| | #7161 (mesaj-linki) | |
| Seneler Geçsin,Sen Beni bil ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğun kadar dostlarının,Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki,Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip,içip arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki,yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki,paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi,evimizde,bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek…. Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, Söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken,Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutluda olsa,Kötüde olsa,Yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalıI. Saçlara düşünce yada gidince aklar, Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız,Her sabah cinayetle uyanılmayan,Sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip,Sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Öyle sevmelisin ki beni,Bu yazdıklarım korkutmamalı seni, Tebessümler açtırmalı yüzünde. Birgün bu hayatı bırakıp giderken, Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HER ŞEYDE”….. | |
|
| | #7162 (mesaj-linki) | |
| İyi ki gitmedin kavuniçi yüzünü kestim ortasından dolaba koydum soğuması için dilinden akan ıslak gidiyorum katılaştı baldan tatlıydı yüzün gitmedin tatlı yorganımın altından sessizce uyumanı bekledim çıt çıkmıyordu yüreğimden ki gece rüzgarın yardımıyla uluyordu git diye zil çalıyordu gitmedin mayhoş elma titretmişti içimi sokağın ortasına fırlattım kutu kutu pense oynuyordu çocuklar elmayı yiyen dönüyordu arkasını aşkım yüzünü döndün yüzüme gitmedin akşam yemeğiyle mum ışığından bir krizden şarap mı içsem seninle yoksa su mu diye düşünürken günahsız sen su gibi duruyken saf su içilmezken düşündüm günahlarımla ben beyaz daha mi iyi durur aramızda çürümüş kırmızı da fena değil telaşla vakit kaybetmeden sapladım tirbuşonu kırmızı beyaz kalbime çevirdim, çektim yüreğimi vücudumdan aktım sana kanasıya içtin beni ben sendim gitmedin yüzümü ellerimin arasına alıp dizlerinin dibinde yatarken saçının düştüğü yerden sarhoşken sevinçten sana kör kütük gezinirken kalbim, kalbim acıyorken köpekler gibi sürdüm dilimi kalbime, iyileştim sayende iyi ki gitmedin… Sedat Kaygusuz | |
|
| | #7163 (mesaj-linki) |
| yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile yaktın beni küle döndüm dumana döndüm nasıl edem nere gidem dertli baş ile bilemedim teli kırık kemana döndüm canım aldın, can evimden vurdun ya sende küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın zaman ola devran döne sen de çekesin yitiresin umudunu heder olasın aşka düşe kahrolasın candan bıkasın ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin sen ki beni rezil ettin yedi cihanda yalan oldum talan oldum senin sayende sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın beni özleyince bir nehir yatağını bulsun kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin sesime bakıpta ağlıyorum sanma seni özleyince böyle olsun birazda ayrılıversin yaprak dalından insan sevdiğinden ayrılıversin kan damarımdan can pazarından adam baharından ayrılıversin dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın İ.Sadri | |
|
| | #7164 (mesaj-linki) |
| Gözlerin boşluğa dalıp gider Sahipsiz bakışların benim olsun isterim Sırların acıdan ağlar örer Kendi kayboluşların sende dursun isterim Ağladım senin için ilk defa Elimde parçalanmış bir hayat var aslında Hapsoldum söylediğim yalanlara Çıkışlar hep kapanmış ruhum dar sokaklarda;aaaa Sırların acıdan ağlar ören Kendi kayboluşların sende dursun isterim Ağladım senin için ilk defa Elimde parçalanmış bir hayat var aslında Hapsoldum söylediğim yalanlara Çıkışlar hep kapanmış ruhum dar sokaklarda B.Akarsu Gözlerin | |
|
| | #7165 (mesaj-linki) |
| hadi gidiyorsun yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun herşey gidiyor gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor solgun bir gül oluyor insan bir demet kır çiçeği ölüyor sen gidiyorsun ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun bakma öyle ben kanıyorum sen üşüyorsun kolay değil bir yalan bu yaralayan kanayan koca bir yalan yalan işte sevdiğim yalan şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi yumuşak sıcak bir yalan ıslak gözlerimle geçiyorum yaralı bir ceylanın kalbinden ceplerimde kül var bir yangından arta kalan sorduğum adreslerde kimse olmuyor ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman her şey bir yalan gibi yandığı zaman yalnız olduğunu anlıyor insan anladım ve geçtim yaralı bir ceylanın kalbinden aynamı kırdım fotoğraflarımı yaktım nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı nasıl da umarsız su gördüm düşümde karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu ceplerimde kül vardı ve yanıyordu sonra sabah oluyor ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu hayır diyordu bir dağ köylüsü hiçbir şey için geç değil ve geç değil bir şey için hiçbir şey bişey vardı öyleyse bişey beni çeken gecenin duldasından uzağa kocaman çayırlara çeken bişey gümrah ırmaklara sonra sıcağa sonra acıya sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan bişey tutsana beni,bırakmasana olsun yaralasana olsun,ağrısa da yalan da olsa,kalsana dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım sen olmasan da ben varım yağmur yağar saçlarım filizlenir bir yıldız düşer omuzlarıma ıslık çalar ıslanır şarkılarımı söyler geçerim kapından camların buğusundan ve yağmurun kokusundan tanırlar beni bilirler en iyi yalanlarını ben alırım onların adresler sorarım kimseler oturmaz orda ve kimseler olmaz ben sordukça dağ köylüsü şimdi gidersen şimdi git kalırsan şimdi İ.Sadri Yalan | |
