Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 162

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.493 Cevap: 2.787
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
22 Haziran 2007       Mesaj #1611
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
Fiber Aşklar

Sponsorlu Bağlantılar

Pembe kağıtlara yazılmıyor artık,
Aşk mektupları.
Üstünde dudak izleri olan,
Bir ucu yakılmış mektuplar yok.

Şimdi msn ‘ ler, ıcq ‘lar, chat ‘ ler moda.

Aldanıp yanık kokan bir rumuza,
Bir erkek, bir erkeğe aşık olabiliyor,
En koyusunda sevdanın,
Bir bıyıklıya vuruluyor..

Ya da bir kız,
Kendini yakışıklı bir iş adamı
Olarak tanıtan başka bir kıza tutuluyor.
Yazık oluyor..

Onbeşine geri dönüyor, ellilik hatunlar,
Yüz metreyi on saniyede koşuyor cümle baylar.
Hepsi 90-60-90; atletik yapılı, sportmen,
Para, mal, mülk gani hepsinde,
Özellikle yalanlar..

Fiber kablolarda buluşuyor,
İçine kapanık yürekler,
Ne ezgiler çalınıyor, tuşların ütopik sesinde.

En tehlikeli ürün,
- ki mutlaka sakınılmalı –
Web-cam ‘ ler,
Çünkü görünür gerçek yüzün,
Uzak durmalı.

El ve ad değiştirir şiirler,
Sevdaya adanmış yazılar,
Ben yazdım, sana yazdım olur,
Bilenler, bilirler..

“ En baba virüslerle vururum seni,
başkasıyla chat ‘ leşirsen.
Yok sana demedim / yazmadım Ayşe,
Sana da Gülten,
Sana der miyim / yazar mıyım hiç Neşe! !
Bırak Allah ‘ ını seversen )) ! !
Benim sözüm / yazım Sinem ‘e..
Şüpheleniyorum, ben bu kızdan,
Bir başkası var farkındayım,
Belli; yazışmasındaki hızdan.. “

“ Senden hamileyim diyor, Birsen..
bir virüsümüz olacak diyor..
hamile mi kalınırmış, harf düzüşmelerinden?
Bu kız beni kesin aldatıyor..
Kabahat benim,
Özel sohbet odasında buluşmamalıydım bu kızla..
Duramadım demek ki sohbetin verdiği hazla..
Kaça patlar acaba, bu virüsü kazıtmak?
KB ‘ ına göre mi değişiyordur fiyat? “

Yeter, uzatmıyalım fazla,
Yorunca aşk şiirleri,
Bir fantazi denedim,
Iyi de oldu bence, biraz dinlendim..

orhun basat
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
22 Haziran 2007       Mesaj #1612
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Rüyalarımda Sevdim Seni

Sponsorlu Bağlantılar
Dün gece seni gördüm rüyamda
Çok perişan bir halin vardı...
Saçların dağınık gözlerinde nem
Bana güzel bir şey söyle dedin
Neşe dedim,sevgi dedim,aşk dedim.
Hıçkırarak yetmez dedin
Dün gece söyleyemediğimi söylemek istiyorum
Seni çok ama çok seviyorum !!!

Muhammed Mesud Kılıç

RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
23 Haziran 2007       Mesaj #1613
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Dostum diyor sana... .:.
Karşılıklı paylaşıyorsunuz hayatın acısını ve tatlısını. Dertleşiyorsunuz,sınır tanımayarak, engel koymayarak. Maskelerden arınmış, dürüstçe yüzleşiyorsunuz. Tartışmalar kavgalara dönüşüyor, kırılıyorsunuz. Ama
her zaman aynı saygıyla devam ediyorsunuz dostluğunuza. Sığınacak birer ada buluyorsunuz birbirinizde azgın okyanus sularının kuytuluklarında...

Onu seviyorsun...

Varlığıyla sana tattırdığı sevinci seviyorsun. Paylaşımını seviyorsun. Güzel bir şey yasadığında aklına ilk o geliyor, sanki onsuz içine sinmiyor. Doğanın her güzelliğini onunla paylaşmak istiyorsun. Güneşin sıcağında, toprağın kokusunda, rüzgarın uğultusunda, yıldızların ışığında hep onu hissediyorsun.

Onu seviyorsun, ama...

