Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 243

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 564.684 Cevap: 2.787
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
5 Kasım 2008       Mesaj #2421
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Aşk üzerine söylenecek söz mü yok?
Hangi söz onu anlatmaya yeter ki?
Sponsorlu Bağlantılar
Kim nasip almışsa aşkın odundan,
Söndürmeye kimin gücü yeter ki?

Aşk kör eder insanın gözünü,
Her söz yakar yüreğin özünü
Alevsiz dumansız yanan, ateş közünü
Söndürmeye kimin gücü yeter ki?

İki yarım beden ayrı, ayrı yerlerde
Kah tımarhanede kah bimarhanede
Öz yaşamaz canlı bedende
Tedaviye kimin gücü yeter ki?

Aşk Ahsen-i takvimdir var mı ötesi?
Her yönü güzeldir yoktur çirkin çehresi.
Bedenleri yaksa da nurdur ötesi
Onu taşımaya kimin gücü yeter ki?

Ümitlerin ötesindeki bir şehirdir aşk
Sevdaların en yücesidir aşk
Yanmak, yakılmak, gözyaşıyla yıkanmaktır aşk
Onu yaşamaya kimin gücü yeter ki?
Asuman Soydan

arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
7 Kasım 2008       Mesaj #2422
arwen - avatarı
Ziyaretçi
AŞK

Sponsorlu Bağlantılar

“İyi geceler öpücüğünü” uzun tutmaktır.
Beklentidir.

Delicesine flört ederken yanındakinin
hiç bir şey yapmama hakkını teslim etmektir.
Saygıdır.

Zaaflarımız olduğunu ortaya çıkarır.
Kabullenmektir.

Şimdi zamanı değil diyerek beklemeyi bilmektir.
Sabırdır.

Saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir.
Keşiftir.

“Sevişelim ” demeden sevişmek,
yanındakinin ne istediğini bilmektir.
Anlaşmaktır.

Bağlandığını sandığında karşındakine
“Hayır” deme şansını tanımaktır.
İnceliktir.

Korumaktır.
Sorumluluktur.

Ciddi bir tokalaşmayı
kıkırdaşmaya dönüştürmektir.
Mizahtır.

“Durma yoksa seni öldürürüm”
lafını duymaktır.
Şehvettir.

Evinizdeki herşeyin yerinin
değiştirilmesini kabullenmektir.
Teslimiyettir.

Sevgilinizin ne olduğunu
bütün çıplaklığıyla görmektir.
Gerçektir.

Saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır.
Neşedir.

Gecenin bir saatinde
“Sen uyu benim gitmem gerek” dediğinizde
“Uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim”
cevabını almaktır.
Sıcaklıktır.

Tanıdığınızı zannettiğiniz insanın
yeni yanlarını keşfetmektir.
Tazeliktir.

Uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmaktır.
Düşlerin gerçek olmasıdır.

Kocaman yatağın üçte birine sığışmaktır.
Yakınlıktır.

Evin anahtarlarından bir tane daha yaptırmaktır.
Güvendir.

“Hoşçakal” dedikten sonra
tekrar karşılaşacağını bilmektir.
Kaderdir.

"Gerindiğinde sızlayan vücut"
lafının anlamını keşfetmektir.
Derstir.

Ecza dolabını açtığınızda
diş macunu tüpünü kapatılmamış bulmaktır.
Uyumdur.

Pencereden dışarıya baktığında
gece kiminle olduğunu hatırlamaktır.
Düşüncedir.

Rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken
çıkardığı sesi dinleyip,
sevgilinin yanında olmadığına hayıflanmaktır.
Yalnızlıktır.

Asla anlatılamayacak hikayelerdir.
Özeldir.

Sizi kucaklayan kolların
gittikçe daha sıkı sarılmasıdır.
Mutluluktur.

AŞIK OLMAK KOLAY,
AŞI BİTİRMEK DE KOLAY,
AMA AŞKI UNUTMAK İMKÂNSIZDIR

ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
7 Kasım 2008       Mesaj #2423
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
Seni Sevmiyorum !



hüznün son çanları..
duyuyor musunuz hanım efendi
haykırmıştım zamanında sana
duymuyorum demiştin
duyuyorken oysa...

dalga mı geçtim sanki seninle
zamanında sevdiğimi söyledim
hıh... bir daha söylemiyecem emin olabilirsin
artık hiç aklıma gelmiyorsun...
ağlıyorum sensiz, suskun, ölü köşemde
haykıyorum...
sessizce düşünüyorum
kararımı açıklıyorum
artık "seni sevmiyorum..."

Tugay Yılmaz
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
9 Kasım 2008       Mesaj #2424
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
Bekleyiş



Yârim uçarı bulut dolması da imkânsız,
Kavgası sevdalarla, esip çekişe dursun.
Esrimemiz nedendir, bilmesi de imkânsız,
Yaseminler bayıltan saçı kokuşa dursun.

En güzel yâr ,yâr için yaşayıp düşünenmiş,
En anlamlı gözyaşı hasretten boşananmış,
Sevdanın en güzeli uzaktan yaşananmış,
Boyumuza geriden geri bakışa dursun.

Umurunda değil ki hangi gönülde yaşar,
O güzel ayakları bir gün yolundan şaşar,
Gafletten uyanmadan tuzağımıza düşer,
Başına buyruk maral gibi sekişe dursun.

Gün gelir odamızda bizim için kokacak;
Bir yerden emir alıp tahtımıza çıkacak,
Yalnız olan bir Allah, yalnızlıktan bıkacak;
Sonunu düşünmeden bize akışa dursun.



Naim Özdamar
HerHangiBiri - avatarı
HerHangiBiri
Ziyaretçi
11 Kasım 2008       Mesaj #2425
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi
Aşka Gel Aşka

Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın.

Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

Mehmet Coşkundeniz
ahmed - avatarı
ahmed
Ziyaretçi
12 Kasım 2008       Mesaj #2426
ahmed - avatarı
Ziyaretçi
Ardından



Avucuma dokunan parmakların
Birer birer kapanırken
Geriye avucumda
Çizdiğin kalbi bırakır
Sen giderken
Avucumu sana açar
El sallarım ardından

Yüzümde soluklanır son sözlerin
Hıçkırıklar anlatır ayrılışı
Kulaklarımdaysa hala
Sevgi sözcükleri dolaşır
Gitme diye
Fısıldarım ardından

Gece, kendine dönüştür
Akşam olmadan
Karanlık çöker gözlerime
Gözlerinden dönerim
Yanımda senden hediye
İki damla gözyaşıyla
Onu da yine
Sana dökerim ardından

Gözlerinle saklarsın kendini
Gölgen benimledir
Gittiğin yere kadar
Ben gelirim ardından

Sonra
Gece gölgeni yakalar
Ve sen ilk sokaktan dönersin
Avucumdadır hala kalbin
Yumruğumu sıkıp
Bir bardak sevgi çıkarırım
Su misali, dökerim ardından



Ömer Fatih İlhan
SiyahLALE - avatarı
SiyahLALE
Ziyaretçi
12 Kasım 2008       Mesaj #2427
SiyahLALE - avatarı
Ziyaretçi
BEN SENİ KARANLIKTA SEVDİM

okadar çok sevdimki seni,gururumdan geçip doyasıya seni

seviyorum diyemedim...uzaktan baktım her haline sadece,bir gün

diğer günü saklarken haznesine,içime sığmayan hislerimle

ben,geceye gizlendim...nasılsa kanatları geniş,gözleri kördür

gecenin...ne sevdalar gizlemiştir kör gözüne,ben gibi kimleri

gömmüştür karanlığına;bende bir köşesine sığınırım elbet...


