Sizin Yazılarınız Üye Ol (Üye olduğunuzda tüm reklamlar gizlenecektir) Soru/Cevap
Geri Dön   MsXLabs MK > :: Yaşam :: > Genel Mesajlar > Yazın Hayatı
Facebook Hesabınızla Bağlanın (Connect with Facebook)
Cevap Yeni Konu Aç
Eski 05-12-2006   #1 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Sizin Yazılarınız



Size ait yazıları bu başlık altında Toplayabilirsiniz.
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 05-12-2006   #2 (mesaj-linki)
RespecT - avatarı

YALNIZLAR YAŞLANIR SADECE

Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene kimse yardım etmez. Kepazeyizdir resmen, bildiğimiz şey hiçbir zaman bilgimizin dışına taşamaz.Bilgimizce ufkumuz geniştir bir yerde , öğrene öğrene yaşlanırız, bilgilerimizde ihtiyarlar tabi ama içimizde hep bir uhde kalır, akıp giden zamana dur demek ! Başlangıçta sahibi olduğumuz o enerji bu isteği yerine getirecek kadar güç versede bize, hayata bakış açımız olan o Deli Dumrul' su halimiz elinde sonunda yenilecektir tutuştuğu bilek güreşi yarışında ! Sen ne kadar başkaldırırsan kaldır, hayat öyle gariban gariban dolaşmaya benzemez yada çobancılık oynamaya onunla hep iç içe olman gerekir onunla sevişmen !

Yeri geldiğinde kendi yaralarını kendi sarmasını bilmeli insan, avutabilmeli yani .Bazen sarmaşıkları öyle bir uzun oluyor ki, öyle ayak atmaya yer bulamıyoruz ki yolunda hayatın, onun meyvesi olan portreler öyle anlamlar yüklüyor ki ara sıra bizlere, yeri geliyor bakakaldığımızda resimlere biz sandığımızı görüyoruz bir başkasına benzeterek yada bir başkasının yerine geçmek için hatıralarımızı yeniden derliyoruz istediğimiz gibi, hayal ederken bizi görenler deli dese de sırıtıyoruz bizi mesut ve bahtiyar eden o his karşısında nedense kıskanıyoruz anıları unutmaya çalışıp da bir türlü unutamadığımız anıları, bu resimde nerden çıktı şimdi diyoruz alaycı ve kendimizi avutan bir kahkaha atıyoruz, değil ki hiçbir zaman bakışları ele vermesin insanı kahbe , *** bir gözyaşı akıverir gözlerimizden sahipsiz ve gerçeği kabul eden bir damla nedense bizim inkar ettiğimiz. Bir uğultu, Bir ses , tutup yapraklarını kopardığımız çiçekler geçmişimize dair her ne varsa o yürüdüğümüz yolda portreler halinde çıkar karşımıza hayalini unuttuğumuz resimler!

En acısı söyleyemediklerimiz içimizde bir kıymık olmuştur o kıymığı kalbimizden içimizden çıkarıp atmak ve bize verdiği acıyı hasarı görmezlikten gelmek yolumuza bir savaşçı gibi devam etmek duygusuz bir şekilde, önünüze çıkacak ilk ejderha yada canımızı almaya geldiğini sandığımız bir gölge ile hayatımızın savaşına girişmek.Yorgunluğumuz, ayağımıza bir gülle ile bağlıdır zincirle. İçimizi küfleten şu kıymıkla o son savaşımıza girmek öleceğimizi bile bile son bir kez silkelemek yaratıcılığını hayallerimizin, yarattığımız dünyada bir deprem yaratmak tutunamayan ne varsa yada bizi çekemeyen tek bir zelzelede savurup atmak.

