| | #5021 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2TÜKENDİM göklerde feryad ediyor biten sevdaya üzülsekte geri gelmez bosa aglama belki hayalimdesin sen belki yollarindayim ben istesende sana gelmem cünkü haramsin bana sen uzansan tutamazsin arasan bulamazsin ne faydasi var artik karalar baglayamazsin belki pismansin sevsende silada yansanda uzaktasin AMA ŞU BiR GERCEK NE YERiNi BASKASI ALIR NEDE BUNA iZiN VERiR KALBiM! ! ! CÜNKÜ KALBiM ASKINA SADIK GiTTiN AMA HiC BiTMEDiN... damarlarima kadar yerlesmisken sen askimi yalanla vuran katilken yinede ASIKTIM sana ben oysa karanliklara bile aldirmiyorken yüreginin isigini esirgedin benden senden ask istedim sevgi istedim sev istedim beni terket aski hapset demedim ama sen gittin durmadan gittin yalana dolana sahteye gittin bense caresiz yalnizligi sevdim sanmaki icimdeki kivilcim bitti sadece sonsuzluga hapsedildi sonsuzluk beni sana baglayan o derin bakisli gözlerindi NE ASKA KALDI CESARETiM NE SEVDANA KALDI ESARETiM ESiRiN BELKi KÖLENDiM AMA SONUNDA BENDE TÜKENDiM! ! ! KARDELEN GÜLCEMAL | |
|
| | #5022 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Sakarya Türküsü İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! .. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! .. (1949) | |
|
| | #5023 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 Oğlum ‘Bize şiir yazmadın mı baba’ dedi oğlum yüreğim satırlara sığar mı oğlum ‘bize şiir yazmadın mı baba’ dedi oğlum sizi yazmaya sözcükler yeter mi oğlum. Ben ağlayamam,gülemem;çünkü babayım tüm duyguları hapsederim yüreğime oğlum kuşak farkıdır,yaş farkıdır tüm haksızlıklarım bir gün sen de yaşarsın,bilirim oğlum. Senin canın yandığında,benim yüreğim yanar hangi acı büyüktür bilemem oğlum, her gülüşünde,yüreğimde güvercinler uçar, sevincim üşür diye,havaya salamam oğlum. Ne sevgiler yaşadım içimde,yazdım anlatamadım onun içindir size korkudan yazamadım oğlum. Yaşamak mı güzeldir,yazmak mı?Hala bulamadım. Baba derken gözüme bak..anlarsın oğlum. Bilsem ki sevgi anlatılır,dizelerim bitmez bir değil,binlerce şiir yazardım oğlum bilirim sevgiyi anlatmaya dizeler yetmez. Yetseydi şiirler çoktan biterdi oğlum. Ne babalar,ne oğullar göçtü dünyadan sevgiler toprağa sığmıyor oğlum, sevgi öyle bir duygudur, vermiştir yaradan dağı deler,çöller aşar kimse göremez oğlum. Sevgi dediğin bazen kar olur yağar. Üşütür seni,kar soğuktur oğlum. Erir,su olur toprağa hayat katar, sen baharı gör,sellere bakma oğlum. Dursun Yüksek | |
|
| | #5024 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Bana Evet Der misin Yanmadı mı bedenin daha Haydi yakalım tüm dünyayı Seviselim son kez bahar görecek gibi Evet der misin Esmedi mi rüzgarlar teninde deli deli Haydi estirelim mi rüzgarları Katarak tüm yıldızları kollarına Seviselim mi geceyi aydınlatarak Bana evet der misin Okumadın mı sevdamızı bir masalda Dokunmadın mı sevişmelerimize bir sevdalı şiirde Büyütmedin mi sevdamızı efsanelerin sonsuzluğunda haydi mavi katalım sevdamıza haydi ay ışığı ekleyelim şarkımıza haydi yok edelim ne varsa yaratılmış bir sevda kalsın ardımızda: bir bizim sevdamız kalsın bana evet der misin Gassan Satar | |
|
| | #5025 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2UNUTLMAKTAN GELİYORUM Karın ağrılarıma basarak tuzu Tozlu yollara sürüyorum ayaklarımı Gözümün birinde toz ağrısı Diğerinde ayrılık ıslaklığı Nereye dönsem kaostayım Bir fırtına katmış beni önüne Üzerime örtünmüş karanlık uykularım Biraz sürgün, birazda firardayım Yollar ayaklarımın altına mıhlanmış Ne kadar gitsem de aynı yerdeyim İstikameti pusulasız ben Bir ceylan gibi boynumdan vurulmaktayım Dört tarafım avcı, Dört tarafım umut taciri Yaslasam sırtımı hançerin ağzında, Dönsem yüzümü namlunun ucundayım Sorma halimi Unutulmaktan geliyorum... SEMİH HAN | |
|
| | #5026 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 Denizdeki Kent / The City İn The Sea Bak! ölüm kendine bir taht kurdu Loş batının aşağılarına doğru Yapayalnız uzanan tuhaf bir şehirde, İyinin, kötünün, en kötünün ve en iyinin bir de Ebedi ve ezeli uykularına vardıkları yerde. Bize ait hiç bir şeye benzemezler Oradaki mabetler, saraylar ve kuleler. (Zamanın kemirdiği kuleler ki titremezler) Etraflarında, kasvetli sular, Yükseltici rüzgarlarca unutulmuş, boyun Eğmiş uzanırlar altında göğün. Kutsal göklerden, uzun süren Gecesine ışık dökülmez o şehrin; Fakat korkunç denizden gelen nur Sessizce kulelere vurur - Aydınlatır bina doruklarını uzak ve özgür, Kubbeleri, kule külahlarını, krali koridorları Mabetçikleri, babilvari duvarları Yontma sarmaşıkların ve taştan çiçeklerin Çoktan unutulmuş belirsiz çardaklarını Viyola, menekşe ve asmaları bir birine dolanmış Frizlerle çelenklenmiş Bir çok harikulade tapınakları. Kasvetli sular eğip boyun Uzanırlar altında göğün. Kuleler ve gölgeler öyle karışmışlar ki orada Hepsi asılı gibi görünürler havada, Mağrur bir kulesinden şehrin Ölüm aşağı bakarken devcileyin. Orada açık mabetler ve aralanmış mezarlar Işıldayan dalgaların seviyesince doluyorlar; Fakat ne elmas gözlerinde yatan Zenginlikler oradaki her bir putun - Ne o göz alıcı mücevherleriyle ölü Kandırıp yataklarından çeviriyor suyu; Bu camdan ıssızlık boyunca, yazık! Yok çünkü bükülen tek dalgacık - Tek kabartı yok rüzgarların çok uzak daha şen Bir deniz üzerinde olabileceğini söyleyen - Yok korkunçluğu daha az dingin denizlerde Rüzgarlar olduğunu ima eden tek yükselme. Fakat bak, havada bir kıpırtı! Bir dalga var orada, bir çalkantı! Bellibelirsiz gömülerek duygusuz gel-gite, Kuleler bir yana atılıyorlar adeta- Uçlarına saydam tabakalı gökler içinde Sanki hafifçe bir boşluk verilmişcesine. Dalgalar şimdi daha kızıl bir kor gibi parlıyorlar - Saatler donuk ve zayıf soluyorlar - Dünyevi acılar arasında değil de, vakti geldiğinde, Aşağıya, bu şehir aşağıya çökeldiğinde, Cehennem, bin tane tahttan ayağa kalkarak, Saygı ile onu selamlayacak. Dr. Osman TUĞLU Edgar Allan Poe Helen'e Helen, senin adın Eskinin Nicean yelkenlileri gibidir, benim için Usulca, kokulu denizin üzerinden O yol yorgunu gezgini taşır Kıyısına kendi memleketinin Gezmeyi özler yapayalnız denizlerin üstünde Yunanlı yüzün, sümbül saçların Senin havaların getirmişti beni eve Yunanistanın görkemine ve Roma yüceliğine. İşte, oradaki pırıltılı pencere nişinde Nasıl da bir heykel gibi, görürüm dineldiği Ah, Pysche, kutlu topraklar olan bölgelerden Akik lamba elinde. Edgar Allan Poe Son Düzenleyen diabloazul; 24-09-2007 @ 13:01. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi | |
|
| | #5027 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Sinsi hüzün! kürd-i hicaz bir şarkıdan yayılan zamansız bir gül toğrağın böler uykusunu el değmemiş bohçasında Leyla'nın işte böyle güzel sevdikçe aşıyor kendini Leyla nice harlanır içi mecnundur yanan ve yakaran gün ve sabahlara kadar kalmalar dünyada sevildikçe aşıyor kendini Leyla işte böyle güzel güneşe yaslanmış bakıyor esmerlik dağıtan çöl artık kana kana içmeli bu seraptan mecnun artık yeniden bir mısra: Leyla işte böyle güzel merve betül özsoy | |
|
| | #5028 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Her nefeste içime çektiğim Ciğerlerimi dolduran Hava mısın? Çok havalanma Havan batsın.... Aldığım nefes kadar, Anlamsızsın. Sen ciğerimi zehirleyen Sigaramda dumansın.... Bir gün canımı Alacaksın.... Beni aldığım havadan kurtaracaksın..... seda ahmet | |
|
| | #5029 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 SENİ SEVİYORUM… Seni Seviyorum; Çiçeğin güneşi sevdiği gibi… Nasıl sever çiçek güneşi? Her baktığı yerde onu arar, Güneş batarken o da batar. O da eğer ince boynunu… Güneşle doğar, güneşle batar. İşte; ben de öyleyim… Seni Seviyorum; Martının denizi sevdiği gibi… Nasıl sever martı denizi? Büyük bir tutkuyla… Aynı, benim seni tutkuyla sevdiğim gibi… Okyanusa bağlı, aşkını haykırıyor O yüksek, tiz sesiyle… İşte; ben de öyleyim… Seni Seviyorum; Kurak toprağın suyu sevdiği gibi… Nasıl sever kuru toprak bir parçacık suyu? Ona muhtaçtır, onsuz olamaz… Ona hasret kalmış… Bir damla suya… Yalvarır her anında, Allah’a; ‘Ne olur yağdır bir damlacık yağmur…’ İşte; ben de muhtacım böyle sana… İşte; ben de öyleyim… Seni Seviyorum | |
|
| | #5030 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Gündüzümde ben gecemde sen varsın Hiç birşeyi görmez gözlerim nereye baksam Yatağımda yastığımda düşlerimde sen Nasıl unuturum seni yaş**ımda bedenimde Dolaşan kanımda aldığım nefeste içtiğim suda Uzaklara dalan gözlerimde yine sen varsın Her geçen günümde bir sen birde ben fahreddin çankaya | |
|
![]() |
| Etiketler |
| nehri, şiir |
Şiir Nehri -2- Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dünya Nehirleri - Nil Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 2 | 07-12-2008 16:17 |
| Dünya Nehirleri - Obi Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 0 | 11-11-2008 16:34 |
| Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında | SiyahLALE | X-Sözlük | 0 | 29-10-2008 20:30 |
| Özbekistan - Ceyhun Nehri | KisukE UraharA | Özbekistan | 0 | 01-06-2008 01:13 |
| Şiir Nehri -1- [Arşiv] | Blue Blood | Yazın Hayatı | 12496 | 03-12-2006 00:53 |