Arama

Anemi nedir, nasıl tedavi edilir?

Güncelleme: 8 Mart 2018 Gösterim: 99.507 Cevap: 4
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Ziyaretçi
12 Ocak 2009       Mesaj #1
Ziyaretçi - avatarı
Ziyaretçi
Anemi nedir, nasıl tedavi edilir?
Son düzenleyen Safi; 8 Mart 2018 16:01
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
12 Ocak 2009       Mesaj #2
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir.

Kansızlık (anemi) Nedenleri ve Tedavisi


Kanda bulunan kırmızı kan hücreleri (eritrositler) dokulara ve hücrelere oksijen taşırlar. Bunu içlerinde bulunan hemoglobin maddesi sayesinde yaparlar. Hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengini de veren maddedir. 1 gram hemoglobin 1.4 mL oksijen taşır. Normalde kanda 13-15 gram / 100 mL hemoglobin bulunur. Kırmızı kan hücrelerinin ömürleri 4 ay kadardır.
Sponsorlu Bağlantılar

Böbreklerimizden salgılanan eritropoetin adlı hormon, kemik iliğine etki ederek, kırmızı kan hücrelerinin yapımını başlatır.
Kansızlık (anemi), kan hemoglobin düzeyinde veya kırmızı kan hücreleri sayısında azalma ve sonucunda ortaya çıkan bulgulardır. Genelde başka bir hastalığın neden olduğu bir durumdur. Bu nedenle sadece anemi ifadesinden ziyade demir eksikliği anemisi, akdeniz anemisi gibi altta yatan hastalığı da belirtecek terimler kullanılır.

Ortaya çıkan şikayetler ve saptanan bulgular doku ve hücrelere yetersiz oksijen taşınmasına bağlı olarak gelişmektedir. Anemili hastalarda yorgunluk, hafif çarpıntı ve nefes darlığı gelişebilir. İleri düzeyde bir anemide ise, bütün bu bulgular, istirahat halinde görülmesinin yanı sıra; kulak çınlaması, baş dönmesi, baş ağrısı, uyuma güçlüğü, iştahsızlık, kilo kaybı, adet kanamalarının düzensizliği veya fazlalığı, adet görmeme ve iktidarsızlık gibi bulgular ortaya çıkabilir.

Aneminin sık görülen bulgularından çarpıntı, anemi yüzünden dokularda oluşan oksijen açlığını gidermek amacıyla, kalbin atım hızını ve her atımda pompaladığı kan miktarını artırması nedeniyle ortaya çıkar. Buna rağmen dokularda yeterli oksijen sağlanamıyorsa, solunum sayısının artması ve nefes darlığı ortaya çıkar.

Uzayan anemilerde ve yaşlı kişilerde veya kalp hastalığı olanlarda kalp yetmezliğine ait bulgular gelişebilir. Anemideki en belirgin bulgulardan birisi de solukluktur. Aneminin şiddetine bağlı olarak, ağız ve göz kapağı içindeki deride ilk olarak fark edilebilen solukluk, aneminin ilerlemesi ile avuç içinde, tırnak yataklarında ve deride de belirginleşir. Anemiye yol açan nedene bağlı olarak çok çeşitli bulgular gelişebilir.

Laboratuvar Testleri
• Kırmızı küre sayısı (erkek: 4.5-6.0 milyon)-(bayan: 4.0-5.5 milyon)adet/ml
• Hemoglobin (erkek: 14-18)-(bayan: 12-16)gr/dL
• Hematokrit (erkek: 41-51)-(bayan: 37-47)%
• MCV (Mean Corpuscular Volume); (87 ± 7 fl). Kırmızı kan hücrelerinin ortalama hacmi. Buna göre anemi, mikrositer, normositer ve makrositer olarak tanımlanabilir.
• MCH (Mean Corpuscular Hemoglobin); (29 ± 2 pg). Kırmızı kan hücrelerinde bulunan ortalama hemoglobin miktarıdır. Yani, kırmızı kan hücresindeki hemoglobinin ağırlığıdır.
• MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration); (34 ± 2 gr/dL). Bir kırmızı kan hücresinde bulunan ortalama hemoglobin konsantrasyonudur. Yani birim hacimdeki ağırlıktır (g/dl). MCH ve MCHC sonuçlarına göre anemi, hipokrom ve normokrom olarak sınıflanabilir.
• Periferik yayma, kanın şekilli elamanlarının mikroskopla incelenmesidir.
• Serum demiri, toplam demir bağlama kapasitesi, folik asit, ferritin, vitamin B12 düzeyleri ve serbest eritrosit protoporfirin de gerekirse tanı için incelenebilir.

Kansızlık anemi nedenleri
o Kan kayıpları,
o Kırmızı kan hücrelerinin aşırı yıkımı,
o Kurşun ve diğer toksik maddelerle olan zehirlenmesi,
o Glutatyon veya globulin sentezlerinin bozulması,
o Glikoliz veya hücre zarı bozuklukları,
o Bazı enfeksiyonlar,
o Dalağın fazla çalışması,
o Bazı ilaçlar,
o Yetersiz kırmızı kan hücresi üretimi
o Temel yapım maddelerin eksikliği (demir, folik asit, B12, protein, niasin, bakır vs)
o Kronik hastalıklar (Kronik böbrek hastalığı, kollajen doku hastalıkları, siroz)
o Eritroblast eksikliği(aplastik anemi, kimyasal ajanlar, antikorlar)
o Kemik iliğinin diğer hücreler tarafından işgali (lösemi, lenfoma, multipl myeloma)
o Endokrin hastalıklar (Miksödem, hipofiz yetmezliği, adrenal yetmezlik)

Anemi Türleri
o Mikrositer anemiler
• Demir eksikliği anemisi
• Talassemiler
• Kronik hastalık anemisi
• Sideroblastik anemi

Anemi Tedavisi
• Altta yatan nedene göre tedavi edilir, örneğin demir eksikliği anemisinde demir preparatları verilir, kanamaya bağlı olanlarda kanama odağı tedavi edilir.

BAKINIZ Anemi (Kansızlık)

Son düzenleyen Safi; 8 Mart 2018 16:07
ener - avatarı
ener
Ziyaretçi
18 Eylül 2010       Mesaj #3
ener - avatarı
Ziyaretçi
DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİNİN TEDAVİSİ:
Demir eksikliği tedavisi, hastaya yalnız demir vermek değildir. Hastaya yalnız demir verip demir eksikliğini yaratan kaynağı araştırmamak, büyük bir tıbbi yanılgıdır. Demir eksikliğini yaratan nedenin araştırılıp bulunması ve bu nedenin ortadan kaldırılması, demir eksikliği tedavisinin önemli bir bölümünü oluşturur. Demir eksikliğinde hastadaki günlük demir emilmesi, vücut ağırlığının kilosu başına yaklaşık 0.5 mg.’dır. Demir eksikliğinde ağız yoluyla ahnan demirin de 0/o20-%30 kadarı emildiğine göre, hastaya ağız yoluyla, kilo başına 1.5 mg. kadar demir verilmelidir. Hastaya verilebilecek en kolay emilen ve en ucuz demir içeren ilaç, “Demir sülfaf’tır. Demir sülfattaki demir, iki değerliklidir. Demir sülfatta % 20 oranında demir bulunur. Buna göre hastaya günde 200-300 mg. demir sülfat verilmesi yeterlidir. Demir, aç karma daha iyi emilir. Ancak demir sülfat mideyi tahriş edebilir. Bu nedenle ilacın yemeklerle birlikte alınmasında yarar vardır. Demir glukonat ve demir fümarat iki değerlikli demir içeren öteki ilaçlardır. Demir tedavisi sırasında hastanın çeşitli vitaminler ve minareller içeren başka ilaçlar kullanmasının, reçetenin tutarını yükseltmekten başka bir yararı yoktur. Demirli ilaçları kullanan hastaların dışkıları koyu renkli olur. Demir tedavisi en az altı ay sürmelidir. Tedaviden yaklaşık 7-10 gün sonra kandaki genç alyuvarların sayısı çoğalır. Bu olaya retikülositoz denir ve demir tedavisinin sonucunun olumlu olduğunu gösterir. Tedavi süresinde kandaki hemoglobin, günde 100 mi, kanda 0.2 gr.’hk bir artış hızıyla çoğalır.
Demir tedavisinde çok sık uygulanan bir yanlış vardır. Bu da gereksiz yere hastaya iğneyle demir (demirli ilaçların enjekte edilmesi) verilmesidir. Halk arasındaki yanlış bir kanıya göre iğneyle verilen ilaçlar daha etkili olmaktadır. Bu gibi yanlışlara bazı tıp adamları da düşmektedir. Hastaya iğneyle demir verilmesini gerektiren durumlar çok azdır. Hastanın incebağırşaklarının büyük bir bölümü çıkartıldığında, kolitis ülseroza olaylarında, Crohn hastalığında sık ve sürekli kanamalar nedeniyle hastanın günlük demir gereksiniminin 100-200 mg. gibi yüksek bir düzeye çıktığı durumlarda demirin iğneyle verilmesi gerekir. Hastaya “Demir dekstran” kas içine zerkedilir. Verilecek doz şöyle ayarlanır: (Normal hemoglobin miktarı – hastanın hemoglobin miktarı) X 0.25. Örneğin hemoglobin miktarı 100 mi. kanda 5 gr. olan bir hastaya (15-5) X 0.25 =2.5 gr. demiri zerketmekgerekir. Demir iğneleri bulantı, kusma, baş ağrısı, a,teş î yükselmesi, ürtiker gibi yan etkiler yapabilir.
Son düzenleyen Safi; 8 Mart 2018 16:07
_EKSELANS_ - avatarı
_EKSELANS_
Kayıtlı Üye
3 Ocak 2013       Mesaj #4
_EKSELANS_ - avatarı
Kayıtlı Üye
DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ( KANSIZLIK)
Kanın yapısında bulunan kırmızı kan hücreleri, demir içeren ve hemoglobin adı verilen protein yapılarından oluşur. Demir içeren hemoglobin yapıları kandan hücrelere oksijeni taşıyarak gıdaların yanmasını ve enerji elde edilmesini sağlar. Anemi(kansızlık), demir eksikliğine bağlı olarak kandaki hemoglobin miktarının azalmasıdır. Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde anemi önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dünyada; erkeklerin %20’sinde; kadınların %33’ünde; gebelerin %50’sinde ve çocukların % 40’ında anemi görülmektedir. Ülkemizde ise çocuk ve adölesanlarda anemi görülme sıklığı %50 civarındadır.

Yaşa ve cinsiyete göre hemoglobin miktarı; erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL, 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL , 6-14 yaşlarda 12 g/dL ‘nin altı anemi olarak kabul edilmektedir.

DEMİR GEREKSİNMESİ NE KADARDIR?

Erkekler günde 1 mg, kadınlar ise günde 1,5 mg demir gereksinimleri vardır. Erişkin erkeklerin günde 10 mg, kadınların ise günde 18 mg demir gereksinmesi vardır. Kadınlar için hamilelikte ve emziklilikte 15 mg ek yapılmalıdır. 0-4 ay bebeklerin günlük demir gereksinimi 5 mg ‘dir. Sadece anne sütü ile beslenmeyle karşılanabilir. 6 aydan 3 yaşa kadar olan bebeklerde ise demir gereksinimi 10 mg/gündür.

ANEMİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

Beslenme ile az miktarda demir alınması,
Bebeklerde ek besine geç başlama veya anne sütü yerine inek sütünün kullanılması,

· Vejetaryanlık
bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketildiği bir beslenme tarzıdır. Vejetaryen ise; bitkisel besinleri tüketen, hayvansal besinleri (kırmızı et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta gibi) sınırlı miktarda veya hiç tüketmeyen kişilere verilen isimdir. Vejetaryenlikte demir kaynakları hiç tüketilmediğinden veya çok az tüketildiğinden dolayı kansızlık görülme sıklığı da artmaktadır. Günümüzde; pek çok çeşiti bulunmaktadır.
Vegan: Hiçbir şekilde hayvansal gıda içermeyen, sadece bitkisel gıdalarla beslenme şeklidir.
Lakto-vejetaryen: Bitkisel besinlerin yanında hayvansal kaynaklı besinlerden sadece süt ve süt ürünlerini tüketirler.
Ovo-vejetaryen: Bitkisel besinlerin yanında hayvansal kaynaklı besinlerden sadece yumurtayı tüketirler.
Lakto-ovo vejetaryen: Günümüzde en yaygın olan çeşittir. Bitkisel besinlerin yanında; süt ve süt ürünleri ve yumurtayı da tüketirler. Et yemezler.
· Hatalı diyet uygulamaları,
Yeme bozuklukları,
Vücutta demir emiliminde bozukluk(kronik ishaller, enfeksiyonlar, sindirim sistemi bozuklukları),
Kanamalar ; yoğun adet kanaması, burun kanamaları, hemoroid, mide yada barsak ülseri, polip, gastroenterial kanser gibi …
Çocuklarda kurşun zehirlenmesi sonucunda da demir eksikliği anemisi görülür.
· Çay ve kahve tüketimi demir emilimini azalttığı için tüketilmemelidir. Eğer tüketilmek isteniyorsa yemeklerden 45-60 dakika önce ve sonra açık olarak tüketilebilir.
· Beslenme ile fazla miktarda kalsiyum alınması, etlerin kavrularak pişirilmesi, nitrat ve nitritin kullanıldığı sosis, salam ve birçok hazır besinin tüketimi alınan demirin biyoyararlılığını azaltır.

ANEMİ NASIL BELİRTİLER GÖSTERİR?
  • · Yorgunluk, halsizlik
  • · Soğuk hissetme, üşüme
  • · Baş dönmesi, sersemlik hali
  • · Kalp atışlarının hızlı olması(taşikardi), bazen kalp çarpıntısını da görülebilir
  • · Konsantrasyon azlığı
  • · Kızgın, üzüntülü his ve depresyon hali
  • · Solunumun rahat olmaması ve bazen nefes darlığı
  • · Soluk cilt rengi, göz kapaklarının iç kısmı ve avuçlarda solukluk
  • · Kırılgan, sağlıksız tırnak yapısı ve kaşık biçiminde tırnak görünümü
Ağız kenarlarında çatlaklar, tahriş olmuş dil
· İleri derecede demir eksikliğinde ise toprak, buz, kireç, nişasta gibi maddeler yenebilmektedir.

KANSIZLIĞIN NEDEN OLDUĞU DURUMLAR NELERDİR?
· Bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.
· Gebelikte; anne ve bebek ölüm riskini artırmaktadır.Düşük doğum ağırlığına sahip bebek doğurma olasılığını artırır.
· Bebek ve çocuklarda; büyüme ve gelişme olumsuz etkilenir. Öğrenme, algılama güçlüğü ortaya çıkar. Fiziksel aktivitenin azalmasına neden olur. Dikkat dağınıklığı, ilgisizlik artacağından okul başarısında düşmeye neden olur.
· Yetişkinlerde ise; sürekli yorgunluk, halsizlik, uyku hali söz konusudur. İş verimi düşer.

DEMİRDEN ZENGİN GIDALAR NELERDİR?

Besinlerin yapısında bulunan demir hem ve hem olmayan demir olmak üzere 2 çeşittir. Hem demir hayvansal kaynaklı; hem olmayan demir ise hayvansal kaynaklı bazı besinlerde ve bitkisel kaynaklı besinlerde bulunmaktadır. Özellikle ette bulunan hem demirin vücuttaki emilebilirliği yüksektir.
· Proteinden zengin besinler özellikle sırasıyla sakatatlar, dana eti, koyun eti ve tavuk eti hem demirden zengin besinlerdir hem de içerdikleri demir emilimi yüksektir.
· Etlerden başka iyi pişmiş olan kurubaklagiller, yumurta, kuru meyveler( özellikle kuru üzüm, kuru kayısı ), pekmez, yeşil sebzeler ( ıspanak ), fındık, fıstık, susam, tahin gibi yiyecekler demirden zengindir; fakat bu besinlerdeki demirin emilebilirliği ete göre daha düşüktür.

BESİNLERDEKİ DEMİRİN EMİLİMLERİ NEDİR?
  • Karaciğer gibi sakatatlardaki demirin %30’ u ,
  • Dana ve koyun etindeki demirin % 25’ i,
  • Tavuk ve balıktaki demirin % 20’ si,
  • Yumurtadaki demirin % 15’i,
  • Kurubaklagillerdeki demirin % 20’ si,
  • Yeşil sebzelerdeki demirin % 8’ i,
  • Tahıllardaki demirin % 4’ü emilir.
· C vitamini demir emilimini artırdığı için demirden zengin olan besinlerle(özellikle bitkisel kaynaklı besinlerle) C vitamini birlikte tüketilmelidir. Yumurtanın portakal suyu veya yanında bir mandalinayla tüketilmesi , köftenin salata ile tüketilmesi örnek olarak verilebilir.
· Posa miktarı yüksek olan besinler fazla miktarda tüketildiğinde demirin vücuttan atımını hızlandırır.Bu yüzden posayla birlikte C vitamini alındığında posanın etkisini azaltır.
· Mayalı ekmek tüketimi demirin emilimini artırdığı için tüketilmelidir. Mayasız ekmek olarak bilinen yufka veya lavaş ekmeği demir emilimini azaltır. Ayrıca kurubaklagillerin iyi pişirilmemesi ve kepekli ekmeğin veya esmer undan yapılan köy ekmeğinin tüketimi de demirin emilimini engellemektedir.

Besinlerin demir içerikleri ve emilebilirliğine bakıldığında; örneğin yetişkin bir erkek bireyin günlük demir gereksinmesini karşılaması için; 1300 g kırmızı et veya 700 g kurubaklagil veya 300 g pekmez tüketmesi gerekmektedir. Bu değerler çok yüksek rakamlar olmakla beraber fazla tüketildiklerinde de bazı sağlık problemleri yaratmaktadırlar. Bu yüzden her besin grubundan yeterli ve dengeli bir şekilde tüketilmeli, demir ihtiyacı dengeli bir şekilde karşılanmalı, bir diyetisyenden yardım alınmalıdır.

Anemide de tıbbi beslenme tedavisi bireye özgüdür. Bu yüzden tedavinin etkili olabilmesi için beslenme programı bireyin alışkanlıklarına, tüketim durumuna göre diyetisyen tarafından yapılmalıdır.

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ TEDAVİSİ NASILDIR?
Demirsülfat, demir glukonat ve demir fumorat ağızdan demir tedavisi olarak kullanılan demir formlarıdır. Genellikle demir tedavisine başladıktan iki ay sonra hemoglobin düzeyi normale dönmektedir, ancak demir depolarını doldurmak amacı ile tedaviye 6-12 ay daha devam edilmelidir. Damar içerisine veya kas içerisine uygulanabilecek demir ilaçları da ağızdan alıma dayanamayan hastalarda kullanılabilir. Ayrıca demir ilaçlarının kullanıldığı esnada beslenmeye de dikkat edilmelidir.

En iyi demir emilimi aç karnına alındığında gerçekleşir. Süt ve süt ürünleri demir emilimini olumsuz etkileyeceğinden ilaç ile birlikte alınmamalıdır. C vitamini demir emilimini artırırken hemoglobin üretiminde de önemli bir yeri vardır. Diyet ile alınacak miktar yeterli olmayacağından gebelik ve emzirme dönemi sırasında kadınların yeterli derecede demir desteği almaları gerekir. Ayrıca; demir ilaçlarının doktor tavsiyesi ile ve belirlediği dozlarda kullanılması gerektiği de unutulmamalıdır.
Son düzenleyen Safi; 8 Mart 2018 16:10
HayaLPeresT - avatarı
HayaLPeresT
VIP VIP Üye
3 Ocak 2013       Mesaj #5
HayaLPeresT - avatarı
VIP VIP Üye
KANSIZLIK (ANEMİ)
Kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunur. Nefes alırken akciğerdeki oksijen, bu hemoglobinin yapısına bağlanarak taşınır. Bu hemoglobinin kanda bulunması gereken miktarın altında olması sonucu kansızlık (anemi) ortaya çıkar. Bu olması gereken minimum değerler erkekte 13 g/dl, kadında ise 12 g/dl dir. Bunlar dünya sağlık örgütünün belirlediği değerlerdir. 6 yaşa kadarki çocuklarda 11 g/dl, 6-15 yaş arasında ise 12 g/dl’nin altında olması kansızlığın göstergesidir.

Dünyada kadınlarda görülme sıklığı yüzde 30-40, erkeklerde yaklaşık yüzde 20′ dir. Bu kansızlıklar arasında en çok görülen demir eksikliği anemisidir. Anemi hastalarının yaklaşık yüzde 90′ında görülür.

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ
En sık görülen beslenme yetersizliği vücuda yetersiz demir alımıdır. Demir kandaki hemoglobine bağlanır ve oksijenin taşınmasına yardımcıdır. Genelde bebeklik döneminde ortaya çıkan bir durumdur. Dünyada en çok karşılaşılan kansızlık çeşididir. Çocukluk ve ergenlik döneminde de sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır.

NEDEN DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ OLURUZ?
Demir alımında eksiklik: Hamilelikte ve emzirme döneminde demir daha fazla gerekir. Yeni doğan çocukların ek demir alımına ihtiyacı vardır. Bu dönemde büyüme fazla olduğundan anne sütü ya da inek sütü bebeğin ihtiyacını karşılayamamaktadır. Anne sütünün yanında demir ihtiyacını karşılayacak besinler ya da demir ilaçları verilebilir. Ergenlik döneminde de bu ihtiyaç artmaktadır. Ekonomik düzeyi yeterli olmayan ailelerde, beslenme yetersizliği sonucu bu durum ortaya çıkabilir. Uygulanan yanlış rejim, et yememek, hazır gıdalarla beslenmek demir eksikliği anemisi nedenlerindendir.

Demir emiliminde yetersizlik: Bazı hastalıklar sonucu demirin bağırsaklardan vücuda emilmesi yetersiz olabilir. Kronikleşmiş bağırsak hastalıkları, mide ameliyatları, sindirim bozuklukları sonucu demir alımı yavaşlar.

Kanamalar: Bağırsak hastalıkları ya da geçirilen hastalıklar sonucu kanama olabilir. Ayrıca adet döneminde fazla miktarda kan kaybedilir. Diyetle demir alımı yetersiz kalır. Ek demir beslenmesine ihtiyaç vardır. Yoksa bu kan kaybı sonucu kansızlık ortaya çıkar. Sindirim sistemi sorunlarında, ülseri veya kronik gastriti olanlarda kanama sonucu demir eksikliği anemisi oluşabilir.

Bunlar dışında nadir de olsa kansızlığa neden olabilecek durumlar vardır. Alyuvarların idrarla atılması, sürekli aspirin kullanmak, parazitler, kurşun zehirlenmeleri gibi.

KANSIZLIK (ANEMİ) BULGULARI NELERDİR?
Demir eksikliğinde vakaların çoğunda bir belirti görülmez. Yapılan kan tahlilleri sonucu teşhis konabilir. Eğer hastalık ilerlemiş ve şiddetli ise halsizlik, solukluk, yorgunluk, iştahsızlık, kabızlık gibi durumlar oluşur. Fiziksel bir aktivite sırasında çarpıntı, nefes almada güçlük, çabuk yorulma hastalığın şiddetine göre ortaya çıkar. Hastalar pika toprak ya da kil gibi yiyecek olmayan maddeleri yemek ister.

Bunlar dışında şu belirtiler olabilir:
  • baş dönmesi, kulak çınlaması,
  • ağız kenarında çatlaklar,
  • tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması,
  • dilde kızarma, çatlak ve kabarcık oluşumu,
  • yutarken zorlanma, ağrılı yutma,
Demir eksikliği olan çocukların yürümesi, oturması, konuşması gecikir. Bu çocuklarda davranış bozukluğu ortaya çıkar ve öğrenme güçleşir. Bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalığa yakalanma ihtimali artar.

KANSIZLIK (ANEMİ) TANISI
Yapılan fizik muayene, hastanın doktora anlattıkları ve kan tahlilleri sonucu tanı konur. Alyuvarlar mikroskobik olarak incelenir. Kan hemoglobini, serum ferritin düzeyi, demir bağlama kapasitesine bakılır. Zor değildir fakat bazı hastalıklarla (örneğin akdeniz anemisi) karıştırılabilir. Bu yüzden dikkat edilmelidir.

KANSIZLIK (ANEMİ) TEDAVİSİ
Demir eksikliği tedavisinde uygulanan yöntem ağızdan demir ilacı verilmesidir. 2 ay sonra hasta normale döner ancak demir depolarının doldurulması için uzun bir süre daha demir tedavisi uygulanır. Bu tedavi bir yıla kadar çıkabilir. Bebeklerde şurup ya da damla yoluyla ilaç verilir. Dışkı koyulaşır. Dişler de siyahlaşma olabilir ama geçicidir. İlaç alımı aç karnına ya da öğün arasında olmalıdır. Çünkü böylece demir daha iyi emilir. Ayrıca C vitaminiyle beraber ilacın verilmesi emilimini arttırır. Süt ve süt ürünleriyle beraber alınması sakıncalıdır. Demirin emilimini azaltır.

Bağırsaklarında emilim bozukluğu olanlar ya da hap kullanmak istemeyenler için kalçadan iğneyle demir enjekte edilir. Yan etkileri fazladır ve doktor tavsiyesine göre uygulanmalıdır. Bu yan etkiler: Bulantı, kusma, ishal gibi sorunlardır. Kalçadan yapıldığında alerji, ağrı, yanma gibi durumlar ortaya çıkabilir.

DEMİR HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?
Demir ette ve bitkilerde bulunur. Karaciğer, kırmızı et, dalak, yumurtanın sarısı, yeşil sebze, fındık, fıstık, kuru üzüm, pekmez, kuru baklagiller demir bakımından zengindir. Ayrıca ette bulunan demir daha kolay emilir. Bu yüzden etle beslenmek demir ihtiyacı bakımından önemlidir. Un ve ekmek demirden zenginleştirilebilir.

BEBEKLERİ DEMİR EKSİKLİĞİNDEN KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?
  • Bebeklerinizi demirden zengin gıdalarla besleyin,
  • İlk 6 ay anne sütüyle besleyin. Erken doğum yaptıysanız 2. aydan sonra ek demir takviyesi yapabilirsiniz. Normal doğum yapanlar ise 4. aydan itibaren demir takviyesi yapabilirler,
  • Günde yarım litreden fazla süt, demirin emilimini azaltır. Beslenmeyi buna göre belirleyin,
  • C vitamini demir emilimini arttırdığından bebeğinize meyve suyu içirin.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 8 Mart 2018 16:11

Benzer Konular

22 Eylül 2013 / metincorlu Soru-Cevap
12 Ocak 2016 / MaKaLeLe Sağlıklı Yaşam
5 Aralık 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
30 Ekim 2015 / gencosamsun Tıp Bilimleri