|
| | #7166 (mesaj-linki) | |
| Sevgilinin Yakınlığı Seni düşünüyorum, güneşin ışıkları denizden aksedince Seni düşünüyorum, ayın pırıltıları kaynaklara vurunca. Seni düşünüyorum, uzak bir yol üstünde tozlar havalanırken, Karanlık bir gecede, dar bir tahta köprüde bir yolcu ürperirken. Seni düşünüyorum, boğuk uğultularla orda yükselirken dalgalar. Kulak kesilmek için koruluktayım, sık sık her şeyin sustuğu anlar. Uzakta olsan bile ben senin yanındayım, sende yakınımdasın. Güneş batıyor, biraz sonra, beni ışıtacak yıldızlar ne olurdu burda Yanımda olsaydın Johann Wolfgang von Goethe | |
|
| | #7167 (mesaj-linki) | |
| Yetmiş yedi yıl susan kardelen öleceğini bilir de karda gün açar de ki, temmuzdur içimde mayıs ağlar tutki; zemheri yağmurlar yağar Saymadım kaç beklemek var ucu yanmış bozkırın karanfil kokan kapılarında Kaç yankı sığmış koynuma Anladım ki; suretimden dökülen anladım ki; bu yanlızlık sen varken Tut ki; hiç görmedin denizi Tut ki; tuz yanığı gözlerin ne çıkar, aşk mavidir Yetmiş yedi yıl susar sandım içimde eriyen sözcükler ilkbahar gelir geçer karakışın öfkesi ayak izlerine soyunur gölgeler bekler sandım.. Tut ki; yağmurun ıslattığı saçlarım gittiğin de ak oldu Ne bahar vardı takvimlerde Ne de Mayıstı ölmedim.... Yüzümde cehennem acısı dilsiz örümcek ördükçe ördü ağlarını Boğulmadım ya /daha ben ölmem Elif Yıldız Kıratlı | |
|
| | #7168 (mesaj-linki) | |
| Anne Ne Yaptın.. Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim? Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim. Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün? Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı? Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün. Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı? Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat? Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi? El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi? Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim? Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? Cahit Sıtkı Tarancı | |
|
| | #7169 (mesaj-linki) | |
| İstanbul'u Dinliyorum İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı Önce hafiften bir rüzgar esiyor; Yavaş yavaş sallanıyor Yapraklar, ağaçlarda; Uzaklarda, çok uzaklarda, Sucuların hiç durmayan çıngırakları İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Kuşlar geçiyor, derken; Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık. Ağlar çekiliyor dalyanlarda; Bir kadının suya değiyor ayakları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Serin serin Kapalıçarşı Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa Güvercin dolu avlular Çekiç sesleri geliyor doklardan Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Başımda eski alemlerin sarhoşluğu Loş kayıkhaneleriyle bir yalı; Dinmiş lodosların uğultusu içinde İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir yosma geçiyor kaldırımdan; Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar. Birşey düşüyor elinden yere; Bir gül olmalı; İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; Bir kuş çırpınıyor eteklerinde; Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum; Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum; Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından Kalbinin vuruşundan anlıyorum; İstanbul'u dinliyorum. Orhan Veli Kanık | |
|
| | #7170 (mesaj-linki) | |
| Alüminyum Dükkan Bir göz atıyorum denize Çın çın ötüyor balıklar Bu bir giyilmiş ayakkabıdır diyorum Bu bir sulanmış peynirdir diyorum Bu bir haşlanmış patates elinizdeki Bu insandaki ezgi Bu insandaki akıl Bu kanundur kanun Çileğin çilek oluşu gibi. İşte bu gerçektir diyorum siz de bilirsiniz gerçeği Bu çivinin çakılışı Bu ekmeğin sürülüşü Bu aşkın, bu ayıbın, bu insanın bilinişi Bu duymak, bu düşünmek, bu yüksünmek insanda Bu toplum içinde, bu toplum dışında Bu sizin durumunuz, bu tabiattaki iş Bu akılsız çiçek Bu bilgisiz ağaç Bu düpedüz ileri görüş Bu su, bu nehir, bu rüzgar Bu taş, bu bulut, bu hava Bu bilinen, bu bilinmeyen Bu İsa'dan önce, bu İsa'dan sonra. İşte bu yeninin yenisi insan Dizilmiş kutu Bükülmüş teneke Alüminyum dükkan. Edip Cansever | |
|
![]() |
| Etiketler |
| nehri, Şiir | 15 kitalik siirler, 2 kitalik kizilay siirleri, 2 kitalik siirler, cemil oksuz, hazim olcayin hayati, iki kitalik siirler, kizilay siirleri 2 kita, siir nehri, |
Şiir Nehri -2- [Arşiv] Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Dünya Nehirleri - Şeria Nehri (Ürdün Nehri) | ThinkerBeLL | Dünya Coğrafyası | 0 | 04-12-2009 03:26 |
| Nil Nehri Rüya Tabiri (Rüyada Nil Nehri Görmek) | BrookLyn | Rüya Tabirleri | 0 | 09-11-2009 22:50 |
| Dünya Nehirleri - Volga Nehri (İdil Nehri) | ThinkerBeLL | Dünya Coğrafyası | 0 | 06-09-2009 13:30 |
| Şiir - Şiir Nedir - Şiir Hakkında | SiyahLALE | X-Sözlük | 0 | 29-10-2008 19:30 |
| Şiir Nehri -1- [Arşiv] | Blue Blood | Yazın Hayatı | 12495 | 02-12-2006 23:53 |