ben bir kahraman olsam
Bütün kötülükleri durdurup
Sevgiyi aşılasam dünyaya
Ben bir kahraman olsam
Dünyayı çalıp
Sersem önüne
Ben bir kahraman olsam
Venüs’te kimmiş yanında deyip
Yerle bir edip savursam gökyüzüne
Ben bir kahraman olsam
Yüreğin karanlığa
Gömülmesin diye
Güneşi hep aynı noktada tutsam
Ben bir kahramanım
Seni seven ve sana hep değer veren
Ben bir kahramanım
Aman ha duymasın düşmanlarım en zayıf noktamı
Aman ha duyulmasın sana karşı çaresizliğim
Sana karşı çaresizim ama
Yinede bitmek tükenmek bilmeyen bir aşk ile bağlıyım sana...

Bak ben bir kahramanım artık
O korkusuz, güçlü, kudretli
Kahraman
Yanında
Süt dökmüş kedi misali
Suskun, çaresiz e yapayalnız
Ben bir kahramanım artık
Neye yarar
Ölümü, çaresizliği, kaderi
Yenemedikten sonra
Ben bir kahramanım
Neye yarar
Seni geri getiremedikten sonra...

Bilal İzgi
asos - avatarı
asos
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5654
asos - avatarı
Ziyaretçi
ben sana mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.



Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur?

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum, sen yoksun!



Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Birkaç hayat çıkarır yaşamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu



Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor

Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum, sen yoksun!



Belki Haziranda mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin

Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.



Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin...

atilla ilhan
LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5655
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Usul usul yağan yağmurlarda tutabilmek ellerini,
Ve ağlayabilmek hiç utanmadan
Seni kaybederken bir kez daha boş vermek
Her şeyi arayabilmek seni kaybederken.

Bir musikinin ahengi arasına yerleştirmek seni
Ve her bir musiki sesinde yeniden duyabilmek
Hissedebilmek sıcak bakışlarını gitmeden önce
Bir de bulabilmek seni bütün sevgilerin arasında
Gidişin bir balyoz gibi inse de beyne
Geride kalan seni yaşamak ve sana doya doya
Sarılmak hiç usanmadan

Garip bir çocuğun yüreğinden almak sevgiyi
Ve sana kocaman bir yürek sunmak kaybolurken
Aydınlık bir gelecekte gözlerini yeniden
Çekebilmek karanlık bir dünyada orada
Aydınlanmak karanlık gözlerinden
Sonra ölmek bu yaşanmayacak dünyada
Seni bir hayalin ötesinde unutmakla

Sonra yeniden yaşayabilmek bir yağmurda
Bulabilmek yaşlı gözlerle gülen gözlerini
Bir daha çılgınca dolaşmak, bir daha istemek
Bu koca kentten sevgiye dönük yüzünü
Hasretle duyabilmek sen uzaklardayken
Mutluluk saçan gülücüklerini
Sonra bir daha sarılmak bu anlamsız hayata
Seni yaşamak için

ADEM KUTLUATA
asos - avatarı
asos
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5656
asos - avatarı
Ziyaretçi
çanakkale şehitlerine

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar...

O, rûkü olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Vurulmuş temiz alnından uzanmış yatıyor;

Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...

Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitab...

Seni ancak ebediyyetler eder istiab.

"Bu, taşındır" diyerek Kabe'yi diksem başına;

Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,

Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;

Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...

Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,

Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...

Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki; a'sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,

Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber

mehmet akif ersoy

BAYRAK

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !

ARİF NİHAT ASYA
Son düzenleyen asos; 14 Şubat 2008 17:12 Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5657
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Gitara sığınmayı özledim
İstanbul?u ,seni seven beni
Birde adressizce çırpınan
Narin,
Kimliksiz kalmış seni?
Sen ki bir zaman özelimdin?.