Yalnızca güçlülerle yaşamak kendine yardım etmeyi bilmiyorsan yalnızca güçlülerle yaşıyorsun demektir oysa yarattığımız her fırtına deprem yada kıyametimsi bir gün başkalarına zarar veren, dünyamızı birbirine katar ve bize tutunmak isteyenler tutunamazlar. Yardım etmek isteyenlerde.O bakakaldığımız resimler onlara tutunan dallardan bir bir kopar ve toprağa karışırlar onlarda birer isimleri kazılı taş ararlar kendilerine baş uçlarında duracak ve biz güçlülerle baş başa kalırız sonra kendi kendimize yardım edemeyiz.Elimizi tutan olmaz çünkü kendi kendimize yarattığımız o şehirde hiç kimseye bir rol vermeyiz hep kendimizdir başrolde olan kimseye yol vermeyiz hayata dair aradığımız şey erdem değil yalnızlık olmuştur her zaman kimse tanımadığı için bizi sana layık görülen tek şey yazgın tarafından ki boyun eğmelisin, eğeceksin bir yerde ; Bakman için durman gereken bir açı, gözlerinin yağmur bulutlarının gürlediği ve beyninin hiçbir zaman anlam veremeyeceğin o karmaşasına sürüklendiğin an, kulakların da bir bebek sesi duyarsın çocukluğundan kalma gitgide görünmez olur her şey gösterir dünya sana gerçek yüzünü ve yine ağlarsın sen artık başladığın noktaya gelmişsindir bir çocuk ve bir ihtiyar işte o zaman anlarsın . Küçükken sana masal anlatan o insana sana bir varmış derken ve sana hayatı hep yalan yanlış öğretirken neden sorgulayamadığını anlarsın neden sana bir yokmuş diyemediğini hep senden gizlemek istediğini.


Yazan: Gökhan ALBAYRAK
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 05-12-2006   #3 (mesaj-linki)
mavigezegenx - avatarı

Enerji, evrenin en onemli unsurudur ve bizler madde yaşamını, uzay içinde bir enerji dönüşümü şeklinde deneyimlemekteyiz. Bitkilerin oksijeni karbondioksite dönüştürmesi bir enerji dönüşümü oldugu gibi, bizlerin oksijeni karbondioksite dönüştürmeside bir enerji dönüşümüdür. Bunu ayrıca belirgin bir şekilde mevsimlerdeki değişikliklerde, güneşin doğuşunda, gece ve gündüz oluşumunda ve daha farkında olmadığımız binlerce olayda rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz . Bunun yanında tüm davranışlarımız ve tepkilerimizle enerji dönüşümleri yaratmaktayızdır. Ayni olay için, kişiden kişiye değişebilen tepki,
"kızgınlıktan kudurma" dönüşümü olabildiğĩ gibi,"dünya umurumda degil" dönüşümü de olabilmektedir. Kızgınlık anında, kan dolaşımınız hızlanıp terlemeye başladığınız an, enerji dönüşümünü başlatmış olursunuz. Bu dönüşümü tamamlayabilmek için, gerek hareketler gerekse sözcüklerle, o an yaşadığınız duyguları ifade etmeniz gerekmektedir. İfade şekliniz size bağlı olarak fırtınalı bir dönüsüm olabilecegi gibi sakin bir dönüşümde olabilmektedir.

Yaşadığınız her duyguda bir enerji dönüşümü yaşarsınız. Yaşadığınız duyguyu ifade etmediğinizde, bu enerji dönüşümünü yarım bırakırsanız ve bu da enerji yapınızda, ileride vucudunuzda hastalık olarak deneyimleyeceğiniz enerji tıkanıklıkları olusturur. Duygularınızı mutlaka ifade edin. Ne hissediyorsanız, özellikle, yoğun olarak yaşadığınız duygularda oluşturduğunuz enerjiyi, gerek sözcüklerle gerekse hareketlerle uygun bir şekilde mutlaka ifade ederek bu dönüşümü tamamlayın.Güzel bir şekilde ifade ederseniz daha rahat ve huzurlu olursunuz...
sevgiyle kal,yolun ışık olsun
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 05-12-2006   #4 (mesaj-linki)
ReaLin
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Size ait yazılar...

Sensiz Kalmayı kaldırmıyor yureğim.Kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor,hüzün dolu geceler yaşatıyor bana.Seninle birlikte olmanın tafını almıştım bir kere,bundan vazgeçemiyorum.Alışkanlık değil bu.Her alışkanlık terk edilebilir bir gün.Oysa sen benim yaşam kaynağımsın.Ama sen yoksun anne...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 06-12-2006   #5 (mesaj-linki)
Asi-BeL
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Sizin Yazılarınız..

oysa öyle sulu gözlü biri degildim ben.
ölümden korkuyordum,
ölüm beni sevdiklerimden ayıracaktı çünkü...
ama artık;
hem aglıyorum,
hemde ölümden korkmuyorum...
acı çekmekten bıktım...
hep seni beklemek çok degiştirdi beni,
beni sahipsiz koydu.
beni yalnız...
beni benle baş başa...
biliyorum sonu yok bu kavuşamamanın,
olmayacak evet biliyorum...
biz seninle hiç kavuşamadık.
ve hiç kavuşamayacagız,
ve biz senle hep uzaktan sevişecegiz,
ve hep uzaktan kavuşacagız.
gözlerim bitti...
kalmadım...
nerdeyim ?nerde o eski ben?!...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 08-12-2006   #6 (mesaj-linki)
Su_KeLeBeGi
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Sizin Yazılarınız..

Merhaba...

Hayatimda iyi ki is var yoksa kendimi bulamazdim herhalde
Biraz daha iyiyim biliyor musun?

Sanirim büyüyorum Ve büyüdükçe aslinda ne kadar çok degerli biri oldugumu
fark ediyorum. Bunlari hak etmedim, ben yeteri kadar onun için yasadim
zaten, birazda kendim için bir seyler yapmam lazim diye düsünüyorum...

Hos düsünüyorum ama nedense hala yüregimde ki kanayan yarayla bas
edemiyorum... Halen hüznün dibindeyim... Bir sahil kenarina gidip saatlerce
karanligin üzerinde ki hüznü izlemek istiyorum...

Zaman ne getirecek bana acaba....! Sevdayi mi? Aciyi mi? Iki yol ayrimim
var... Yol ayrimin basinda O var, O beni ne tarafa çekerse o tarafa
gidecegim... ama hangi zaman diliminde, bilememek öldürecek beni... Zaman...


Güçlü olmayi unutali çok zaman oldu... Bilmem ki eskisi gibi olabilecek
miyim?

Bilmiyorum ki......

Ama sunu bilmeni isterim, yazdigin maillerinde bana destek olusun çok güzel.
En azindan birilerinin hala bana inancinin olmasi güzel ki ben bu inancimi
kaybetmisken...

Tesekkür ederim... Çok tesekkür ederim...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 08-12-2006   #7 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Sizin Yazılarınız..

aşk, sevgi, 'Huzur dolu bir yaşam dileğiyle kelebek'...
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 12-12-2006   #8 (mesaj-linki)
Su_KeLeBeGi
Avatarı Yok (No Avatar)
Cvp: Sizin Yazılarınız..

Center adlı kullanıcıdan alıntı Mesajı Görüntüle
aşk, sevgi, 'Huzur dolu bir yaşam dileğiyle kelebek'...
tesekkür ederim center
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 12-12-2006   #9 (mesaj-linki)
Blue Blood - avatarı
Cvp: Sizin Yazılarınız..

TEMİZLENİRKEN KİRLENMEK


Hiç acaba temizliğin kirlilik yarattığını düşünen oldumu .
Çocukluğumda temizlik malzemeleri için iki kelime kullanılırdı. Su ve sabun .
Bunların yanında soda, tuzruhu, gibi maddelerde vardı.
Sabun beyaz ve yeşil sabun olarak iki şekilde satılırdı. Mutlaka yörelere göre
değişik şekillerde de sabunları vardı. Bunlara ilave olarak arap sabunu da
mai sabun adıyla satılıp-alınır kullanılırdı. Tuvalet sabunu adı altında Lux ve Puro
markasıyla banyo sabunları satılırdı. Temizlik tozları adı altında Vim ve Fay
kendi aralarındaki pazar yarışını sürdürürdü. Ve dilimize deterjan kelimesini
yerleştirerek ilk temizlik kirliliğini yaratmanın adımlarını atmışlardı.
Toz sabunun tek temsilcisi Tursil idi. Hakiki sabun tozu idiası altında hanımların
çamaşır temizliğindeki en büyük yardımcılarındandı.
Omo Türkiye'ye gelince evlerimize küçük karton kutularda hediyelik olarak
tanıtım maksatlı dağıtıldığını hatırlıyorum. Raflarda yerini alıp yeni bir alan
yaratınca peşinden Pop ve Set deterjanları geldi.
Sabun tozu gündemine deterjanlar oturmuştu ve bu arada Güneş ismi ile
ilk krem deterjanda piyasada boy göstermişti. Bunu diğerleri takip etti ve
bugünlere gelindi.

Bugün Şampuan-Toz deterjan -Krem Deterjan -Likit deterjan - Sıvı sabun-
Kireç çözücüler -Makine ve Çamaşır koruyucular adı altında bir çok asit ve baz
kökenli temizlik malzemeleri kirli isimleri ile Türkçe'ye yerleştiler.
Üşenmeyen kalksın baksın evinizde isminin bir anlamı olan kaç tane temizlik
malzemesi bulacaksınız.Hepsi bir reklam ile isimlendirilmiş.Belki bir kaçınızın
evinde beyaz sabun bulunacaktır.Geleneksel saf beyaz sabunu kullanmayı
medeniyet dışı saymaya başladık çünkü.

İstanbul talihsiz şehir :
Rakamların değişikliğine rağmen ben seni 20.000.000 kişiyi barındıran bir şehir
olarak görmeye devam ediyorum.Bu nüfusunla hergün tabiatın sana hediyesi
olan , ve seni İstanbul yapan Boğaziçine ve çevrendeki denize hergün ortalama
500 ton ağır deterjan artığı dökülmesine sebeb oluyorsun.
Bu arada bu konuda halkını bilinçlendirmesi gereken bilimsel kuruluşların
deterjan reklamlarının onay mercii gibi kullanıldığını gördük.Oysa bu
kuruluşların deterjanların ( BOD 5 ) ve ( COD 5 ) istemlerini ve bunların
anlamlarını açıklayıp,vatandaşlarının deterjanları minimum seviyede
kullanmaları yönünde uyarmaları gerekirken,yaptıkları çevre adına en kötü
davranıştı.
Bunların özellikle sudaki hayata verdikleri zararı ve besin zinciri ile dönüşümünü
çok iyi anlatmaları gerekirdi.
Temizlik yaparken kirlendiğimizi bilmek hakkımızdı.

Bilemediğimizden ;
- Birçok yabancı isimli temizlik malzememiz oldu.
- Deterjanın dilimize yerleştiği bir gerçek olduğu kadar vazgeçilmez olarak
görülüp her ay yiyecekten fazla harçlık istediği de bir gerçek oldu.
- Kullanma tarifleri kişilerin bilincine bırakıldığından, gerekenin bir kaç misli
kullanılan deterjanların artıklarının her gün tenimize en yakın zehir olduğunu
bilemedik.
Bu yüzden ;
Temizlenirken kirlendik ve kirlenmeye devam ediyoruz edeceğiz.
Deterjanların temizliğin artık vazgeçilmez ana madddesi olduğunu kabul
ederek.
Günümüzde kendi temizliğimiz kadar geleceğin çevre temizliğini de kontrollu
temizlikle daha iyi yapabileceğimize inanmaktayım.
Temizlikten minimum kirleneceğimiz günlerin gelmesi dileğiyle.
Saygılar , sevgiler
.....
Not : Bu düşünce ve ifade İstanbul'da yaşamın verdiği birikimlerdir. Yurdumuzun
değişik bölgelerinde az çok değişikliklerle aynı gelişimlerin olduğunu düşünmekteyim.
( BOD 5 ) Bir maddenin biyolojik olarak çözünebilme için gerek duyduğu oksijen
miktarını ifade eder.
( COD 5 ) Bir maddenin kimyasal olarak çözünebilme için gerek duyduğu oksijen
miktarını ifade eder.
.....
Olması muhtemel düşünme yanlışlarımın düzeltilmesini arz ederim.
_________________

Esin Çınar
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Eski 12-12-2006   #10 (mesaj-linki)
nuisancex - avatarı
Cvp: Sizin Yazılarınız..

Madem bizim yazılarımız var burda ve madem aşk dair yazılmış
o zaman bu da benden..



İşte o gün geldi
Gidiyorsun.......
Kendi yolunu çizmiş..
Emin adımlarla...
Bense kafası karışık..
Derin duygularla..
Ne söylesem bilmiyorum
Sanki kelimeler düğümleniyor
Yutkunmak zor geliyor
Seni bir daha görememek korkusu büyüyor
Seni düşünürken sadece ağlamak istiyorum
Sadece senin mutlu yüzün bana umut veriyor
Gözlerin sanki de “bana birşey olmaz” diyor
Beni anlayanın sadece SEN olduğunu biliyor musun?
Ben tek kelime etmeden aklımı okuyorsun
Ama emin ol arkadaşım...
Dünyanın öbür ucunda bile olsam...
Bizi dev dalgalar bile ayırsa...
Yıkılmaz dağlar bize engel olsa...
Bil ki ben her zaman yanındayım
Senin uslanmaz arkadaşın olacağım
Sesini çok özleyeceğim
Gülüşünü....
Duruşunu....
Beni sinir edişini....
Sensiz asla eskisi gibi olmaycak
Ama...
Beni avutan ne biliyor musun?
Kalbinin sahibi....
Siz birlikteyken sanki de kayboluyorsunuz bu dünyadan
Kendi dünyanıza çekiliyor...
Orda tekrar doğuyorsunuz
Bu da bana umut veriyor
Çünkü biliyorum ki.....
Siz birbiriniz için yaratılmışsınız
Beni affet arkadaşım
Sana yaptığım saçmalıklar için
Beni affet arkadaşım
Seni anlamadığım için
Beni affet arkadaşım
Yokluğuna alışamayacağım için
Seni çoook özleyeceğim ve
Ölene dek seni senden çoook seveceğimmmm.
I promise.....



(E.S.)

Son Düzenleyen nuisancex; 12-12-2006 @ 10:17. Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi
  Bu Mesajı Yetkililere Rapor Et Bu mesaja hızlı cevap gönder
Cevap Yeni Konu Aç

Etiketler
Yok
Hızlı Cevap
Resim Doğrulama
Mesaj:
Seçenekler
Sizin Yazılarınız Konusuna Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sizin Şiirleriniz Blue Blood Yazın Hayatı 813 23-09-2009 00:08
Sizin SIFIR'ınız Blue Blood Forum Oyunları/Online Oyunlar 1020 20-09-2009 00:14
Yönetmen Koltuğu Sizin Blue Blood Ücretsiz-Beta Yazılımlar 4 30-03-2009 00:29
PC'niz Sizin Yüzünüzü Tanısın ve Açılsın NervouS Ücretsiz-Beta Yazılımlar 16 08-06-2008 12:14
Sizin Hiç Babanız Öldü mü? Blue Blood YouTube'dan Seçmeler 21 03-01-2008 10:28