Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 158

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.381 Cevap: 2.787
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
3 Haziran 2007       Mesaj #1571
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Gölgen gibidir yalnızlık
Gecenin ıssızlığı, karanlığı gibi boş ve soğuk.
Sponsorlu Bağlantılar
Sarılırsın ararsın tutamazsın
yoktur çaresi.
Adı Yalnızlık
Yazılmıştır birkere
Yiğit olsan da büker bileği,
Cesur olsan da sızlatır yüreği.
İçindedir sevgi, insanın tek dileği
Ateşten gömlek misali
SEVGİ... SEVGİ... SEVGİ…

Murat İnce

Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
3 Haziran 2007       Mesaj #1572
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Seni çok seviyorum
Her sabah yüzüne doğan gün ışığı
Sponsorlu Bağlantılar
olmak istiyorum,
Karış karış teninde dolaşabilmek
ve sıcaklığımı sana hissettirebilmek için
Senin gözlerinle bakabilmek istiyorum
çevrendeki bütün güzelliklere,
Görmek istemediklerini ise görmemezlikten gelmek,
Dudakların olmak istiyorum,
bana söyleyemediklerini söyleyebilmen için,
Düşüncelerin olmak istiyorum,
ikimizle dolu yarınları düşlemen için,
Ayakların olmak istiyorum,
gitmek isteyipte bir türlü gidemediğin
yerlere götürebilmek için seni,
Başucundaki çalar saatin olmak istiyorum,
sabaha dek gözümü hiç kırpmadan uykunda
seni izleyebilmek için,
Uyandığında sana günaydın diyen
yine ilk ben olmak istiyorum,
Gözyaşın olmak istiyorum,
yanlızca mutlu olduğunda dökülebilmek için gözlerinden,
Yalnızlığın olmak istiyorum,
en çaresiz anında bile seni yalnız bırakmamak için,
Yanından hiç ayıramadığın cep aynası olmak istiyorum,
bana her baktığında görünüşünden ziyade,
ruhundaki güzellikleri gösterebilmek için sana,
Hayallerin olmak istiyorum,
bahar tazeliğindeki çiçekleri serebilmek için yollarına,
Artık sen ve ben demek yerine biz diyebilmek istiyorum,
hidrojenle oksijenin suyu oluşturduğu gibi,
seninle bir bütün olup hayat vermek bütün canlılara,
Başlangıcında birlikte yürüyemesekte,
uzun yada kısa bu yolculuğun sonuna dek
seninle birlikte yürüyebilmek istiyorum,
Bana emanet edilen ruhumdaki sonsuz sevginin
tümüyle sevebilmek seni,
Seni sadece seni seviyorum demek için
yada sevgilim olasın diye değil,
Gülen gözlerinde mutluluğu bulduğum için,
hint fakiri duygularımı, bulunmaz hint kumaşıyla
sarmaladığın için seviyorum seni,
Hep sevgiye hakim olarak yaşayabileceğimi
düşünüyorken,
Yavaş yavaş yenik düşüyorum senin sevgine,
Özgürlüğümü kaybedeceğimi bile bile
teslim oluyorum sana,
Son kalemi de veriyorum kendi ellerimle,
Yinede vazgeçmeyeceğim seni sevmekten,
Çünkü, seni çok seviyorum sevgilim...


Sercan Akay

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
5 Haziran 2007       Mesaj #1573
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...

Nazım Hikmet
VerSchL@GeN - avatarı
VerSchL@GeN
Ziyaretçi
5 Haziran 2007       Mesaj #1574
VerSchL@GeN - avatarı
Ziyaretçi
...Ve Aşktan

acıya
mutluluğa
yolculuktur ömür
ve aşka
şiir yakışır

sevgiye
dostluğa
bir demet
çiçektir şiir
ve aşka
çiçek yakışır

duygular biter
çiçekler solar
ve aşktan
şiirler kalır


Saim Oğuz Coşkun
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
5 Haziran 2007       Mesaj #1575
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu

Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı İstanbullular
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bırakasalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.

Cemal Süreya
VerSchL@GeN - avatarı
VerSchL@GeN
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1576
VerSchL@GeN - avatarı
Ziyaretçi
Açık Açık Çağırır Aşkını

I

Çabuk akan tez giden
ilk geyik avında ölenler
çarpıntı başlarıdır insanlığın
Uzakta, ta burada
Ünlü bir can sıkıntısını
Ufalar bir zümrüt sakal
Yeldeğirmeni
ve uçuşan leylekler
beyaz saçlı atın
kar yıllığını rüzgar hallerini
kahraman atın
madalya anına bitişik
dört nala koşan sesi
oradan uzaktan ta buradan
siyah
çatık kaşlı gelincik tohumlarına
benzer sezişleriyle
gelişir yapılı kaygılar

II

bir ayıp giyotin
çün ağaç sağa dönmez
soldan kuşatılır
çün ağaç şaşırır
ağaç ölür
Ama sapına kadar
Bilhassa büyük
Erkek
Tam erkek bir el
Yani kolun ucuna kadar gelmiş de
Yumruk bile olmuş
ve bilhassa bu büyük bir el
beynelmilel büküp yapma çelikleri
gündelik insanı kaldırıp
bir de tanrıya şarkısını söylerse
Belirli bir yapısı
belli bir geçmişi olan
nereye değdiğini bilen
düğün yapısı fırçasıyla
toprak ve topraktan sonrasını
aynı çığlığı atan
ve karalar içinde

III

haydi
şu kaçar su durur mu
gök içimizden bir zenci çağırır
zenci zenci
bir büyük geniş başlı
şikayet mi ne olur
açık açık çağırır aşkını
burda mı daha mı uzakta
bütün bir geceye
dayar alnını
öyle ki alın
mübarek bir şeydir

Cahit Zarifoğlu
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1577
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Gitme Kal

Nice nice acıları aklına getir
Bunca yoksulluğu aklına getir
Gözyaşlarını aklına getir
“GİTME KAL” var yok dinlemez bir çocuk isteğidir
Gitme aklına getir

Kıraç mı kıraç toprakların üstüne
Güneler açar yağmurlar kesilince
Çırılçıplak kayada yeşerir incir ağacı
Dağların kuytusunda bir uslu çiçek
Dağıtır mavisini kendi kendine
Gitme beraberlik içinde
Nasıl sevinirdik aklına getir

Her şeyi her şeyi aklına getir
Gece yarılarını aklına getir
Söylediklerini aklına getir
Sinsi yağmurlar yağıyordu
Soğuktu
Yaktığımız ateşi aklına getir

Nelerden geçiyorsun aklına getir
Gitme dünyamızın her yerinde
Yorgun eller gülleri derleyince
Ellerin sevincini aklına getir
Güllerin sevincini aklına getir

Ne’çok severdik seni aklına getir

Arif Damar
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1578
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
TAHİR İLE ZÜHRE

Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmakta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil
Bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
yani yürekte....
Mesela bir barikatta döğüşerek
Mesela Kuzey Kutbu'nu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil..



Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istersen dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahir'liğinden
Tahir olmak ta ayıp değil
Zühre olmak ta
Hatta sevda yüzünden ölmek te ayıp değil...

Nazım Hikmet Ran ( 1902 - 1963 )
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1579
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
AŞK KARARMAK ÜZEREDİR ODANDA

Eski bir Türkçe kitabında
rastladım sana.
Sırtın pencereye dönüktü,
odan kararmak üzereydi,
usulca öne düşmüştü başın
yorgun bir düşü taşıyordun omuzlarında.

Birini bekliyordun,
kendini bekler gibi...

Ne zaman aşkın adı geçse
sen gelirsin aklıma...
Sırtın pencereye dönük,
başın öne düşmüş,
bir inanç titreşir, yaralı, yorgun omuzlarında

Ne zaman adın geçse
eski bir Türkce kitabında
aşk kararmak üzeredir odanda...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
6 Haziran 2007       Mesaj #1580
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
HOŞGELDİN!!!

Sen gülen yüzün ve her daim karışık kafanla, içimde aşk isteği uyandıran nadir adamlardansın. Gözlerin açıkken utanıyorum, ama hayalimde bana bakmazken seni öpmek çok güzel. Gerçekten hayalimdeki gibi misin?.. Sanmıyorum. Belki de daha iyi.. Ya da yanından bile geçmiyorsun... Komik ama bilmiyorum. Yanına sokulmaya korkuyorum. Korktuğum tek adamsın. Tanımıyorum seni ama sakin duruşun rahatlatıyor, güveniyorum. Her şeyi kendim yaparım, buna alışkınım, belki de ilk defa beraber yapabileceğimizi düşünüyorum. Henüz sana dokunmadım. Elini tuttuğumda kalbim yerinden çıkar mı diye korkuyorum. Sonra elini belimde düşünüyorum, beni kendine çekiyorsun. Nefesin sıcak, gözlerime bakıyorsun... Gülümsüyorum!
Sonra nefes bile almadan göz göze duruyoruz dakikalarca. Böyle de konuşur insan. Anlatıyorum, gözlerin doluyor..... Etrafta çıt yok, dakikalar donuyor. Sonra bir adım geri atıyorum. Sen sabit, kolların yanda bakıyorsun sadece... Yine karışık bir kafayla. Dönüyorum evime gidiyorum, sen de…Kendininkine.
Aşk korkutur.. Bu seferlik pas geçiyorum. Kim bilir tekrar nerde ne zaman karşılaşırız... Belki o zaman daha cesur olurum, ama söz vermiyorum. Sakın beni bekleme!
Üzerimden bir yük kalkmış gibi, biraz rahat biraz özgür daha hafif hissediyorum. Evdeyim... Ama çok sürmüyor bu rahatlık, sanki beraberdik de ayrılmışız gibi özlüyorum... Hiç söylenmemiş sözlere, yaşamadığımız anlara üzülüyorum. Ama pişman da değilim.. Belki de bu kadar çabuk kabullenmene içerledim. Belki de gitme dersin diye bekliyordum... Gözüm hep telefonda, çalsa ya! Hiç bir şey yapmadan oturup duvara bakıyorum, aklımda yine sen.

Sonra sızıp kalmışım... o güzel rüyalardan biri daha. Bu sefer başka bir şehirdeyiz, akşamüstü olmuş, havada bahar kokusu, üzerimde çiçekli bir elbise. Bir okulun önünde miyim neyim, ya da bir terminal... Merdivenlerdeyim, etrafta bir sürü koşuşturan insan.. Tam merdivenlerden inecekken telefonum çalıyor. “nerdesin” diye soruyorsun. Nasıl yani, aradan zaman geçmiş yıllardır görüşmüyoruz, ve beni arayıp nerdesin mi diyorsun.. Şaşırıyorum ama cevap da veriyorum. Detaylı bir tarifin tam ortasındayken “hangi kapı” diye soruyorsun. Buralardasın! Bakınıyorum... Kafamı çevirdiğimde göz göze geliyoruz, durmuş bana bakıyorsun. İki... Üç... Dört... Saniyeler geçiyor, ama ikimiz de hareket etmiyoruz. Gülüyorum... Gülüyorsun. Sonra ben merdivenlerden koşarak iniyorum.. Aynı filmlerdeki gibi, sarılıyorum sana... Telefon çalıyor yine, gökyüzü yankılanıyor.. Uyandım. Gerçekten de telefon çalıyor... Ama yetişemiyorum... Sen miydin acaba?
Bir bardak su... Rüyayı düşünüyorum.. Hayalin bile beni gülümsetiyor.
Aşk bu kaçamazsın... Telefona uzanıp bir nefeste çeviriyorum numaralarını.... Evde yoksun!
Oysa sen de eve gidersin diye düşünmüştüm.. Demek ki dışarıdasın, belki de hiç bir şey olmamış gibi rahat.. Belki içiyorsun arkadaşlarınla, bol kahkahalı müzik dolu bir gece. Her şey yolunda senin için , hiç için yanmıyor, midende benimkini kemiren böceklerden yok belki de. Üzgünüm, şimdi rüyanın büyüsü de gitti... Televizyonu açıp kafa dağıtsam mı?.. Zaten başka yapacak ne var ki...

Kapı çalıyor.. Bu saatte kim gelir ki? ... Kalbim büyüyor.. Ateş basıyor birden.. Korkuyorum.. Kapım çalıyor!
Aşk bu hissedersin... Kapıyı açıyorum... Hoş geldin!

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik