Arama

Fıkralar/Komik Olaylar - Sayfa 26

Güncelleme: 19 Kasım 2016 Gösterim: 294.158 Cevap: 1.351
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Mart 2006       Mesaj #251
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Karne

Sponsorlu Bağlantılar
bir piksel
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."


Temel ve maymun
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"



Hakemler bizde

Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış: -"Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?" -"Boşuna oynamayalım, biz kazanırız", demiş şeytan. -"Olur mu en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde..." Şeytan şeytanca gülümsemiş: -"Ama bütün hakemler de bizde..."

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
4 Mart 2006       Mesaj #252
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Allah şimdi ne yapıyor

Sponsorlu Bağlantılar
Bir gün yolda yaya giden bir bektaşinin önüne bir atlı çıktı: - "Baba" dedi, "bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?" Bektaşi yanıt verdi: - Elimden gelen bir şeyse, hay hay oğlum. - Şunu öğrenmek istiyorum: Şu anda Allah ne yapıyor? Sualin münasebetsizliğine içerleyen derviş, hiç belli etmemiş: - Yanıt veririm ama bir şartla, sen o attan in, ben bineyim. - Neden? - Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir de ondan! Adam attan inmiş, Bektaşi binmiş. Adam: - "Hadi" demiş "söyle bakalım. Allah şimdi ne yapiyor?" Bektaşi: - "Ne yapacak" demiş, "atı senin gibi bir budalanın elinden alıp, benim gibi bir akıllıya veriyor". Ve çalakamçı uzaklaşmış.



Kurşun

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"




Kadın için

Kayserili Pire Memet, istasyonda çok sıkışınca, gözü hiçbir şeyi görmez olup kadınlar tuvaletine doğrulmuş. Bir hemşehrisi önüne geçmiş: - Ne yapıyorsun, burası kadınlar için... Uçkurunu eline almış olan Pire Memet: - "Bu da kadınlar için!" deyip içeri dalmış.

NihLe - avatarı
NihLe
Ziyaretçi
4 Mart 2006       Mesaj #253
NihLe - avatarı
Ziyaretçi
Hocaya sormuslar
- Hocam dunyanin merkezi neresi.
Hoca demis.
- Google da girip "dunyanin merkezi" diye arattir demis.


Banana Rofl Banana
semiramis_sem - avatarı
semiramis_sem
Ziyaretçi
8 Mart 2006       Mesaj #254
semiramis_sem - avatarı
Ziyaretçi
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider..

-Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz mü?..

-Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?.

-İyi.. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz.

-Hocanın keyfi yerinde.. Teklifi kabul eder ve öğrenci sorar -Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
-Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?

Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir..

Ama aklı da soruda kalır.. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.

Öğrenci hemen cevap verir;

"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu ise ne mantıklı, nede yasal."
msnci artist - avatarı
msnci artist
Ziyaretçi
8 Mart 2006       Mesaj #255
msnci artist - avatarı
Ziyaretçi
bir gün bisiklet sürüyoz arkadasla güm deyi ses bir baktim tekerlek patladimi diye tekerlekte bisey yok meersem arkadas bomba patlatmis
akalla - avatarı
akalla
Ziyaretçi
8 Mart 2006       Mesaj #256
akalla - avatarı
Ziyaretçi
ADAMIN BİRİ HER GÜN AYNI BARA GİDİP SÜREKLİ ÜÇ TANE BİRA SÖYLER OTURUR HER BİRİNDEN YUDUM YUDUM İÇER BİTİRİR GİDERMİŞ BİR GÜN GARSON DAYANAMAMIŞ SORMUŞ KUSURA BAKMAYIN ÇOK MERAK ETTİM NEDEN SÜREKLİ ÜÇ BİRAYI AYNI ANDA İSTİYORSUNUZ TEKER TEKER NEDEN SÖYLEMİYOSUNUZ DİYE ADAM BENİM İKİ KARDEŞİM DAHA VAR ONLAR UZAKTALAR BEN ONLARLA İÇİTİĞİMİ HAYAL EDİYORUM İYİ OLUYOR DEMİŞ NEYSE ADAM BİR GÜN YİNE GELMİŞ BU SEFER İKİ BİRA SÖYLEMİŞ GARSON PANİKLE BİRAYI GETİRMİŞ VE SORMUŞ AFEDERSİNİZ KARDEŞLERİNİZDEN BİRİNE BİŞEY Mİ OLDU? ADAM GÜLÜMSEYEREK YOK YOK PANİK YAPMA BEN İÇKİYİ BIRAKTIM DEMİŞ...Msn Grin Msn Grin Msn Grin Msn Happy
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Mart 2006       Mesaj #257
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bir gece.. Genç kız evine biraz üzgün dönmüştü... annesine, "Bir saat önce Kemal evlenme teklif etti" dedi... Annesi ; "Peki neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?" diye sordu... "Kemal ateist olduğunu itiraf etti. Cehennemin varlığını bile inkar ediyor"... Annesi cevap verdi... "Sen yine de evlen kızım... ikimizin arasında kalsın... Nasıl olsa kısa zamanda yannıldığını ispatlarız biz ona".
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
9 Mart 2006       Mesaj #258
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
elma şekeri
Kel ve tahta bacakli bir adam, kiyafet balosuna davet
edilir. Kel
kafasindan ve tahta bacagindan utandigi igin ne yapacagini
bilemez ve kiyafet balosu icin kiyafetler satan bir firmaya mektup
yazip sorununu anlatir. Bir sure sonra firmadan bir paket ve
yaninda bir mektup gelir:

"Sayin Bayim, Lutfen ekteki pakette bulunan korsan kostumunu
kontrol ediniz.

Bandana, kelliginizi saklayacak, kiyafeti giyince de tahta
bacaginizla, tam bir korsana benzeyeceksiniz."

Adam gozlerine inanamaz. Firma, takma bacagini iyice
vurgulamistir >>bu kiyafetle. Hemen kaleme kagida sarilir ve
oldukca agir bir mektup yazar ve kiyafeti de geri gonderir.

Birkac gun sonra, firmadan baska bir paket ve mektup alir:

"Sayin Bayim, onceki hatamiz icin ozur dileriz. Lutfen ekteki
pakette bulunan papaz kostumunu kontrol ediniz.

Uzun cuppe, takma bacaginizi saklayacak ve kel kafanizla, tam
bir papaza benzeyeceksiniz.

Adam kopurur. Bu sefer de kafasini iyice ortaya cikarmislardir..

Oturup hakaret dolu bir mektup yazar ve kiyafeti de tekrar
geri gonderir.

Birkac gun sonra firmadan tekrar bir mektup ve yaninda cok
kucuk bir paket gelir:

"Sayin Bayim, onceki hatalarimiz icin uzgunuz. Lutfen size
ekte gonderdigimiz visne receli kavanozunu kontrol ediniz, receli
kel kafaniza dokun, tahta bacaginizi kiciniza sokun, ve baloya
elma sekeri kiliginda gidin."

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
10 Mart 2006       Mesaj #259
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
AMERİKAN ŞAKASI
John'la James kır gezintisine çıkmışlardı. Bir ara John, James'e yerdeki sığır tersini gösterdi: - Bak James... Günün birinde öleceksin, mezara koyacaklar, mezarının üstünde otlar bitecek. Otları inekler yiyecek. İnekler işte böyle pisleyecek. Ben, bunu görünce, "Yazık... Ne kadar değişmissin James," diyeceğim. James dedi ki:
- Önce sen öleceksin, John. Mezara gireceksin. Mezarının üstünde otlar bitecek. Onları inekler yiyecek. İnekler işte böyle pisleyecek. Ben, bunları görünce "Hiç değişmemissin be John!" diyeceğim


ARASI YOKMUŞ
Gözü, bankta oturmuş portakal soyan adama takıldı. Soyuyor, tuzluyor, yanındaki çöp kutusuna atıyor... Bir süre izledikten sonra yanına gidip sordu:
- Afedersiniz, güzelim portakalları tuzlayıp çöpe atmanız garibime gitti de...
- Efendum, penum tuzlu portakalla aram eyu değuldur da...

ASKER N'APMAZ?
Komutan içkiyi yasakladı ve duvara "Alkol öldürür" diye yazdırdı.
Ertesi sabah, bu yazının altına bir cümle eklenmişti: "Asker ölümden korkmaz".

CENAZE
Hindistan'a, kaplan avına giden John'un ailesine gelen telgrafta şunlar yazılıydı:
"John, avda öldü. Cenazesi ayın 17'inde Londra'da olacak."
Ayın 17'sinde John'un ailesine kafes içinde büyük bir Bengal kaplanı geldi. Bunun üzerine aile, Hindistan'a telgraf çekti:
"Kaplanı aldık. John'un cenazesini bekliyoruz."
Cevap geldi:
"John'un cenazesi kaplanın karnında."

ÇOCUK MOCUK
Adanalı İsmail Safa Beye dostlarından biri sormuş:
- Adanalılar neden hep çatal matal, bacak macak diye konuşurlar?
- Öyle söyleyenler çocuk mocuktur!
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
10 Mart 2006       Mesaj #260
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ENAYİ
Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu: - Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi? - Söyledim ama... - Öyleyse niye taşıttı? - "Sana yardım edecek bir enayi bulunur" dedi.

EŞEK BOYAMAK

Kayseri'ye yeni gelen yabancı, ayakkabısını boyatırken boyacıya takılmış:
- Siz Kayserililer eşeği boyayıp babanıza satar mısınız. Nasıl yapılır bu is?
Boyacı, fırça sallamayı sürdürerek:
- İşte, demiş, eşeği böyle boyarız!

HAP
Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Üstüne üstlük bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi hapı yuttuk" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım henüz hapı yutmadın.
- Peki ne yapmam gerek ?
- Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır.
Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır.
-Evladım işte şimdi hapı yuttun.

İSİM
Adamın biri birgün yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur çocuğa senin adın ne der çocuk tam söyleyeceği sırada dur ben tahmin edeyim der ama baş harfini söyle der çocuk -y der adam başlar saymaya -yasin çocuk başını sallar -yusuf çocuk gene başını sallar adam y ile başlayan tüm isimleri sayar çocuk her seferinde başını sallar adam iyice sinir olur kız isimleride saymaya başlar çocuk gene başını sallar adam en sonunda bilemedim ne lan senin ismin der çocuk -yamazan der

KIRK YILLIK SİRKE
Bir dostu, Hoca'ya sormuş: - Sende kırk yıllık sirke varmış? - Var. - Biraz versene. İlaç yapacağım. - Yoo... Her isteyene verseydim kırk yıldır durur muydu?

Benzer Konular

30 Eylül 2007 / Aynacan Bilgisayar
28 Aralık 2008 / Ziyaretçi Cevaplanmış
16 Ocak 2014 / broken* Soru-Cevap
24 Nisan 2010 / Misafir Soru-Cevap