Arama

Hayata Dair - Sayfa 121

Güncelleme: 2 Ekim 2013 Gösterim: 273.781 Cevap: 1.657
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
30 Mart 2008       Mesaj #1201
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
hayatımın ilk ve son aşkına

Sponsorlu Bağlantılar
dün gece seni gördüm:
ıssız sokaklarda tek başınaydın,
acaba beni mi düşünüyor dedim içimden:
keşke keşke öyle olsaydı
benim seni düşündüğüm gibi sende beni düşünseydin.
hava yağmurlu,nemliydi
sen tek başınaydın.
keşke izin verseydin yanına gelmeme,
keşke beni buralarda bırakmasaydın.
hatırlasana sana "beni neden götürmüyorsun neden burada
bırakıyorsun" diye sorduğumda
bana verdiğin cevap neydi?
"sırf senin iyiliğin için" demiştin.
ama ben iyiliğimi değil,
sadece seni ve yanında olmayı istiyorum...
sende pişmansın değil mi?
sende beni arıyorsun oralarda?
gündüzleri neyse de geceleri arıyorsun beni,
geceleri evin karanlığı ve sessizliğinde boğuluyorsun bensiz,
söylesene bensiz nasıl uyuyorsun?
bana sorarsan;ben her gece seni düşünüyorum,
her gece sabahı iple çekiyorum.
seni unuttuğumu sanma;
sen böyle düşünürken,ben seni her an görüyorum.
sen farketmiyorsun belki,
"nerede bu" diyorsun benim için
nerede olduğumu merak ediyorsun,
ama hiç aklına yanıbaşında olduğum,
hep çevrende dolaştığım gelmiyor değil mi?
ama ben seni uzaktan izliyorum.
duyanlar buna gülüyor belki.
belki de bana deli diyorlar.
bence asıl deli sensin,
seni sevdiğimi bile bile
beni senden kendinden uzaklaştırdığın için
asıl deli sensin.
ve hiç bir zamanda akıllanmayacaksın.
çünkü sen beni hiçbir zaman yanında bulamayacaksın...

alinti

RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
31 Mart 2008       Mesaj #1202
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Yağmur topladım bu gün meleklerden. Cömert davrandılar bana, beklediğimden fazlaca; bir kaç damla idi belki beklentim, inen her damla ile sırılsıklam oluverdi yüreğim. Temizlendi tüm arınması gerekenlerden; gamdan, kem düşünceden ve gereksiz neşeden. İçime sığmayıp da taşan bir huzur şimdi yüreğimden.

Sponsorlu Bağlantılar
Önce bir damlanın alnıma dokunuşudur yağmurun merhabası, sonra burnuma, bir sonraki damla sormadan konar yanağıma. Bu merhabalara mukabil yüzümü dönerim semaya, yağmurun yıkamasını beklerim. Her bir damla bir candır bana, sınırsız huzur. Adımlarım yavaşlasın derim artık, yavaşlasın ki ayrılmayayım bu güzellikten, bitmesin yağmur ve ben gitmeyeyim. Semadan arza inen her yağmur tanesini tutabileyim, yere düşürmeyeyim derim. Utanırım toprağın cömertliği karşısında bencilliğimden. Yağmur der sanki hepinize yeterim, ihtiyacınızca inerim.

İhtiyacımızca iner yağmur, bir yetim başını okşar gibi saçlarımdadır, anne dokunuşuyla yüzümdedir. Meleklerin dokunuşuyla en derindedir, en derinde; yüreğimdedir yağmur meleklerin elleriyle. Getirdikleri saflıktır, temizlik ve huzurdur, rahmettir yağmur sonsuz bir rahmet. Yeniden dirilir âlem o rahmetle, rahmetiyle.

Berekettir yağmur toprağa, toprak yeni filizlere gebedir. Yağmur bırakır toprağın kucağına kendini, filiz verecek tohumlara can olur. Can olduğu ile can bulur yağmur; filizleri o sulamıştır ya, ince bir fidan, bir ağaç olduğunda da yağmuru çağıran o filizdir.

Yüreğimin de bereketidir yağmur, duyguların en karamsarı doldurmuşken içimi, yağmurun bir dokunuşuyla bırakır yerini en temiz ve en güzel duygulara, huzura ve neşeye. Dar gelir, sığamaz küçücük kafesine yüreğim, çıkmak istercesine çırpınmaya başlar. O çırpınışların hazzı bile başkadır yağmurla.

Seslenir yağmur bana, sesiyle gelir. Sesim kesilir de sessizliğim gelir. Dilim bile kulak olur dinler huzurun sesini. Yere her düştüğünde farklı bir sestir kulağımı çınlatan, en güzelidir melodilerin. Bu besteye aşinalık ezeldendir belki, en bildiğimiz ses, en sevdiğimiz sestir yağmur sesi. Camların ardına gizlenmiş hayatlara seslenir yağmur: aralayın perdeleri ben geldim, huzur vermek için sadece, rahmet yükü var omuzlarımda sizler için taşıdığım. Onu taşımak yük değildir ya bana, sizler için emanet oluşudur omzuma verdiği yük. Rahmetin sahipleri sizlersiniz, yürekleriniz, sevgi dolu yürekleriniz.

Yağmuru bekleyen bir ihtiyar görünür; öylece durmuş yolun ortasına, açmış ellerini ve çevirmiş yüzünü semaya, yüzünde tatlı bir tebessüm. Bastonu bile yerdedir bu heyecanla. Bir çocuk salıncağında sallanırken yakalanmıştır yağmura, ama kaçmıyordur da zaten, bilerek, isteyerek sobelenmiştir ona. İner salıncağından ve çılgınca koşmaya başlar parkın içinde, sığamaz parka atar kendini sonu görünmeyen yollara. Tek derdi, annesi görmesinde çağırmasındır eve. Sonra bir yetim saçlarına dokunan ve yüzünü okşayan yağmurda hisseder annesinin merhametli ellerini, kalkmaz oturduğu banktan, sıkıca sarılmak ister ya, nereye, kime sarılacaktır? Bu hissi gideren yine yağmurudur, yağmurun taşıdığı rahmet.

Yağmurdur, yalnızlık çektiğinizde dahi en güzel dostunuz. Şefkatli bir annedir bazen de, bazen de gelmesi beklenen her kimse o.

Yağmur ıslat yine beni, önce alnıma dokun sonra burnuma ve sonra yanağıma, yine ıslat yüreğimi yağmur! Taşıdığın rahmeti de bırak yüreğime, en derine. Semanın arza merhabasıdır bu bilirim. Rahmetle taşan göklerin, yere indirmesidir rahmeti bilirim. İnandığım için bilirim; yağmur yine okşayacaksın yetimlerin başını, bir ihtiyarın gençliği olacaksın, yalnızlık çekenin dostu, bekleyenin bekleneni olacaksın. Islatacaksın yine beni, yüreğimi ve yüreklerimizi.



nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
10 Nisan 2008       Mesaj #1203
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Hayatı ıskalama lüksün yok senin...

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.


Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

NAZIM HİKMET
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
11 Nisan 2008       Mesaj #1204
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Senden önce de yazıyordum, senden önce de yıldızlara tırmanıyordum hergün, senden önce de güneşi elimle yakalamaya çalışıyordum ama şimdi, şimdi sevgilinin varlığıyla yazıyorum, şimdi gün içinde işler ve sorunları ben kovalarken tüm gün dönene dek bir sevginin bende bulunuşu nedeniyle yıldızlar ve güneş de beni kovalıyor. Sen yağmursuz bir havada aniden gökyüzünde beliren bir gökkuşağı gibi oldun, bendeki değişimi sen de fark ediyor olmalısın. Hissettiklerimi duygularımı ifade edemiyorum, bazen yazmak yetmiyor, gözlere de anlatmak, dinleyen-okuyan gözlere de ulaşmak gerekiyor. Farkındayım, gözleriminin yoksun kaldığı güzelliği yazdıkça sevdam büyüyor, yazmasam hasretim çığ oluyor. Gün boyunca lay lay lom bir yaşam süren insanlar, gün boyunca oradan oraya zıplayan konuşamayan canlılar akşam olunca kalacak yer ararken benim tek isteğim gözlerimi her kapadığım anda sen bende, ben sende kalayım hep. Özlemleri bozup birlikte vuslat çiçekleri ekelim sevda yağmurunun damlalarına hasret gönül toprağına. Her çiçek kendi toprağında büyür bilir misin sevgili, benim için de sevgi ağacının yaprakları seninle can bulur, yeşerir.

Yanlış ya da dogru hayata ilişkin yılların icimizde birirktirdigi algılamalarla doluyuz. Eskiden yaşadıklarımıza dair dersler cıkarırken aslında bunların karşımıza cıkan her YENİ üzerinde uygulanabilir olmadıgını unutuyoruz. Herşeyin bir kısır döngü olmasına o kadar alışmışızki, bazen mantıksal çıkarımlarımız, zihnimizin geçmişin izleriyle otomatiğe bağlanmış gibi sonuçlar çıkarmasından başka birşey olmuyor. Böyle olursa şöyle olur, öyle davranırsam bu ortaya çıkar vs... Böyle değil. Şimdiye kadar edindigimiz dersler, hisseler sadece onları ilgilendiren kişilere özgü. Bu yüzden genellemelerin her türlüsünden kaçmak istiyorum. Her insan apayrı bir dünya olduguna göre insanlar üzerinde yapılacak tüm genellemeler haksızlıkların en büyügü olur. Bilmiyorum demek istediklerimi anlatabiliyor muyum, yoksa anlamsızlık girdabinda dolasıyor gibi mi görünüyorum?

Anlamı sözcüklere taşımak o kadar kolay değil her zaman. Işık hızında yol alan düşünceleri kovalarken harflerin içine sadece bir kısmını tutsak edebiliyorsun, oysa ne kadar çogu yakalanamadan uçup gidiyor değil mi? Yine de bulunduğum mekanların uzaklığı veya insanların yüreğinde oluşan kuraklığı beni durduramadı, yüreğimle tutup yakalayabildiğim harflerimle sınırları aşabilen bir ruhum ama kendini hapsetmiş duygularım var, buna rağmen yaşam denilen dengeyi bozmadım hiç, nefretimle sevgim arasındaki kontrolümü kaybetmedim, kaybedersem ben ben olamam ve yaşayamam. Gerçek dünyanın içerisinde hayalet gibi dolaşırken, duygularımı bir saklayıp bir açığa vururken acaba yanımdaki ne der diye düşünmüyorum. Hepimiz farklıyız, hayatlarımız ve beklentilerimiz hayata karşı olan isteklerimiz farklı. Mesela sen yazılarımı okuyup ekranı kapattığın anda gerçek dünyada farklı bir hayat süreceksin. Peki ya ben? Ben de öyle yapabilecek miyim?
nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
22 Nisan 2008       Mesaj #1205
nünü - avatarı
Ziyaretçi
YAŞIYORUZ



Ben ölmedim…
Beni öldürmediler de;
Yaşıyorum, yaşıyorum işte,
At kıçında sinek gibi,
Töööbe, töbe!
Kapandı yüzümüze dergi kapakları,
Bir varmış bir yokmuş olduk sağlığımızda.
Şiir… O yosmanın boyuna.
Gazete… Gelene gidene başyazı.
Ara ki bulasın sayfalarda
Şair Rıfat Ilgaz'ı.
Düştükse itibardan
Ölmedik ya, yaşıyoruz işte,
Yaşıyoruz dedik, yaşıyoruz be,
Heeeey, fincancı katırları!


Rıfat ILGAZ
MaRCeLLCaT - avatarı
MaRCeLLCaT
Ziyaretçi
28 Nisan 2008       Mesaj #1206
MaRCeLLCaT - avatarı
Ziyaretçi
Çocukluğum

Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.
Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı...ama çok sıkı
sarılmak sana..
gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum!!
NERDESİN!
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
1 Mayıs 2008       Mesaj #1207
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Hayata dair

Yaşam zorlukları
Ne den insanlar sahip oldukları değilde
Sahip olmadıkları veya sahip olamayacakları şeyler
Arkasında koşarlar veya hazırkı elindekilerle
Yetinip şükür (dua) etmezler
Neden sizce neden sadece siz değil
Ben ve diğer insanlarada düşünebilen
Varlıklar değimli zamnında her şey giden
Neden insan oğlu sağlıklıyken gülen
Ama hastalanınca geberen
Aklı o zaman başına gelen varlık
Hayat bu insan mutluyken sağlıklıyken
Veya parası pulu derdi devası yerindeyken
Geride kalan lara düşene bile bakmaz
Hazır kı kendi haline dua (şükür ) etmez
Ama her şey yanlış gidince
İyice çırpındıkça batan durumuna gelince nasılda
Dua ya sarılır rabbimizden sağlık diler
Nasıl ama biliyormusunuz hemde nasıl
İişşttee hayat bu insan oğlu her şeyi
Mutluyken değilde mutsuz olunca
Elinde varken değilde kaybedince
Hazırkıyle değilde dahada fazlasını isteme yolunda
Elindekinide kaybedince
Anlıyor kaybettiklerinin sağlıgın
Yaşamanın ve sahip olduklarının değerini
Neden peki hayata iki gözle bakıyorsunuz
isterseniz kapatın bir elinizle bir gözünüzü
birde öyle yaşayın
neden peki iki kulagınızla duymaya çalışıyorsunu
kapatın kulagınızı
neden iki elinizle tutmaya çalışıyorsunuz
bırakın bir kolunuzu
neden iki ayagınızla yürüyorsunuz
kaldırın bir ayagınızı
kaldırında bir de öyle yaşamaya çalışın
öyle bakın bu hayatın tadına tuzuna
sen orda yaşamında eksik siz yaşarken
belki başka yerlerde saydıklarımın
yarından çogu olan insnlarda vardır
o halleri yaşamaya çalışıyorlardır
belki sizin kadar mutlu değildirler ama
en azından hayata dört elle sarılıyor
ve sizin yapamadıklarınızı yapıyorlardır
işte böyleeeeeeee
tüm insanlıga gelenlere geçenlere
geçmeden gidenlere
sadece size değil kendim dahil tüm insanlara
duyrulur buyrulur aklında bulundurulur…!

alintidir
MYDMR - avatarı
MYDMR
Ziyaretçi
9 Mayıs 2008       Mesaj #1208
MYDMR - avatarı
Ziyaretçi
Kendiniz adına yaptıgınız mücadeleyi kazanmak
Ve dünyanın size de bir gün bir kral gibi davranmasını istediğinizde,
Sadece bir aynanın karşına gidip, kendinize bakın
Ve O yüzün size ne dediğini görün.

Ne babanız ne anneniz ne de eşiniz,
O anda üzerinizde etkisi olan;
Söyledikleriyle hayatınızı etkileyen
Aynada size bakmakta olan kişi.

Ve sizin için harika bir dost yada arkadaş diyebilirler,
Fakat aynadaki yüz, tam gözlerinin içine bakamıyorsanız,
İşe yaramazın biri olduğunuzu söylüyor.
Hoş tutmanız gereken kişi kendinizsiniz, boş verin gerisini,
Çünkü yolun sonuna kadar kendinizle gideceksiniz.
Aynadaki yüz dostunuzsa,
Geçtiniz demektir en zor sınavınızı.
Kandırabilirsiniz tüm dünyayı,
Ve geçerken yanlarından herkes sizi tebrik edebilir,
Fakat yolun sonundaki hediyeniz,
kırık bir kalp ve gözyaşları olacaktır
eğer aynadaki yüzü aldattıysanız.


nünü - avatarı
nünü
Ziyaretçi
22 Mayıs 2008       Mesaj #1209
nünü - avatarı
Ziyaretçi
Bu yaziyi her sabah okuyun

Birine sevginizin tumunu sunmak, Asla sizi de ayni sekilde seveceginin garantisi degildir.

Sevgiye karsilik beklemeyin; Sadece sevginin karsidakinin kalbinde buyumesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde buyudugune emin olun.

Birine carpilmak icin bir an yeterlidir, birinden hoslanmak bir saat, ve birini sevmek icinde bir gun yeterlidir, ama birini unutmak ise bir omur surer.

Gorunuse aldanmayin; kandirici olabilir. Zenginlige aldanmayin; yok olur gidebilir. Sizi gulduren birini secin cunku karanlik bir gunu aydinlatan sey bir gulumsemedir.Kalbinizi gulumsetebilen birini bulun.

Oyle zamanlar vardir ki, bazen birini oylesine cok ozlersiniz ki, onu hayallerinizden cikarip, gercek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediginiz seyi hayal edin, gitmek istediginiz yere gidin, olmak istediginiz kisi olun, cunku yasayabileceginiz tek bir hayatiniz var ve tum bunlari yapabilmek icin tek bir sansiniz.

Sizi tatli kilacak kadar yeterli mutlulugunuz olsun, guclu kilacak kadar aci deneyiminiz, insan kilacak kadar uzuntunuz, ve sizi mutlu kilmaya yetecek kadar umudunuz olsun.

Daima kendinizi baskalarinin ayakkabilarina koyun.Eger ayaklariniz aciyorsa, o kisininkiler de aciyordur.

En mutlu kisiler, herseyin en iyisine sahip olanlar degildir, onlar karsilarina cikan herseyin degerini en iyi bilenlerdir.

Mutluluk, aglayanlar, incinenler, arastirma yapanlar, ve cabalayanlar icin vardir, cunku boyle insanlar hayatlarina giren her insanin onemini takdir edenlerdir.

Ask bir gulucuk ile baslar, bir opucuk ile gelisir, ve bir gozyasi ile son bulur.

En parlak gelecek, unutulmus bir gecmisin ustunde yukselir, gecmisinizdeki kalp kirikliklarini ve hatalari silmezseniz hayatin icinde ilerleme sansiniz olmaz.

SEVIN.. SEVIN.. SEVIN.. HICBIRSEYI VE HICKIMSEYI DUSUNMEDEN SEVIN.. SEVGINIZI, SEVDIGINIZI ELDE ETMEK ICIN HER YOLU DENEYIN.

BIRGUN HERSEY COK GEC OLABILIR. UNUTMAYIN!

CAN DUNDAR
yaremce - avatarı
yaremce
Ziyaretçi
31 Mayıs 2008       Mesaj #1210
yaremce - avatarı
Ziyaretçi
1987harek255rz

Dönülmez yollar aldı seni benden..
Dayanabilirmiyim bilmem..
Bu minik kalbim sensiz hasretine..
Gücüm yetecek mi ,sensiz olan günlerde
Ayakta durmayı?
Bilmiyorum sevdiğim..





Gittin..
Oysa söz vermiştin bana..
Beni almadan bir yere gitmeyecektin..
Söz vermiştik birbirimizi..
Ölüm dahi bizi ayırmayacaktı...





Gittin..
Ölüm aldı seni benden sevdiğim..
Özlemin yüreğimde kor..
Hasretin gözümde yaş..
Sevdan içim de ateş..





Gittin..
Vuslatı hiç bu kadar arzulamamıştım..
Vuslat ne zaman sevdiğim ?
Bekle beni geleceğim..
Dönülmez yollara bende yolcuyum..


Bende yolcuyum...sevdiğim...

Benzer Konular

27 Kasım 2010 / Ziyaretçi Cevaplanmış
7 Mart 2012 / Misafir Soru-Cevap
20 Temmuz 2009 / _PaPiLLoN_ Psikoloji ve Psikiyatri