Arama

Çanakkale Şiirleri - Sayfa 3

Güncelleme: 18 Mart 2017 Gösterim: 49.161 Cevap: 57
Avatarı yok
Pollyanna
Ziyaretçi
5 Eylül 2007       Mesaj #21
Avatarı yok
Ziyaretçi
ÇANAKKALE İÇİNDE ŞEHİDİM YATAR

Çanakkale içinde şehidim yatar
TÜRKİYE'min kalbi burada atar
Buram buram hasret ayrılık tüter
Şehidim her günün mübarek olsun

Düğün bayram değil her gün geliriz
Canımızdan ileri sizi biliriz
Şehidim Vatanım kursaldır deriz
Şehidim her günün mübarek olsun

Şanlı Bayrağımın gölgesi serin
Misk amber kokar şehidim tenin
Bilirim rahattır cennette yerin
Şehidim her günün mübarek olsun

Bayrağım kanından almış rengini
Nağmertler gelmesin bana der gibi
Hasretin yüreğimi yakar kor gibi
Şehidim her günün mübarek olsun

DÖNER ÖZEKE
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:20
HayLaZ61 - avatarı
HayLaZ61
VIP BuGS_BuNNY
8 Eylül 2007       Mesaj #22
HayLaZ61 - avatarı
VIP BuGS_BuNNY
Çanakkale Destan Çanakkale İnsan
I
Hangi çılgın bu savaşın kurduysa kurgusunu;
Düşünmeliydi yok oluşun kaçınılmaz sonucunu.
Kolay değil inip gemilerden çıkmak tepeleri
Kim gelirse bir daha; çok ağır öder bedelini…

Bir şafaktan kalma sarı saçlı çocuklar;
Şimdi yatıyor Anzak Koyu’nun mavi sularında,
Tarih nasıl yazılırmış öğrendiler;
Çanakkale topraklarında…
Yenilmiş; başları önde dönerken ülkelerine;
Ulus olma bilincini verdik;
Katık etsinler diye geleceklerine…

Denizin üstünden düşman geldiler;
Öldüler, toprağın altından dost gittiler…
Çanakkale Destan! Çanakkale İnsan!

II
Savaşta düşman, barışta dost olduk,
Anıtlar diktik, bayrak çektik; selama durduk…
Haber saldık: Söz verdik ölenlerin analarına,
“Ağlamayın! Silin göz yaşlarınızı,
Onlar sonsuza dek bizimle kalacaklar,
Mehmetçik ile yan yana yatacaklar,
Çocuklarınız-çocuklarımız;
Çanakkale topraklarında uyuyacaklar…”

O günden, bu güne kalan sarı saçlı çocuklar!
Bir daha gelirseniz denizlerimize:
Dost gelin! Getirin sevginizi gemilerinizle,
Biz yine orada olacağız kır çiçekleri ellerimizde…

Denizin üstünden düşman geldiler;
Öldüler, toprağın altından dost gittiler…
Çanakkale Destan! Çanakkale İnsan!
Toprak: Vatan! Altında yatan; Ölümsüz Atam!

Tevfik Yalçın
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:20
Pirana Kovalayan Çılgın Hamsi...
Avatarı yok
Misafir
Ziyaretçi
9 Eylül 2007       Mesaj #23
Avatarı yok
Ziyaretçi
Boğazlı Kale Çanakkale

Boğazda lodoslu bir haziran günü
Denize barışık balıkçı sandalları
Yine fütursuzca sevişiyorlar denizle.
büyük gemilerse yükünü almış
lodosa yalvarıyorlar.malum geçim derdi,
Eceabat’ta bekleyenler var gemileri
Hasretle,özlemle..
yük bekleyen esnaflar,tüccarlar
malları yetiştirme telaşındaki kamyoncular.
Kordonda gezinen insanların dansı,
nede güzel olur haziranda!

İskelede sırasını bekleyen araçlar
Kokoreç köfte satan seyyarlar
sorarsanız neresi? niye?
Söylerim dönerci şahinin büfesi diye,
gel, gel en leziz döner burada.
Acılı acısız,geelll vatandaş gel.
Muhabbet neşe gel vatandaş gel.

Deniz acıdı gemilere,sandallar mutlu.
martılarda uçuşup beklerken rızkını,
dalgıç ördekler çoktan almıştı azığını.
İzliyorum karşı tarafı.ne sakin ne engin.
Emperyalist barbarlara direnmiş
Zamana şahit savaş toplarıyla bezeli bir kale
İleride,ileride...


Hakan İnan
HayLaZ61 - avatarı
HayLaZ61
VIP BuGS_BuNNY
11 Eylül 2007       Mesaj #24
HayLaZ61 - avatarı
VIP BuGS_BuNNY
Çanakkaleyi anlamak
Sen Anadolu’ya türbe
Arzın üzerinde seccade
Bir hurma çubuğu gibi
Kıvrılmış, başında duruyor, hilal…

Çanakkale,
Yedi iklim sende mahşer
Hesap vermekte bütün şer
Ne güzel imtihan yerisin
Mağrur dünya hala seninle melal..

Çanakkale,
İki yüz elli bin şehit
Vatan oluşuna, şu boğaz harbi şahit
Bir kırık fay arasında,
Şu siperler kim bilir kaç yaşında?
Bataryalar, torpillerle;
Gözleri çimlendiriyor zülal…

Bedrettin Keleştimur
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:21
Pirana Kovalayan Çılgın Hamsi...
Avatarı yok
Dark-Line
Ziyaretçi
11 Eylül 2007       Mesaj #25
Avatarı yok
Ziyaretçi
TARİHSİN ÇANAKKALE
Mavi sularına bir baktım, sanki tarih dalgalanıyor, Şöyle etrafına bir bak, her yerde Mehmetçik yatıyor. Gelibolu'da her akşam güneş hüzünle batıyor,

Türk'ün kara bahtına bu yerler ışık tutuyor.Mehmetler, Mustafalar,Yahyalar! Ölümsüzsünüz. Siz Türk milletinin kalbine gömüldünüz. Adınızla tarih yazıldı bütün sayfalara,Bu kitabın her sayfasında sizler övüldünüz

Kalemle yurdumuzu elimizden aldılar, Çanakkale'm, seni mekan tutacaklarını sandılar. İnançsız gafiller kaba kuvvetlerine kandılar, Mehmetçiğin inanç ateşiyle yandılar.

Mehmetçik, senin yerin ebediyyen boş kalmayacak. Senin sayende bu vatan Türk'ün oldu.Türk'ün kalacak. Senin kanınla yoğrulan bu kutsal topraklar,Yemin ediyoruz, göz dikenlere mezar olacak.

Sadettin AYDOĞDU

BİRLİK
CEHENNEM OLSA GELEN, GÖĞSÜMÜZDE SÖNDÜRÜRÜZ,
BU YOL Kİ HAK YOLUDUR, DÖNME BİLMEYİZ YÜRÜRÜZ,

DÜŞER Mİ TEK TAŞI SANDIN HARİMİ NAMUSUN,
MEĞER Kİ HARBE GİDEN SON NEFER ŞEHİT OLSUN.

ŞU KARŞIMIZDAKİ MAHŞER KUDURSA, ÇILDIRSA,
DENİZLER ORDU, BULUTLAR DONANMA YAĞDIRSA,

BU ALTIMIZDAKİ YERDEN BÜTÜN YANARDAĞLAR
TAŞIP DA KAPLASA ÂFAKI BİR KIZIL SARAR.

DEĞİL Mİ CEPHEMİZİN SİNESİNDE İMAN BİR,
SEVİNME BİR, ACI BİR, GAYE AYNI, VİCDAN BİR,

DEĞİL Mİ ORTADA BİR SİNE ÇARPIYOR, YILMAZ,
CİHAN YIKILSA EMİN OL BU CEPHE SARSILMAZ.

M. Akif ERSOY

ÇANAKKALE'DE RUHLAR
Gurbette geçen yolculuğum üç aya vardı
Etrafımı çepeçevre saran sanki duvardı
Olmuştu büyük, süslü şehirler bana zindan
Dünyayı gözüm görmedi yurt hastalığından.

Döndüm; bu yeşil tablo uzaklarda belirdi:
Bir gün vapur aheste Çanakkale’ye girdi.
Tuttum, ona hürmet ederek şapkamı elde:
Durmuştu o kaç devlete; gaziydi bu belde…

Türk bayrağının ufkuma ilk doğduğu gündü:
Maydos’ta ateş külleri halinde göründü.
Ben sarhoş olurken Boğaz’ın manzarasından,
Bir abide yükseldi ağaçlar arasından.

Baktım, bu, şehitlikte dikilmiş bir anıttı;
Daldım… Bu anıt neş’emi bir anda dağıttı:
Vaktiyle bu yerlerde ölen gençleri andım,
Dağlandı içim, ben de bakarken yaralandım.

Akşamdı. Sararken eriyen dağları sisler,
Sandım geliyor eski siperlerden akisler,
Canlandı savaş, kan dolu bir perde çekildi.
Birden o şehit ruhları karşımda dikildi.

Karşımda dirilmiş, dile gelmiş gibi durdu.
Hiç ummadığım bir nefer isyanla kudurdu:
- Ben evde ölenlerle bugün bir mi tutuldum?
- Ben yurt için öldüm, niye erken unutuldum?

Haklıydı. Ararken utanıp kaçmaya bir yer,
Tutmuştu elimden beni bir koç yiğit asker:
- Git annemi gör, sor ki perişan mı oğulsuz,
- Git, koyma hiç olmazsa onun sırtını çulsuz.
- Ver, Tanrı için yoksula bir lokmacık ekmek,
- Aç karnına güçtür bu kadar mihneti çekmek…

Yaşlar akadursun bu şikayetle gözümden,
Bir genç adam yaklaştı: Vurulmuştu yüzünden,
Delmişti temiz alnını kurşun… Yere çöktü,
Kanlar sızıyorken yarasından, derdini döktü:

- Hiç yoktu sebep… Cenge sürenler bizi kimdir?
- Köylerde kalan bir çocuğum var, ki yetimdir…
- Parçaydı canımdan, iki yıllık güneşimdi,
- Git bak… O şehit oğlu sürünmekte mi şimdi?

Kalbim eriyip düştü gözümden iki damla,
Ben hasbıhal ettim daha dertli bir adamla, meyus dedi:
- Jandarmayı buldum düğünümde,
- Gittim o sabah askere en zevkli günümde.
- Bir haftada bahtım beni Kumkale’ye attı,
- Ettikti hücum; dört bir yanı süngü kuşattı,
- Dul kaldı karım böyle… Unutmam onu asla..

Ruhlar çekilip gitti; içim doldu bu yasla,
Yattım, gece rüyada fakat mahşeri gördüm,
Bir harbe sebepsiz atılan Enver’i gördüm;
Baktım ki, azaplar çekerek kıvranıyordu,
Etrafını sarmıştı alevler, yanıyordu…

NECDET RÜŞDÜ

ÇANAKKALE
Uzaklarda bir ada var,
Halkına derler İngiliz,
Hem medeni, hem canavar,
Fendinden emin değiliz.

Doğrulukta Rus Kazağı,
Onun yanında sofudur.
Topu tutar dört bucağı
Denizlerin Moskofu'dur.

Budur en gizli emeli:
Müslümanlar uyanmasın!
Uçtan uca İslam ili
Kendine arpalık kalsın..

Allah dedi: "Kabul olsun".
Ümmetimin bedduası,
Dağılsın ordusu Rus'un,
İngilizlerin donanması..

Türk dedi: "Demek yaradan
Kurtarmayı ister bizden;
Karaları Kızıl Rus'tan,
Denizleri İngiliz'den...

Türk köyünden kalktı geldi.
Hazırladı siperine...
Bu geliş ok gibi deldi,
İngiliz'in ciğerini.

Moskof dedi İngiliz'e:
"Çanakkale aşılmalı;
Kızıl, Kara, Akdeniz'e
Hakimiz, anlaşılmalı..."

İngiliz, Fransalı'yı,
Aldı beyaz kotrasına...
Tutmuşum sandı yalıyı,
Geldi Boğaz sefasına...

Beş Mart'ta iki donanma,
Kal'amıza saldırdılar...
Toplarımız coşkun suya,
Zırhlıları daldırdılar...

İngilizler korktu kaçtı,
Rus ümidi kesti artık;
Anarşistler bayrak açtı,
Rus ilinde düştü Çarlık...

Çok geçmeden birdenbire,
Parçalandı Rus ülkesi,
Sevinçle düştü tekbire,
Elli milyon Türk'ün sesi...

Ancak "Turan" hayal değil.
Hakikata döndü bugün...
Türk bilecek yalnız bir dil,
Bizim için bu düğün...

Çanakkale dört devlete,
Galebeye sen çevirdin!
Çar kölesi yüz millete,
İstiklali sen getirdin!

Senden ötürü bilsen daha,
Kurtulacak nice ülke...
Ne Afrika, ne Asya'da,
Kalmayacak müstemleke...

Çünki nasıl karalarda,
Artık yoksa Rus zorbası;
Gezemeyecek deryalarda,
İngiliz'in donanması...

ZİYA GÖKALP

AKIN
Yeni doğmuş bir hilal Kanlısır'a doğru kaydı,
Bayırlara süngüler, bir şimşekten orman yaydı.
Dalgalanan bu korkunç ışıklarla göğü sarsar,
Boruların çığlığı, kişnemeler, hırıltılar...

Hücum vardı, zabitler yalın kılıç atımıştı.
Şarapneller, boşlukta birbirine çarpıyorken,
Kırık, dökük topların harabesi üzerinden,
Aşan erler, karşıki sipere sarılmıştı.

Akıncılar, düşmanı yine sağdan soldan vurdu;
Kaçışırken bir tabur Türk önünde bir kolordu,
Şükunetle ihtiyat saflarında sıra bekler.
Şehnameler halkı, çetin yüzlü, er zeybekler...

Yanıyorduk bu çılgın ateş ve kan mahşerinden,
Fakat düşman, bozgunun dehşetiyle üşüyordu,
Zelzeleli gülleler, bulutları parçalarken,
Yara alan şihab olup düşüyordu.

Ay ışığı altında dağlar altın taç giyindi;
Yamaçlardan bir çelik kasırgası baş gösterdi;
Bu, pek zorlu hücumu, hayretlerle gören derdi:
"Serden geçti, dalkılıç"lar tarihlerden indi.

Düşmanların günahkar işlerinde, ızdırabın,
Cisimlenmiş manası, en karanlık şekli vardı;
Bizimkiler üstüne görünmeyen bir mihrabın
Kandilinden "cennet"i müjdeleyen nûr yağardı.

Bir tarafta bu fani yaşayışı küçük gören,
Şehadetle hudutsuz bir hayata hak kazanan
Sağ olurlar, yatarken, bir tarafta sedyelerden
Gülümseyen bahadırlar, dönüyordu şan yolundan

Uzak dağlar aşarak maceralı şarkın engin
Semasını kapladı kızıl duman halkaları;
Uğultular içinde coşan hırçın Akdeniz'in
Bir cihangir göğü gibi kabarmıştı dalgaları

Gün doğuyor gökleri yine sardı kan buğusu;
Kızarıyor sarışın yıldızların mavi yurdu;
Her neferi bir serdar olan yaman Türk ordusu.
Bulutlara muzaffer kılıcını siliyordu.

HAKKI SÜHA
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:22
Avatarı yok
Dark-Line
Ziyaretçi
15 Eylül 2007       Mesaj #26
Avatarı yok
Ziyaretçi
Çanakkaleye Dil Uzatma

Çanakkale’ye dil uzatma bre Dilipak,
Bugün yaşıyorsan sebebi Çanakkale,
Ortamı karıştırma sokma ülkeme nifak,
Yılandan beter hale gelirsin bir gün.

Her nifağın altından sen çıkıyorsun,
Sen kimsin Çanakkale’ye dil uzatıyorsun,
Her konuştuğunda pot kırıyorsun,
Meczuplardan beter hale gelirsin bir gün.

Elinde megafon ha bire Uluyorsun,
Sen bu cesareti nereden buluyorsun,
Birde adammış gibi ortada duruyorsun,
Saddam’dan beter hale gelirsin birgün.

Çanakkale’de döküldü bu bayraktaki kan,
Çanakkale olmasaydı belki Fransız’dı baban,
Şüphe duydum artık senden İngiliz’mi yoksa atan,
Lawrence den beter olacaksın birgün.

Necef ile Çanakkale’yi nasıl bir tutuyorsun,
Çanakkale bu milletin dirilişi unutuyorsun,
Çanakkale Türkün, Necef İslam’ın bilmiyor musun?
İkiz kulelerden beter olursun birgün.

Necef için tahrik ettiğin bu halk,
Çanakkale olmasaydı nasıl olurdu hey hat,
Bana inanmazsan eğer açta tarihe bir bak,
Hesap bilmeyen kasaptan beter olursun birgün.

Allaha çok şükür ki unutmadım özümü,
Senin gibi bölücülük bürümedi gözümü,
Necef üzerine de söylerim ben sözümü,
Cami duvarına pisleyenden beter olursun birgün.

Sinecikli diyor ki şimdilik sözüm bu kadar,
Ben bilirim ki Çanakkale’de nice Şehitler yatar,
Bu yürek onlar sayesinde Müslüman olarak atar,
Kebedeki Şeytandan beter olursun birgün...
Galip Sinecikli


Çanakkale yada Bedr

Hanzala bir kahraman; ilk mücahit bedrin aslanları
Allah vatan Resul için terkettiler canlarını
Bu yolda Hanzala gibi kırarak şehvetlerini
Bedir`de Hanzala`yı unutma Çanakkale`de Mehmet`leri

Kimi Bedir kuyularında kimi Arıburnu`nda
Belkide Hendek`te yada Gelibolu`da
Nerde istersen bak sağına soluna
Çanakkale`de yatıyor Bedr`in aslanlarıda

Hayber`de Zeyd,Ömer Ali
Conkbayırı`nda Hasan,Hüseyin Veli
Önlerinde komutan Allah sevgilisi
Şehadet müjdeliyor Ilgaz`da cennet müjdesi

Hayber`de gökyüzünden yağmur yerine yağıyor ok
Çanakkale`de insanlık kudurdu diş çekmeye kerpeten yok
Gök yüzü geceaydınlık gündüz ateşten zifiri karanlık
Yiğitler düşerken toprağa cennette hazır bekliyor kaftanlık
Yılmaz Öztürk

Çanakkale Bir Başka Ağlar

Bin damla kan akar,
Milyonların gözyaşları süzülür,
Çanakkale bir başka ağlar!
Kan köpüklü sularla Gelibolu’yu vurur,
Yürekler kilitlenir, onca yiğit şahlanır,
İki yüz elli bin can hıçkırıklarda yankılanır.
Fırtınalara tutulur Çanakkale,
Tam kalbinden vurulur tabyalar,
Analar ağlar, mendiller ağlar,
Kan oturur gözlere, ateş düşer yüreklere.
Düşmanın namlusuna karşı nice yiğitler,
Ellerinde düşmanın göğsüne inecek süngüler.
Şehit namzetleri ile dolar siperler,
Dağlar can ile, dalgalar kan ile ağlar,
Çanakkale bir başka ağlar!
Dövülür Gelibolu, dövülür Çanakkale,
Ama bir adım bile geçit vermez Anzak’a, İngiliz’e.
Gri gemiler, kanlı sularda,
Kurşunlar, Mehmetçiğin göğsünde, bağrında…
Mecidiye tabyasına bin selam,
Koca Seyit ağlar, kemikler sızlar.
Mehtap Deresi’nde süngüler parlar,
Şehitler; tek değil, bölük hiç değil, alaylar.
Mustafa Kemal, Conkbayırı’ndan kahramanlara ışıldar,
Kınalı Murat kurban olur.
Çanakkale bir başka ağlar!
Bir destandır, yazılır;
Mavzer ile, kan ile, can ile, vatan ile…
Seddü’l-bahir’e basan kirli düşman çizmeleri,
Toprakları ağlatır, Mehmetleri sızlatır.
Müjdeler size vatan toprağından Hakk’a uçanlar,
Müjdeler size bu vatan için can veren kahramanlar,
Yağmurlar size ağlar, hatıralar size ağlar.
Şüheda aşkına, vatan aşkına,
Ana aşkına, yar aşkına,
Son bir kez dönüp bakar, Allah aşkına,
Geçilmeyen Çanakkale bir daha, bir daha ağlar! ..
Yavuz Bayram Çalışkan
Avatarı yok
Tiglon
Ziyaretçi
15 Eylül 2007       Mesaj #27
Avatarı yok
Ziyaretçi
Çanakkalem

Seni anlatmaya yetmez bu diller
Senin tarihini bilmez bu eller
Seninle ölmeye vaat edenler
Toprağın altında rahat edendir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

Yirmi bir düşmana bir türk biçilir
Uğrunda çarpışan erler seçilir
Bu destan için bir anıt dikilir
Üstüne şanlı al bayrak dikilir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

Zaferden zafere gark olan günler
Yediden yetmişe verdi ümitler
Toprağa sarılan canım bedenler
Yılmadan ölümle raks edenlerdir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

Denizde karada çarpışan asker
Vurulmuş yinede bu derdi çeker
Kutsaldır yücedir vatan her sefer
Nusretin düşmanı yardığı yerdir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

Dağlardan inen bu şanlı melekler
Karışan şafakta verir bize fer
Senindir bu zafer sevin muzaffer
Şanının adının konduğu gündür
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

İlkbahar sabahı açılan güller
Sevgi bahçesine konmayı bekler
Bir toprak uğruna ezilen erler
Şehitler tahtında Rabbe gülendir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

Tazecik zihinler bu günü beller
Yıkılmaz çanakkalem yıkılmaz derler
Ecdadın kanıdır sulanan yerler
Her şey vatan için şeref içindir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir

O gün bir buluttur kendine çeken
O gün bir umuttur mahvolup giden
O mucize ile hayrete düşen
Denize dökülen düşman şahittir
Çanakkalem o ne büyük zaferdir
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:22
Avatarı yok
nünü
Ziyaretçi
21 Eylül 2007       Mesaj #28
Avatarı yok
Ziyaretçi
çanakkalede otuzbin şehit

Çanakkalede otuzbin şehit,
Hepsi bir birbirinden yiğit,
Bundan sonrasını tarihler yazar,
Çanakkale de analar ağlar.

Derdim derdim garip halim,
Kanı içmiş dağlar sanki düşmanım,
Ne analar ne bacılar,
Çanakkalede zaferler yatar.

Düşman pusu atmış çanakkale yollarına,
Yol vermiyor dağlar nice yiğit aslanlara,
Yol vermesen küserim yara,
Deli gönlüm gitmek ister şanıyla.

