Şiir Nehri -2- Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Yaşam :: > Genel Mesajlar > Yazın Hayatı
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 23-09-2007   #5021 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2



TÜKENDİM


göklerde feryad ediyor
biten sevdaya
üzülsekte geri gelmez
bosa aglama

belki hayalimdesin sen
belki yollarindayim ben
istesende sana gelmem
cünkü haramsin bana sen

uzansan tutamazsin
arasan bulamazsin
ne faydasi var artik
karalar baglayamazsin

belki pismansin
sevsende silada
yansanda uzaktasin

AMA ŞU BiR GERCEK
NE YERiNi BASKASI ALIR
NEDE BUNA iZiN VERiR KALBiM! ! !

CÜNKÜ KALBiM ASKINA SADIK
GiTTiN AMA HiC BiTMEDiN...

damarlarima kadar yerlesmisken sen
askimi yalanla vuran katilken
yinede ASIKTIM sana ben

oysa karanliklara bile aldirmiyorken
yüreginin isigini esirgedin benden

senden ask istedim
sevgi istedim
sev istedim
beni terket
aski hapset demedim

ama sen gittin
durmadan gittin
yalana dolana sahteye gittin
bense caresiz yalnizligi sevdim

sanmaki icimdeki kivilcim bitti
sadece sonsuzluga hapsedildi
sonsuzluk
beni sana baglayan
o derin bakisli gözlerindi

NE ASKA KALDI CESARETiM
NE SEVDANA KALDI ESARETiM
ESiRiN BELKi KÖLENDiM
AMA SONUNDA BENDE TÜKENDiM! ! !


KARDELEN GÜLCEMAL
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 23-09-2007   #5022 (mesaj-linki)
yüksel2 - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2



Sakarya Türküsü

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..

(1949)
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 23-09-2007   #5023 (mesaj-linki)
Sedef 21 - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Oğlum


‘Bize şiir yazmadın mı baba’ dedi oğlum
yüreğim satırlara sığar mı oğlum
‘bize şiir yazmadın mı baba’ dedi oğlum
sizi yazmaya sözcükler yeter mi oğlum.

Ben ağlayamam,gülemem;çünkü babayım
tüm duyguları hapsederim yüreğime oğlum
kuşak farkıdır,yaş farkıdır tüm haksızlıklarım
bir gün sen de yaşarsın,bilirim oğlum.

Senin canın yandığında,benim yüreğim yanar
hangi acı büyüktür bilemem oğlum,
her gülüşünde,yüreğimde güvercinler uçar,
sevincim üşür diye,havaya salamam oğlum.

Ne sevgiler yaşadım içimde,yazdım anlatamadım
onun içindir size korkudan yazamadım oğlum.
Yaşamak mı güzeldir,yazmak mı?Hala bulamadım.
Baba derken gözüme bak..anlarsın oğlum.

Bilsem ki sevgi anlatılır,dizelerim bitmez
bir değil,binlerce şiir yazardım oğlum
bilirim sevgiyi anlatmaya dizeler yetmez.
Yetseydi şiirler çoktan biterdi oğlum.

Ne babalar,ne oğullar göçtü dünyadan
sevgiler toprağa sığmıyor oğlum,
sevgi öyle bir duygudur, vermiştir yaradan
dağı deler,çöller aşar kimse göremez oğlum.

Sevgi dediğin bazen kar olur yağar.
Üşütür seni,kar soğuktur oğlum.
Erir,su olur toprağa hayat katar,
sen baharı gör,sellere bakma oğlum.

Dursun Yüksek
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 23-09-2007   #5024 (mesaj-linki)
kambis - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Bana Evet Der misin
Yanmadı mı bedenin daha
Haydi yakalım tüm dünyayı
Seviselim son kez bahar görecek gibi
Evet der misin
Esmedi mi rüzgarlar teninde deli deli
Haydi estirelim mi rüzgarları
Katarak tüm yıldızları kollarına
Seviselim mi geceyi aydınlatarak
Bana evet der misin
Okumadın mı sevdamızı bir masalda
Dokunmadın mı sevişmelerimize bir sevdalı şiirde
Büyütmedin mi sevdamızı efsanelerin sonsuzluğunda
haydi mavi katalım sevdamıza
haydi ay ışığı ekleyelim şarkımıza
haydi yok edelim ne varsa yaratılmış
bir sevda kalsın ardımızda:
bir bizim sevdamız kalsın
bana evet der misin
Gassan Satar
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-09-2007   #5025 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

UNUTLMAKTAN GELİYORUM


Karın ağrılarıma basarak tuzu

Tozlu yollara sürüyorum ayaklarımı

Gözümün birinde toz ağrısı

Diğerinde ayrılık ıslaklığı

Nereye dönsem kaostayım

Bir fırtına katmış beni önüne

Üzerime örtünmüş karanlık uykularım

Biraz sürgün, birazda firardayım

Yollar ayaklarımın altına mıhlanmış

Ne kadar gitsem de aynı yerdeyim

İstikameti pusulasız ben

Bir ceylan gibi boynumdan vurulmaktayım

Dört tarafım avcı,

Dört tarafım umut taciri

Yaslasam sırtımı hançerin ağzında,

Dönsem yüzümü namlunun ucundayım

Sorma halimi

Unutulmaktan geliyorum...



SEMİH HAN
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-09-2007   #5026 (mesaj-linki)
diabloazul - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Denizdeki Kent / The City İn The Sea
Bak! ölüm kendine bir taht kurdu
Loş batının aşağılarına doğru
Yapayalnız uzanan tuhaf bir şehirde,
İyinin, kötünün, en kötünün ve en iyinin bir de
Ebedi ve ezeli uykularına vardıkları yerde.
Bize ait hiç bir şeye benzemezler
Oradaki mabetler, saraylar ve kuleler.
(Zamanın kemirdiği kuleler ki titremezler)
Etraflarında, kasvetli sular,
Yükseltici rüzgarlarca unutulmuş, boyun
Eğmiş uzanırlar altında göğün.

Kutsal göklerden, uzun süren
Gecesine ışık dökülmez o şehrin;
Fakat korkunç denizden gelen nur
Sessizce kulelere vurur -
Aydınlatır bina doruklarını uzak ve özgür,
Kubbeleri, kule külahlarını, krali koridorları
Mabetçikleri, babilvari duvarları
Yontma sarmaşıkların ve taştan çiçeklerin
Çoktan unutulmuş belirsiz çardaklarını
Viyola, menekşe ve asmaları bir birine dolanmış
Frizlerle çelenklenmiş
Bir çok harikulade tapınakları.
Kasvetli sular eğip boyun
Uzanırlar altında göğün.
Kuleler ve gölgeler öyle karışmışlar ki orada
Hepsi asılı gibi görünürler havada,
Mağrur bir kulesinden şehrin
Ölüm aşağı bakarken devcileyin.
Orada açık mabetler ve aralanmış mezarlar
Işıldayan dalgaların seviyesince doluyorlar;
Fakat ne elmas gözlerinde yatan
Zenginlikler oradaki her bir putun -
Ne o göz alıcı mücevherleriyle ölü
Kandırıp yataklarından çeviriyor suyu;
Bu camdan ıssızlık boyunca, yazık!
Yok çünkü bükülen tek dalgacık -
Tek kabartı yok rüzgarların çok uzak daha şen
Bir deniz üzerinde olabileceğini söyleyen -
Yok korkunçluğu daha az dingin denizlerde
Rüzgarlar olduğunu ima eden tek yükselme.
Fakat bak, havada bir kıpırtı!
Bir dalga var orada, bir çalkantı!
Bellibelirsiz gömülerek duygusuz gel-gite,
Kuleler bir yana atılıyorlar adeta-
Uçlarına saydam tabakalı gökler içinde
Sanki hafifçe bir boşluk verilmişcesine.
Dalgalar şimdi daha kızıl bir kor gibi parlıyorlar -
Saatler donuk ve zayıf soluyorlar -
Dünyevi acılar arasında değil de, vakti geldiğinde,
Aşağıya, bu şehir aşağıya çökeldiğinde,
Cehennem, bin tane tahttan ayağa kalkarak,
Saygı ile onu selamlayacak.

Dr. Osman TUĞLU
Edgar Allan Poe

Helen'e
Helen, senin adın
Eskinin Nicean yelkenlileri gibidir, benim için
Usulca, kokulu denizin üzerinden
O yol yorgunu gezgini taşır
Kıyısına kendi memleketinin

Gezmeyi özler yapayalnız denizlerin üstünde
Yunanlı yüzün, sümbül saçların
Senin havaların getirmişti beni eve
Yunanistanın görkemine ve
Roma yüceliğine.

İşte, oradaki pırıltılı pencere nişinde
Nasıl da bir heykel gibi, görürüm dineldiği
Ah, Pysche, kutlu topraklar olan bölgelerden
Akik lamba elinde.
Edgar Allan Poe

Son Düzenleyen diabloazul; 24-09-2007 @ 13:01. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 24-09-2007   #5027 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Sinsi hüzün! kürd-i hicaz bir şarkıdan yayılan
zamansız bir gül toğrağın böler uykusunu
el değmemiş bohçasında Leyla'nın
işte böyle güzel

sevdikçe aşıyor kendini Leyla
nice harlanır içi mecnundur yanan
ve yakaran gün ve sabahlara kadar kalmalar dünyada
sevildikçe aşıyor kendini Leyla
işte böyle güzel

güneşe yaslanmış bakıyor esmerlik dağıtan çöl
artık kana kana içmeli bu seraptan mecnun
artık yeniden bir mısra: Leyla
işte böyle güzel


merve betül özsoy
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-09-2007   #5028 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Her nefeste içime çektiğim
Ciğerlerimi dolduran
Hava mısın?
Çok havalanma
Havan batsın....
Aldığım nefes kadar,
Anlamsızsın.
Sen ciğerimi zehirleyen
Sigaramda dumansın....
Bir gün canımı
Alacaksın....
Beni aldığım havadan
kurtaracaksın.....


seda ahmet
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 25-09-2007   #5029 (mesaj-linki)
Tiglon
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Şiir Nehri 2

SENİ SEVİYORUM…

Seni Seviyorum;

Çiçeğin güneşi sevdiği gibi…
Nasıl sever çiçek güneşi?
Her baktığı yerde onu arar,
Güneş batarken o da batar.
O da eğer ince boynunu…
Güneşle doğar, güneşle batar.
İşte; ben de öyleyim…

Seni Seviyorum;
Martının denizi sevdiği gibi…
Nasıl sever martı denizi?
Büyük bir tutkuyla…
Aynı, benim seni tutkuyla sevdiğim gibi…
Okyanusa bağlı, aşkını haykırıyor
O yüksek, tiz sesiyle…
İşte; ben de öyleyim…

Seni Seviyorum;
Kurak toprağın suyu sevdiği gibi…
Nasıl sever kuru toprak bir parçacık suyu?
Ona muhtaçtır, onsuz olamaz…
Ona hasret kalmış…
Bir damla suya…
Yalvarır her anında, Allah’a;
‘Ne olur yağdır bir damlacık yağmur…’
İşte; ben de muhtacım böyle sana…
İşte; ben de öyleyim…
Seni Seviyorum
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 26-09-2007   #5030 (mesaj-linki)
arwen - avatarı
Cvp: Şiir Nehri 2

Gündüzümde ben gecemde sen varsın
Hiç birşeyi görmez gözlerim nereye baksam
Yatağımda yastığımda düşlerimde sen
Nasıl unuturum seni yaş**ımda bedenimde
Dolaşan kanımda aldığım nefeste içtiğim suda
Uzaklara dalan gözlerimde yine sen varsın
Her geçen günümde bir sen birde ben



fahreddin çankaya
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
nehri, şiir
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Şiir Nehri -2- Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dünya Nehirleri - Nil Nehri asla_asla_deme Dünya Coğrafyası 2 07-12-2008 16:17
Dünya Nehirleri - Obi Nehri asla_asla_deme Dünya Coğrafyası 0 11-11-2008 16:34
Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında SiyahLALE X-Sözlük 0 29-10-2008 20:30
Özbekistan - Ceyhun Nehri KisukE UraharA Özbekistan 0 01-06-2008 01:13
Şiir Nehri -1- [Arşiv] Blue Blood Yazın Hayatı 12496 03-12-2006 00:53