| | #1 (mesaj-linki) | |
| Sizin Yazılarınız
Size ait yazıları bu başlık altında Toplayabilirsiniz.
| |
|
| | #2 (mesaj-linki) | |
|
YALNIZLAR YAŞLANIR SADECE Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene kimse yardım etmez. Kepazeyizdir resmen, bildiğimiz şey hiçbir zaman bilgimizin dışına taşamaz.Bilgimizce ufkumuz geniştir bir yerde , öğrene öğrene yaşlanırız, bilgilerimizde ihtiyarlar tabi ama içimizde hep bir uhde kalır, akıp giden zamana dur demek ! Başlangıçta sahibi olduğumuz o enerji bu isteği yerine getirecek kadar güç versede bize, hayata bakış açımız olan o Deli Dumrul' su halimiz elinde sonunda yenilecektir tutuştuğu bilek güreşi yarışında ! Sen ne kadar başkaldırırsan kaldır, hayat öyle gariban gariban dolaşmaya benzemez yada çobancılık oynamaya onunla hep iç içe olman gerekir onunla sevişmen ! Yeri geldiğinde kendi yaralarını kendi sarmasını bilmeli insan, avutabilmeli yani .Bazen sarmaşıkları öyle bir uzun oluyor ki, öyle ayak atmaya yer bulamıyoruz ki yolunda hayatın, onun meyvesi olan portreler öyle anlamlar yüklüyor ki ara sıra bizlere, yeri geliyor bakakaldığımızda resimlere biz sandığımızı görüyoruz bir başkasına benzeterek yada bir başkasının yerine geçmek için hatıralarımızı yeniden derliyoruz istediğimiz gibi, hayal ederken bizi görenler deli dese de sırıtıyoruz bizi mesut ve bahtiyar eden o his karşısında nedense kıskanıyoruz anıları unutmaya çalışıp da bir türlü unutamadığımız anıları, bu resimde nerden çıktı şimdi diyoruz alaycı ve kendimizi avutan bir kahkaha atıyoruz, değil ki hiçbir zaman bakışları ele vermesin insanı kahbe , *** bir gözyaşı akıverir gözlerimizden sahipsiz ve gerçeği kabul eden bir damla nedense bizim inkar ettiğimiz. Bir uğultu, Bir ses , tutup yapraklarını kopardığımız çiçekler geçmişimize dair her ne varsa o yürüdüğümüz yolda portreler halinde çıkar karşımıza hayalini unuttuğumuz resimler! En acısı söyleyemediklerimiz içimizde bir kıymık olmuştur o kıymığı kalbimizden içimizden çıkarıp atmak ve bize verdiği acıyı hasarı görmezlikten gelmek yolumuza bir savaşçı gibi devam etmek duygusuz bir şekilde, önünüze çıkacak ilk ejderha yada canımızı almaya geldiğini sandığımız bir gölge ile hayatımızın savaşına girişmek.Yorgunluğumuz, ayağımıza bir gülle ile bağlıdır zincirle. İçimizi küfleten şu kıymıkla o son savaşımıza girmek öleceğimizi bile bile son bir kez silkelemek yaratıcılığını hayallerimizin, yarattığımız dünyada bir deprem yaratmak tutunamayan ne varsa yada bizi çekemeyen tek bir zelzelede savurup atmak. Yalnızca güçlülerle yaşamak kendine yardım etmeyi bilmiyorsan yalnızca güçlülerle yaşıyorsun demektir oysa yarattığımız her fırtına deprem yada kıyametimsi bir gün başkalarına zarar veren, dünyamızı birbirine katar ve bize tutunmak isteyenler tutunamazlar. Yardım etmek isteyenlerde.O bakakaldığımız resimler onlara tutunan dallardan bir bir kopar ve toprağa karışırlar onlarda birer isimleri kazılı taş ararlar kendilerine baş uçlarında duracak ve biz güçlülerle baş başa kalırız sonra kendi kendimize yardım edemeyiz.Elimizi tutan olmaz çünkü kendi kendimize yarattığımız o şehirde hiç kimseye bir rol vermeyiz hep kendimizdir başrolde olan kimseye yol vermeyiz hayata dair aradığımız şey erdem değil yalnızlık olmuştur her zaman kimse tanımadığı için bizi sana layık görülen tek şey yazgın tarafından ki boyun eğmelisin, eğeceksin bir yerde ; Bakman için durman gereken bir açı, gözlerinin yağmur bulutlarının gürlediği ve beyninin hiçbir zaman anlam veremeyeceğin o karmaşasına sürüklendiğin an, kulakların da bir bebek sesi duyarsın çocukluğundan kalma gitgide görünmez olur her şey gösterir dünya sana gerçek yüzünü ve yine ağlarsın sen artık başladığın noktaya gelmişsindir bir çocuk ve bir ihtiyar işte o zaman anlarsın . Küçükken sana masal anlatan o insana sana bir varmış derken ve sana hayatı hep yalan yanlış öğretirken neden sorgulayamadığını anlarsın neden sana bir yokmuş diyemediğini hep senden gizlemek istediğini. Yazan: Gökhan ALBAYRAK | |
|
| | #3 (mesaj-linki) | |
| Enerji, evrenin en onemli unsurudur ve bizler madde yaşamını, uzay içinde bir enerji dönüşümü şeklinde deneyimlemekteyiz. Bitkilerin oksijeni karbondioksite dönüştürmesi bir enerji dönüşümü oldugu gibi, bizlerin oksijeni karbondioksite dönüştürmeside bir enerji dönüşümüdür. Bunu ayrıca belirgin bir şekilde mevsimlerdeki değişikliklerde, güneşin doğuşunda, gece ve gündüz oluşumunda ve daha farkında olmadığımız binlerce olayda rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz . Bunun yanında tüm davranışlarımız ve tepkilerimizle enerji dönüşümleri yaratmaktayızdır. Ayni olay için, kişiden kişiye değişebilen tepki, "kızgınlıktan kudurma" dönüşümü olabildiğĩ gibi,"dünya umurumda degil" dönüşümü de olabilmektedir. Kızgınlık anında, kan dolaşımınız hızlanıp terlemeye başladığınız an, enerji dönüşümünü başlatmış olursunuz. Bu dönüşümü tamamlayabilmek için, gerek hareketler gerekse sözcüklerle, o an yaşadığınız duyguları ifade etmeniz gerekmektedir. İfade şekliniz size bağlı olarak fırtınalı bir dönüsüm olabilecegi gibi sakin bir dönüşümde olabilmektedir. Yaşadığınız her duyguda bir enerji dönüşümü yaşarsınız. Yaşadığınız duyguyu ifade etmediğinizde, bu enerji dönüşümünü yarım bırakırsanız ve bu da enerji yapınızda, ileride vucudunuzda hastalık olarak deneyimleyeceğiniz enerji tıkanıklıkları olusturur. Duygularınızı mutlaka ifade edin. Ne hissediyorsanız, özellikle, yoğun olarak yaşadığınız duygularda oluşturduğunuz enerjiyi, gerek sözcüklerle gerekse hareketlerle uygun bir şekilde mutlaka ifade ederek bu dönüşümü tamamlayın.Güzel bir şekilde ifade ederseniz daha rahat ve huzurlu olursunuz... sevgiyle kal,yolun ışık olsun | |
|
| | #4 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Size ait yazılar... Sensiz Kalmayı kaldırmıyor yureğim.Kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor,hüzün dolu geceler yaşatıyor bana.Seninle birlikte olmanın tafını almıştım bir kere,bundan vazgeçemiyorum.Alışkanlık değil bu.Her alışkanlık terk edilebilir bir gün.Oysa sen benim yaşam kaynağımsın.Ama sen yoksun anne... | |
|
| | #5 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız.. oysa öyle sulu gözlü biri degildim ben. ölümden korkuyordum, ölüm beni sevdiklerimden ayıracaktı çünkü... ama artık; hem aglıyorum, hemde ölümden korkmuyorum... acı çekmekten bıktım... hep seni beklemek çok degiştirdi beni, beni sahipsiz koydu. beni yalnız... beni benle baş başa... biliyorum sonu yok bu kavuşamamanın, olmayacak evet biliyorum... biz seninle hiç kavuşamadık. ve hiç kavuşamayacagız, ve biz senle hep uzaktan sevişecegiz, ve hep uzaktan kavuşacagız. gözlerim bitti... kalmadım... nerdeyim ?nerde o eski ben?!... | |
|
| | #6 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız.. Merhaba... Hayatimda iyi ki is var yoksa kendimi bulamazdim herhalde Biraz daha iyiyim biliyor musun? Sanirim büyüyorum Ve büyüdükçe aslinda ne kadar çok degerli biri oldugumu fark ediyorum. Bunlari hak etmedim, ben yeteri kadar onun için yasadim zaten, birazda kendim için bir seyler yapmam lazim diye düsünüyorum... Hos düsünüyorum ama nedense hala yüregimde ki kanayan yarayla bas edemiyorum... Halen hüznün dibindeyim... Bir sahil kenarina gidip saatlerce karanligin üzerinde ki hüznü izlemek istiyorum... Zaman ne getirecek bana acaba....! Sevdayi mi? Aciyi mi? Iki yol ayrimim var... Yol ayrimin basinda O var, O beni ne tarafa çekerse o tarafa gidecegim... ama hangi zaman diliminde, bilememek öldürecek beni... Zaman... Güçlü olmayi unutali çok zaman oldu... Bilmem ki eskisi gibi olabilecek miyim? Bilmiyorum ki...... Ama sunu bilmeni isterim, yazdigin maillerinde bana destek olusun çok güzel. En azindan birilerinin hala bana inancinin olmasi güzel ki ben bu inancimi kaybetmisken... Tesekkür ederim... Çok tesekkür ederim... | |
|
| | #7 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız.. aşk, sevgi, 'Huzur dolu bir yaşam dileğiyle kelebek'... | |
|
| | #8 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız.. | |
|
| | #9 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız.. TEMİZLENİRKEN KİRLENMEK Hiç acaba temizliğin kirlilik yarattığını düşünen oldumu . Çocukluğumda temizlik malzemeleri için iki kelime kullanılırdı. Su ve sabun . Bunların yanında soda, tuzruhu, gibi maddelerde vardı. Sabun beyaz ve yeşil sabun olarak iki şekilde satılırdı. Mutlaka yörelere göre değişik şekillerde de sabunları vardı. Bunlara ilave olarak arap sabunu da mai sabun adıyla satılıp-alınır kullanılırdı. Tuvalet sabunu adı altında Lux ve Puro markasıyla banyo sabunları satılırdı. Temizlik tozları adı altında Vim ve Fay kendi aralarındaki pazar yarışını sürdürürdü. Ve dilimize deterjan kelimesini yerleştirerek ilk temizlik kirliliğini yaratmanın adımlarını atmışlardı. Toz sabunun tek temsilcisi Tursil idi. Hakiki sabun tozu idiası altında hanımların çamaşır temizliğindeki en büyük yardımcılarındandı. Omo Türkiye'ye gelince evlerimize küçük karton kutularda hediyelik olarak tanıtım maksatlı dağıtıldığını hatırlıyorum. Raflarda yerini alıp yeni bir alan yaratınca peşinden Pop ve Set deterjanları geldi. Sabun tozu gündemine deterjanlar oturmuştu ve bu arada Güneş ismi ile ilk krem deterjanda piyasada boy göstermişti. Bunu diğerleri takip etti ve bugünlere gelindi. Bugün Şampuan-Toz deterjan -Krem Deterjan -Likit deterjan - Sıvı sabun- Kireç çözücüler -Makine ve Çamaşır koruyucular adı altında bir çok asit ve baz kökenli temizlik malzemeleri kirli isimleri ile Türkçe'ye yerleştiler. Üşenmeyen kalksın baksın evinizde isminin bir anlamı olan kaç tane temizlik malzemesi bulacaksınız.Hepsi bir reklam ile isimlendirilmiş.Belki bir kaçınızın evinde beyaz sabun bulunacaktır.Geleneksel saf beyaz sabunu kullanmayı medeniyet dışı saymaya başladık çünkü. İstanbul talihsiz şehir : Rakamların değişikliğine rağmen ben seni 20.000.000 kişiyi barındıran bir şehir olarak görmeye devam ediyorum.Bu nüfusunla hergün tabiatın sana hediyesi olan , ve seni İstanbul yapan Boğaziçine ve çevrendeki denize hergün ortalama 500 ton ağır deterjan artığı dökülmesine sebeb oluyorsun. Bu arada bu konuda halkını bilinçlendirmesi gereken bilimsel kuruluşların deterjan reklamlarının onay mercii gibi kullanıldığını gördük.Oysa bu kuruluşların deterjanların ( BOD 5 ) ve ( COD 5 ) istemlerini ve bunların anlamlarını açıklayıp,vatandaşlarının deterjanları minimum seviyede kullanmaları yönünde uyarmaları gerekirken,yaptıkları çevre adına en kötü davranıştı. Bunların özellikle sudaki hayata verdikleri zararı ve besin zinciri ile dönüşümünü çok iyi anlatmaları gerekirdi. Temizlik yaparken kirlendiğimizi bilmek hakkımızdı. Bilemediğimizden ; - Birçok yabancı isimli temizlik malzememiz oldu. - Deterjanın dilimize yerleştiği bir gerçek olduğu kadar vazgeçilmez olarak görülüp her ay yiyecekten fazla harçlık istediği de bir gerçek oldu. - Kullanma tarifleri kişilerin bilincine bırakıldığından, gerekenin bir kaç misli kullanılan deterjanların artıklarının her gün tenimize en yakın zehir olduğunu bilemedik. Bu yüzden ; Temizlenirken kirlendik ve kirlenmeye devam ediyoruz edeceğiz. Deterjanların temizliğin artık vazgeçilmez ana madddesi olduğunu kabul ederek. Günümüzde kendi temizliğimiz kadar geleceğin çevre temizliğini de kontrollu temizlikle daha iyi yapabileceğimize inanmaktayım. Temizlikten minimum kirleneceğimiz günlerin gelmesi dileğiyle. Saygılar , sevgiler ..... Not : Bu düşünce ve ifade İstanbul'da yaşamın verdiği birikimlerdir. Yurdumuzun değişik bölgelerinde az çok değişikliklerle aynı gelişimlerin olduğunu düşünmekteyim. ( BOD 5 ) Bir maddenin biyolojik olarak çözünebilme için gerek duyduğu oksijen miktarını ifade eder. ( COD 5 ) Bir maddenin kimyasal olarak çözünebilme için gerek duyduğu oksijen miktarını ifade eder. ..... Olması muhtemel düşünme yanlışlarımın düzeltilmesini arz ederim. _________________ Esin Çınar | |
|
| | #10 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Sizin Yazılarınız..Madem bizim yazılarımız var burda ve madem aşk dair yazılmış o zaman bu da benden.. İşte o gün geldi Gidiyorsun....... Kendi yolunu çizmiş.. Emin adımlarla... Bense kafası karışık.. Derin duygularla.. Ne söylesem bilmiyorum Sanki kelimeler düğümleniyor Yutkunmak zor geliyor Seni bir daha görememek korkusu büyüyor Seni düşünürken sadece ağlamak istiyorum Sadece senin mutlu yüzün bana umut veriyor Gözlerin sanki de “bana birşey olmaz” diyor Beni anlayanın sadece SEN olduğunu biliyor musun? Ben tek kelime etmeden aklımı okuyorsun Ama emin ol arkadaşım... Dünyanın öbür ucunda bile olsam... Bizi dev dalgalar bile ayırsa... Yıkılmaz dağlar bize engel olsa... Bil ki ben her zaman yanındayım Senin uslanmaz arkadaşın olacağım Sesini çok özleyeceğim Gülüşünü.... Duruşunu.... Beni sinir edişini.... Sensiz asla eskisi gibi olmaycak Ama... Beni avutan ne biliyor musun? Kalbinin sahibi.... Siz birlikteyken sanki de kayboluyorsunuz bu dünyadan Kendi dünyanıza çekiliyor... Orda tekrar doğuyorsunuz Bu da bana umut veriyor Çünkü biliyorum ki..... Siz birbiriniz için yaratılmışsınız Beni affet arkadaşım Sana yaptığım saçmalıklar için Beni affet arkadaşım Seni anlamadığım için Beni affet arkadaşım Yokluğuna alışamayacağım için Seni çoook özleyeceğim ve Ölene dek seni senden çoook seveceğimmmm. I promise..... (E.S.) Son Düzenleyen nuisancex; 12-12-2006 @ 10:17. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi | |
|
![]() |
| Etiketler |
| Yok |
Sizin Yazılarınız Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Sizin Şiirleriniz | Blue Blood | Yazın Hayatı | 813 | 23-09-2009 00:08 |
| Sizin SIFIR'ınız | Blue Blood | Forum Oyunları/Online Oyunlar | 1020 | 20-09-2009 00:14 |
| Yönetmen Koltuğu Sizin | Blue Blood | Ücretsiz-Beta Yazılımlar | 4 | 30-03-2009 00:29 |
| PC'niz Sizin Yüzünüzü Tanısın ve Açılsın | NervouS | Ücretsiz-Beta Yazılımlar | 16 | 08-06-2008 12:14 |
| Sizin Hiç Babanız Öldü mü? | Blue Blood | YouTube'dan Seçmeler | 21 | 03-01-2008 10:28 |