Mermiler yağıyordu yağmur gibi yiğitlerimizin üstüne,
Ay yıldızlı bir bayrak dalgalanıyordu gök yüzünde,
Mekanınız cennet olsun ebediyetde,
Çanakkalede şehitler yatar diz dize.


Haydar Turan
Son düzenleyen Safi; 17 Kasım 2016 03:23
Avatarı yok
Misafir
Ziyaretçi
24 Eylül 2007       Mesaj #29
Avatarı yok
Ziyaretçi
Çanakkale'de Ölüm

Sen ölüm,
Evlerde pissin ama,
Dağlarda iğrençsin.

Sen ölüm,
Birinin adı silinir de,
Adın geçer ancak.

Sen ölüm,
Eli tutmaz olur da, gözü görmez olur da
Tutarsın, görürsün oralarda ancak.

Sen ölüm,
Ülkelerde kötüsün ya
Ülkelerarası daha çirkinsin.

Sen ölüm,
Sayrılıklardan sonra gelirsin peki,
Şu dev gibi, şu dipdiri gençlerle işin nedir?
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Avatarı yok
nünü
Ziyaretçi
28 Eylül 2007       Mesaj #30
Avatarı yok
Ziyaretçi
mehmetçik çanakkalede

Şahittir boğazın iki yakası,
Cihandan hesabı sordu Mehmetçik.
Sırla dolu,binbir ibret vakası,
Kanıyla,canıyla vardı Mehmetçik.

Gelenler İstanbul düşüyle gezer,
Nusretim,demirkap mayını dizer,
Zırhlı gemileri parçalar,ezer,
Zalimin aczini gördü Mehmetçik.

Toplar,ölüm saçan gülleler atar,
Şehit gençler,koyun koyuna yatar,
Etrafta Cennetin kokusu tüter,
Şehitlik düşüne erdi Mehmetçik.

Allah Allah diyen aşkı dillerde,
Süngü bellerinde,tüfek ellerde,
Can pazarında,can kalır yollarda,
İmanı yürekte kordu Mehmetçik.

Ayağını örten çul ile çaput,
Soğuktan korumaz yamalı kaput,
Mezarı siperi,gerekmez tabut,
Gül bahçesi gibi girdi Mehmetçik.

Onyedi yaşında yedek subaylar,
Hayatın baharı.selvidir boylar,
Bu günü bekledi seneler,aylar,
Sabırla,metanet serdi Mehmetçik.

Bir yudum umutdu yürekte atan,
Anafartalarda sevindi vatan,
İşte ön sezgili,cesur komutan,
Mustafa Kemalim derdi Mehmetçik.

Yarbay Nail,Teğmen Arif coşunca,
Binbaşım Mahmutla,Sabrim koşunca,
Askerimde mangal yürek taşınca,
İşgale geleni kırdı Mehmetçik.

Cesarete simge Hakkı Binbaşı,
Sırada Nazmiyle,Tahsin Yüzbaşı,
İsmi gizli kalmış nice adaşı,
Zulmün çemberini yardı Mehmetcik.

Tefekkürle oldu ruhun bakımı,
Sadakatin kalbe nurlu akımı,
Destan yazdı,Yahya Çavuş takımı,
Savaş alanında sırdı Mehmetçik.

Mangası şehitti,kalmadı asker,
Topun mermisini kaldırmak ister,
Allahım bu gücü Seyitte göster,
Düşmanı denizde vurdu Mehmetçik.

Şahlandı askerim değmesin nazar,
Gerçeği bilenler Almana kızar,
Kadir,bu savaşta zerreyi yazar,
Hepsini anlatmak zordu Mehmetçik.


Ödüllü şiir.
Kadir Kaya
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

14 Kasım 2016 / nünü Osmanlı İmparatorluğu
30 Eylül 2009 / Yavru_Aslan Taslak Konular
2 Ekim 2016 / HANDSOME Genel Mesajlar
25 Şubat 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
19 Nisan 2010 / The Unique Eğitim Bilimleri