| | #51 (mesaj-linki) |
| | Cvp: Vücut Geliştirme ----------AMİNO ASİTLER---------- Amino asitler kimyasal olarak popüler isimlendirilmeleriyle yapı blokları olup,vücutta protein üretirler. Bütün yaşayan canlıların yapılarını oluşturan proteinlerdir. Proteinler,insan vücudunda adale, bağlar, tendonlar, organlar, bezler, tırnaklar, saç, safra ve idrar hariç tüm vücut sıvılarının üretiminden direkt sorumludur. Proteinler kemiklerin büyüme ve gelişmesinde esas rol oynarlar. Enzimler,hormonlar ve genler işlevleri için proteinlere ihtiyaç duyarlar. Bunun neticesinde de protein eksikliği oluşur bu da zamanla daha ciddi bozukluklara yol açar. Bunların eksiklikleri nasıl oluşur. Yani özetle denilebilir ki amino asitler olmaksızın vitamin ve mineraller vücutta görev yapamazlar. Amino asitlerin serbest formları en saf olan formlarıdır. Serbest formda amino asitler daha hızla absorbe olurlar. Bu beyaz kristalize formdaki amino asitler oda sıcaklığında stabildirler.180°C üzeri sıcaklıklarda dekompoze olurlar. AMİNO ASİTLERİN ABC'Sİ ; Her bir amino asit spesifik bir fonksiyona sahip olup çeşitli hastalık semptomlarının gelişmeden önlenmesinde çok önemli ihtiyaçtırlar. L - ALANİN : L-Alanin vücutta glukose metabolizmasında kullanılan amino asittir ve karbonhidratların yanarak vücut enerjisinin üretilmesinde yardımcıdır. L- ARGININ : Vücutta adale oluşması ve yağların yakımıda yine L-Arginin varlığında gerçekleşir. L-Arginin ayni zamanda; kollagen üretiminde,siroz gibi karaciğer hastalıklarında faydalıdır. Hamile ve emziklilerin L-Arginin kullanması sakıncalıdır. L - ASPARAGIN : L-Asparagin,merkezi sinir sisteminin dengesinin muhafazası için gereklidir. Aşırı sinir ve asabiyet oluşumunu engeller. L - ASPARTİK ASİT : Canlılık ve güç,kuvvet verdiği için yorgunluğa iyi gelir. Kronik yorgunluk aspartik asit seviyesinin düşüklüğüne bağlı olarak gelişen hücresel enerji eksikliğinin bir sonucudur. Bu amino asit ayni zamanda aşırı amonyağı vücuttan atarak karaciğeri korur. L-Aspartik asit diğer amino asitlerle birleşerek kandaki toksinleri absorbe ederek kanı temizleyen bir molekül oluştururlar. Ayni zamanda RNA/DNA üretimi için gerekli olan hücresel faaliyetlere yardımcı olur. L - SITRULLIN : Enerji verir,immün sistemi canlandırır. L-Arginin'i metabolize eder ve canlı hücrelere zarar veren amonyağı detoksifiye eder. L - SİSTEIN : L-Sistein vücuttaki toksin maddeleri temizler bu sayede hücreleri korur. Hücreleri radyasyonun zararlı etkilerinden korumasının yanı sıra beyin ve karaciğeri de sigara ve alkolün zararlarından korur. L-Sistein 'in respirator kanalda mukuz' u parçalama özelliği olduğundan genellikle bronşit,amfizem ve tüberküloz tedavisinde faydalıdır. L - SİSTİN : Bu amino asit cerrahi operasyonlardan sonra yanık ve yaraların iyileşmesi için önemlidir. Bronşit gibi solunum sistemi hastalıklarının iyileşmesinde,beyaz kan hücrelerinin aktivitelerinin arttırılmasında faydalıdır. Pankreasın şeker ve nişasta asimilasyonu için ihtiyacı olan insülinin temininde yardımcı olur. GAMA-AMINOBUTİRIK ASIT (GABA) : Beynin reseptör yanını doldurarak stres mesajlarının beyinin motor merkezine ulaşmasını önler. GABA merkezi sinir sisteminde nöron aktivitesini azaltarak nörotransmitter görevi görür. L - GLUTAMIK ASIT : Bu amino asit kişilik bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olur. Glikoz yanında glutamik asit beyin yakıtı olarak kullanılabilen tek maddedir. Beyin glutamik asidi beyin hücre aktivitelerini düzenleyen bir maddeye dönüştürür. L - GLUTAMINE : L-Glutamin alkolizm,şeker ihtiyacının giderilmesi,mental kabiliyet,erkeklerde impotens, yorgunluk, yaşlılık,şizofreni,mental gerilik,peptik ülser ve sindirim sisteminin sağlığı açısından insan bünyesine yardımcıdır. Beyinde glutamik asidi serebral fonksiyon için esas olan dönüşüme uğratarak ihtiyaç duyulan GABA miktarını yükseltir. L-GLUTATHION : Vücudu sigara ve radyasyonun zararlı etkilerine karşı korur,kemoterapi ve X ışınlarının yan etkilerini azaltır. Alkol zehirlenmesine karşı savaşır. Bir metal ve ilaç detoksifiyanı olarak karaciğer ve kan bozukluklarının tedavisine yardımcı olur. L-GLİSIN : Merkezi sinir sistemi fonksiyonları ve prostat sağlığı için gereklidir. Bu amino asid bipolar depresyon tedavisinde kullanılır. Bu amino asidin çok fazla olması durumunda glukozu metabolik zincirden çıkararak yorgunluğa sebep olur .Uygun miktarlarda olması durumunda ise daha fazla enerji üretir. L-HİSTİDİN : L-Histidin büyüme ve dokuların onarımı,ülser,hiper asidite,sindirim ve mide özsuyu oluşumunda çok önemlidir. Allerji, romatoid artrit ve anemi tedavisinde,kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretiminde ihtiyaç duyulur. L-ISOLÖSİN : Kas dokusunda metabolize edilir. Daima lösin ve valin ile birlikte dengeli halde alınmalıdır. Eksikliğinde hipoglisemiye benzer semptomlar oluşur. L-LÖSİN : L-Lösin yükselmiş olan kan şeker seviyesini düşürür. Daima isolösin ve valin ile birlikte dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bu önemli amino asid kemiklerin,cilt ve kas dokusunun iyileşmesinde rol oynar. L-LİSİN : L-Lisin bütün proteinlerin esansiyel yapı bloğu olarak çocuklarda büyüme ve kemik gelişimi için gereklidir. Yetişkinlerde kalsiyum absorbsiyonuna yardımcı olur ve azot dengesini muhafaza eder. Eksikliğinde enerji düşüklüğü,konsantrasyon yetersizliği, irritabilite, saç dökülmesi, anemi, büyüme gecikmesi ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşur. L-METİONİN : Yağların parçalanmasına,karaciğer ve arterlerde yağ oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Bu amino asit sindirim sistemine yardımcı olur. Adale zayıflığını ve saç kırılmasını önler. Allerjik kimyasallara hassasiyetin giderilmesi ve osteoporosiste kullanılması faydalıdır. L-ORNİTİN : L-Ornitin vücutta L-arginin ve L-karnitin ile birlikte aşırı yağı metabolize ederek büyüme hormonu salar. İmmün sistem ve karaciğer fonksiyonları için gereklidir. Bu amino asid ayrıca amonyağı detoksifiye eder. L-FENİLALANİN : L-Fenilalanin sıklıkla depresyon tedavisinde kullanılır. Nörotransmitterleri üretir,bunlarda beyin tarafından norepinefrin üretiminde kullanılarak hafızaya,öğrenme kapsitesine ve zayıflamaya yardımcı olur. Merkezi sinir sistemindeki etkisinde dolayı bu amino asid depresyonu önler,migren,menstrual ve artrit ağrılarını azaltır. L-Fenilalanin anksite atakları çeken,yüksek tansiyonlu,fenilketonürili hamilelerde kullanılmamalıdır. DL-FENİLALANİN : DL-Fenilalanin bilhassa artrit ağrılarının kontrolünde çok etkilidir. Bütün amino asidlerin oluşumunda temeldir. Mental dikkati yükseltir,iştahı azaltır,parkinson hastalığına iyi gelir. Hamileler,şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. L-PROLİN : L-Prolin kollojen üretimine yardımcı olarak cildi düzeltir. Kıkırdakları,eklemleri, tendonları ve kalp kaslarını güçlendirir. L-SERİN : L-Serin yağ ve yağ asidi metabolizması,kas gelişimi ve immün sistemi için varlığı önemlidir. Ayrıca immünoglubulinlerin ve antibadilerin üretimine yardımcı olur. L-TAURİN : L-Taurin yüksek konsantrasyonlarda kalp adalesi,beyaz kan hücreleri,iskelet adaleleri ve merkezi sinir sisteminde bulunur. Bu amino asid yağ sindiriminde,kalp bozukluklarında, hipoglisemi, aterosklerosis, ödem ve, hiper tansiyonda faydalıdır. L-TREONİN : L-Treonin kalp,merkezi sinir sistemi ve iskelet kaslarında vardır. Bu önemli amino asid epileptik atakların kontrolünde kullanılır. L-TRİPTOFAN : L-Triptofan insan davranışlarını stabilize eder. Seratonin üretiminde kullanılır. Seratonin sinir impulslarını bir hücreden diğer hücreye ileten nörotransmitter olup normal uyku için gereklidir. Hiper aktiviteyi agresif çocukların kontrolünde kullanılır. Kalbe iyi gelir. Kilo kontrolüne yardımcı olur. Vitamin B-6 üretimi için gerekli olan büyüme hormonlarının salınmasında faydalıdır. L- TİROSİNE : Tirosin eksikliğinde hipotiroidizm oluşur. Konsantrasyonu düzeltir,iştahı bastırır ve vücut yağlarını azaltır. Karaciğerde fenilalaninin parçalanması ile ilgilidir. L-Tirosin, L-fenialaninden üretilebilir. Tirosin eksikliğinde norepinefrin üretimi azaldığından depresyon ve davranış bozuklukları oluşur. L-VALİN : L-Valin stimülan etkilere sahip olup eksikliğinde vücutta negatif hidrojen dengesi oluşur. Valin, lösin ve isolösin ile birlikte daha iyi adale metabolizması,doku onarımı ve azot dengesi temini için kullanılır. L-KARNİTİN : Uzun zincirli yağlı asidlerin taşınmasına yardımcı olur. Bu amino asid yağ oluşumunu önleyerek kilo vermeye yardımcı olur,kalp krizi riskini azaltır,atletik kabiliyeti geliştirir. Bilhassa vejeteryanların diyetlerinde kafi miktarda Lisine olmadığından L-Karnitin eksikliği oluşur. |
|
| | #52 (mesaj-linki) |
Cvp: Vücut Geliştirme
paylasım için saol kardeş bi deneyelim bakalım.
| |
|
| | #53 (mesaj-linki) |
Cvp: Vücut Geliştirme VÜCUT GELISTIRME SPORU'NUN, ENGEL OLDUĞU HASTALIKLAR *** Osteoporoz-Kemik erimesi *** *** Arthritis-Eklem iltihabi *** *** Stress-Ruhi ve zihinsel hastaliklar *** *** Dolasim rahatsizlklari *** *** Kalp rahatsizliklari *** *** Organ ve kas zayifligi *** *** Kismi iktidarsizlik *** *** Postür (durus) bozukluklari *** *** Kanser ve seker hastaliklari *** VÜCUT GELISTIRME SPORU'NUN YARARLARI *** Kaslari mükemmel derecede çalistirir, kuvvetlendirir, gelistirir ve estetik kazandirir *** *** Her yasta, her yerde, her zaman yapilabildiginden çalisma olanaklari fazla olup, kendi kendine de çalisilabilinir *** *** Hareketsizligi önler *** *** Kas yogunlugunu artirarak metabolik hizi yükselttiginden vücut yaglarinin daha fazla yakilmasina yardimci olur *** *** Kan dolasimini düzenleyerek damarlar ve kalbin daha saglikli çalismasini saglar *** *** Gögüs kafesinin genislemesine yardimci olarak daha iyi bir görünüm ve daha saglikli solunum kapasitesi kazandirir *** *** Kondisyon çalismalarinin en önemli bölümünü olusturur ve bütün spor branslarina temel nitelikler kazandirir *** *** Vücut hakimiyeti, denge ve konsantrasyonu artirir *** *** Kötü aliskanliklardan korur veya birakilmasini saglar *** *** Gelisme çaginda boy uzamasina, ileri yaslarda ise çesitli hastaliklarin önlenmesine yardimci olur *** *** Durus bozukluklarini giderme veya herhangi bir kaza sonrasi rehabilitasyon çalismalarina yardimci olur *** | |
|
| | #54 (mesaj-linki) |
Cvp: Vücut Geliştirme ![]() TÜRKİYE Ahmet Enünlü, Türkiye'de Vücut Geliştirme sporunun öncüsü oldu. Enünlü 1970 yılından 1994 yılına kadar tam 8 kez Dünya Şampiyonu oldu. 1950'li yıllarda Halter Federasyonu çatısı altında vücut bulan Vücut Geliştirme sporu ancak 15 yıl sonra gerçek kimliğini buldu. Şampiyonlar şampiyonu Ahmet Enünlü'nün uluslararası alanda elde ettiği başarılar bu spor dalına yeni isimlerin gelmesini sağladı. 1970 yılında Belgrad'da yapılan Dünya şampiyonasında ilk altın madalyasını kazanan Enünlü, 1974'de Verona'da, 1977'de Paris'te, 1978'de Madrid'de, 1979'da Londra'da, 1982'de Bruggges'de, 1992'de Ankara'da, 1994'de İzmir'de tam 8 kez Dünyanın zirvesine çıkarken, 1978 yılında Madrid'te Dünya Şampiyonlar şampiyonu ünvanına layık görüldü. Vücut Geliştirme sporu ülkemizde son yıllarda bayanlar arasında da ilgi görmeye başladı. Tülay Özbek Caner ile Müjde Kurtaral uluslararası podyumlarda kürsülerden inmedi. DÜNYA ŞAMPİYONLARI:
On dokuzuncu yüzyılın sonuna doğru sporda yeni bir yaklaşım oluştu : Adale inşa etmek. Eski taş kaldırma geleneği yerini modern ağırlık kaldırmaya bıraktı . İlk başlarda sporcuların fiziklerinden çok ne kadar ağırlık kaldırdıkları önemliydi. Avrupa’da durum böyle iken Amerika’da kuvvet geliştirmenin sağlık ile olan ilgisi üstünde durulmaya başlandı . Zira Amerika’da hayat modernleşiyor ve hareketsiz bir insan türü ortaya çıkıyordu . Bu nedenle programlı beslenme ve egzersiz kurslarına ilgi ve talep oluşmaktaydı. O günlerde ortaya Eugene Sandow adında fiziği eski yunan idealine çok uygun bir sporcu olarak ortaya çıktı . Bu kişi o zamanın fizik süperstarı olacaktı. Sandow , adını bir profesyonel kuvvetli adam olarak Avrupa’da da duyurmakta gecikmedi . Daha sonra , Amerika’ya döndüğünde Dünya’nın en güçlü adamı ünvanı ile turnelere çıktı. Sandow’un vücudu çok estetikti . Önüne sadece bir yaprak koyarak seyircilerin karşısına çıkıyor ve görüntüsü ile onları hayran ediyordu . Erkek vücudunun , estetik özelliği açısından bu derece ilgi uyandırması yeni bir olguydu . O güne kadar Dünya’da çıplak erkek vücudu pek az konu olmuştu. Sandow’un yaptığı bu ün ile beraber , bar ve dambel satışları tavana vurdu.Bunun neticesi olarak Sandow çok para kazandı . Daha sonra kendi adına vücut müsabakaları düzenlemeye başladı. Ancak Sandow kendi egosunun kurbanı oldu . Yoldan çıkıp çamura saplanan arabasını , gösteri amacıyla tek elle kutarmaya çalışırken bir beyin kanamasından öldüğü söylenir. Rus arslanı ünvanını alarak adını duyuran George Hackenschmidt , Rusya ağırlık kaldırma şampiyonluğunu kazanmış , güreşte pek çok şampiyonluk almıştı. O tarihlerde pek çok Avrupa'lı organizatör Türk pehlivanlarınıda Dünya'ya tanıtıyor ve güreştiriyorlardı.Ünlü Hackenschmidt'in Mandıralı Ahmet Pehlivan'ı kolunu kırarak yendiği , ancak Kara Ahmet Pehlivan'a yenildiği söylenir.Ancak bu ikinci olay Türk kaynaklarında böyle rivayet edilmekle birlikte , yabancı kaynaklarda bunu doğrulayan bir bilgiye rastlanmıyor. Fiziki kültürün adeta bir mezhep, bir din olması bu konuda dergi ve kitapların yayınlanmasıyla gerçekleşmiştir . Bu tür dergilerinde teşvikiyle spor müsabakaları düzenlenmiştir . O günün şampiyonları vücutlarının gelişmişlikleri ile değil , daha ziyade atletik hünerleri ile bu başarıya ulaşırken , günümüzün modern vücut geliştirme sporunun temelini atmışlardır. 1921'de Angelo Siciliano adında genç bir adam vücut şampiyonu oldu . Vücudunu çok iyi geliştirmiş olan bu adam , adını Charles Atlas olarak değiştirdi ve mektupla kursiyerlere gönderdiği bir fizik kursu oluşturdu. 1920'li ve 30'lu yıllardan sonra sağlık ve fiziki gelişmişliğin paralelliği anlaşılmaya başlandı . Ağırlık çalışmasının da en kolay adale geliştirme metodu olduğu anlaşıldı . Mesela Charles Atlas Vücudunu geliştirmek için izometrik çalışmalar yerine ağırlık kullanmıştı . Çalışma bilgisi yetersizdi . O devrin vücutcuları sadece kendilerinden evvelkilerin fizikleri ile kendilerininkini mukayese ederek pek çok şey öğrenmişlerdi. Yüzyılın hemen başında 135 kilo ağırlığında , yağlı vücuda sahip güçlü bir adam vardı : Louis Cry . 20'lerde ise mükemmel adale yapısıyla Sigmund Klein ortaya çıktı . Dengeli orantılı ve yağsız bir vücudu vardı . Bu özellikleri ile Cry ile mukayese kabul etmez yapıdaydı . Bu yıllar artık vücud geliştirmeye geçiş yıllarıdır . Ancak ağırlık çalışarak vücud geliştirmek 30'larda bile şüphe ile bakılan bir olaydı .Ağırlıkçılar tam manasıyla sporcu olarak kabul edilmiyorlardı. Bir halterci olan John Grimek o günlerde vücut geliştirmek isteyen bir çok kişiye model teşkil etmişti . Buna rağmen 30'ların sonunda da ***sör , halterci , yüzücü ve diğer sporcuları bir araya getiren fiziki müsabakalar dönemi devam etti . Müsabıklar fizikleri kadar bedensel hünerlerinide göstermek zorundaydılar. 1939 yılında bazı şeyler değişmeye başladı . Bir Bay Amerika müsabakası yapıldı . Yine de müsabıklar doğma büyüme vücutcu değillerdi . Değişik sporlardan gelmişlerdi . Ama esas not fiziki görüntüye verildiği için ağırlıkçılar daha avantajlı bir konuma geldiler. 1940'larda ilk modern vücut geliştirme olayı yaşandı . O ve bir sonraki yıl şampiyonluğu vücudunu ağırlıkla geliştirmiş olan John Grimek kazandı . Grimek'in bu başarısı ,onu geçmek isteyenleri aynı sistemle çalışmaya itti . John Grimek'in poz stilide oldukça moderndi. Bay Amerika ünvanını 1943 'de Clarence Ross kazandı . Ross ilk modern vücutcudur . Omuzları geniş ,kanatları yaygın , beli ince , baldır ve mide adaleleri gelişmişti . Bu günden itibaren vücudu orantılı bir şekilde geliştirmek için yapılan ağırlık çalışması ile kuvvet arttırmak için ağırlık kaldırmak birbirinden ayrıldı. Yinede hala vücut geliştirme anlaşılamamış bir spordu . Ve Steve Reeves ortaya çıktı.Yakışıklı ve endamlıydı . Fiziği çok iyiydi. Bay Amerika ve Bay Kainat yarışmalarını kazandıktan sonra bir çok film çevirdi ve uluslar arası bir yıldız oldu . Çevirdiği herkül filmleri vücudunu iyice öne çıkardı . Daha sonra bu rolü Reg Park ve Arnold Schwarzenegger'de canlandıracaklardır. 1950'lerde Charles Atlası saymazsanız bir tek ünlü vücutcu vardı : Steve Reeves. Vücut geliştirme ile uğraşanlar , hiçbir tıp bilim adamının insan vücudu ile ilgili evvelce söylememiş olduğu pek çok şeyi gün ışığına çıkardılar. Daha sonra Bill Parl , Jack Delinger , Chuck Sipes gibi vücutcular yetişti . Bir vücutcunun eğitimi adlı kitabında Arnold Schwarzenegger , Reg Park'ın kendisini nasıl etkilediğini anlatmaktadır . Güçlü adaleleri ve muazzam ölçüleri ile Reg park 1951 ve 1958 Bay Kainat ve 1965'de de profesyonel Bay Kainat seçildi . 20 yıl boyunca vücut geliştirme aleminin kralı oldu. Arnold Schwarzenegger uluslar arası vücut geliştirme sahnesine 1966'da çıktı ve bu tarihten itibaren katıldığı hiçbir müsabakada geçilmeden pek çok ünvan kazandı. Arnold Schwarzenegger ile beraber yetişmiş pek çok iyi vücutcu vardı . Ancak 70 ve 80'lerde bu sporda muazzam bir patlama oldu . Korkunç ölçülere sahip , muazzam definisyonlu ve orantılı vücuda sahip sayısız vücutçu yetişti. Vücut geliştirmenin bu inanılmaz tırmanışında çok büyük pay sahibi olan bir isim vardır : Joe Weider. Joe Weider modern vücut geliştirmenin babası sayılır . Pek çok şampiyon vücutçu yetiştirmiş ve bu sporun çok uzun yıllardır propagandasını yapmıştır . Vücut geliştirme ve ağırlıkcılık üzerine yayınladığı pek çok kitap ve dergi vardır . Bunların en önemlisi ''Muscle and Fitness'' dergisidir . Ayda bir yayımlanan bu dergi 80'lerin başında ayda bir milyon satarken şimdilerde onmilyon adede yakın , inanılmaz bir traja ulaşmıştır . Türkiye'de toplam gazete satışının sadece iki bucuk milyon olduğunu göz önünde bulundurursanız ''Muscle and Fitness''dergisinin trajının muazzamlığını takdir edebilirsiniz. Derginin bu muazzam başarısının sebeplerinden biride elbetteki Amerika'daki taleptir . Ancak esas önemli neden , derginin bilimsel içeriğidir . Konular o konuda uzmanlaşmış bilim adamları tarafından , incelenmekte ve aktarılmaktadır . Üslup tamamen bilimseldir . İçeriği basitleştirme den anlatımı basitleştirerek , konuların herkesce anlaşılmasını sağlamışlardır. Weider Enstitüsü'nde spor üstüne pek çok araştırma yapılmakta ve bu araştırmaların sonuçlarından elde edilen bilgiler , yayın organlarında yayınlanmakta , ayrıca karşı görüşlere de yer verilmektedir. | |
|
| | #55 (mesaj-linki) |
Cvp: Vücut Geliştirme MEKİK HAREKETİ VE İPUÇLARI ![]() Televizyonları izlerseniz size sık sık mekik makineleri reklamlarının yapıldığını görürsünüz.Çok kuvvetli karın kasları kasları ve çok zarif görünümlü bil bel garantisi verirler.Üstelik sürede vermezler .Yapar yapmaz Tv deki mankenin şekline kavuşacağınızı zannedersiniz.Çoğu sıradan insan aldanıp Makineyi alır yapmaya başlarsınız aylar geçer ancak aynı şekilde kaldığını görür ve aleti bodrumuna atar. Tabi ki bunlardan bazıları düzenli çalışırsanız bel kaslarınızda ve göbeğinizde olumlu değişmelere neden olabilirler.Mekik hareketini daha düzenli yapmanızı sağlarlar. Ancak asla mucize yaratmazlar. Unutmayın siz mekik hareketini hiç bir alet kullanmadan kuralına uygun olarak yaparsanız sağlayacağı tüm faydaları elde edersiniz.Mekik için hiç bir yardımcı alete gerek yoktur.Hele bir sporcunun tabi vücut organlarını kullanmak yerine alet kullanması kadar saçma bir şey olamaz. İşte size mükemmel mekik hareketi için ipuçları: *Sırt üstü uzanınız.Uzandığınız satıh düz ve yumuşak olmalıdır.İnce yer minderleri veya tatami minderi olabilir. *Dizlerinizi 90° olacak şekilde bükünüz. *Ayak tabanlarınız topuklardan parmak uçlarına kadar tamamen yere temas etmelidir.Tabi ki bu ayak tabanları yere sabitlenmeyecektir.Vücut yukarı kaldırılırken ayak tabanları da yerden kesilmemek şartı ile diz karına doğru çekilecek bu şekilde beli büken kasların çalışması azami derecede sağlanacaktır. *Bacaklarınız birbirine bitişik şekilde durmalıdır. *Ellerinizin pozisyonunu gücünüze veya profesyonelliğinize göre siz seçiniz.Yani kolaydan zora doğru gidiniz. İlk başlangıçta acemi iseniz elleri yana sarkıtınız ve gerekirse destek alınız. Daha profesyonel olunca elleri göğsünüzün önüne çapraz bağlayarak mekik yapınız ki en zor ve verimli mekik hareketi bu şekildir.Karın kaslarınız kuvvetlenince elleri başın arkasına çapraz kapatarak mekik yapınız.Yani her el zıt omuza temas edecek şekilde olmalıdır.Ancak bu anda eller baştan tutulmamalıdır. *Parmaklarınızı başın arkasında çapraz dolamayınız.Çünkü başınızı öne doğru aşırı itebilir ve boyun incinmesine neden olursunuz.Ellerinizin hiç bir şekilde başa müdahalesi olmamalıdır.Zaten başınızı öne iterek kalkma hareketi yaparsanız karın kasları son derece az çalışmış olurlar.Unutmayın vücut sadece karın kasları ve omur yardımıyla kalkacaktır. *Her mekik hareketi son derece yavaş tempoda başlamalıdır ve yavaş yapılmalıdır.Sadece karın kaslarınızın çalışmasına odaklanın.Gözlerinizi kapatın ve karı kaslarının sertleşmesini ve kısalmasını hayal edin *Karın kasları kasılırken ve kendinizi kaldırırken nefes verin.Bu şekilde derindeki kasların çalışması sağlanabilir.Eğer bu esnada nefes alırsanız karnınız dışarı fırlar ve bir kemer meydana gelir arka kısmınızın da fazla zorlanmasına neden olur. *Yukarı kalkarken yerden 20-30 cm kadar yükselince yarı pozisyonda durunuz.Bu pozisyonda karın kasları kasılır.Bu pozisyonda kısa bir süre durunuz ve tekrar yavaşça yere ininiz.Karın kaslarınız yorulunca kendinizi tam yukarı kaldıramazsanız bu şekilde yapabileceğiniz kadar yükseğe kalkarak yere inebilirsiniz.Yani mekik hareketinde kendinizi çok zorlamanıza gerek yoktur. *Başlama pozisyonuna geri dönünce yavaşça sırtınızı ve başınızı döşemeye koyunuz.Karın kaslarınızı gene gergin tutarak ikinci harekete başlayınız.Yani karın kaslarınızı hiçbir zaman gevşetmeyiniz. *Diğer bir mekik hareketi ise elleri yanlara açarak çapraz mekik hareketidir.Yani vücut kaldırırken sak kolla birlikte vücut sola dönerek kalkar ve geri gelir yine sol kolla sağa doğru kıvrılarak kalkar ve tekrar geri gelir. *Çünkü Abdominal (karın ) kasları ufak kaslardır ve gurup halinde çalışsa bile çok az miktarda kalori harcarlar.Hızlı bir yürüyüş veya hafif koşu bile kat kat fazla enerji gerektirir.Bu nedenle mekik hareketinde vücut yağları kolay kolay harcanmaz.Bunu sağlamak için mekik hareketine yağların belin sırtın kolların vs tüm organların hareket halinde katılmaları gerekir. Mekik hareketinin zararlarından korunmak: Karın kaslarını mekik hareketi ile kuvvetlendirmek çok dikkat ve iyi bir teknik ister. Mekik hareketinin verimli olması için tüm gövdenin uzanır vaziyette iken sadece karın kas gurupları ile yukarı kaldırabilmek ve 45 derece açı ile bükülmüş ayak dizlerine kadar deydirebilmek gerekir.Burada dizlerin bükülmesi kalça kaslarının fleksiyonunu (kasılmasını ) nötralize etmek içindir bu şekilde dizler büküldüğünde sadece karın kaslarının çalışması sağlanır. Ayakların düzgün bir şekilde uzatılması sonucu mekik yapıldığı anda sadece karın kasları değil çok daha fazla kas gurubu çalışarak beden yerden kaldırılır .Bu da karın kaslarına az iş düşecek demektir.Mekikten amaç ise karın kaslarının kuvvetlenmesi olduğundan hatalı iş yapılmış olur. Yine vücudun yukarı kaldırılması son derece düzgün olmalıdır.Eğer vücut yukarı kaldırılırken kalça bükülür veya omuzlar sağa sola yatarsa mekik hareketinden istenilen verim asla alınamaz. Buna İlaveten mekik hareketi çok hızlı ve hareketli yapılırsa dizler bükülsün veya bükülmesin karın kaslarınız çok fazla çalışmaz. Bu nedenle mekik hareketinin son derece yavaş olarak ve düzgün yapılmalıdır. Mekik hareketi arka bel kemiğiniz için zararlıda olabilir.Özellikle ayaklarınız düzgün uzatılarak ayak parmaklarınız kendinize doğru zorlanarak çekildiği pozisyonlarda mekik hareketini kurallı yapmak gerekir. Kıvrılarak yapılan mekik hareketleri ( yani sağ kol dirseğinin sol diz üzerine gelecek şekilde veya sol kol dirseğinin sak diz üzerine gelecek şekilde yapılan mekik) ise son derece gereksiz hareketler olduğu gibi arka bel kemerinizde aşırı derecede kıvrılma meydana getirdiğinden incinmelere de neden olabilir. Mekik hareketi yapıldığında bel kemerinde en ufak bir acı ve zorlama olmamalıdır.En ufak bir acı hissinde bile mekik hareketi bırakılmalıdır.Bazı sporcularımızın 50-100 kere aşırı zorlayarak ve nefes nefese kalacak şekilde, bellerini inciterek mekik çekmeleri kadar saçma ve gereksiz bir antrenman olamaz. | |
|
![]() |
| En popüler 10 etiket
Bu Konunun Etiketleri
|
| ayak kasları nasıl gelişir, karın kasları nasıl geliştirilir, karın kaslarını geliştirme, karın kası geliştirme, karın kası nasıl geliştirilir, kol kasları nasıl geliştirilir, mekik hareketi, mekik hareketleri, nasıl vücut geliştirilir, omuz geliştirme hareketleri, |
Vücut Geliştirme Sporu ve Vücut Geliştirme Sporu Hakkında Genel Bilgiler Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Halter Sporu Nedir? Halter Sporu Hakkında Genel Bilgiler | Kral_Aslan | Diğer Sporlar | 1 | 4 Hafta Önce 15:00 |
| Atıcılık Sporu Nedir? Atıcılık Sporu Hakkında Genel Bilgiler | virtuecat | Diğer Sporlar | 0 | 22-10-2006 14:20 |
| Yelken Sporu Nedir? Yelken Ssporu Hakkında Genel Bilgiler | virtuecat | Diğer Sporlar | 0 | 22-10-2006 13:48 |
| Kürek Sporu Nedir? Kürek Sporu Hakkında Genel Bilgiler | virtuecat | Diğer Sporlar | 3 | 22-10-2006 04:11 |
| Engellilerde Spor ve Engelli Sporu Hakkında Genel Bilgiler | Mystic@L | Diğer Sporlar | 0 | 14-09-2006 14:43 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||