Hangi haksızlık ki ,lafımızı söylemez
Ben gerçeğine kaçıyorum , akıl hapishanemden,
Var sandığım yüreğime
Sen soğuğu içime işleyen
Demirlerin gerisinde?.
Sıkışmışsın beynine,

Nedir bu, neden gözlerim doluyor geçmişe
Sen düşünce sessizliğime,
Ağlamak düşüyor, yağmurlu ellerime
Özlüyorum seni,ne etsem nafile?.. SAADET ÜNAL

asos - avatarı
asos
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5658
asos - avatarı
Ziyaretçi
OTUZ BEŞ YAŞ Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.


Dante gibi ortasındayız ömrün.


Delikanlı çağımızdaki cevher,


Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,




Gözünün yaşına bakmadan gider.


Şakaklarıma kar mı yağdı ne?


Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?


Ya gözler altındaki mor halkalar?




Neden böyle düşman görünüyorsunuz;


Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?


Zamanla nasıl değişiyor insan!


Hangi resmime baksam ben değilim:




Nerde o günler, o şevk, o heyecan?


Bu güler yüzlü adam ben değilim


Yalandır kaygısız olduğum yalan.


Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;




Hatırası bile yabancı gelir.


Hayata beraber başladığımız


Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;


Gittikçe artıyor yalnızlığımız




Gökyüzünün başka rengi de varmış!


Geç farkettim taşın sert olduğunu.


Su insanı boğar, ateş yakarmış!


Her doğan günün bir dert olduğunu,




İnsan bu yaşa gelince anlarmış.


Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!


Her yıl biraz daha benimsediğim.


Ne dönüp duruyor havada kuşlar?




Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?


Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.


N'eylesin ölüm herkesin başında.


Uyudun uyanamadın olacak




Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?


Bir namazlık saltanatın olacak.


Taht misali o musalla tasında.




Cahit Sıtkı Tarancı

LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5659
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Zaman duruyordu sanki,
zaman genişliyordu da genişliyordu...
Senli saatler gelmiyordu.
Önceleri anlam veremiyordum
ismini her anışımda
içimdeki yangına...
Buhar gibiydin;yakıyordun ama yoktun...
Bu yakışların arttı içimde,
yoğunlaşırken içimde bulut oldu
sevgin,kapladı tüm düşüncelerimi.
Seninle dolu her yanım,
artık düşmek istiyordu
senle ait olduğu yere...
Büyüdü yasaklığın yamacımda, büyüdükçe...
Umudu,sevgiyi,özlemi büyüttü
içinde habersizce.
Gözlerimizde sakladık
yağmur sonrası aşkımızın kokusunu..
Yağmak istiyordu aşkım gözlerine ve yağdı...
Yağmur oldu,SEN oldu yağdı...
Sinemizde yeşerdi aşkımız en yasak bölgelerde...
Şimdi sen benim KARDELENİM oldun
kimseye göstermediğim,
gülüşünle baktın gözlerimin içine......
BAŞAK YILMAZ
LaDymm - avatarı
LaDymm
Ziyaretçi
14 Şubat 2008       Mesaj #5660
LaDymm - avatarı
Ziyaretçi
Bahar her mevsim
Gözlerinde
Gözlerin hermevsim
Bahargibi açar kalbinde

Hangi yesil bakis
Seni alan bu maviliklere
Kuslar gibi bakislarin
Günesin kalbinde

günes gibi parlayan hangi gözlerdi
sen yakmakai kuslarin canini
günes açsin her sabah onlarla
sen sevki kirmizi goncayi

güneste seni sevsin
duyki martilarin sesini
denizde sahillerde seni beklesin
gelki vadilerin ardina

bulutlar hep senle gelsin
sus ki hiç konusma
bülbüller hep seni sevsin
sen gelki oda, sana kossun

sen onu sevki oda, seni sevsin
su dan topraktan, var olmus
mavi gözlerin...

ALKAN ALTINSOY

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya