Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 21 Aralık 2016  Gösterim: 25.889  Cevap: 3

Antlaşmalar - Kasr-ı Şirin (Kasrışirin) Antlaşması

Pollyanna
22 Mayıs 2006 00:44       Mesaj #1
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi

Kaşr-ı Şirin Antlaşması

Ad:  Kasr-ı Şirin Antlaşması.jpg
Gösterim: 94
Boyut:  43.0 KB

Ösmanlı Devleti ile İran arasında imzalanan barış antlaşması (17 Mayıs 1639).

Sponsorlu Bağlantılar
Bu antlaşmayla çizilen Türkiye-İran sınırı, küçük değişikliklerle günümüze değin korunmuştur.
1622-39 Osmanlı-İran savaşları, İran şahı I. Abbas’ın (Büyük) 1629’da ölmesi ve çocuk yaşta tahta çıkan Osmanlı padişahı IV. Murad’ın yönetimi ele almasından sonra Osmanlılann lehine gelişti.

IV. Murad 1635’te Revan’ı (Erivan), 1638’de de Bağdat’ı geri aldı. Bu gelişmeler karşısında İran’ın banş istemesi üzerine, Hulvanrud Irmağı kıyısındaki Kasr-ı Şirin’de yapılan görüşmeler antlaşmayla sonuçlandı. Buna göre Bağdat, Bedre, Hassan, Hanıkin, Mendeli, Derne, Dertenk ile Sermenel yöresine kadar ıssız alanlarla dağınık yerleşim bölgeleri, Caf aşiretinden Ziyaeddin ve Haruni göçebelerinin yaşadıkları yaylak ve kışlaklar, yıkılmak koşuluyla Zincir Kalesi ve batısındaki köyler, Şehr-i Zor Kalesi yakınlarındaki Zalim Ali Kalesi ve yöresi OsmanlIlara bırakıldı. Derbe, Zerdoli, Orman Kalesi ve yöresi ile Azerbaycan vfe Revan İran sınırları içinde kaldı. Kuzey sınırı ise Kars, Ahıska ve Van Osmanlı topraklarında kalacak biçimde belirlendi. Sınır boyunca her iki tarafta kalan stratejik konumlu kalelerin ve istihkâmların da yıkılması öngörüldü. Antlaşmanın sonuna bir madde eklenerek İran’da, ilk üç halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman) ile Hz. Muhammed’in eşi Hz. Ayşe’ye hutbelerde “seb ve lanet” edilmemesi koşulu kondu.

1722’ye değin yürürlükte kalan Kasr-ı Şirin Antlaşması, 1723’te başlayan savaş sonrasında 1747’de yeniden yürürlüğe kondu. 1823, 1847, 1869 Osmanlı-İran antlaşmaları da Kasr-ı Şirin Antlaşması’yla belirlenen sınırları değiştirmedi. 1907’den sonra oluşturulan Sınır Tahdit Komisyonu birkaç sınır köyünü daha OsmanlIlara bıraktı. 23 Ocak 1932 tarihli Tahran İtilafnamesi’nde Kasr-ı Şirin Antlaşması’yla belirlenen sınırın geçtiği yerler ayrıntılı biçimde saptandı.

kaynak: Ana Britannica

Son düzenleyen Safi; 21 Aralık 2016 03:18


10 Ağustos 2007 01:25       Mesaj #2
buz perisi - avatarı
VIP Lethe
Kasr-ı Şirin Antlaşması
Osmanlı Devleti ile İran arasında imzalanan barış antlaşması (17 Mayıs 1639). Antlaşma, Sadrazam Kara Mustafa Paşa ile İran Şahı Safi Han'ın elçisi Saru Han arasında yapılmıştır. Antlaşma gereğince Bağdat, Ahıska, Kars, Van, Basra ve buralara bağlı kaleler Osmanlılarda kalacak ve buralara İranlılar hiçbir saldırıda bulunmayacaklardı. Bugünkü Türkiye-İran sınırı bu antlaşmayla çizilmiştir.
Şirin Antlaşmasına göre:
  • Bağdat, Basra, Kerkük ve Doğu Anadolu, Osmanlı Devletinde kalacaktı.
  • Revan, Safevî Devletinin olacaktı.
  • Kotor, Mokur ve Kars taraflarındaki kaleler, iki tarafça da yıkılacaktı.
  • Safevîler, İran’da, Eshâb-ı kirama, İslâm âlimlerine ve eserlerine sövülmesini yasaklayacaklardı.
MsXLabs.org & MORPA Genel Kültür Ansiklopedisi

Son düzenleyen Safi; 21 Aralık 2016 03:10
Misafir
2 Haziran 2008 11:31       Mesaj #3
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kasr-ı Şirin Antlaşması
Bugünkü İran sınırımızın çizildiği, Osmanlı Devleti ile İran arasında imzalanan antlaşmadır.
Osmanlı-İran Savaşları, İran Şahı I. Abbas'ın ölmesi ve IV. Murad'ın tahta çıkarak yönetimi ele almasıyla Osmanlı Devleti'nin lehine gelişmiştir. Sultan IV. Murad 1635'de Revan (Erivan) ve Bağdat'ı geri aldı. İran'ın barış istemesi üzerine Hulvanrud Irmağı'nın kıyısında bulunan Kasr-ı Şirin'de bir antlaşma imzalandı.

Antlaşma gereğince;
  • Bağdat, Bedre, Hassan, Hanıkin, Mendeli, Derne, Dertenk ile Sermenel'e kadar olan alanlar Osmanlılara'a bırakılacaktı.
  • Derbe, Azerbaycan ve Revan İran sınırları içinde kaldı.
İran'ın kuzey sınırı, Kars, Ahıska ve Van Osmanlı topraklarında kalacak biçimde belirlendi. Sınırın her iki taafında kalan kalelerin ve istihkamların yıkılması öngörüldü. Antlaşmanın sonuna eklenen bir madde ile İran'da, ilk üç halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman) ile Hz. Muhammed'in eşi Hz. Ayşe'ye hutbelerde "seb ve lanet" edilmemesi koşulu kondu. Bu antlaşma 1722 yılına kadar yürülükte kaldı ve 1723'te başlayan savaş sonrasında 1747'de yeniden yürülüğe konuldu.
Son düzenleyen Safi; 21 Aralık 2016 03:11
21 Aralık 2016 03:13       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Kasrışirin antlaşması


OsmanlI devletiyle Safeviler arasında aynı adlı kentte yapılan barış (17 mayıs 1639).

Murat IV' ün Bağdat'ı almasından (1638) sonra, sar fevi hükümdarı Safi I, İran üzerine yürüyen sadrazam ve serdarıekrem Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın Kasrışirin'deki ordugâhına imrahoru Muhammet Kulihan'ı göndererek barış istedi (29 nisan 1639). Bir süre sonra da barışı yapmakla görevlendirilen İran baş temsilcisi Saru- han, 45 kişilik maiyetiyle sadrazamın ordugâhına geldi (14 mayıs).

Böylece OsmanlI devletini sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın, İran'ı da Saruhan'la elçi Muhammet Kulihan'ın temsil ettiği barış görüşmelerine başlandı. Türk-iran sınırının saptanmasında son savaş durumu temel alınarak Bağdat, Basra ve Şehrizor yörelerinden oluşan Irak-ı arap OsmanlI devletinde kalırken, Safeviler’in eline geçmiş bulunan Erivan da İran'a bırakıldı. Ayrıca, Safeviler’in Irak, Kars, Ahıska ve Van taraflarına saldırmayacakları, İran'da sahabeye sövmenin yasaklanacağı da belirtildi. imzalanan bu antlaşmayla, Bağdat’ ın Safeviler tarafından alınması üzerine başlayan (11 ocak 1624) ve 15 yılı aşkın bir zaman süren Türk-iran savaşı’na son verildiği gibi, bugünkü Türkiye-lran sınırı da çizilmiş oldu.

(Ancak, Türkler Irak'ı, İranlIlar da Erivan'ı yitirdiklerinden, günümüzde bu sınırın yalnız Doğu Anadolu-İran arasındaki bölümü geçerli kaldı.) Kasrışirin antlaşması hemen imzalayan Safi I, onaylanmış nüshasını Kulihan aracılığıyla İstanbul'a gönderdi. Murat IV de bunu ölümünden az önce onayladı (1640).

Kaynak: Büyük Larousse


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç