| | #961 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 Yüreğimde Kök Sal rotamda senin gözlerin denizler gibi mavi.. derin.. öylesine özledim ki seni hazırım fırtınalara denizler bitse bile martı olur gelirim sana yeterki ufkumda kal gitme! .. uzaklaşma! .. yüreğimde kök sal... Seval KEMERTAŞ | |
|
| | #962 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2vazgeçilmeyen bir tutkuyla, bağlıyım sana. yüreğimle sesleniyorum duy artık beni. bu aşk ölümsüz, hep sürecek. arada hasret de olsa. patlayan yanardağını, söndürebilir misin. içimde ki yangına, erişebilir misin. yüreğimde ki bu aşka yetişebilir misin. aşkınla kavrulan bedenim, sensiz yapabilir mi seni bukadar severken unutabilir mi. kimse ayıramıyacak bizi.. vazgeçemem sen den. bu aşk, herzaman bizimle bir ömür boyu, yüreğimiz de menekşe gülay | |
|
| | #963 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Bekleyenler İçin Bir ayak sesi duymayayım Kapıya koşuyorum Gelen sen misin diye Bir siyah saç görmeyeyim Yüreğim burkuluyor Ağlamaklı oluyorum Her şey bana seni hatırlatıyor Gökyüzüne baksam Gözlerinin binlercesini görürüm Bir rüzgar değse yüzüme Ellerini düşünmeden edemem Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer Tadı senden gelir Yediğim yemişlerin İçtiğim içkilerin Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı Bu emsalsiz hüzün Seni beklediğim içindir Resmine bakamaz oldum Uykulardan korkuyorum artık Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor Şu ayna karsısında güzelliğini seyretmeni Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada Ve şu saat geldiğin anda Durabilir sevincinden Zaman çıldırabilir Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir. Bir çocuk doğmayı bekler Bir ağır hasta ölmeyi Bitkiler yağmur ve güneşi bekler Yalnız bir kadın sevilmeyi Ve düşün ki bir adam İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi Seni bekler Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi Sen gelinceye kadar . Pencerem kapalı duracak Rüzgar gelmesin diye Artık perdeleri açmayacağım Gün ışığı girmesin diye Sonra kahrolacağım Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta Ve günlerce gecelerce haykıracağım Nerdesin diye, Nerdesin? Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Er geç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişimi ve olduğumu unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlıyacağım. . Ümit Yaşar Oğuzcan | |
|
| | #964 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Bana sevgi nedir anlatsana Sevgi aglamak mi yoksa üzülmek mi? Sevgi nedir bana anlatsana Sevdigin zaman mutlu olursun dediler Peki öyleyse ben neden mutsuzum Sevgi sandigim sey sevgi degilmiydi? Sevdigi zaman nasil olur insan diye sordum Yüreginin çagliyanlar gibi çostugunu söylediler Dünya yi toz pembe gördügünü söylediler... Sevgi dünyami kara gösterdi bana Bu bendeki sevgi degildi o zaman Bana sevgi nedir anlatsana? gülistan eryörük | |
|
| | #965 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 SUS-MA Gizlerin..... O derin gömüt, o mitolojik bilmece İç yollarının kayıp harita parçası Kaybolduğum labirent Derinleştikçe düşmeyi sevdiren uçurumun Gizlerinde Kelimelerin gizlenmesindendir suskunluğun.... Gizlerin... Kalbinin sedef kakmalı köşesinde sakladığın Bir serçe kanadına benzerdi Gözlerindeki hüznü örtmeye çalışan kirpiklerin Duyardın seni çağırırdı hayat Duyardın; Sana seslenirdim, sesim yiterdi ağlamaya hazır bir dudak gibi bakışlarım kekelerdi... Sen; fırtınasını içinde saklayan bir limandın çapasını bulmak için açılan gemi tuzlu suyla vaftiz edilmiş siyam balığı ve ağır bir sistin kendinde kaybolacak kadar gizlerinde saklanıyordu öldürmeye korkan bir intihar... Mahcup yaşanan bir hayattı seninkisi. Borç alınmış kadar tedirgin yaşıyordun zamanı. Sana değdiğim zaman tanışıyordum acıyla çünkü senin derin görünen acın bir vadiyi kuşatan pus gibi yarı saydam ve durağandı. Oysa ben sana dokunduğumda tek şeyden emindim; senin acılarını elimde hissedebiliyordum. Gözbebeklerine yuvalanmış hüzün; bir tür beklentisizlikten öte bir vazgeçmişlikti. Dudaklarındaki soğuk damga, gözlerindeki mühür ve parmak uçlarının tedirgin izleri bir derin yaraydı hayatının gittikçe incelen teninde. Sana gelip susmak istiyordum lakin biliyordum; benim sessizliğim bile bozabilirdi senin sükunetini. Konuşmuyordun Ama ben duyuyordum............. Bir haykırışı gizlerdi ses tellerin Ve bir martıyı saçının dalgaları bir çingene ağlardı Bir imam ezan okurdu Yüreğin çatlardı, bir siren çalardı Susardın.... Öpmek isterdim, dudakların kanardı..... Örselendiği zaman hayallerin Bilirdin ki sen bir hayal tacirisin İflas eden Güncesi hesap defteri, bir hayal taciri Kazandıkça kaybetmeyi seven! İlişkilerinde ve dostluklarında paylaştığın hiçbir şeyi eşit bölüşmüyordun. Yetinme duygunu besleyen, giderek bölüşümlerini ve seni azaltan bir naiflik içindeydin. Gizliden gizliye biliyordun belki; senin kendinden verdiğin her şey, seni azaltırken, karşındakini daha güçlü kılıyordu sana karşı. Senin onlara verdiğin değerleri, anlamları kendileriymiş gibi kabulleniyorlardı. Onlar; senin, onlar için ürettiğin sıfat tamlamalarıyla övünürken, sen hiçbir sıfatla tamamlanamıyordun. Sen onlar için yalancı bir ayna olurken, onlar senin kırık parçalarını hunharca batırıyorlardı kuş tüyü tenine. Yaralarını gizliyordun. Sustukça, gizlerinden kan damlıyordu. Kendine sorduğun soruların vardı ama sen sorularını yanıtlarından yeni sorular üretebilmek için soruyordun. Küçüklü büyüklü soru işaretlerini birer heykelcik gibi biriktiriyordun yaşamının vitrininde. Lakin hem sorularından hem yanıtlarından korkuyordun. Kendine dokunuyor ama hissetmiyordun........ Sen; kendi yörüngesinde kaybolan bir yıldız Yaşamın; rüyasını kaybetmiş bir uyku Dişlenen dudakların ufak yarası; göz bebeklerin Sus! Konuştukça derinleşiyor gizlerin Korkma benden. Kendinden korkan hiçbir şeyden korkma. Soyun, bir tek gizlerin kalsın üstünde Parmak uçlarının sıcaklığı bir de Uzan yanıma uyu istersen Yakalarım uykundan firar eden düşlerini Ürkme benden Çünkü ben sana yeni hayaller getirmedim Kaçıyordum Gizlerinde saklanmak isteyen Yaralı aşkların firarisiydim Korkma benden; Ben hep yanlış teşhis edildim İçinin esrarını çözmeye değil Onu ellerinden içmeye geldim.... Zeki KUMOVA | |
|
| | #966 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Ölüm yakın, Uzayan sarmaşık misali Hergün daha da yakınlaşıyor Ruhu saran beden misali Ayrılık yakın, haykırmak uzak Yarınlar uzak, yakan ateş değil Yakan su, toprak sanki Hayat ölüm, yaşamak ecel teri. yusuf güneş | |
|
| | #967 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 HER AŞK İNTİHAR EĞİLİMLİDİR bil ki sevgili, her aşk; er geç ayrılığın onayından geçecektir ve elbet her yaş**ı ölüm tasdikleyecektir...” I sığındığımız deniz fenerinde suları çekilmiş bir okyanus zaman zırhlı bedenlerin, saydam ruhlarıyız infialden inzivaya dönen bir mevsimde artık kendi med cezirimize hazırlanmalıyız.... görüş mesafesi acılar kadardır bebeğini düşürmüş gözlerin ve zamanla sıvanmış duvarlar gibi aşk en derin çatlağıdır tarihimizin... kundaklanmış ömrümüzden arda kalan küller ve isli ayna kırıkları etimize hükmünü çoktan yitirmiş fermanlar yazacak son ampül de kırılmışsa deniz fenerimizdeki ölüm; aşkın buğusuna yazılan bir vasiyettir ancak! II namludan çıkıp tetiği vuran kurşuni bir dumanın isinde en derininden bir nefes çekmeliyiz mühürlenmeden ferman çünkü sevgilim kusursuz aşkların seri katilidir zaman bizden geriye sevgili dillendirilmemiş isyanımız kalacak yadigar ve bir kaç kısa cümle a rh pozitif mürekkeple yazdığımız bir çerçeve düşecek duvardan vesikalığa dönüşecek fotoğrafımız...* yine de; tehditkar bir korkunun tereddütündeysen eğer meydan okurcasına en büyük ihanetlere dört karatlık bir dolunayda dişlerinin arasında gümüşi bir jiletle şahdamarımdan öpmelisin beni ne de olsa bir bağımlılıktır yalnızlık yine de bilmelisin; tekilleşemez ayrılık... gövdemi titretirken yüksek nabız incelirken tuz tenimde yatağını terk etmişken tükürük ve gözyaşı irkilmeliyim lif lif bazen sevişirken ölmek oldukça cazip bir teklif... III sabahına söz vermiş bir gecede önsözü çoktan yazılmış bir aşkın son sözleri söyleniyor tılsımını üfleyen rüzgar savuruyor örümcek ağındaki kımıltısız hayalleri sokak lambalarının sefilliğine boyun eğiyor, kutsadığımız deniz feneri... ayyuka kavuşmak isterken kaybolan iki kuşun intiharını soluyor gece iniltili bir iç çekiş gibi ve nemli bir sisin gölgesinde hiçliğe uzuyor iki çıplak beden tabir-i caiz aşklar katli vacip yaşamlara dönüşürken..... Zeki KUMOVA | |
|
| | #968 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2Bir kutu göndermek isterdim, İçine güller, laleler, Ve sevgilerimi doldurduğum… Bir kutu göndermek isterdim, İçine papatyalar, kır çiçekleri Ve öpücüklerimi doldurduğum… Bir kutu ki, Dünyanın en güzel çiçekleriyle, En güzel duygularla dolu… Tüm güzelliklere, En güzel çiçeklere, Sevgilere layık, Çiçeklerin en güzeli olan, kadir tozlu | |
|
| | #969 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 VEKALETNAMELİ YAŞAMLAR Suretini çıkardığınızda yaş**ınızın şaşırmayın! En sıkı bağlandığınız zamanların, bir alıntı gibi yer kaplamasına biyografinizde Elinden bir şey gelmez ‘yardımcı oyuncu’ eski dostların; çoktan değişmiştir replikleri, artık siz misafir sanatçısınızdır çoktandır oynadığınız filmin, yeni versiyonudur bu ansızın, yabancılaşmışsınızdır... ‘An’lar gizliden gizliye çiftleşmiş ve bir ömür dolusu olmuştur zaman vaktinizin kumbarası dolmaktadır Yarım kalan, başlanmamış, hep istenmiş ama hiç yapılmamış ne çok şeyiniz vardır oysa şimdi hepsi, bir sayfası kıvrık veya hiç okunmamış kitaplar gibi mahzundur yaş**ınızın kütüphanesinde Okumak için vakit geçmektedir ışıklar sönmekte... Pişmanlığınız bir idam kararı kadar haksızdır Geç kalmışsınızdır karanlıktan korktuğunuzu anlamak için Zaman kalemini kırmıştır! Artık otopsiye gerek yoktur geride bıraktığınız ölü düşleriniz için faili belli bir cinayettir işbirliğiniz yaş**ınızın geometrisinde bir hesap hatası yapmışsınızdır Lakin; dönemezsiniz, Bağdat çok uzaktadır!.. Kefareti olmayan bir kabulleniştir tek yaşadığınız blues makamında isyan eden zenci gibi tarlada esmerleşen, milletimin efendisi! köylü gibi Meryem’in rahmine düşen sperm gibi dönüşsüz ve naçarsınız eğilen boynu kesmek kolaydır Anlarsınız!.. Manifestonuz kolunuzun altında çıkmışsınızdır yolculuğa Bilmezsiniz! anonimdir manifestonuz Bir talimatname gibi asılıdır nefesinize ve istinasız! değişik eşkallerde ama aynı suçlardan aranan kimselerde dindirmek istemişsinizdir fırtınalarınızı en içten eylemlerinizi ertelemişsinizdir tek kişilik bir randevuya hep geç kalınacak belki de hiç gidilmeyecek bir yerde beklenirsiniz lakin; çok şey vardır terk edemeyeceğiniz... Suretini çıkarın yaş**ınızın; bir vasiyet gibi uymuşsunuzdur kurallara katılmamışsınızdır hiçbir isyana kendinizden hiçbir şey katmamışsınızdır çocukluğunuzdan beri başkaları için yaş**ışsınızdır gövdeniz bir diyaliz makinesi benliğinizden arınmışsınızdır an gelmiştir şimdi bakiredir makilerle kaplı maziniz, ölüm vadisi gibi serilmiştir hayatınızın manzarasına zaman, siyah bir kukelata giymiştir; gözetlemektedir sizi ellerinizden ‘keşke’ler dökülmektedir lakin; çıkardığınız her suret yine sizde ölmektedir.... Zeki KuMoVa... | |
|
| | #970 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Şiir Nehri 2 Efkar Gökten kar değil taş yağsa; Gözlerim damla damla yaş olsa Yüreğim hasretinle alev alev yansa Unutma ki seni hergün seveceğim. Heryerde adını anıyorum Seni düşündükçe hep ağlıyorum Hep seninle olmak istiyorum ÇÜNKÜ SENİ ÇOK SEVİYORUM Doğan Yıldırım | |
|
![]() |
| Etiketler |
| nehri, şiir |
Şiir Nehri -2- Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dünya Nehirleri - Nil Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 2 | 07-12-2008 16:17 |
| Dünya Nehirleri - Obi Nehri | asla_asla_deme | Dünya Coğrafyası | 0 | 11-11-2008 16:34 |
| Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında | SiyahLALE | X-Sözlük | 0 | 29-10-2008 20:30 |
| Özbekistan - Ceyhun Nehri | KisukE UraharA | Özbekistan | 0 | 01-06-2008 01:13 |
| Şiir Nehri -1- [Arşiv] | Blue Blood | Yazın Hayatı | 12496 | 03-12-2006 00:53 |