Arama

Medya Haber - Sayfa 186

Güncelleme: 13 Ekim 2017 Gösterim: 570.608 Cevap: 1.864
muronoloji - avatarı
muronoloji
Ziyaretçi
24 Ocak 2014       Mesaj #1851
muronoloji - avatarı
Ziyaretçi
Pakistanlı bir politikacının evinde 3’ü çocuk 2’si kadın olmak üzere toplam 7 kişinin zincirlerle bağlandığı bir zindan bulunduğu ortaya çıktı.

Sponsorlu Bağlantılar
Pakistan polisinin yaptığı açıklamada, adının Abdul Rehman Khetran olduğu belirtilen politikacının Belucistan  Politikacinin evinde zindan ciktieyaletindeki evine, şahsına ait olduğu tespit edilen korumalarının bir kontrol noktasındaki polis memurlarına saldırarak silahlarını çalmaları sonucu baskın yapıldığı ifade edildi. Evde yapılan araştırmalar sırasında bir zindan bulunduğu ve kötü muameleye maruz kalmış 3’ü çocuk ve 2’si kadın olmak üzere 7 kişinin zincirlerle bağlı olduğunun görüldüğü bildirildi. Polisin bulguları sonrasında olayla ilgili olarak Khetran, oğlu ve 6 korumasının tutuklandığı belirtilirken, Khetran’ın mülküne yapılan baskında, mühimmat ve silahlarla dolu bir kamyonun ele geçirildiği bilgisi verildi. Tutuklanan Pakistanlı politikacı ise, tutuklanmasının siyasi çıkarlar doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve polisin evine girmesinin yasadışı olduğunu savundu.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
19 Mart 2014       Mesaj #1852
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
Sorularda doğru ve yanlışı sadece ÖSYM bilecek
17 Mart 2014
Sponsorlu Bağlantılar

Üniversiteli olma yolunda ilk aşmanız gereken barajı, 2 basamaklı ve 6 oturumlu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’nin (ÖSYS) ilk sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) oluşturuyor.

headline


Üniversiteli olma yolunda ilk aşmanız gereken barajı, 2 basamaklı ve 6 oturumlu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'nin (ÖSYS) ilk sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) oluşturuyor.

Eğer YGS'de ilk barajı aşarsanız bu size başta önlisans ve açıköğretim programlarını seçebilmeniz için tercih hakkı sağlayacak. Bir diğer barajı aştığınızda ise önümüzdeki haziran ayında yapılacak olan ve yükseköğretim kurumlarının lisans programlarını tercih etmenizi sağlayacak Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) girebileceksiniz.

Bu nedenle öncelikle YGS'ye girmek ve 6 puan türünden herhangi birinde barajları aşmanız gerekiyor. 23 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek YGS ile ilgili hazırladığımız bu yazı dizisinde hangi sorudan kaç puan alabileceğinizi, size en fazla puan getirecek soruların hangileri olduğunu, soruların yapısını ve size yol göstermesi için adayların en çok yaptıkları hataları anlatacağız. Kaç net yaparsanız bu sınavın barajlarını aşabileceğinizin yanıtlarını bulacağınız bu yazı dizisinde, geçen yılın şampiyonları da deneyimlerini anlatarak, size sınavla ilgili önerilerde bulunacak.

Sorularda doğru ve yanlışı sadece ÖSYM bilecek
ÖSYM bu yıl, üniversite sınavlarının sorularını 'havuz oluşturacağı' gerekçesiyle açıklamayacak. Yaptığı sınavlar Bilgi Edinme Kanunu kapsamından çıkan ÖSYM, önce sınav sorularının yüzde 10'unu, sonra da yüzde 20'sini açıklayacağını duyurdu. Uzmanlar, "Sorulardaki yanlışlar nasıl bulunacak? Sınavla ilgili soru işaretleri olacak" diyor.

Bu yıl üniversite sınavlarına girecek adaylar kendilerine yöneltilen soruların tümünü göremeyecek. Çünkü ÖSYM, "soru havuzu" oluşturmak amacıyla sınav sorularını paylaşmayacak. Önce soruların yüzde 10'unu açıklayacağını duyuran ÖSYM, şimdi yüzde 20'sini açıklama kararı aldı. Bu durumda da her testten 40'ar olmak üzere 160 sorunun yalnızca 32 tanesi kamuoyuyla paylaşılacak. Adaylar Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinden yalnızca 8'er soru görebilecek. Uzmanlar ise endişeli, "Soruların gizlenmesi sınavla ilgili soru işaretleri doğuracak, yanlış soruları kim bulacak? Soruların doğru ve yanlışlığını yalnızca ÖSYM bilecek. Oysa her sınavdan sonra sorular açıklandığında ÖSYM'nin göremediği yanlışları eğitimciler buluyordu" ifadesini kullanıyor.

BİLGİ EDİNME HAKKI DIŞINDA
Bu yılın üniversite sınavlarına soruların "gizlenmesi" damgasını vurmuş olacak. 2 Ağustos 2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6495 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la birlikte Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 2'nci maddesine şu fıkra eklendi: "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu kanun kapsamı dışındadır." Yürürlüğe giren kanunun 33. maddesiyle yapılan bu düzenleme, ÖSYM'ye yaptığı sınavların soru ve cevaplarını "Bilgi Edinme Kanunu" kapsamında olmadığı gerekçesiyle açıklamama hakkı verdi.

SORU HAZIRLAMAYI ZOR BULDULAR
ÖSYM Başkanı Ali Demir ise ÖSYM'nin soruları açıklamayacak olmasını "Dünya çapında yapılan sınavlarda da sorular açıklanmıyor" sözleriyle savundu ve gerekçesini "ÖSYM bir sınavda sorduğu soruyu bir başka sınavda soramıyor. Kamuoyunun takdirini toplayan bu uygulama diğer yandan soru hazırlamada her gün daha uç alanlara, daha ince detaylara gitme riskini oluşturuyor ve bazı önemli sınavlarda çok ciddi kısıtlamalar getirebiliyor" diye açıkladı. Demir'in de vurguladığı gibi ÖSYM, soruları "soru bankası oluşturmak ve daha sonraki sınavlarda da kullanmak" istediği gerekçesiyle açıklamak istemiyor.

ÖNCE 'YÜZDE 10' DENİLDİ
ÖSYM, geçtiğimiz ağustos ve eylül aylarında yayınladığı duyurularda yasal düzenlemeye dayanarak, soruların yayımlanmasına izin verilmeyeceğini hatırlatıp "şeffaflık" gerekçesiyle sadece adayların kendi cevap kağıtlarını görebileceğini duyurdu. Sınav sorularının da rastgele seçilen yüzde 10'unun sınavdan sonra internet sitesinden paylaşılacağını açıkladı. Ancak dün ÖSYM, soruların yüzde 10'u yerine yüzde 20'sini açıklamaya karar verdiğini belirtti.

Sınava gireceklerin sayısı 2 milyonu aştı
BU yıl Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na (YGS) yapılan başvurular, 2 milyonu geçerek "rekor" kırdı. 850 bini lise son sınıf öğrencisi olmak üzere tam 2 milyon 86 bin 87 aday YGS'ye girmek ve sınavsız geçiş hakkından yararlanmak için Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'ne (ÖSYS) başvurdu. Bu adaylardan sınavsız geçiş hakkını kullanacakların sayısı 78 bin 428. Geriye kalan 2 milyon 7 bin 659 aday ise 23 Mart Pazar günü yapılacak YGS'de barajları geçmek için yarışacak. YGS barajlarını aşabilenler ise haziran ayında gerçekleştirilecek olan Lisans Yerleştirme Sınavları'na (LYS) katılacak. YGS'ye başvuran adayların sayısı her yıl katlanarak artıyor. 2009 yılında bu sayı yaklaşık 1 milyon 350 bin iken geçen yıl 1 milyon 851 bin 326'ya ulaştı. Bu yıl ise sınava başvurularda 234 binin üzerinde bir artış oldu ve ilk kez 2 milyon sınırı da aşılmış oldu.

Soruları internette yayanlara takip var
ÖSYM, sınavda kaos oluşmasını önlemek için emniyet ve jandarmaya yazı göndererek, önlem alınmasını istedi. İşte bunlardan bazıları:

SIZDIRILDI İZLENEMİ: Sınavdan erken çıkıp soruları internette verecekler "Sorular sızdırıldı" izlenimi yaratabilecek. Bu kişiler belirlenip cezai işlem yapılacak.

JAMMER'LAR DEVREDE: Organize kopya çekme olaylarına karşı sınav öncesinde, esnasında ve sonrasında jammer'larla (sinyal kesici) elektronik bağlantılar kesilecek. Okulların çevresinde şüpheli kişi ve araçlar takibe alınacak.

BOMBA KONTROLÜ: "İl ve ilçelerde sınav evrakı saklama yerlerinde sabotaj yapılacak" ihbarına karşı bomba ve benzeri düzenek, yabancı cisim gibi maddelerle ilgili kontrol yapılacak.

24 SAAT NÖBET: Sınav sorularının basımının yapıldığı matbaa çevresinde ekip tarafından 24 saat nöbet tutulacak.

KURYENİN YANINA POLİS: Emniyet Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars Mardin, Muş, Siirt, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Batman, Şırnak, Ardahan ve Iğdır sınav koordinatörlüklerine karayoluyla sınav evrakını taşıyacak nakil aracında ve kuryesinin yanında bir polis bulunduracak

ARAÇLARA TAKİP: Sınav Koordinasyon Kurulu'nun bilgisi dışında sınav evrakını taşıyan araçlara talimat verilmeyecek, güzergah değişikliği yapılmayacak, araçlar 30 dakikadan fazla bekletilmeyecek, trafik ve koruma ekipleri olmadan hareket etmesine müsaade edilmeyecek, sadece molalarda ve teslimat yapılan merkezlerde durdurulacak.