ahhh!!! yıkılası yanım,nasılda ağrıyor nasılda sızlıyor,tam dalarken

uykuya irkilip uyanıyorum,cesaret edip kolumdaki saate dahi

bakamıyorum,ve bakamadığım kaç saat hayallerle baş başayım

bilmiyorum;sonra düş yırtan sabah ezan'ı,içime huzur

dolduruyor,o huzurla göz kapaklarım ağırlaşıyor,belki iki belki üç

saate sığdırıyorum,koca uykuları...

bazen rüyalarıma gelirdin,oysa ben rüyalarımdada

dokunamazdım,ne o beyaz ellerine,nede bakabilirdim

gözlerine...sadece uzaktan severdim ben,sırt yaylasından beline

kadar inen saçlarını,o doyumsuz yüzünü,bakışlarının değdiği her

yeri...hep gezerdim ardından ve sen beni hiç göremezdin,çünki

ben seni,korkumdan hep karanlığında severdim düş

saatimin...ahhh!!! yıkılası yanım,ne kadarda yıprandın,hiç

olmayacak hayallere dalıp,boş yere ne kadarda yandın;asker

ettin düşleri emrine,o nöbetten bu nöbete,ver artık

teskeresini,yetmedimi...

her defasında pusuya düşer bakışların düş çıkmazında,bu

kaçıncı yenilişin,usanmadın...bilki o gelmeyecek,hayaline yağan

sağnakta yanlız ıslanacaksın,belkide hep ıslak kalacaksın.



muaffer.D.
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
12 Kasım 2008       Mesaj #2428
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Sonbahar yaprağı gibi gönlüm melteminde
Savrulur kavrulur senin ateş-i aşkın ile
Ne şafaklar olurken hayal-i gül teninde
Fırtınalar durulur gözlerinin renginde.
Necla Tulaz
SiyahLALE - avatarı
SiyahLALE
Ziyaretçi
13 Kasım 2008       Mesaj #2429
SiyahLALE - avatarı
Ziyaretçi
HÜZÜNLERE KARIŞIYOR YÜREĞİM..

Benim sözlerim,senin gözlerin
Karışıp gider bir sonbahar hüznüyle.

Bak ellerim titriyor,gözlerim ağlıyor
Karışıp gidiyorum bir sonbahar hüznüyle.

Kalemler seni yazıyor,şarkılar seni söylüyor
Karışıp gidiyorsun bir sonbahar hüznüyle.

Sırtlarımız dönük,yüreklerimiz buruk
Karışıp gidiyoruz bir sonbahar hüznüyle.

Şairler bize yazıyor,yağmurlar bize ağlıyor
Karışıp gidiyoruz bir sonbahar hüznüyle.

Çığlıklar bize susuyor,sesimiz kesiliyor
Ve...
Karışıp gidiyoruz bir Sonbahar hüznüne

Alıntı
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
13 Kasım 2008       Mesaj #2430
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
Masum Aşk

çaresizlik içinde bir mizah
ötelerde ki bulut sevgisizlik siste durak
ağlıyorum kendime bu mu yaşamak
yalnız yaşamak bu aşk bundan öte

berraklık içinde kuruntularda acı
gönül tarlası düz,aşk onun ağacı
acılara bürünen yaprak ve ölümün yatağı toprak
düştün mü ağaçtan bir rüzgarla savrularak
sevgi çiçeğine tuttun mu dallarını
bir katlanmak var hayata bir aşkı yaşamak
aşk toprak , aşk ölüm , aşk tekrar dirilmek
açmak kanatlarını acılara göğüs germek

mecburiyetler sardığında dört bir yanını
mecburları mecnun et akıt aşka kanını

sen söyle sevdiğini dilin hiç durmasın
isterse sevdiğin bin yıl konuşmasın

at ikilemleri gönlünden ikileri tek et
budur sevgide ki endam budur aşkta ki zerafet

kırgınlıklar argın olsun,küslükler yorgun
aşk sualleri cevap bulsun kolay olsun sorgun

kin yenmesin içini etme kalbini kara
sevginde sevdiğini,sevdiğinde kendini ara..



Abdullah Yıldırım


Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik