Arama

Varikosel Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Güncelleme: 12 Ocak 2016 Gösterim: 78.148 Cevap: 8
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
5 Ocak 2007       Mesaj #1
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
varikosel nedir?nasıl tedavi edilir?

Sponsorlu Bağlantılar
Varikosel testislerdeki kanı boşaltan venlerin (toplardamar) genişleyip varisleşmesidir.

Toplardamarların iç yüzeyinde kan dolaşımını düzenleyen kapakçıklar işlevlerini yitirmiştir ve kanı boşaltamamaktadır. Testisten çıkan toplar damarların aşırı ve anormal olarak genişlemiş olması, testiste ısı etkisi ve beslenme bozukluğu sonucu sperm üreten hücreleri toksik bazı maddelerle karşı karşıya bırakır. Bu durum maddeler testis içinde etki yarattığı için sperm oluşumunu kötü etkiler. Testislerin sonografik muayenesi ve damarsal araştırılması gerekir. Böyle bir durum cerrahi müdahale ile düzeltilir.
Puberte sonrası erkeklerin yaklaşık % 10-20 sinde görülür. Kısırlık (infertilite) şikayeti olan erkeklerin ise yaklaşık %40 ında varikosel mevcuttur. Sekonder infertilite şikayeti olan erkeklerde ( önceden en az bir çocuğu olan ancak şimdi kısırlık şikayeti çeken) ise bu oran % 80 lerin üzerine çıkmaktadır. Varikosel her iki testiste de görülebilir. Ancak anatomik komşulukları dolayısı ile sol testiste görülme oranı % 85, sağ testiste görülme oranı ise % 15 civarındadır. Bir taraftaki varikosel genellikle diğer testisi de etkilemektedir.

Varikosel çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Ancak bazen aşağıdaki belirtiler görülebilir:
Testislerde ağrı
Testislerde küçülme
Testislerde dolgunluk hissi
İnfertilite (kısırlık)
Gözle görülebilen genişlemiş damarlar
Ele gelen genişlemiş damarlar

Varikoselin neden kısırlığa sebep olduğu konusunda henüz kesin bir bilgi yoktur. Ancak genişleyen damarların testislerde sebep olduğu ısı artışının sperm üretimini olumsuz etkilediği, genişleyen damarlarda biriken kanda anormal konsantrasyonlara ulaşan böbreküstü bezi ve renal ürünlerin sperm oluşumunu olumsuz etkilediği, yine bazı metabolik ürünlerin artması ve oksijenlenmenin azalmasının sperm üretimini olumsuz etkilediği gibi birtakım teoriler mevcuttur.

Bazen hastalar testislerinde gördükleri veya ayakta iken ellerine gelen genişlemiş damarlar sebebi ile doktora gelirler. Doktor tarafından yapılacak elle muayene ile genellikle tanı konur. Bazen ultrasonografi / Doppler gerekebilir. Bütün varikoselli hastalara 4 günlük cinsel perhizden sonra sperm tahlili (spermiogram) yapılıp sperm sayısı, hareketliliği ve şekilleri araştırılmalıdır. Hastaların yaklaşık %70 inde sperm yoğunluğu ve hareketliliği azalmış, şekilleri bozulmuştur. Bu hastalarda yüksek oranda kısırlık görülür.Kısırlık şikayeti olan varikoselli erkeklerde, çok yoğun ağrı şikayeti olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre anlamlı küçülme göstermiş varikoselli erkeklerde cerrahi tedavi önerilir. Tedaviye geçmek için varikoselin mutlaka sperm değerlerini bozmuş olması gerekir. Yani spermi normal ise tedavi edilmeyebilir. Evli olmayan erkeklerde de varikosel bulunmuş ve sperminde bozulma başlamış ise tedavi yapılmalıdır. Eğer erkek adolesan çağda, yani henüz ergenliğe gelmemiş ise ve sperm veremiyorsa bu durumda testiste küçülme olup olmadığına bakılır. O taraf testisi %10’dan fazla volüm kaybetmiş ise yine ameliyat endikasyonu vardır.

Testislerinde ağrı olan ve muayene ile varikosel saptanan erkeklerde bu ağrının mutlaka varikoselden kaynaklanıyor olması gerekmez. Önce diğer nedenler araştırılmalı ve semptomatik tedavi yapılmalı, ondan sonra varikoselin tedavisine geçilmelidir.

VARİKOSELİN TEDAVİSİ AMELİYATTIR
Ameliyat sırasında mikroskop kullanılması önerilmektedir. Ameliyatı kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler bağlanır. Basit bir ameliyattır ve genellikle hastane de yatmayı gerektirmez. Varikosel ameliyatının başarı şansı değişiktir. Mikroskobik yapılan ameliyatların başarı şansı diğerlerine oranla çok daha yüksektir. Yaklaşık 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmaz ise hidrosel (testis çevresinde sıvı birikimi), atrofi gibi komplikasyonlar görülebilir. Ama son yıllarda, ameliyat tekniğinde elde edilen ilerlemeler sayesinde bu komplikasyonlara hemen hemen hiç rastlanılmamaktadır. Bunda cerrahın deneyimi önemlidir. Ameliyat olacak kişilerin bunu iyi bilmesi ve ameliyatı yapacak doktordan da bu konuda bilgi alması gerekir. Ameliyattan 3 ay sonra sperm üretiminde düzelme görülmeye başlar. Sperm tetkiki ameliyattan sonraki 3-6. ayda yapılmalıdır. Sperm üretimindeki düzelme ameliyat olan hastaların %50-80 inde görülür. Gebelik üzerindeki etkisi de yüzde 20-69 civarında artmaktadır. Azoospermi olgularında da varikosel ameliyatı yapılması önerilirse de, başarısının daha düşük olacağı önceden belirtilmelidir.

Tüp bebek uygulaması yapılacak erkeklerde de varikosel ameliyatı yapıldıktan sonra tüp bebeğe geçilmesi başarıyı artırabilir. Ameliyat edilen hastaların bir kısmında sperm değerleri biraz daha yükselerek mikroenjeksiyon (ICSI) yerine aşılama (IUI) uygulamasına geçilebilir, hatta doğal yolla gebe kalma şansı da elde edilebilir. Spontan gebelik sağlanamayan hastalarda sperm sayısı, motilite veya sperm morfolojisindeki iyileşme ile yardımcı üreme tekniklerinin başarısı artmaktadır.
Son düzenleyen Pasakli_Prenses; 25 Aralık 2008 00:11 Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
asla_asla_deme - avatarı
asla_asla_deme
VIP Never Say Never Agaın
11 Ocak 2007       Mesaj #2
asla_asla_deme - avatarı
VIP Never Say Never Agaın
NEDİR ?

Sponsorlu Bağlantılar
Testislerin toplar damarlarının bir veya iki taraflı olarak genişlemesidir. Daha çok solda ortaya çıkar.

BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Hastalıklı tarafta testise komşu bir şişkinlik farkedilir. Birlikte ağrı bulunabilir. Hafif derecede olanlar hasta tarafından farkedilemeyebilir.

ZARARI VAR MIDIR ?

Bütün erkeklerin %10-15inde hafif derecede vardır. Genişlemiş damarlarda biriken kan, sperm üreten hücrelerin sıcaklık dengesini bozarak erkeğin çocuk sahibi olma yeteneğini azaltabilir. Varikosel spermlerin hem sayısını hem hareketliliğini hem de yapısal özelliğini bozabilir. Varikoselli bir hastada spermogram bozuksa tedavi yapılmalıdır. Spermogram normal ancak ağrı varsa yine tedavi gereklidir.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tedavi cerrahidir. Kasıktan yapılan bir ameliyatla genişlemiş damarlar bağlanır.

BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Şeytan Yaşamak İçin Her Şeyi Yapar....
HerHangiBiri - avatarı
HerHangiBiri
Ziyaretçi
20 Kasım 2008       Mesaj #3
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi
Varikosel


Erkek infertilite(kısırlık) tedavisinde karşılaşılan en sık sorunlardan biri varikoseldir. Varikosel testis kanını boşaltan toplar damarlarının genişlemesine verilen isimdir.Yumurtalık (haya veya testis)ların kanını götüren toplardamarlar şebekesinin genişlemesi. Damarlar uzamış ve kıvrıntılı hale gelmiştir. Genellikle 15-35 yaşları arasında ve % 98 sol taraftadır. Sağda ise karın veya böbrek kanseri açısından hasta değerlendirilmelidir. Damar duvarları serttir ve küçük miktarda iltihabî hâdise yıllar süresince damar duvarında meydana gelir. Genellikle belirti vermez. Nâdiren torbada rahatsızlık ve ağrı olur ki, torbaların askıya alınmasıyla rahatsızlık ve ağrı giderilebilir.

Sperm yapımının varikosel ile ilgisi vardır. Varikosellilerde sperm sayısında ve özellikle sperm hareketliliğinde azalma tespit edilmiştir. Varikosel ameliyatından sonra % 80 belirgin düzelme, kısır erkeklerde % 35 çocuk sâhibi olabilme oranı tespit edilmiştir.

Tedâvide, spermatik toplardamarın yüksek bağlanması genellikle uygulanan ameliyat olmasına rağmen, bâzıları varikoselin torbadan direkt alınmasını tavsiye etmektedirler.

Türkiye'de infertilitenin (kısırlık) genellikle kadın kaynaklı olduğu düşünüldüğünden bu şikayetle, hekime öncelikle kadınlar başvurmaktadır. Oysa infertilite olgularının üçte birinde erkek, üçte birinde kadın, üçte birinde ise hem erkek hem kadın faktörleri birlikte sorumludur. Yani sonuç olarak infertil çiftlerin yaklaşık yarısında erkek sorumludur.

Evli bir çiftin 1 yıl süreyle herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamamalarına ve düzenli, normal bir cinsel yaşantıları olmasına rağmen gebeliğin oluşmamasına infertilite denilmektedir.

Ülkemizde infertilitenin genellikle kadın kaynaklı olduğu düşünüldüğünden bu şikayetle hekime öncelikle kadınlar başvurmaktadır. Oysa infertilite olgularının üçte birinde erkek, üçte birinde kadın, üçte birinde ise hem erkek hem kadın faktörleri birlikte sorumludur. Yani sonuç olarak infertil çiftlerin yaklaşık yarısında erkek sorumludur ve bu sebeple kadın ile erkek birlikte değerlendirilmelidir.

Sperm analizi erkeğin infertilite değerlendirilmesinde en önemli tetkik olmakla birlikte kişileri kesin olarak çocuk sahibi olur veya olmaz şeklinde tanımlayamaz. Bütün sperm değerleri normal olan infertil erkekler olabildiği gibi, sperm değerleri normalden düşük ama çocuk sahibi olan erkekler de olabilir. Farklı laboratuar ve tetkikler ile yapılan analizlerde ve kişinin değişik spermiogramlarında farklı sonuçlar elde edilebileceği göz önünde tutulmalı ve mümkünse en az iki spermiogram birlikte değerlendirilmelidir.

Varikosel nedir, her zaman bir kısırlık nedeni midir?

Varikosel, tıp biliminde panpiniform pleksus dediğimiz testis toplardamarlarının genişlemesi ve kanın geriye kaçağı olarak tanımlanabilir. Varikoselli erkeklerin yüzde ellisinin sperm analizinde bozukluk olmasına karşın varikoselli bir çok erkek çocuk sahibidir. Yani varikoselli olan her erkek kısır değildir.

Günümüzde en çok üzerinde durulan görüş varikoselin kan akımı ve ısısını artırarak sperm üretimini bozduğu şeklindedir.

Belirtileri

Bazı hastalarda genellikle hareket sonrasında testis üzerinde ve kasıkta ağrı ile kendini gösterir. İleri derecede varikoseli olan bazı hastalar testisin yukarısında ve arkasında genişlemiş ven topaklarının oluşturduğu kabarıklık nedeni ile hekime başvurur. Çoğu vakada ise herhangi bir belirti vermez.

Teşhis

İleri derecede varikosel teşhisi yalnızca muayene ile yapılır ve ilave tetkik gerekmez. Fakat; spermiogramlarında sorun olan, spermiogramı normal olmasına rağmen eşinde sorun saptanamayan, muayene ile tek taraflı varikosel saptandığında diğer tarafın tetkiki için, varikosel ameliyatı uygulanmasına rağmen çocuk sahibi olamayan gibi hafif dereceli varikosel teşhisleri için renkli doppler ultrasonografi gereklidir.

Tedavi gören her hasta çocuk sahibi olabilir mi?

Varikosel tedavisi ameliyatla varikosel damarların bağlanmasından ibarettir. Erkek infertilite tedavisinde varikosel ameliyatı en çok uygulanan metoddur. Ameliyat hastalarının yaklaşık üçte ikisinde sperm kalitesini iyileştirir ve gebelik şansını bir kat artırır. Fakat ne yazık ki her ameliyat olan hasta çocuk sahibi olamaz.

Hangi hastalar ameliyat edilmelidir?

# Evli, çocuk sahibi olamayan, spermiogramı bozuk olan, muayene veya renkli doppler ultrosonografi ile varikosel teşhis edilen hastalar,

# Gençlerde veya ergenlik çağındaki çocuklarda muayene ile ileri derecede varikosel teşhis edilip, testislerde küçülmeye veya ilerleyen yıllarda sperm üretiminde bozulmaya yol açacağı düşünülen hastalar, Varikoseli olan ve testis üzerinde şiddetli ağrı yakınması olan hastalar ameliyat edilebilir.

Sonuç olarak şunu da söylemekte yarar vardır. Varikosel hayatı tehdit eden bir rahatsızlık değildir. Çocuk sahibi olan ve ağrı yakınması olmayan kişilerde tedavi gerekli değildir.

Eriskin erkeklerin %25 kadarında varikosel bulunur. Genel olarak varikosel erkeklerde kısırlığın en sık sebebi olarak kabul edilir.

Sıklıkla sol taraf testisinde görülür.

Nadiren sadece sağ tarafta veya her iki tarafta da görülebilir (%10-15).

Sol taraftaki toplar damarın sağdakinden 10 cm daha uzun oluşu, solda daha sık görülmesinin nedenlerinden biri olabilir.|Testislerin üst kısmında-yanda, skrotumun (torbanın) içinde kıvrımlar halinde şişlik hissedilir.

Bazı varikoseller ağrı sebebi olabilirler. Ağrıdan kurtulmak için, testislerin sarkması ve dolayısıyla damarın gerilmesini önlemek gerekir. Bu amaçla, sporcuların kullandığı süspansuvarlar önerilebilir.

Varikosel testise baskı yaparak testis çapının küçülmesine sebep olabilir.
Varikosel hastalığında erkeklerin çocuk yapma kabiliyeti testisteki kan dolaşımının bozulmasına bağlı olarak azalabilir.

Bir çok hasta bu durumdan sonra kısırlık sebebi aranırken saptanır.
Hastalık testis dokusunu ne kadar bozarsa ve testis ne kadar küçülürse çocuk yapma kabiliyeti o kadar azalır. |Varikoselin, sperm üretim yeteneğini bozup bozmadığının araştırılması için tahlil yapılması gerekir. Spermiogram adı verilen tahlil bozukluk derecesine göre ameliyat gerekebilir. |Varikosel için mevcut tek tedavi yöntemi ameliyattır.

Bir kez varikosel tanısı konulursa hastalık mutlaka cerrahi olarak düzeltilmelidir. Ameliyatda genişlemiş testis toplar damarları bağlanır ve problem ortadan kaldırılır. Operasyondan sonra varikosel tekrar oluşabilir ve yeni tedaviye gereksinim duyulabilir.

Eğer çocuk sahibi olamama varikosele bağlı ise ve geç kalınmamışsa tedaviden sonra bir kaç ay içinde başarılı sonuçar elde edilebilir.
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
31 Mart 2009       Mesaj #4
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
VARİKOSEL



Varikosel, erkek faktöründe sıklıkla karşımıza çıkabilen bir durumdur. Testiste yer alan pampiniform pleksus adı verilen damar ağının hastalığı olan varikosel, bu damarlardan bir bölümünün aşırı genişlediği, normal yapısını yitirdiği bir durumdur.
İnfertilite nedeniyle başvuran erkeklerin yaklaşık %30’unda varikosel saptanır.

Varikosel genellikle tek taraflıdır ve en sık sol tarafta görülür. Çift taraflı da olabilir. Varikosel, testis yapısına zarar verici bir etki yapar ve testiste yapısal küçülme ve işlevsel zayıflama meydana gelir.
Varikosel, sperm yapısını, sayısını, hareketliliğini olumsuz etkileyebilir. Her kişide farklı etki görülebilmektedir. Bazen tüm sperm parametrelerini etkileyebileceği gibi, sadece sayı, sadece şekil veya sadece hareket bozukluğuna yol açabilmektedir. Bazı durumlarda ise, varikosel olmasına rağmen sperm üretimi hiç etkilenmeden tamamen normal devam edebilmektedir.

Varikoselin erkek infertilitesine nasıl yol açtığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, bazı teoriler ortaya atılmıştır. Kan dolaşımının normalden farklı olması, bu bölgenin oksijenlenmesini bozar ve ısı artışına sebep olur. Oksijenin azalması ve ısının artması, sperm üretimine zarar vermektedir. Bu nedenle sperm sayısı ve kalitesi varikosel durumunda etkilenmektedir. Cerrahi tedavi gerekebilir.

Erkek infertilite faktörü olarak varikosel tespit edildiğinde bazı durumlarda varikoselektomi yapılır.

Cerrahi tedavi kararı verilmeden önce, infertilite nedeni olabilecek diğer etkenler ve kadın faktörü de dikkatle sorgulanmalıdır.
Klinik varikosel tespit edilmişse, sperm parametrelerinde bozulma varsa ve kadın faktörü araştırmaları normalse, cerrahi tedavi gerekebilir.
Varikosel, testiste yer alan venlerin aşırı genişlemesi olduğuna göre bu varisli damarın bağlanması ile tedavi olacaktır. Testisin toplardamar akımını düzenlemeye yönelik, küçük bir cerrahi müdahale yapılır. Bu operasyon, birkaç farklı yöntemle yapılabilir.

Cerrahi tedavinin başarı oranı %70 olarak bildirilmektedir. Yani, varikoselin %30 oranında tekrarlama riski vardır. Kılcal damarların kurduğu yeni ağsı bağlantılarla varikosel tekrar oluşabilmektedir.
Eğer infertilite için başka neden yoksa varikosel operasyonu sonrası gebelik oranı %40 ile %70 arasındadır.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
pesimist - avatarı
pesimist
Ziyaretçi
8 Mayıs 2011       Mesaj #5
pesimist - avatarı
Ziyaretçi
VARİKOSEL NEDİR NEDEN OLUR NASIL TEDAVİ EDİLİR

Çocuk sahibi olmak isteyipte olamayan pekçok aile var. Özellikel günümüzde yanlış beslenme ve yaşam şartları nedeniyle bu oran artmıştır. Bebek sahibi olamama nedenlerinde biride varikosel’dir. Peki varikosel nedir, neden olur, nasıl tedavi edilir, ameliyatı nasıl yapılır. Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu’nun açıklamalarından öğrenelim.

Varikosel Nedir:

Varikosel, skrotum adı verilen yumurtalık torbalarında yumurtalıkların etrafında oluşan varisli damarlardır. Varikosel sol tarafta daha sık görülür. Önemi kısırlığa sebebiyet vermesinden dolayıdır. Hastaların ağrı olmazsa da testisteki sperm hücrelerini bozacağı için tedavi olmaları gerekmededir.20-30 yaş grubunda en fazladır. Hiç belirti vermeyen varikoseller de vardır.

Varikosel tek başına bir sağlık sorunu oluşturmaz. Sperm hücrelerini etkileyerek kısırlık sebebi olması ve bazen de ağrıya neden olması nedeni ile tedavisi gerekir. Ağrı sorunu olmayan ve kısırlığın sorun oluşturmadığı kişilerde herhangi bir tedavi yapılmasına gerek yoktur.

Varikosel Neden olur:

Varikosel ergenlik yaşlarında ortaya çıkmaya başlayan ve zaman ile ilerleyen bir toplardamar hastalığıdır. Genetik yapısı uygun olan ve ayakta fazlaca duranlarda bazen ağrı ve görüntü bozukluğu ile ortaya çıkarsa da kısırlık ve diğer nedenler ile yapılan el muayenesinde saptanır. Toplardamarların içinde bulunan ve ters akımı engelleyen valf sistemini oluşturan kapakçıkların damar çapı genişlemesi sonucunda yetersiz kalması ile testislerin toplardamar çıkışında basınç artışı gerçekleşir. Artan basınç sonucu testis dokusu içindeki kan dolaşımı (mikrosirkülasyon) bozularak sperm üretimi etkilenir.

Varikosel tedavisi:

Varikosel tanısı konulan kişiye kısırlık sorunu için öncelikle mikrocerrahi varikosel ameliyatı önerilmelidir, Varikosel saptananlara ilk tercih olarak ilaç tedavisi veya tüp bebek yöntemleri uygulanması doğru değildir. Doğru tanı konulması ve mikrocerrahi yöntemin başarıyla uygulaması ile tedavisi gerçekleştirilen varikosel hastalarında spermiyogram parametrelerinde % 80′in üzerinde istatistiki anlamlılık gösteren düzelme sağlanır ve bunların çoğu başka bir tedavi gerektirmeden çocuk sahibi olabilirler. Geri kalanların önemli bir kısmı ise rahimiçi aşılama gibi, tüp bebek uygulamasından daha kolay ve ekonomik bir yöntemden faydalanabilir seviyeye geleceklerdir.

Tüpbebek (mikro-enjeksiyon) uygulamasından önce varikoselin opere edilmesi ile sperm hücrelerinin dölleme yeteneğini azaltan, kromozomlardaki parçalanma oranını arttıran etkinin ortadan kaldırılması ile hamilelik oranlarının arttığı saptanmıştır.

Hassas mikrocerrahi yöntemlerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen bu özel operasyon yerine uygulanan diğer teknikler veya mikrocerrahinin tekniğin başarısız uygulanması neticesi varikosel ameliyatı uygulanan hastaların yaklaşık % 40′ında varikosel ortadan kalkmamaktadır. Hastaların bir kısmında ise lenf kanallarının bağlanması sonucu hidrosel, hatta atardamarların bağlanması neticesinde yumurtanın dumura uğraması gibi çok ciddi ve düzeltilmesi imkan dahilinde olmayabilecek komplikasyonlar meydana gelebilmektedir. Fayda oranı % 80′lerin üzerinde olan varikosel ameliyatının gereksiz ve başarısız uygulamaları sonucu bu oran % 20′lere dek düşebilir. Bu nedenle ameliyat önerilen kişilerin konuyu basite almayıp detaylı tetkik ederek uzmanlar ile konsülte etmeleri uygundur.

Varikosel ameliyatının başarısı nedir:

Ameliyatın başarısı ve etkinliği operasyondan hemen sonra anlaşılmaz,bir süre geçmesi gerekmektedir.Bir sperm hücresinin yapılmaya başlaması ile olgunlaşıp depo edilmesi arasında 75-90 gün gerektiğinden ameliyattan ortalama 3 ay sonra sperm hücrelerine ait bozukluklar düzelmeye başlar. 3 ay sonra yapılacak bir spermiogram, sperm sayısı ve sperm rengi değerlendirilmesi ile birlikte ameliyatın başarısı hakkında gerekli bilgiyi vermektedir. Yapılan çalışmalarda varikosel ameliyatından sonra sperm bozukluklarının düzelme oranı ortalama %60-70 oranındadır.

Erkekte kısırlığa yol açan nedenlerin başında gelen varikosel kolay düzeltilebilir bir hastalıktır ve iyi bir mikrocerrahi ameliyatı ile çoğu erkekte kısırlık yönünden hızlı bir düzelme olmaktadır. Varikosel ameliyatları üroloji uzmanları tarafından yapılmaktadır.
Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Üroloji Anabilim Dalı
HANDSOME - avatarı
HANDSOME
VIP ☪ ɴє мυтŁυ тürĸüм đἶყєɴє
18 Ocak 2012       Mesaj #6
HANDSOME - avatarı
VIP ☪ ɴє мυтŁυ тürĸüм đἶყєɴє



Varikosel, testislerin (yumurtalıkların) toplardamarlarında oluşan bir varis yani damar genişlemesidir.

Varis oluşumu genellikle sıvı basıncının daha yüksek olduğu bacaklarda ve vücudun alt kısımlarında görülür.
Varisleşmiş bu damarların içlerinde bulunan ve kan dolaşımının tek yöne doğru olmasını sağlayan kapakçıklar işlevlerini kaybettikleri için kirli kanın testislere doğru geri akmasına mani olamazlar. Bu durum testislerde ısı ve toksik madde artışına sonuçta sonuçta da sperm üretiminde aksaklıklara neden olabilmektedir.
Aynı zamanda biriken kanın neden olduğu ısı artımı da testislerdeki fonksiyon bozulmasına katkıda bulunur. Diğer yandan testis içerisinde kan dolaşımı da bozularak, oksijen azalması ile birlikte iskemi denilen doku bozunması başlar.
Varikoseli olan erkeklerin yaklaşık üçte birinde sperm değerleri de bozulmaktadır. Buda sonuçta kısırlık nedeni olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, varikosel her erkekte testis fonksiyonlarını ve sperm değerlerini bozmaz. Mutlaka kısırlık yapacak şeklinde bir veri de yoktur. Ama zararlı olabileceği yönünde anlamlı kanıtlar mevcuttur.
Kendi başına ağır bir hastalık olmayan varikosel, daha çok genç erkeklerde görülür ve ayakta dura­rak iş yapan kimselerin karşılaştığı bir meslek hastalığı niteliğini taşır.



  • Sağ taraftaki varikoselin karın içindeki başka hastalıklarla da ilgisi olabilir.
  • Genellikle 20-30 yaşlarında ve bekarlarda ortaya çıkmaktadır.
  • Yaşla birlikte ilerleyerek sperm yapım bozukluğuna neden olabilir.
  • Çoğu vakada herhangi bir yakınma ortaya çıkmaz. Bazı vakalarda ise ağrı gelişebilir.
  • Varikoselin kısırlık nedenleri arasında önemli yeri vardır.
  • Normal popülasyonda erkeklerin %10- 20’sinde, infertil erkeklerin ise % 60'ın da varikosel vardır.
Belirtiler:
Çoğunlukla sol tarafta görülür, bazen çift taraflı nadiren de sadece sağ tarafta ortaya çıkabilir. Ancak anatomik komşulukları dolayısı ile sol testiste görülme oranı % 85, sağ testiste görülme oranı ise % 15 civarındadır. Bir taraftaki varikosel genellikle diğer testisi de etkilemektedir.
Her 6 erkekten 1’inde saptanan bu durum çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Varikosel, tanısı kolay konabilen bir hastalıktır. Genel olarak aşağıdaki belirtiler görülür:
1.Ağrı: Tıpkı bacaklardaki varisler gibi, varikosel de içinde biriken kanın yarattığı basınç sonucu ağrı yapabilir. Tabloya ağırlık hissi, hareketlerde zorlanma gibi işlevsel belirtiler eşlik eder.Hastalığın gidişi değişkenlik göste­rir.
2.Kısırlık sorunları: Varikosel içinde biriken toplardamar kanının testis içindeki ısıyı artırması sonucu, varikoselli hastalarda sperm sayısında azalma, sperm hareketlerinde yavaşlama ve spermlerde şekil bozuklukları gelişebilir. Bir çalışmada, kısırlık problemi olan erkeklerin %40 ında varikosel olduğu tesbit edilmiştir. Bu tür hastalarda varikoselin tedavi edilmesiyle, olguların %50-70 inde sperm sayısı ve kalitesinde belirgin artma olduğu saptanmıştır.
3.Testislerde küçülme (Atrofi): Varikoselde, toplardamar kanının testiste birikmesi sonucu kronik bir beslenme bozukluğu ortaya çıkar ve testiste küçülme (atrofi) gelişebilir. Bu tür olgular erkenden tanınır ve varikosel tedavi edilirse, testis tekrar normal boyutlarına dönebilir.
4. Testislerde dolgunluk hissi
5.Gözle görülebilen genişlemiş damarlar
6. Ele gelen genişlemiş damarlar
Varikoselin tedavisi:
Muayene edilip, varikosel tanısı konsa bile her erkeğin tedavisi gerekmemektedir. Sperm bozukluğu ya da testiste küçülmeye yol açarsa, tedavi gerekir. Yani spermi normal ise tedavi edilmeyebilir.
Testislerinde ağrı olan ve muayene ile varikosel saptanan erkeklerde bu ağrının mutlaka varikoselden kaynaklanıyor olması gerekmez. Önce diğer nedenler araştırılmalı ve semptomatik tedavi yapılmalı, ondan sonra varikoselin tedavisine geçilmelidir.
Varikoselin ilerlemeyen olgularında suspansuvarla (aşıcı bağ) erbezi torba­sının yukarı kaldırılması yeterli olabil­mektedir. Öbür olgularda ise cerrahi gi­rişim önerilir.
Varikoselin tedavisi ameliyattır. Ameliyat sırasında mikroskop kullanılması önerilmektedir. Ameliyatı kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler bağlanır. Yaklaşık 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmaz ise hidrosel (testis çevresinde sıvı birikimi), atrofi gibi komplikasyonlar görülebilir. Ama son yıllarda, ameliyat tekniğinde elde edilen ilerlemeler sayesinde bu komplikasyonlara hemen hemen hiç rastlanılmamaktadır. Bunda cerrahın deneyimi önemlidir.
Fayda oranı % 80′lerin üzerinde olan varikosel ameliyatının gereksiz ve başarısız uygulamaları sonucu bu oran % 20′lere dek düşebilir. Bu nedenle ameliyat önerilen kişilerin konuyu basite almayıp detaylı tetkik ederek uzmanlar ile konsülte etmeleri uygundur.
Tedavi seçenekleri nelerdir?
Varikosel hastalarında tedavinin hedefi, varikosel içine kan kaçıran ve olaya “neden”olan damar ile varikoselin bağlantısını kesmektir. Böylece varikosel içine oluşan kan sızması (reflü) ortadan kalkacaktır. Testisin toplardamar kanı ise, vücudun oluşturduğu normal fonksiyon gören diğer toplardamarlara yönlendirilir. Böylece varikoseldeki basınç artışı ortadan kalkar, ağrı kaybolur. Varikosel nedeniyle testis içindeki ısı artışı kaybolduğundan sperm bozuklukları düzelebilir, beslenme bozukluğu da ortadan kalkacağından küçülen testis yeniden büyüyebilir.
Varikoselin tedavisinde, klasik yöntem cerrahi operasyondur. Bu operasyon çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Skrotum kesesinin üzerinden ya da kasık seviyesinden bir kesi yapılır ve testisin toplardamarları ortaya çıkarılır. Daha sonra problem yaratan toplardamarlar bağlanır. Böylece, bu toplardamarlardan varikoselin içine oluşan ters akım (reflü) engellenmiş olur.
Varikosel ameliyatından sonra, hastalar hafif aktiviteleri kısa sürede yapabilirler, ancak güç gerektiren aktiviteleri yapabilmeleri 5-6 haftayı bulabilir.
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen Safi; 12 Ocak 2016 21:42
Adam Olmak; Cinsiyet Meselesi DeğiL.! Şahsiyet Meselesidir!..
Valeria - avatarı
Valeria
VIP VIP Üye
4 Şubat 2012       Mesaj #7
Valeria - avatarı
VIP VIP Üye
Varikosel
Vikipedi, özgür ansiklopedi

Varikosel , testislerdeki kanı boşaltan toplardamarların çeşitli nedenlerle genişleyerek varisleşmesidir. Varikosel testiste ısı artışı başta olmak üzere birçok soruna neden olur ve bunlar da kısırlığa yol açabilir.

Varikosel hakkındaki yanlış bilgiler

1- Varikosel en sık karşılaşılan ve başarılı mikrocerrahi ameliyat tedavisi sonucu en iyi netice elde ettiğimiz erkek kısırlığı nedenidir. Varikosel teşhisi ultrason ile değil, sadece el ile yapılan muayene ile konulmalıdır. Doppler ultrasonografi ile birçok kişide hatalı olarak varikosel saptanarak gereksiz ameliyatlar yapılmaktadır.El muayenesinde saptanamayan varikosel kesinlikle ameliyat edilmemelidir çünkü bilimsel olarak iyileştirici etkisinin olmadığı görülmüştür.
2- Varikosel saptanan kişiye öncelikle tüp bebek, ICSI, aşılama gibi yardımlı üreme yöntemleri önerilmemelidir. Varikosel sperm hücresinin kromozomal yapısını bozarak (DNA fragmantasyonu) eşin yumurtasını dölleme gücünü azaltmakta; dölleme gerçekleşse dahi düşük olma ihtimali artmaktadır. Tüp bebek uygulamasının sadece son çare olarak düşünülmesi gereken, bebekte doğumsal anomali ve hastalık risklerini %30'a dek yükselten, anne bakımından da riskleri olan bir yöntem olduğu unutulmamalıdır.
3- Varikosel cerrahisinin teknik açıdan en başarılı ve komplikasyon ihtimali en düşük yöntemi mikrocerrahidir. Mikrocerrahi varikosel operasyonunda teknik başarı %99'un üzerine çıkabilmekte, ciddi komplikasyon oranı %0'a, önemsiz komplikasyon oranı %3-5'e kadar inebilmektedir. Diğer operasyon tekniklerinde ise hidrosel riski %40'a, atardamar hasarı %5'e kadar çıkmaktadır. Varikosel tedavisinde radyoloji bir girişim olan embolizasyon yöntemi düşük başarı ve yüksek ciddi komplikasyon oranları nedeni ile tercih edilmemektedir.
4- Varikosel nüks etmez, yapılan cerrahi girişim yetersiz kaldığında bu ifade hatalı olarak kullanılır. Yetersiz cerrahi sonucu varikoselin devam ettiği saptanırsa mikrocerrahi düzeltme ameliyatı uygulanabilir. Mikrocerrahi dışındaki ameliyat yöntemlerinde uygulanan teknikler dolayısı ile yetersiz cerrahi ve sonucunda nüks oranı %40'a kadar yükselebilmekte ve komplikasyon oranları belirgin olarak artmaktadır.
5-Mikrocerrahi varikosel operasyonu basit bir cerrahi girişim değildir. Mikrocerrahi teknik sadece bu konuda özel eğitim almış ve deneyimli ellerde başarılıdır. Her yöntem gibi mikrocerrahinin de yetersiz ve hatalı uygulamaları çok önemli komplikasyonlara, hatta organ kaybına dahi yol açabilir. Mikrocerrahi ve diğer eski teknikler ile yapılan başarısız varikosel operasyonları sonrasında varikoseli devam eden veya komplikasyonlardan dolayı sorun yaşayan, hidrosel ve testisin kaybı gibi ciddi sorunlar ile karşılaşan bir çok hasta ile karşılaşılmaktadır. Sperm kaliteleri veya spermiyogram neticeleri daha da bozulan hatta sıfıra kadar inen bu hastaların bazıları düzeltici mikrocerrahiden fayda görmekteyse de bir kısmına maalesef yardımcı olunamamaktadır.
6- Bilinçsiz ve yetersiz uygulanan mikrocerrahi teknik ile varikosel ortadan kalkmayabilir, atardamar ve lenfatik kanal hasarları sonucu hidrosel ve organ kaybı gibi ciddi komplikasyonlar görülebilir; uygulanan teknikten daha fazla tekniğin uygulandığı kalite ve başarı önem taşımaktadır. Varikosel ameliyatı olacakların mutlaka konuya gerekli önemi vererek araştırmaları ve kendilerini bu konuda eğitimli ve tecrübeli uzmanlara ameliyat ettirmeleri önemlidir.
7- Varikosel ağrı nedeni de olabilir. Ağrının geçeceği garanti edilemezse de mikrocerrahi yöntem ve ağrıya yönelik operasyon tekniklerinin uygulanması ile bir çok vakada ağrı ortadan kalkmaktadır.

Erkek kısırlığı tedavisi ve mikrocerrahi varikosel operasyonu
Evliliklerin yaklaşık % 15-20 kadarında istedikleri zamanda ve sayıda çocuk yapamama sıkıntısı yaşanmaktadır. Çiftlerin kısırlık sorununda sadece erkeğe bağlı faktörler % 20 kadar olup, yaklaşık % 40 çiftte de erkekte bulunan sorun kadındaki soruna eklenmekte; çocuk sahibi olmakta zorluk yaşayan çiftlerin % 50-60'ında, erkekteki bir sorunun kısmen de kısırlık sorununa katkısı olduğu ortaya çıkmaktadır. Erkekteki sorunların çoğu muayene ve sperm tahlilinden anlaşılabilirse de, bazı durumlar özel tetkikler gerektirebilir.
Tedaviler sonucu çoğu erkeğin sorununu çözerek normal cinsel ilişki ile çocuk sahibi olmaları sağlanabilmektedir. Erkeğin bir Üroloji uzmanı tarafından muayenesi yapılmadan ve uzman bir laboratuarda gerçekleştirilen spermiyogramı deneyimli bir Üroloji uzmanı tarafından değerlendirilmeden kadına yönelik kısırlık tedavilerine geçilmesi sık görülen hatalı bir uygulamadır. Erkek kısırlığının bazı durumlarda altta yatan ve hayatı tehdit eden ağır bir hastalığın ilk bulgusu olabileceği unutulmamalıdır.

Tetkikler

Erkekte kısırlık açısından değerlendirme ilk aşamada Ürolog-Androlog ile yapılacak bir görüşme ve doğru şekilde sperm verilerek, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) kriterlerinde değerlendirilen en az iki adet spermiogram ile başlatılır. Türkiye?de birçok alanda görüldüğü gibi laboratuar tetkiklerinde ve özellikle Androloji alanında büyük bir çoğunlukla bilimsel standartların uygulanmaması, incelemelerin kalite kontrol uygulamaları ile yapılmaması, uygun olmayan koşullarda verilen spermin doğru protokollerle çalışılmaması kısırlık incelemelerinin önemli oranda yanıltıcı neticeler vermesine sebep olmaktadır. Doğru formatta olmayan, yanıltıcı ve çelişkili spermiyogramlara göre yorum yapmak hem hekimi zor durumda bırakmakta hem de hastanın tedavi sürecini olumsuz etkilemektedir.
İlk değerlendirmeler sonucunda muayene veya sperm testinde sorun belirlenirse detaylı tetkiklere geçilecektir. Bunlar spermle yapılan daha detaylı tetkikler, hormon analizleri, ultrasonografi ve bazı diğer radyolojik ve genetik testler olabilir. Tetkiklerin tamamlanması sonucu erkeğin menisindeki sperm hücrelerinin sayı, hareketlilik ve kalitesi arttırarak, dölleme kapasitesini yükseltecek tedavilere geçilir.
Kısırlık sorunu olan erkeklerin bir kısmı, eksikliği saptanan hormonların yerine konması veya uygun hormonal yapısı olan hastalarda ilaçlar ile sperm sayıları arttırılarak tedavi edilebilir.
Sperm tahlilinde özel incelemelere rağmen hiç sperm hücresi bulunmayan hastalar detaylı tetkikler ile değerlendirilerek testislerinde sperm üretimi olup olmadığı ve meni kanallarında tıkanıklık araştırılır. Testislerinde sperm üretimi bulunmakla birlikte, spermiyogram tetkiklerinde sperm hücresine rastlanmayan erkeklerin bir kısmı özel mikrocerrahi veya endoskopik yöntemler uygulanarak normal cinsel ilişki ile çocuk sahibi olmaları sağlanabilir.

Kaynak

  • Doç.Dr.Teoman Cem Kadıoğlu
  • İnferilitde (Kısırlıkta) Yanlış İnanışlar
  • İnferilite ve Tüp Bebek
"Herşeyiniz unutulabilir ama kokunuz asla"
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Ocak 2016       Mesaj #8
Safi - avatarı
SMD MiSiM
VARİKOSEL NEDİR?
Varikosel erkeklerin özellikle sol yumurtalarının(%90) damarlarında ortaya çıkan bir genişleme, kalınlaşma sorunudur. Sol yumurtada görülmesinin nedeni ise sol testislerdeki kirli kanın daha uzun mesafe kat etmesidir. Genellikle ergenlik yaşlarında başlar ve tüm erkeklerde görülme oranı %15-20 civarındadır. Genetik yatkınlık(%54) varikosel oluşumuna katkı sağlamaktadır. Varikosel, zaman içinde ilerlediğinde daha da belirgin hale gelebilir. Erken yaşlarda başladığı takdirde yumurtanın gelişmesine engel olur. Daha ileri yaşlarda başlayıp ileri boyutta olduğu takdirde de yumurtanın boyutlarının küçülmesine, ufalmasına ve yumuşamasına neden olabilir.

Varikosel bir sağlık sorunu değildir. Sadece kısırlık nedeni olabileceğini bilerek belirli testler yapılılarak bu husus araştırılmalıdır. Nadiren de olsa varikosel, erkeklerde ağrı nedeni olabilir.

NEDENLERİ NE OLABİLİR?
Varikosel hastalığında genetik yatkınlık önemli rol oynamaktadır. Bunun dışında karın içi basıncının arttığı durumlar varikosel oluşumuna teşvik edebilir. Karın içi basıncının arttığı durumlar peki nelerdir?

KABIZLIK: Kabızlığa neden olan ise lifli gıdaların az alınması, sıvı tüketiminin sınırlanması, çok fazla ayakta durma gibi faktörler sıralanabilir. Çok ayakta durmayı gerektiren(öğretmenler gibi) meslek gruplarında da tetikleyici olabilmektedir.

VARİKOSEL KİMLERDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜR?

Varikosel, ergenlik çağından başlayarak daha çok gençlerde yani üreme potansiyeline sahip yada seksüel aktif yaşta daha sık görülür. Varikoseli olan gençler genellikle çok ileri derecede varikoseli olduğunda bunu kendileri görerek ailelerine bildirerek hekime baş vururlar. Daha ileri yaşlarda nediren ağrı ile doktora gidilir.

VARİKOSEL NASIL TEŞHİS EDİLİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Varikosel sadece uzman doktorun tercihen bir androloji uzmanının el ile muayene edilmesiyle teşhis edilir. El ile saptanmayan dopplerultrason ile saptanan varikoselde ameliyat kesin çözüm değildir. El le yapılmayan bir muayenede ameliyat tercih edilmemelidir. Testise bakıldığında mavi, şişmiş, makarna yada solucan görünümlü damarların varlığı ve dolgunluk hissi ile kendini belli eder. Bu dolgunluk hissi öksürme yada aksırma gibi durumlarda daha da arttığı gözlenebilir. Ayrıca oradaki kanın yerçekimine bağlı olarak birikmesi neticesinde %2-10 arasında da yumurtalıklarda yada kasığa vuran tarzda ağrı yapabilmektedir.

VARİKOSEL NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Varikosel cerrahi işlem mikrocerrahi teknik ile yapılmaktadır. Mikrocerrrahi teknik varikosel ameliyatının tam ve eksiksiz olmasını sağlayabilen ve komplikasyonları da çok az olan bir tekniktir. Venler, lenf dolaşımı ve atardamarlar bu teknik sayesinde korunabilmektedir.1,5 saat süren mikrocerrahi bir işlemdir. Eğer mikrocerrahi teknik ile yapılmazsa varikosel cerrahi işlemden sonra nüks edebilir yada varikosel devam eder.

Aynı şekilde ameliyatta lenf kanallarının bağlanmasıyla testisin etrafında sıvı toplanması hidrosel yada atardamarın zarar görmesiyle organın zarar görmesi, hatta kaybedilmesi ile gündeme gelmektedir. Varikoselin el ile tespitinden sonra ameliyat kararı doğru olarak karar verildiğinde mikrocerrahi teknikle uzmanından ameliyat edilmesi gerekebilir.

İlaç ve diğer yöntemlerle bir tedavisi yoktur. Tüp bebek yöntemine gidilmeden önce varikosel varsa tedavisi yapılamsı gerekir. Ameliyattan sonra spermlerde bir düzelme olmazsa varikosel görülmektedir. Varikosel ameliyatların düzenli geçmesinde sperm değerlerinin normale girdiği görülmektedir.

VARİKOSEL HANGİ DURUMLARDA TEDAVİ GEREKTİRMEZ?

Varikosel kişide kısırlık, ağrı ve bir sağlık sorunu olmadığından tedavi edilmesi gerekmez. Fakat hasta belirli sürede kontrol altında olması gerekir. Zaman geçtikçe bu kısırlığa doğru gidebilir. Yaşı ilerlemiş, çocuk beklentisi olmayan, 50 60 yaşlarında olan bir hastada prostat muayenesi yapılırken varikosel tanısına saptandığında bunun tetkiki ve tadavisi yapılmayabilir. Genç, doğurgan yaşta varikoselin mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

VARİKOSEL VE CİNSEL PERFORMANS


Normalde varikosel cinsel performansı etkilemez. Kişi, kendinde varikosel tespit ettiğinde psikolojik olarak cinsel bir eksiklik hissedebilir. Bu tamamen psikolojiktir. Lakin şunu hemen belirtelim. Geç kalınmış varikosel hastalığı kişinin cinsel hayatını etkileyebilir. Bu durum yani ileri derece varikoseş testislerde küçülmeye, yumuşamasına neden olur. Ayrıca testislerin androjen üreten hücrelerine –çok geç olmak kaydı ile üretim bozukluklarına neden olabilir.
Safi - avatarı
Safi
SMD MiSiM
12 Ocak 2016       Mesaj #9
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Varikosel, testislerin her iki tarafında veya tek tarafında, kirli kanı taşıyan damarların genişleme yapması halinde görülen bir sağlık sorunudur. Özellikle kısırlık yapan bu durum baba olamayan erkeklerde daha sık görülür. Kısırlığa neden olduğu gibi sperm sayısı ve kalitesinde de düşüklüğe yol açmaktadır. Varikosel hastalığının varlığı gençlik döneminde başlar ve zamanla ilerleme gösterir. Bu sorun genetik faktörlere bağlı olduğu gibi fazla ayakta kalan kişilerde de daha sık ortaya çıkmaktadır. Doktor muayenesi esnasın da varikosel hastalığı, yapılan ilk muayene de kendini belli etmektedir. Doktorun hastaya uyguladığı elle muayene esnasında rahatlıkla hastalık tespit edilebilmektedir. Tespit edilemeyen zamanlarda ultrasyon ikinci plana atılır. Fakat ultrasyon ile bakıldığında yanılma ihtimali çok yüksektir. Özellikle ultrasyon ile bakıldığında varikosel hastalığı çıkan kişilerin ameliyat masasına yatırıldığında ve ameliyat esnasında böyle bir hastalığın var olmadığı kanıtlanmıştır.
Varikosel Belirtileri
Varikosel hastalığının ilk belirtisi yumurtalıklarda göz ile görülebilen şişliklerin olmasıdır. Ardından bacaklara doğru inen bir ağrı ve sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda yumurtalık damarların da oluşan kıvrımlar. Ayrıca kısırlık tedavisi için hastaneye gelen beylerin varikosel sorunu olduğu da tesadüfen fark edilen durumlar arasındadır. Hastalığın en ciddi belirtisi ise kısırlığa yol açmasıdır.

Varikosel Teşhis
Bu hastalığın teşhisinde yapılan ilk yöntem fizik tedavidir. Testise doğru giden damarın şişkin olması, elle muayene esnasında ilk teşhisi vermektedir. Doktorun yaptığı muayene de hastaya ıkındırma ve öksürtme yöntemi uygulanarak karın basınç yapılır. Yapılan bu basınç esnasında damar yapısı kontrol edilir ve şişlik olup olmadığı ve ağrının durumuna bakılır. Eğer el muayenesi ile anlaşılamayan durumlar varsa kişiye Doopler ultrasyon eşliğinde varikosel olup olmadığına bakılır. Ancak bu yöntem çoğu zaman tercih edilmemektedir. Nedeni ise kesin sonuç vermemesi...

Varikosel Hastalığının Yol Açtığı Problemler
Varikosel sadece tek başına bir problem olurken beraberinde de bazı sorunlara yol açmaktadır. Özellikle kısırlık gibi ciddi nedenlere yol açan bu hastalığın erken tedavisi oldukça önemlidir. Bazı vakalar da kas ve bacak ağrılarına neden olduğu belirtilmiştir. Varikosel eğer kişide sperm sorununa ve kısırlığın oluşumuna yol açmamış ise tıbbi müdahaleye lüzum görülmez.

Varikosel Ve Kısırlık
Varikosel sorunu erkeklerde kısırlığa yol açan bir hastalıktır. Ancak varikosel için kısırlığa neden olan hastalıklar arasında en masumu da diyebiliriz. Nedeni ise hastalığın tedaviye olumlu cevap vermesi ve yumurtalık damarlarının iyileşme göstermesidir. Varikosel tedavisinin ardından kişilerde gebeliğin oluşumuna engel olan sperm sorunu düzelir ve kısırlık giderilir. Damarın kan akımının doğru yöne çevrilmesi ve tıkanan damarın açılması ile spermlerde canlılık olur ve doğru giden kan akımı sayesinde ortaya çıkan infertilite de giderilir.


Varikosel Tedavi
Varikosel sorunununda tedavide ilk hedef, hastalığa neden olan damarın bağlantısının kesilmesidir. Kesilen bağlantı sonucunda oluşacak kan sızıntısı giderilecektir. Böylelikle sızıntının dindirilmesi ile oluşabilecek ağrı da ortadan kalkacaktır. Yumurtalıklarda meydana gelen bu sorunda kullanılan en önemli tedavi yöntemi cerrahi operasyondur. Cerrahi operasyon ise genel anestezi altında yapılır ve ters yöne doğru yapılan kan akımı engellenir.
Varikosel eğer kısırlığa yol açamamış ise mikrocerrahi tedavisi uygun görülmektedir. Nedeni ise oluşabilecek kısırlık sorununun önüne geçmektir. Kısırlık sorunu ile başvuran varikosel hastalarında kişilere tük bebek tedavisi önerilir ve ve yanına ek olarak ilaç tedavisi tavsiye edilir. Aynı zamanda güzel bir varikosel ameliyatı geçiren kişilerin ileri ki dönemlerinde bebek sahibi olmaları olağandır ve ayriyeten ilaç kullanmalarına gerek görülmez. Varikosel hastalığında uygulanılan yöntemlerden biri de mikrocerrahi operasyonudur. Mikrocerrahi ameliyatı basit bir ameliyat olmadığı gibi uzman ellerde yapılması gerekir. Özellikle mikrocerrahi eğitimi almış ve deneyimi kanıtlanmış kişiler yapılabilir. Ameliyatın olumsuz geçmesi halinde organ kaybı ve bazı hoş olmayan komplikasyonlar gerçekleşebilir.


Varikosel sorunu olan kişilere aşılama ve tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Çünkü varikosel sperm kalitesi ve sayısında azalmalara yol açtığı için döllenmede sorununa yol açabilir. Varikoselin olduğu dönemlerde döllenme gerçekleşmiş ise ileri de düşük olma ihtimali çok fazladır. Tedavi sırasında eğer mikrocerrahi ameliyatı düzgün yapılmamış ise hastalık kendini tekrarlayabilir. Bu da diğer bir ifade ile de varikosel tekrarladı veya hastalık nüks etti diye tabir edilir. Eğer ameliyattan bir kaç ay veya gün sonra yumurtalıklar da şişlik ve ağrı hissi olursa tekrar doktora gidilip muayene olunmalıdır. Özellikle son zamanlarda yapılan varikosel ameliyatlarda hastaların bir çoğu hastaneye başvurup düzelme olmadığını ve sorunların tekrar başladığını ifade etmişlerdir. Hastalığın ortadan tam anlamıyla kalkması için ameliyatın yapıldığı yer ve doktorun eğitimi oldukça önemlidir.


Ad:  Varikosel.jpg
Gösterim: 7400
Boyut:  25.4 KB

Benzer Konular

3 Ocak 2013 / Ziyaretçi Tıp Bilimleri
18 Temmuz 2016 / mami403 Tıp Bilimleri
22 Eylül 2013 / metincorlu Soru-Cevap
5 Aralık 2012 / Ziyaretçi Soru-Cevap
26 Kasım 2016 / Ziyaretçi Tıp Bilimleri