SON 6 AY İÇİNDE ÇEKİLMİŞ FOTOĞRAF ŞARTI
Adaylara yönelik kamu spotu hazırlayan ve basın duyurusu da yayımlayan ÖSYM, sınava kimliksiz gelinmemesi konusunda uyarıda bulunurken, adaylardan yanlarında son 6 ayda çekilmiş bir de fotoğraf bulundurmalarını istedi. Spotta adaylara "Uykunuzu alarak sınava gelmeniz yararınıza olacaktır" diyen ÖSYM, sınav günü adayların yanında sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı olmasını istedi.

İşte ÖSYM'nin adaylara uyarıları:
Nüfus cüzdanlarında TC kimlik numarası ile fotoğraf üzerinde soğuk damga mutlaka olmalı. Sınav günü yanınızda son 6 ayda çekilmiş bir fotoğraf da bulundurun. Trafik yoğunluğu oluşabilir, en az 1 saat önce sınav binası önünde hazır olun. Salonlarda duvar saati olacak, kalem, silgi, kalemtıraş ile şekerleme ve peçete verilecek Şeffaf pet şişe içerisinde su getirebilirsiniz.

'ŞEFFAFLIK ORTADAN KALKIYOR'
Uzmanlar, ÖSYM'nin "Soru havuzu oluşturacağım ve soruları daha sonra tekrar kullanacağım" gerekçesiyle bundan sonra soruları kamuoyuyla paylaşmayacak olmasını "Şeffaflık ilkesine aykırı" olarak nitelendirdi. Uzmanlar, ÖSYM'nin yaptığı birçok sınavda hataların sorular açıklandıktan sonra saptandığına işaret ederek, "Bundan sonra hatalı sorular ne olacak? Açıklamama, kamuoyunun ÖSYM'yle ilgili algısında büyük soru işaretleri oluşturacak" diye yorum yaptı.

İşte uzmanların görüşleri...

'YANLIŞ SORU ALGISI OLUŞACAK'

Faruk Ardıç/Fem Yayınları Rehberlik Koordinatörü
"ÖSYM, şimdiye kadar farklı alanlarda birçok sınav yaptı. Sınav soruları kamuoyu ile paylaşıldığında iptal edilen sorular oldu. Bütün bunlar kamuoyunda sorular içinde yanlışın da olabileceği algısı oluşturdu. Soruların paylaşılmaması durumunda bu algı derinleşecektir. Diğer yönden soruların yayınlanmaması veya az bir kısmının yayınına izin verilmesi ÖSYM'nin şeffaflık politikasıyla örtüşmez. Denetime açık her uygulama, demokrasi bilincini geliştirecektir. Tüm adaylar gibi biz de 'Sorularda hata olursa kim bilecek?' diyoruz. ÖSYM'nin soru havuzunu oluşturma ve bundan dolayı yayınlamama gerekçesi ise uygulamalardaki alternatifsizliğin ifadesidir."

'SORU İŞARETLERİNE NEDEN OLACAK'

Celil Vardar/Final Dergisi Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü
"Soruların paylaşılmaması sınav üzerinde soru işaretleri oluşmasına neden olacak. Sorularla ilgili hata olup olmadığını hiçbir zaman kamuoyu öğrenemeyecek. Oysa her sınavda sorular yayınlandıktan sonra hatalı olanlar görülüyor ve iptal edilmeleri sağlanıyordu. Öğrenci optik cevabını görecekmiş, çocuk nereden hatırlayacak hangi cevabın hangi soruya ait olduğunu?"

'SORULAR GÖRÜLDÜĞÜ İÇİN RAHATTIK'

Cihan Yeşilyurt/Fen Bilimleri Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü
"Bugüne kadar kamuoyu sorular açıkça paylaşıldığı için rahattı. Soruların gizlenmesi soru işaretleri doğuracak. Sorulardaki yanlışlar nasıl belirlenecek? Her yıl biliyorsunuz soru iptalleri oluyor. ÖSYM'nin doğru diye sınavlarda sorduğu sorulardaki yanlışları veliler ve eğitimciler buluyor. Hatta yargı yoluyla bile iptal edilen sorular oldu. Şimdi hangi soruların doğru, hangilerinin yanlış olduğunu sadece ÖSYM mi bilecek?"

SOSYAL MEDYANIN İSYANI
Bu arada Twitter kullanıcıları ÖSYM'nin soruların tümünü açıklamayacak olmasını eleştirdi. Soruların paylaşılmayacak olmasının sınavla ilgili soru işaretlerine yol açacağı vurgulanan bazı mesajlar şöyle:

YGS tarihinin en kolay sorularını mı soracaklar? Acaba "Cemaat soruları" aldı diyerek YGS'yi iptal etmeye kalkarlar mı? YGS'ye provokasyon olabilir mi? Sorular internet ve televizyonda yayınlanmayacakmış, skandal çıkacak. "Fotoğrafa göre kitapçık verilecekmiş" diyorlar. Soruları yayınlamayacaklarmış, moralimizi bozacaklardı, iyi olmuş. YGS sorularının açıklanmayacak olmasının nedenini bilen var mı? Hakkımızı helal etmeyelim mi?


"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
19 Mart 2014       Mesaj #1853
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
YGS ve LYS soruları artık açıklanmayacak
17 Mart 2014

sinav

ÖSYM, çıkan soruları tekrar tekrar kullanabilmek için bundan sora sınavlarda çıkan soruların tamamını açıklamayacak. Sorular oluşturulacak bir havuzda toplanacak

ÖYSM, bundan böyle YGS ve LYS'de çıkan soruların tamamını sınavdan sonra yayınlamayacak. Alınan yen bir kararla soruların sadece bir kısmı yayınlanacak. Kurum, gerekçe olarak da "soru havuzu oluşturulması gerekliliğini" gösterdi.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, "Yoğun bir soru havuzu oluşturma gayretimiz var. Özellikle sınavlarda denenmiş ve ölçme niteliği yüksek soruların bazı değişikliklerle yeniden kullanımını hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda sınavlarda sorulan soruların sadece yüzde 10'unun paylaşımının yeterli olacağını düşünüyoruz." dedi.

Hürriyet Gazetesi'ne konuşan Demir, "Yüzde 10'luk uygulamayı da sınava hazırlanan adayların bilgi edinmeleri ve sınava girmeleri halinde kendi sınavlarını cevap kâğıtları ile birlikte fiili olarak değerlendirebilmeleri için uygun gördük. Ama sadece bu YGS'ye 2 milyondan fazla aday katılacağı için yönetim kurulu soruların yüzde 20'sini açıklama kararı aldı." diye kaydetti.

Demir şunları söyledi: Sınav yapan bir kurum olarak bizim çok zengin bir soru havuzumuz var. Çünkü her geçen gün sınav yükümüz artıyor. Çok hızlı reaksiyon vermemiz gerek durumlar söz konusu olabiliyor. Soru havuzumuzu genişletmenin yollarından biri de sorularımızı sokağa dökmemek, tüm dünyada da bunun böyle olduğunu görüyoruz. Dünyada benzeri sınav yapan kurumların hiçbiri geçmişte yaptığımız gibi sınav sorularını açıklamıyorlar. Belli bir kısmını açıklıyorlar, bilgi veriyorlar. Soruları tekrar tekrar kullanmak amacıyla muhafaza ediyorlar. Bir sorunun gerçekten kullanışlı bir hale gelebilmesi için 2-3 sene gerekiyor. Gerçek sınavda soruların denenmesi çok önemli. Eğer siz sorularınızı sınavdan sonra açıklarsanız deneme şansınız olmuyor. O zaman ölçme yeteneği belirsiz olan sorularla sınav yapmak durumunda kalıyorsunuz. ÖSYM havuzu genişletme, ölçme niteliğini iyileştirme gayreti içerisinde çalışırken önümüzdeki tek zorlayan konu bilgi edinme yayasıydı. Meclis'ten sorularımızın bilgi edinme yasası kapsamı dışında olmasını sağladık.

"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Mira - avatarı
Mira
VIP VIP Üye
24 Mayıs 2014       Mesaj #1854
Mira - avatarı
VIP VIP Üye
6.5 büyüklüğündeki deprem üç bölgeyi salladı.

Bugün saat 12:25'te meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki deprem Antalya'dan İstanbul'a kadar çok geniş bir bölgede hissedildi. İstanbul'un bütününde hissedilen deprem büyük korku yarattı. Depremin merkez üssü Gökçeada açıkları... Derinliği ise 10 kilometre... Yunanistan Deprem Enstitüsü ise depremin büyüklüğünü 7.2 olarak ölçtü ve merkez üssününün Dedeağaç yakınları olduğunu duyurdu. Depremden sonra cep telefonları kilitlendi, Kandilli'nin sitesi çöktü. İstanbul'dan Antalya'ya kadar çok geniş bir bölgede hissedildi.
  • TARiH: 2014-05-24 12:25:02
  • BÜYÜKLÜK: 6.5 (Mw)
  • YER: EGE DENİZİ
  • ENLEM: 40.2380
  • BOYLAM: 25.3836
  • DERİNLİK (km): 11.21
Deprem nedeniyle İstanbullular korku içinde sokaklara fırladı. Depremin uzun sürmesi yaşanan paniği arttırdı. Depremden sonra herkes aynı anda yakınlarından bilgi almak isteyince cep telefonları kilitlendi.
Deprem İstanbul'un yanısıra Çanakkale, Balıkesir ve Trakya'da da hissedildi.
Özellikle Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nde şiddetli hissedilen deprem sırasında camlardan atlayanlar oldu.
Depremin ardından yine ölçüm karmaşası yaşandı. Depremin büyüklüğü önce 6.7 olarak açıklandı. Ardından gerçek büyüklüğü AFAD duyurdu: 6.5
Yunanistan ise depremin merkez üsssünün Dedeağaç yakınları olduğunu ve büyüklüğünün 7.2 olduğunu açıkladı.

AFAD: SAAT 12.25 - BÜYÜKLÜK 6.5 - MERKEZ ÜSSÜ: EGE DENİZİ
Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Denizi açıklarında meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu, Şirinköy, Dereköy, Tepeköy ve Zeytinli olduğunu bildirdi.
AFAD'dan yapılan açıklamada, Ege Denizi'nde saat 12.25'te 6,5 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi. Depreme en yakın yerleşimlerin Çanakkale'nin Gökçeada ilçesine bağlı Uğurlu (29.76 kilometre), Şirinköy (32.05 kilometre) Dereköy (34.16 kilometre), Tepeköy (38.05 kilometre) ve Zeytinli (41.99 kilometre) olduğu kaydedildi.
theMira
metropolfrm - avatarı
metropolfrm
Ziyaretçi
6 Haziran 2014       Mesaj #1855
metropolfrm - avatarı
Ziyaretçi
Bu işin sonu nereye gidecek bilmiyorum. hayırlısı bakalım.
haberin detayı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'nın kanayan yarası haline gelen uzman öğretmenlik meselesi yöneticileri vurdu. Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulu tarafından verilen kararla idari mahkeme yoluyla uzman öğretmenlik hakları elinden alınan ve sınava dayalı, isteğe bağlı, sorumlu yer değişikliğine tâbi tutulan ancak görevlerine devam etmekte olan yaklaşık 200 okul yöneticisinin, 7 Haziran 2014 itibariyle görev yerleri değiştirildi. Eğitim öğretim yılının bitmesine bir hafta kala yapılan bu işlem okullarda şaşkınlığa sebep olurken yöneticiler, yeni görev yerlerine başlamak için okulu terketmek zorunda kaldı.

Yaşanan mağduriyetler hakkında bilgi veren Türk Eğitim Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir, “Maalesef yaşananlar, yargı kararının doğal bir sürecidir. Sınav, istek ve zorunlu aktarma süreçlerinde, Ek–1 form içerisinde 3 puan değerindeki uzman öğretmenlik puanı silinince, atanan arkadaşlarımızın puanları ve dolayısıyla istek sıralaması da değişti. Bin 709 şube müdürünün sözlü sınava dayalı atama sürecinde de sadece sözlü sınav dayalı atama yapılamayacağını söylemiştik. Nitekim Danıştay, bu konuda yürütmeyi durdurma kararı verdi. MEB, bu sorunla birlikte şimdi okulların kapanmasına bir hafta kala yaşadığı bu sorunu çok iyi değerlendirmek zorundadır. Eski MEB Bakanı Hüseyin Çelik döneminde başlayan ve maalesef halen devam eden yönetici atama krizinin bir tek açıklaması vardır, o da yönetici atamalarında yapılan samimiyetsiz yaklaşımdır.“ dedi.

Meselelerin çözümü için her defasında sendika olarak birlikte çalışma ve çözüm önerileri sunduklarını ancak dikkate alınmadığını söyleyen Demir, “Bizim çözüm önerilerimizin dikkate alınması konusundaki uyarılarımıza rağmen ‘ben bilirim’ anlayışı, eğitimi sistemimizi bu noktaya getirmiştir. Konuya yaklaşım bu minvalde devam ettiği sürece sorunların içinden çıkılamaz süreçlere gitmemizin hiç kimseye bir yararı yoktur. Ülkemizin eğitim geleceğinin önemini her defasında dile getirmemiz ve çözüm önerilerimizi sunmamıza rağmen geldiğimiz nokta düşündürücüdür.“ diye konuştu.
kaynak: İzmir Milli Eğitim'de yaklaşık 200 okul müdürünün yeri değiştirildi
Finn and Jake - avatarı
Finn and Jake
VIP 🐻 Bear ✔
18 Ağustos 2014       Mesaj #1856
Finn and Jake - avatarı
VIP 🐻 Bear ✔
MsXLabs.org

17 Ağustos 2014 Pazar

Nabi AVCI'dan Öğretmen Atamaları Takvimi Açıklaması
nabiavcidanogretmenatamalariaciklamasih5950

Bakan AVCI'dan Öğretmen Atamaları Açıklaması.. Bakan Avcı'dan 40 bin öğretmen ataması açıklaması
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Yeni atanacak 40 bin öğretmen adayının mağdur olmaması ve eğitim öğretimin aksamadan yürümesi için Meclis’in 28 Ağustos'ta yapacağı olağanüstü toplantıda bir ek gündem maddesiyle gerekli yasal düzenleme yapılabilir” dedi.

Bakan Avcı, gazetecilerin Ağustos ayında yapılması planlanan öğretmen atamalarına ilişkin sorusu üzerine, bu konuda takvimin aksamaması için gerekli girişimlerde bulunacaklarını belirterek, “Öğretmen atamalarına ilişkin takvimin planlandığı şekilde yürümesi, yeni atanacak 40 bin öğretmen adayının mağdur olmaması ve eğitim öğretimin aksamadan yürümesi için Meclis’in 28 Ağustos'ta yapacağı olağanüstü toplantıda bir ek gündem maddesiyle gerekli yasal düzenleme yapılabilir. Muhalefet partilerinin de bu konuda gereken hassasiyeti göstereceklerini umuyorum

mebpersonelleri.com/

🌘 🚀
Adanalı - avatarı
Adanalı
Ziyaretçi
7 Eylül 2014       Mesaj #1857
Adanalı - avatarı
Ziyaretçi
Medya Haber

ÜNLÜ ÇİNGENELER SİZİ ŞAŞIRTACAK

Çingene Kültür Dernekleri Federasyonu sanat dünyasında sivrilen ünlü çingeneleri açıkladı:


Çingene kimliğini 'saklayarak' bürokraside müfettişliğe kadar yükselen Mustafa Aksu tartışma yaratacak bir kitaba imza attı. "Halen Meclis'te iki tane çingene milletvekili var" diyen Aksu politika ve sanat dünyasında şöhret olan çingeneleri kitabında açıkladı.

NİYE YALANLASINLAR?
Aksu; "Bu listeyi açıkladım çünkü doğru olduğunu biliyorum. Eğer yanlış bir şey varsa çıkıp yalanlayabilirler ama hepsi sessiz kalacaktır. Hem neden yalanlasınlar ki? Birine çingene demek suç mu?" dedi ve ekledi: "Çingene tıpkı Laz Çerkez Türk Kürt gibi bir etnik kimlik adıdır. Birine Türk Başbakan demek yanlış ya da hakaret mi olur? Öyleyse Başbakan olmuş birinin çingene olduğunu açıklamak da yanlış olmaz. Yanlış olan insanların diline kültürüne karşı hakaret içeren sözler kullanmaktır."

ÇİNGENE İMAMIN SONU...
'Türkiye'de Çingene Olmak' adlı kitabın yazarı Mustafa Aksu çingenelerin insanlar tarafından engellendiği iddiasını kitabında şöyle örnekledi: "Edirne'de çingene bir genç imam-hatip lisesini bitirdikten sonra üniversite okudu. Mezun olduktan sonra da kendi köyünde imamlık yapmak istedi. Ataması yapıldı ama köylüleri 'Biz çingene bir imamın arkasında namaz kılmayız' diyerek buna karşı çıktı. Valilik ve müftülük araya girse de köylüleri ikna edemediler. Sonra da bu çocuğun kadrosu valinin girişimiyle belediyeye alındı."

NEREDEN GELDİLER?
Çingene; Hindistan'ın Pencap-Sind nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan'ın da içinde bulunduğu bölgelerden tüm dünyaya yayılmış koyu renk tenli Kafkasoid Hint kökenli halk topluluğuna deniyor. Gazneli Mahmud'un Hindistan'ı işgali esnasında göçe başlayan çingeneler; Arabistan Mısır üzerinden Kuzey Afrika'ya İran Türkiye hattından da Avrupa ve tüm dünyaya yayıldılar. Türkiye'de çingeneler; çingan çincane poşa abdal mıtrip ve roman gibi adlarla anılıyorlar.

İŞTE ÜNLÜ ÇİNGENELER
* Türkan Şoray (Sinema sanatçısı)

* Kibariye (Ses sanatçısı)

* Ebru Gündeş (Ses sanatçısı)

* Hüsnü Şenlendirici (Klarnetçi)

* Adnan Şenses (Ses sanatçısı)

* Sibel Can (Ses sanatçısı)

* Sibel Turnagöl (Oyuncuşarkıcı)

* Sadri Alışık (Sinema sanatçısı)

* Safiye Ayla (Ses sanatçısı)

* Muazzez Ersoy (Ses sanatçısı)

* Nalan Altınörs (Ses sanatçısı)

* Burhan Öcal (Ritim ustası)

* Kadri Şençalar (Sanatçı)

* Mustafa Kandıralı (Klarnetçi)

* Orhan Gencebay (Besteci ve ses sanatçısı)

* NİHAT ERİM: Anayasa Profesörü. 1971 yılında Kocaeli Milletvekili olarak girdiği Meclis'te hükümeti kurmakla görevlendirildi. Erim 26 Mart 1971'de kurduğu hükümetin Başbakanı oldu. Türkiye'nin 12. Başbakan'ı olarak politika tarihine geçti.

* ATİLLA KARAOSMANOĞLU: Nihat Erim'in hükümetinde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Karaosmanoğlu o sıralarda Dünya Bankası'nda Başkan Yardımcısı olarak çalışıyordu. Ekonomiyi düzeltmek için Türkiye'ye çağırılmıştı.

* LALE AYTAMAN: Türkiye'nin ilk kadın valisi. 1991'de Muğla Valiliği'ne atanmıştı.

* TURAN GÜNEŞ: Anayasa Profesörü. Ecevit Hükümeti'nde Dışişleri Bakanlığı yaptı.

* PROF. DR. HİKMEK ŞİMŞEK: Ünlü Orkestra şefi. (5 Şubat 2006'da öldü)

* SADİ SOMUNCUOĞLU: DSP-MHPANAP Koalisyon Hükümeti'nde Devlet Bakanlığı yaptı. MHP'li.

* PROF. DR. HURŞİT GÜNEŞ: 2005'te Deniz Baykal'a karşı CHP Genel Başkanlığı'na adaylığını koydu.
Adanalı - avatarı
Adanalı
Ziyaretçi
7 Eylül 2014       Mesaj #1858
Adanalı - avatarı
Ziyaretçi
images?qtbnANd9GcR3YJPehbX O8gvKVwBhjT0lVwjY2y6WZDkf6t8DkFoywL6DdaR
MUHAMMED ALİ İLE VE LİSTON ARASINDAKİ UNUTULMAZ MAÇA ŞİKE GÖLGESİ

Dünyanın en önemli spor karşılaşmalarından biri olan Muhammed Ali - Sonny Liston maçında şaibe olduğu iddia edildi. FBI'ın açıkladığı belgelere göre maç sonucu üzerine 1 milyon dolar bahis oynandı ve Liston da işin içindeydi.

NTV
Güncelleme: 08:45 TSİ 26 Şubat. 2014 Çarşamba

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi boksörlerinden Muhammed Ali'ye unvan kazandıran maça şaibe gölgesi düştü.
50 yıl önce yapılan ve spor tarihinin en önemli boks maçlarından biri sayılan Muhammed Ali - Sonny Liston maçına şike yapıldığı iddia edildi.
Las Vegas'lı bahisçilerin maçın sonucu üzerine 1 milyon dolarlık bahis oynadığı öne sürüldü. Liston'ın maçı bilinçli olarak kaybettiği ancak Muhammed Ali'nin; o zamanki adıyla Kasyus Kley'in bu durumdan haberi olmadığı belirtildi.

İddia bilgiye erişim özgürlüğü yasasının talebi üzerine gün yüzüne çıktı.
Ortaya çıkan belgelerde maçın ardından FBI'ın konuyu araştırdığı görülüyor.
1964'teki maçı Muhammed Ali'nin kazanması spor severleri büyük şaşkınlığa uğratmıştı.
Liston maçta 6 rounda çıkıp 7.sine çıkmayı reddetmiş ve teknik nakavtla maçı kaybetmişti.
Bunun üzerine Muhammed Ali'nin boks ringinde yaptığı ‘dünyanın kralı benim’ açıklamaları yıllarca hafızlarda yer etmişti.
burcin06 - avatarı
burcin06
Ziyaretçi
15 Eylül 2014       Mesaj #1859
burcin06 - avatarı
Ziyaretçi
Eşcinsellik, aynı cins veya cinsiyetteki insanlar arasındaki romantik, cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Eşcinsellik, bir yönelim olarak “kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekim yaşamaya yönlendiren kalıcı kişisel nitelik” olarak ifade edilir.


Türkiye'de lezbiyen, gey, biseksüel transgender ve interseks (LGBTİ) bireyleri yaşam biçimi diğer vatandaşlara göre dezavantajlı durumdadır. Türkiye eşcinsel ilişkileri tanısa da medeni kanununda cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliği gibi bir ifadeye yer vermez ve eşcinsel bireylerin birlikteliklerini yasal zeminde tanımaz. Türkiye, konu lgbti olduğu zaman muhafazakarlaşan bir ülkedir, ülkede lgbti'lere yönelik ayrımcılık oldukça olağandır.


Türkiye'de lgbti bireylere yönelik "nefret suçları" homofobi, yapılan birçok araştırmaların da gösterdiği oranda yaygındır.
Bu anlamda LGBTI Site ve LGBTI Örgütler arasında birlik ve dayanışmanın sağlanması amacıyla www.lgbti.org adı altında bir birlik kuruldu.
Birliğe sadece LGBTI Örgüt ve Siteler üye olabildiği gibi LGBTİ bireyler de birliğe ait web sitesinde yazar ve editör olarak yer alabilmektedir.
Birlik Web Sitesi: www.lgbti.org
Kaynak: Türkiye LGBTI Birliği Kuruldu | Gece Hayatı
Ldit - avatarı
Ldit
Ziyaretçi
16 Aralık 2014       Mesaj #1860
Ldit - avatarı
Ziyaretçi
Let’s Do It! Türkiye tarafindan organize edilen üçüncü temizlik sezonunun da sonuna geldik. Dünya Temizliği kampanyası, Türkiye’de 10 Mayıs 2014 tarihinde Let’s Do It! (Haydi Yapalım!) adlı küresel halk hareketinin bir parçası olan ve Türkiye’deki katılımcılardan meydana gelen Let's Do It! Türkiye gönüllü ağı tarafından düzenlendi. Mevsimin getirdiği kötü hava koşullarına, diğer olumsuzluklara ve iptal olan temizlik organizasyonlarına rağmen Let’s Do It! Türkiye hareketi, Türkiye’nin her tarafından, 29 şehirden 34 temizlik takımını bir araya getirmeyi başardı. Daha yaşanabilir ve güzel bir ülkede yaşamak ve yaşatmak için bu takımlar hep beraber aynı saatlerde temizlik yaptılar.

2014 yılında Let’s Do It! Türkiye temizliğine katılan şehirler: Afyonkarahisar, Ankara, Aydın, Bartın, Batman (Hasankeyf, Şehir Merkez), Bayburt, Bilecik, Bolu, Burdur, Gaziantep, Giresun, Eskişehir, Hatay (Samandağ), İsparta, İstanbul (Avcılar, Çekmeköy, Heybeliada/Adalar), İzmir (Alaçatı/Çeşme, Ciğli), Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Muğla (Dalyan/Fethiye, Marmaris), Muş, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon ve Yalova oldu.

Katılan şehirlerde toplamda 76 bölge temizlendi. 4.552 gönüllü bir araya geldi ve toplamda 37 ton atık toplandı. Katılan takımların topladığı atık miktarını aşağıdaki Tablo'de görebilirsiniz. Türkiye’nin bir çok kentinde gerçekleşen Let’s Do It! temizlik hareketi, yerel halktan katılımcıların sorumluluk almaları ve önderlik etmeleri açısından yaşadıkları çevreye karşı mükemmel bir örnek teşkil etmiştir. Bu halk hareketinin kısa sürede başarıya ulaşmasının arkasındaki başlıca sebepler arasında ülkenin çeşitli bölgelerinden katılımcılar ile gerçekleştirilen sonuç odaklı örgütlenme, katılımcıların gönüllü çalışmaya karşı duydukları bağlılık ve tutku, çevre problemleri konusundaki hassasiyet, karşılıklı fikir alışverişi, birlikte çalışma ve karşılıklı motivasyon gibi unsurları sıralayabiliriz.

Let’s Do It! Türkiye olarak tüm gönüllülere, sponsorlara, destekleyenlere, takipçilere ve bu büyük temizlik hareketinin 2014 yılında başarıya ulaşmasında payı olan herkese teşekkürü bir borç biliyoruz. Bu haraket, oluşumundaki başarının sürdürülmesi ile daha geniş kitlelere daha hızlı bir şekilde yayılacağına olan inancımızı büyük bir özgüvenle taşıyoruz. Bu girişime ait fikir, küçük bir Baltık ülkesi olan Estonya’da 2008 yılında yapılan “Let’s Do It!” (“Haydi Yapalım!”) adlı halk hareketinden gelişti. 3 Mayıs 2008 tarihinde 50.000 Estonyalı bir araya gelerek, 5 saatte 10.000 ton atık topladılar ve ülkenin tamamını temizlemeyi başardılar. Hareketin görüntüleri bir anda her yere yayıldı ve günümüz itibariyle yaklaşık 100 ülkede, 9 milyon kadar gönüllü, dünyanın dört bir yanında “Let’s do it!” adı altında ve aynı sloganla düzenlenen temizlik etkinliklerine katıldılar.

Gönüllü ağı, 2014 yılı itibariyle 113 ülkeye ve 11 milyon kişiye ulaşmış durumda. Let’s Do It! Türkiye (Haydi Yapalım! Türkiye) 2012 yılında başlatıldı. 12 Mayıs 2012 tarihi itibariyle, Türkiye de temizlik günleri düzenleyen ülkelerden biri oldu. İlk temizlikler 5 bölgede düzenlendi. Bu temizliklere yaklaşık 1.300 gönüllü katıldı ve 13 ton atık toplandı. 2013 yılındaki Türkiye temizliği 11 Mayıs’ta düzenlendi. Bu kez 16 şehirde, toplam 62 nokta temizlendi. Toplam gönüllü katılımcı sayısı 7.982’yi buldu ve 30 ton atık ortadan kaldırıldı.

Ayrıntılı bilgi için: www.letsdoitturkiye.org.tr

2015 yılı temizlik sezonuna dair bilgi almak için:
Metin Akın
2015 Let’s Do It! Türkiye Genel Koordinatörü
E-mail: [email protected]
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Ekim 2016 / ThinkerBeLL İletişim Bilimleri
20 Ekim 2015 / Finn and Jake Genel Mesajlar
24 Ekim 2008 / CrasHofCinneT Bilgisayar
18 Kasım 2010 / ThinkerBeLL X-Sözlük
21 Şubat 2010 / ThinkerBeLL Bilim ww
Etiketler: Medya Haber