Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 138

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.187 Cevap: 2.787
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
16 Nisan 2007       Mesaj #1371
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Önce evet dedik bu hayır neden
Biz aşkla başladık bu gurur neden
Sponsorlu Bağlantılar
Ümitler sendendir arzular benden
Ne yazik sonunu getiremedik

Şimdi sen yolcusun meçhul yollara
Şimdi ben yolcuyum başka kollara
Ne desek boş artık geçen yıllara
Ne yazık sonunu getiremedik
Bu aşkı yarına götüremedik.

Ahmet Selçuk İlkan

Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
16 Nisan 2007       Mesaj #1372
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
Vazgeçemedim...

Sponsorlu Bağlantılar


Reva gördün bana çile çekmeyi
Yine bu kalbe söz geçiremedim
Elimden aldılar aşı,ekmeği
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Senin için yürek yakmış dediler
Senin için yoldan çıkmış dediler
Neler söylediler,neler ettiler
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Ömür gelip sınırına dayandı
Halim kul anlamaz Hakka ayandı
Kafama kaç kere silah dayandı
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Bunca dertte senin sevdan avuttu
Bir vuslatın bana bin bir umuttu
Gözlerim uykuyu çoktan unuttu
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Bağlayıp ta gözlerimi oydular
Zemheride çırılçıplak soydular
Elimin içine ateş koydular
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Karşıma çık ister vur,istersen bağır
Halim iyi sayılmaz yaram çok ağır
Gözüm kör,dilim lal,kulağım sağır
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Kollarımdan kazıklara çaktılar
Dağ devirip üzerime yıktılar
Yalanım yok diri diri yaktılar
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Yusuf diye kuyulara attılar
Zincir vurup esirlere kattılar
Üç kuruşa haraç-mezat sattılar
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Ezip te geçtiler her dem yol oldum
Mecnun-Ferhat vardı birde ben oldum
Bir haldan bilmeze düştüm kul oldum
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Ya başkası yoktu,yada ben kördüm
Canlı bir kez ölür ben binkez öldüm
Ölmeden kaç tane cehennem gördüm
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM

Sevda ağacında kırıldım kaldım
Ben aşkı tospembe laylaylom sandım
Tonlarca çığların altında kaldım
Yinede ben senden VAZGEÇEMEDİM






Yunus Acay

tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
16 Nisan 2007       Mesaj #1373
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben


Sen yokken biraz daha ölüyorum ben
Gönlüm sonbahar, yaprak yaprak dökülüyor
Her mevsim kış, hergünüm gece
Sonu yok yolların, yarını yok saatlerin

Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında
Kokusu yok çiçeklerin, gök kuşağının rengi yok
Ateşi yok sevmelerin, sigaramın dumanı yok
Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin
Ve ben biraz daha ölüyorum gözlerinin ortasında

Alevi yok yangınların, suyu olmadığı gibi yağmurun
Denizin mavisi yok, tıpkı gözlerin gibi
Gözlerin her yerde, ne yana baksam gözlerin
Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında

Dostu yok gecelerin, geceler çok uzun
Geceler bir ömür, ömür dediğin bir tutam ümit
Ümidi yok yarınların,
Tıpkı senin yokluğun gibi
Ve ben biraz daha sana hasret
Hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş
Düğümler her tarafımda, bütün yollar kör düğüm
Ve ben biraz daha ölüyorum sensizliğin ortasında

Yalnızlığını ben yazarım şiirlerin, ayrılığını ben
Karamsarlıkları hep senden
Hayalinle süslenen bu şehir
Ve ben ölüyorum bu şehirde sensizlik ortasında..



.....Alıntıdır....
VerSchL@GeN - avatarı
VerSchL@GeN
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1374
VerSchL@GeN - avatarı
Ziyaretçi
Sonsuz Aşk

Birtek seni sevmişim ben
gerisi yalanmış
gerisi yaşanmamış
gerisi boşmuş
gerisi yokmuş benim için,
Seni sevdiğimi, deliler gibi sevdiğimi anladıktan sonra
Bİrçok şeyi öğrettin bana
Sevmenin ne kadar güzel olduğunu mesela
Çok güzel bir duygu
Herkesin tatması lazım bence
Sevdiğini sannetmeyecek bir insan bence
Yani kendini kandırmayacak seviyorum diye
Doğru kişiyi bulduğuna inandığında
sevecek deliler gibi
sevecek sonuna kadar benim gibi ki
o güzelliği tadabilsin.




MURAT ÖZKAYA
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1375
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi
Bir Solukluk Sonsuz Aşk..



Solumadığımız
Şafak alacalarına,
Umarsızlığa gebe
Gün batımlarına inat
Doğan tutkularda,
Yitik zamanların
Cinsiyetsiz ruhlarıydı
Birbirinde özgürlüğe uyanan...
Küskün iç savaşlarına
Sallanan beyaz bayraklardı
Yorumsuzluğa açılan yollar
Gözbebeklerinde doğan gecelerde..
Ki
O yollarda
Bir solukluk sonsuz aşkmış ederim
B i l e m e d i m! !
Duygular tufan
Yazgılar paramparça
Anılar çırılçıplak ağlıyor
Sözün tutsaklığa soyunduğu yerde..
Ve
Kırık dökük
Hüzünlü bir ezginin tınısında
Çıkmaz sokak kayboluşları
Yağmalanmış düşlerimin manasını sorguluyor
Hükmünü yitiren söz verişlerde...


Sevtap Özkahraman
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1376
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
cactusuw2




"Aşk bir Kaktüs misali..
Ama sulandıkça çürüyen bir kaktüsten ziyade üzerinde milyonlarca dikeni bulunan bir
Kaktüs…"


Biz her zaman olduğu gibi bu kaktüse anlam yükleyeceğiz.
Ve dikenlerini eros'un oklarına benzeteceğiz..

Kurak yağmursuz bir çölün ortasında tek başına bir
Kaktüs düşünün
Üzerinde milyonlarca oku var
Hani kazara oradan geçen birileri olursa
Onu kendine aşık etmek için
Oklarını fırlattığında ıskalamayayım diye....
Aslında o Kaktüs bir zamanlar aşk tanrısı Eros'muş...

Öykü başlıyor;



oklm1




Eros var olma nedeni olan aşkı paylaştırma olayını abartmış
Öyle ki oklarıyla iki kişiyi birbirlerine aşık etmesi gerekirken;
Bir gün Poseidon ile deniz kenarında mangal partisinde rakıyı fazla kaçırınca
Oklarının hepsini rast gele insanların üzerine atmaya başlamış.
Bu; sarhoş otomobil kullanma olayı gibi bir şey
O kadar abartmış ki işi
Milyonlarca yıllık ok stokunu bir günde bitirmiş...

Sonuç;
" Günümüzde bir kişinin birden fazla kişiye aşık olması
Aşkta yanılması
Deneme yanılma meselesi
Aşkın anlamını yitirmesi
Aldatma
Aldanma"




cezaaej0




Eee tabi böylesi bir olaya sebep olan cezasız kalmamalı…
Eros cezalandırılmış
Tanrılık ehliyetine süresiz el konulmuş
Ve insanların kolay kolay uğramadığı çöllere sürülmüş...
" Eros o gün bu gündür insanların
Kaktüs olarak bildiği bir bitki olarak varolmakta... "



erosspi5




"Bir gün herhangi bir şekilde elinize Kaktüs dikeni batarsa; o yıl dikkatli olun
Eros’un bilinçsizce sağa sola fırlattığı oklardan olabilir... "



Yavuz İgret
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1377
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
AŞK NEDİR BİLİYORMUSUN....AŞK ONUN İÇİN ÖLMEK DEĞİLDİR...ONUN İÇİN YAŞAMAYI GÖZE ALMAKTIR.....AŞK ACI ÇEKMEKTİR....VE ACI ÇEKENDE ÇEKTİRENDE İYİ AŞIKTIR......
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1378
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi


Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çicek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğukllar başlayıncı havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle.

Edip Cansever
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
17 Nisan 2007       Mesaj #1379
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Bedenimi çevreleyen kuşatmalar
İnlerken geceleri, yorulmalıydı
Sevdanın dehlizlerinden geçerken
Ki muammalı kahramanlıklardı
Yalnızlığa adını veren

Beyaz bayrakları çiğneyerek
Yapay umutlarımızı getirdik çiçek bahçelerine
Ancak
Ceplerimizde aşkları da barındırarak

Ey yoldaş,
Merhabanı esirgeme her sabah baktığın aynaya
Acıtarak geldik doludizgin yaralarımızı
Ölmeden olmaz kendini anlamak.

Jale Bektaş
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
18 Nisan 2007       Mesaj #1380
arwen - avatarı
Ziyaretçi
gizledikçe aşk


Kışın soğuk balıktan günlerini sayıyorum ağımda.
O yaza hiç dönülmeyecek!
O başlatılmamış, o varsayılan ortasında yaşanmış sevda
yakılmamış bir mum gibi aklımda.
Kesik ağzıyla suları eğrilten
boğaza karşı durup da
oraların kuşu yalıçapkınını hecelemiştik
beyaz bir yelkenli gecesiyle sulara.

Kışın vurgusu açık, bağımsız bir ses,
esiyor bize değmeden, bizden almadan
hiç uğramadığımız bir yerlerden doğruca.
Uçuyor cinsiyetin kindar ağzıyla.
İbret olsun diye savuruyor
uzaklara bir meddücezir haritasını.
Ne uzanma, ne geri çekiliş;
biz varsayılanın ortasında
iki içine işleyen zaman,
iki uyurgezer nokta.

Şimdi sen bile bu şiir için
çeperleri kapanmış, kendi başına bir ses,
kışın soğuk balıklardan takviminde
sadece kendine dökülen bir yapraksın.

Yalıçapkını yeni bir sözcüğe uçuyordur şimdi
bilmediğimiz bir lugatta.

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik