Arama

Yalnızlığıma (Yalnızlık) - Sayfa 43

Güncelleme: 21 Ekim 2014 Gösterim: 308.409 Cevap: 1.891
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
7 Ocak 2007       Mesaj #421
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
BENİ UNUTAMAZSIN

Sponsorlu Bağlantılar

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.
Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın !

Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.


Ahmet Selçuk İLKAN

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
7 Ocak 2007       Mesaj #422
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Son Sözün Var mı?

Sponsorlu Bağlantılar

Benim gibi vaktin dar mıdır yarim?
Ecelle randevun var mıdır yarim?
Ben baharın sonu sen başı iken
Yüreğine yağan kar mıdır yarim?

Kederi sevince çevirecektin!
Derdimi acımı sen bilecektin!
Daha kaç gün geçti nasıl pes ettin?
Bu kadar acelen var mıdır yarim?

Ayrılık karşımda göz kırpıp durur
Beni senin yalan sözlerin vurur
Karşılıksız sevda ne kadar olur?
Bana son bir sözün var mıdır yarim?
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Ocak 2007       Mesaj #423
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi
Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını ilinsin üşümüşlüğü bırakılmışların
Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalın
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile
featherAziz NESİN
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
8 Ocak 2007       Mesaj #424
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi.
Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün...
Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir.

Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...

Hep korkmaz miyiz? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı?
Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik?; endişesi..

Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi?
Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mi?

Gene ayni korkular, ayni endişeler...

Peki sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ağlamak niye? Kime? Ne için ? Biliyor musunuz?

Dökülen göz yaşları sadece kendimiz için..
O değere sahipken de, yitirdiğimizde de..
Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIK..

İçimizde hissettiğimiz o güzel duyguları uzunca bir süre tekrar yaşayamamak..

Özlemek, özlenmek, sevmek, sevilmek, sım-sıkıca sarılmak,
o bedenin canini, kanını hissetmek, sevişmek.. Hangisi kolay vazgeçilir hazlar ki?

Biten aşklarda da, biten ömürde de yanaklarımıza dökülen gözyaşları hep kendimiz için.

Çünkü merkez hep biziz, doymak bilmeyen egomuz..
Ve o egoyu doyurabilmek, hoşnut kılabilmek için ne kadar çok çırpınır dururuz.

Bizim sevdiklerimiz bizi muhakkak sevmeli, özlediklerimiz özlemeli,
doğrularımız her zaman tek doğrudur.

Ya yanımızda ki insan ? Onun egosu ? Arzuları, özlemleri veya usandıkları...

Ne kadar o sevdiğimiz insana karşı fedakarız?
Vermeden neyi ne kadar alabiliriz ki?

Bizler; hep ilişkilerimizde hesap kitap içinde değil miyiz ?
Her zaman denge.. Verdiğimiz kadar alalım, aldığımız kadar verelim hesapları yapar dururuz.

Sonuç YALNIZLIK .

Peki bu kadar yalnızlıktan korkuyor, yaşanılan güzellikleri,
paylaşımı bir daha yasayamamak endişesiyle kaybedeceğimiz
değere ağlıyorsak niye bu kadar ince hesaplar.

O değer bize mutluluk yerine hüzün, kargaşa yaşatıyorsa zaten vazgeçmeliyiz.

Yok eğer yaşamın sıkıntılarından biraz da olsa bizi alıp mutluluk veriyorsa o zaman gözyaşı yerine biraz daha akilci olmak daha doğru değil mi?
Sıkıca, hiç bitmeyecekmiş gibi o güzelliği, huzuru sonuna kadar yasamak varken neden korku??

Bilirsiniz.. Anılarımızda öylesine anlamlı, mutlu anlar vardır ki, kimi zaman onca geçen yıllara değerdir. Tabii ki bu değerler karşılık bulduğunda daha da değer kazanacaktır.

Eh iste o zaman bize biraz daha is düşüyor demektir. Daha çok özen...
Çünkü yasam içinde, ayni frekansı yakalamak o kadar zor ki...

Sevgiyi, özlemi birlikte yasamak doyumsuz bir hazdır.
Artık o sevdiğin insan kendin olmuşsundur.
Korursun, tıpkı kendini koruduğun gibi. Üzmekten, incitmekten korkarsın.
Artık hesap, kitap yapılamaz. ; Daha çok vermek vermek istersin.
Çünkü ego vererek de doyumu öğrenmiştir. Çünkü gönlünü ayna tutmuşsundur o sevgiliye. Çünkü yitirme korkusu askı ölümsüz kılar.

Çünkü ayrılmanın da bir vahşi tadı var
Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil Çünkü

AYRILANLAR HALA SEVGILI..

Uğur ilhan
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
8 Ocak 2007       Mesaj #425
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
KORKUYORUM

Özlüyorum,
Gurbet kokan türkülerin,
İçinde yaşayan
Ve derinden iç çekmelerin,
Ağlamaklı gözlere dönüşünü.

Gözler,ağlamayı unuttu çünkü çoktan,
Kimse inanmaz oldu yaratıldığına yoktan,
Bir türlü kurtulamadık bu derin boşluktan,
Korkuyorum ya kurtulamazsak helaktan,

Korkuyorum.
Gök gürültülü günahların hoş gösterilişinden,
Karbon kağıtlarından yapılmış kalp resimlerinin
Aşklara sinişini görmekten,
Bir de yaşamaktan artık
Çok korkuyorum
Kreacher - avatarı
Kreacher
Ziyaretçi
9 Ocak 2007       Mesaj #426
Kreacher - avatarı
Ziyaretçi
Yalnızlığa dair

Can yoldasin olmazsa olmasin
Yalnizim diye hayiflanmayasin,
Egilmis ustune gokyuzu masmavi
Bir anne sefkatine musavi.
Uc adim otede deniz
Dosttur, ne ofkesi ne durgunlugu sebepsiz.
Bir derdin varsa acabilirsin agaclara
Agac yaprak verir, sir vermez ruzgara
Ve kis yaz,
Dalda kus eksik olmaz
Dag basinda duman
Yalnizlik nedir goreceksin
öldügün zaman.

Cahit Sıtkı
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
11 Ocak 2007       Mesaj #427
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bir Çiçek Aldım
Dün gece yine yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda
Ve yalnız değilmişim gibi düşündüm
Ama her gece gibi
Dün gece de yalnızdım
Ve kendime bir çiçek aldım
Bir saat geri alınmış saatler
Ben geri almadım
Ve bir saat daha yalnız kalmadım
Bir masaya oturdum
İki çay ısmarladım
Ben içtim
Sen soğuttun
Sana söyleyeceğim her şeyi yuttum
Çok dert etmedim
Çünkü yoktun
Dün gece yine yalnızdım
Rahat ağladım
Yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı
Ve lambaları hiç karartmadım
Dün gece
Her gece gibi yalnızdım
Sokağa çıktım
Ve kendime bir çiçek aldım
Sen sandım
Koklamadım

Uğur Arslan
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
11 Ocak 2007       Mesaj #428
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
yrılık Şiiri


Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...


Sunay Akın
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
14 Ocak 2007       Mesaj #429
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Ne Garip

İnançlarım ve çelişkilerim hayata dair.
Ne garip bilmek, algılamak her şeyin aslında tekrarlarla dolu olduğunu ve yanılgının aslınında tekrar olduğunu.
Değerin değer olabilmesi için kaybetmenin gerekliliği ne garip.
Kendim ve ben varken yargılar ne büyük ne derin.. ne garip
Etrafımda niceleri gezinip dururken,
Ruhum bir merhabaya açken
Bir kutuptan öteki kutba upuzak olabilmek ne garip
Hele bir de bir bilge edasıyla savurduğun onca fikre rağmen kendinle savaşabilmen ne garip.

Arslan Öztürkmen
tuaana - avatarı
tuaana
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #430
tuaana - avatarı
Ziyaretçi
Büyük Yalnızlık metin
Önce çaresizlik çaldı kapıları
Sonra yoksulluk
Bütün âşina çehreler silindi aynalardan
Bir anda boşaldı dünya
Yapayalnız kaldık

Tez tükendi umut ekmeği
Bitiverdi suların hayali
Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi
Sen ey büyük yalnızlık
Bir sen terketmedin bizi
Ümit Yaşar Oğuzcan

Benzer Konular

27 Ekim 2008 / Misafir Genel Galeri
26 Temmuz 2009 / Misafir Genel Galeri
14 Mayıs 2007 / Misafir Genel Galeri
12 Nisan 2012 / Misafir Genel Galeri
17 Eylül 2016 / ThinkerBeLL Genel Galeri