Bunu ondan saklıyorsun. Sanki büyük bir suçmuş gibi kendini kötü hissediyorsun. Kimsenin bilmesini istemiyorsun. Kendi kendine yaşıyorsun mutluluğunu, mutsuzluğunu. İstiyorsun, ama kaçıyorsun. Seviyorsun, ama kızıyorsun. His dünyan tezatlıklarla doluyor. Bunalıyorsun...

Korkuyorsun...

Aradığımı buldum diyorsun. Ama kavuşunca kaybetmekten korkuyorsun. Korkuyorsun. Sevmekten korkuyorsun. Sevip kaybetmekten korkuyorsun...


Hangi türküde sevmekten bahsedilse, ben hicaz olurum...elimi ıslatır elinin teri, ziyan olurum ...
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
24 Haziran 2007       Mesaj #1614
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Yiğit harmanları, yığınaklar,
Kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
Dize getirilmiş haydutlar,
Hayınlar, amana gelmiş,
Yetim hakkı sorulmuş,
Hesap görülmüş.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yangınlar,
Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs...
Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
Çelik kadavrası korugan'ların.
Ölünmüş, canım, ölünmüş,
Murad alınmış...

Gelgelelim,
Beter, bize kısmetmiş.
Ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, müthiş
Genciz, namlu gibi,
Ve çatal yürek,
Barışa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygısız, rahat,
Otuziki dişimizle gülmeğe,
Doyasıya sevişmeğe, yemeğe...
Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
Ve asıl biz biliriz kederi.

İçim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bıçağı, kınsız uyanık,
Ve genç bir mısradır
Filinta endam...
Neden, neden alnındaki yıkkınlık,
Bakışlarındaki öldüren buğu?
Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
Nasıl da almış aklımı,
Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
Dost, düşman söz eder kendi kavlince,
Kınanmak, yiğit başına.
Bu, ne ayıp, ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde,
Belki, yaşamama sebep...

Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
Anlatamam, nasıl ıssız, karanlık...
Ve zehir-zıkkım cıgaram.
Gene bir cehennem var yastığımda,
Gel artık...

Ahmed Arif
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
24 Haziran 2007       Mesaj #1615
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

Ben seni, sesini duymadan sevdim...
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim...
Ama; sevdim!..

Üşüyüşünü sevdim...
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
“Gel, ısıt” deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
“Gel, ışıt” deyişini!..

Ben seni, adını bilmeden sevdim.
İhtiyacım... Cevabım...
İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...
Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem...
...Sevdim işte!

Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!
Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ben seni, sesini duymadan sevdim.

Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni...
...seni sevdim.
Seni sevdim.

İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
...Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?

Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...
...seni bilmeden sevdim.
Seni, “bilmeden” sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...
Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
Ama sevda vardı!

Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim Muammer Erkul
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
25 Haziran 2007       Mesaj #1616
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Aslında şimdi ,
Kaçmalı buralardan, kaçmalı
Sonsuz özgürlüklere; dağlara çıkmalı.
Deli gönlü kırlara sermeli.
Lale , gül ve nergis dermeli.
Çam ormanlarından geçmeli,
Yürümeli, yürümeli, yürümeli...
Ve sonra yorulup bir yol kenarında
Mola vermeli; ayran tasş yanında
Irgat yemeği götüren köylüler
Yemekler vermeli...
Sonra soluklanıp kalkmalı insan
Her zamanki gibi dönecek devran
Devrana yetişmeli..
Devrana yetişmeli...

Mehmet Kızılkaya
RuYa - avatarı
RuYa
Ziyaretçi
25 Haziran 2007       Mesaj #1617
RuYa - avatarı
Ziyaretçi
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok... NESRİN AĞIRGÖL
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
25 Haziran 2007       Mesaj #1618
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
____####_____♥♥♥____#####__ ♥

___######____ ♥ ____######__ ♥
__######################__ ♥
_#######################__ ♥
_#######################__ ♥ Karanlik cökünce, sokagimiza,
_#######################__ ♥ Kösede ben varim, Unutamazsin,
__#####################__ ♥ O Mutlu Günler, hep gelir aklina,
___####################__ ♥ Sen beni ömrünce, UNUTAMAZSIN.!!!!
____##################__ ♥
______###############__ ♥ Mektuplari yirtip, attin diyelim,
________############__ ♥ Resimleri yirtip, yaktin diyelim,
__________#########__ ♥ Bir mazi var olup, nasil silelim,
____________#######__ ♥ Sen beni ömrünce, UNUTAMAZSIN.!!!!!
______________#####__ ♥
________________####__ ♥ Ah edip adini, her anisimda,
__________________###__ ♥ Bir asik misali, hep yanisim da,
____________________##__ ♥ Bir hayal olurum, yanibasinda,
______________________#__ ♥ Sen beni ömrünce UNUTAMAZSINNN.!!!!!!
Pollyanna - avatarı
Pollyanna
Ziyaretçi
25 Haziran 2007       Mesaj #1619
Pollyanna - avatarı
Ziyaretçi
aşklar da ayakkabılar gibidir



Bedenin yükünü ayaklar taşır, ruhun yükünü yürekler. Bütün ağırlığınızı ve yorğunluğunuzu kaldıran ayaklarınız için rahatlığı ve şıklığı bir arada barındıran ayakkabıyı seçersiniz. Içinizin acılarını sıkıntılarını ,kırgınlıklarını
ve hayallerini yüklenen yüreginiz için de huzur verici ve "güzel" bir aşk ararsınız.


Zaten aşklar da ayakkabılar gibidir...Bazıları çamur yagmur, toz, toprak, kar buz gibi her türlü "kötu hava" koşullarına dayanıklıdır.


Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak "yamulur" ilk yağmurlu havada "altı açılır" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.


Aşklarıda ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz,tıpkı ayağınızda oldugu gibi yüreginizde NASIR oluşabilir. Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını begendiginiz için "zamanla açılır " diyen satıcıya inanarak alırsanız,zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" başlar.
Ruhunuzu daraltan bir aşk içinde yalnızca fiziksel begeniye kapılıp" zamanla düzelir"
diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların "çarpıldıgını"
görebilirsiniz. Aşık olabileceginiz insan türü, tıpki ayakkabılar kadar değisik stillerde, farklı kalitelerde ve sayısız "renktedir"....


Aşkı bir çesit serüven olarak "spor" gibi yasayanlar,aynen "spor ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar. Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler "klasik ayakkabı" gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara tutulurlar. Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eğlence zevkleriyle ateşlenen aşklar vardır. "Bez" ayakkabılar gibi kısa omurlu "tatil aşkları" ise hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur. "Marka" ayakkabı alır gibi,sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aşıklar görürsünüz.


Katı plastikten "yagmur çizmesi" edinir gibi mantık süzgecinden geçirip "işe yarar"
biçimde yaşamak isteyenleri de bilirsiniz. Ayrıca ne tuhaf ki,psikolojik testlerde "zaafı" olup evine sayısız çesitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda "değişik" türde aşklara da zaafı oldugu söylenir.
Evet, aşk "ayakkabıdır" Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor" kullandıgınız zaman kolayca eskittiginiz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp özen göstermediginiz zaman kısa sürede "eskitirsiniz".


Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiginizde yalnızca "bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız; "delik" bir aşkı onarmaya kalkıştığınızda da "asla eskisi gibi olmayacaktır"!
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
25 Haziran 2007       Mesaj #1620
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Nasıl Bir Sevdaysa

Ay çok mu gecikti neredeyse çıkar
sen yalnızlığıma varır varmaz
az sonra yağmuru durduracaklar
rüzgârı değiştirdim
ustura ağzı poyraz.

Yok canım yıldızları unutmadık
mutlaka yerlerinde bulunacaklar
kenarı yaldızlı mavi bir karanlık
sütlü çıplaklığını örtecek kadar.

Senin için olduğu asla bilinmeyecek
yapraklarını birden dökecek dutlar
şafak sökerken sekiz on kadar şimşek
balkonda işlemeli müstesna bulutlar.

Ayak bastığın an şehir de değişebilir
yoksa Moskova mı
belki Berlin belki Dakar
belki 30'lardan mehtap yorgunu İzmir
körfez'de şerefine donatılmış vapurlar.

Nerede ne zaman kaç kere yaşadık
nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
bitirdiğimiz her şeye yeniden başladık
dudaklarımızda birbirimizden mısralar.

Attila İlhan

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik