Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 120

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.806 Cevap: 2.787
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
18 Mart 2007       Mesaj #1191
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Her Akşam

Sponsorlu Bağlantılar
Biz her akşam döşeklerde sarmaş dolaş,
Başlarımız en ürkek yıldıza yaslı,
Düşlere harcarız bütün paramızı.
O masal her akşam sıyrılır kınından.
Gönlünce usul usul bitsin diye mum,
Uyur, ölümle açarız aramızı.

Dizilmiş, sıradayız nasıl olsa.
Agathias ozanın gözdesi Philinna,
Umutsuz öpüşlerle sarar sarmalar,
Gergefinde işlediği yaramızı.
Neden gözlerimiz kurudur, yavuklum,
İçten içe mi erir, biteriz yoksa?

Oktay Rıfat

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1192
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
128827gb0zf2
Sponsorlu Bağlantılar
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1193
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Gelişin Sabahtı Buğulu Gözlerimde…


„Mümkün mü unutmak güzelim, neydi o akşam
Rüya gibi, hülya gibi bir şeydi o akşam „



Bir eylül akşamı
saklanırken aşk
Ürkek güvercin gagasında
nemli dudaklar
Bir dilencinin zulasındaydı o akşam

döküldü kirpiklerinden
çırılçıplak
akarken sana hasretim
mey miydi güzelim
yoksa
sevdan mıydı o akşam

çığıl çığıl nehirler
sögüt dallarına su satarken
hiçlerimiz deli bir rüzgar
gecenin demiyle gizlenen düş
bal peteği
son/bahar

hapsettin sevgilim
Ah! hapsettin
gözlerimdeki gülümsemeyi
bir martı hırcınlığında
kilitlendi dudaklarına
çığlığa mahkum
ederken sevimizi
ten
resmetti geceye maviyi
saçlarımız arasından
renklere tuval
bir damla
bir damla daha
yıldızlar gökkuşağına düştüler o akşam

sonra
sonra
bir inat uğruna yaktık gemilerimizi…




Fulya Çelikbilek
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1194
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
...Cano
kayboluşlarımda ki buluşlarım
gözyaşlarımda ki gülüşlerimsin
güvercin misali yüreğini bana yollayansın
vuslatsız sevdanla
aşkı bana yaşatansın
yüreğinde ki sana aşık olduğumsun
görmediğim gözlerine
dokunmadığım tenine
sözlerim olsun
benim yerime bakan gözler
çok mutlu olsun
benim yerime dokunan ten
aşkla dolsun
bana benden çok yanandın
düştüğün her yolda
kalkmasını bilen
kalkarken de of demeyen
yüreğine sevdalandım
sevgi emek ister derdin..
sevmek yürek ister
emeğin
yüreğin
can bulsun
başını alıpda gitme sakın
senden çok var derken
senden hiç yok aslında
demek isterdim
hiç yoktu senden
ve sen yokluğunda sevileceksin
varlığında tutuşturan
yokluğunda kül eden
gözyaşların da ki tuzla
yaramı dağlayacağım
içimde hoyrat bir aşk olmayacak
onu rüzgarlara savurmam
sözsüz şiirlerim söz bulsun senle
sözsüz sevdam
yüreğimde kalsın
yüreğinle birlikte
Gül Doğan
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1195
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Kader’dir,aşk…
Aşka irade tesir etmez.
Aşıklar bir ilahi kaderi yaşarlar.
Neden, nasıl olduğunu bilmedikleri bir halin yoludur önlerinde uzayan.
Ayakları alıp götürür insanın ,kalbi alıp sürükler sevgilinin saçlarına doğru.
Bir kaderi yaşamaktır aşk.
Aşıklardan sual olunmaz bu yüzden.
Aşktan sual olunmaz insan.
Aşık,muaftır.
Onu oradan almaya hiçbir güç,hiçbir istek yetmez.Aşık ancak kaderi gereğince aşktan uzak kalır.
Doğmak gibidir aşk.Kendiliğinden…Ölmek gibi ya da ,tayin edemeden …
Belirlenen saattir üzerimizde ,yağmurun yağması,güneşin doğması,çiçeklerin açması,mevsimlerin dönmesi,nehirlerin akması,kuşların kanat çırpması,rüzgarın esmesi,bulutların hareket etmesidir aşk.
Sur’un üflenmesidir.
Saattir aşk.
Sevgiliyi gördüğünde artık başka yöne çevirmemektir bakışlarını.
Aşk kanattır…
Her sabah ezanında Süleymaniye’den gökyüzüne yükselebilmektir.
Bu şehri baştan aşağıya dolaşabilmektir aşk.
Boğaz’ın esintisine bırakmaktır kendini.
Alçalıp,Eyüp sırtlarında nefes almaktır.
Bir vapura eşlik etmektir Üsküdar’dan Sirkeci’ye.
Bir martının kanadının peşinde,Marmara Denizi’nin altını üstüne getirip lodosla yarenlik etmektir…
Boş bir pet şişe ,yarısı yırtık bir mektup ve buruşturulup atılmış bir Maltepe sigarası paketiyle,Samatya açıklarından karaya vurmaktır.
Aşk hep karaya vurmaktır.
Aşk ,an geldiğinde başka bir gökyüzüne de uçabilmektir.
Alıp başını buralardan gidebilmektir bir gece vakti.
Özgür olmaktır.Kanatlanıp bir dağın zirvesinde nefeslenmektir.
Alıp sevgiliyi bu şehrin namussuz karanlıklarından ,uzaklara,bir masalın şefkatli kollarına uzanmaktır.
Alıp sevgiliyi,bu kirden ,pastan uzaklara kaçmaktır.
Bir şarkıya kanatlanmaktır,çok eskilerde kalmış bir köy evine uçmaktır.
Kader göz ettiğinde ,hesapsızca takılıp peşine ,nereye derse oraya varmaktır.Aşk varmaktır.
Şimdi çok gerilerde kalmış sımsıcak bir hatıraya süzülmektir,sevgilinin ellerinden bahsedip…
Aşk kimsesizliktir…
Bir anda ıssızlaşmak ,kimseleri görmez olmaktır.
Köyün delisi,mahallenin enayisi,alemin abdalıdır.
Öylesine yalnız ,öylesine bir başına ,öylesine kimsesizdir aşık…
Ve aşk öylesine kalabalık…
Kendi dilini konuşur,kendi hayalleriyle ayakta kalır,kendi boşluğunu doldurur sigarasının dumanıyla.
Aşk hali yokluk halidir bir tarafıyla .
Herkes bir yerlere gitmiştir.Hiç bilmediğin yerlere.
Ne arayanı vardır aşığın ne de soranı.
Kimsesizliğine bir tek sinema perdeleri ortak olur.
Bir tek emirgan parkı sorar hatrını.
Bir tek sokak satıcılarının sesi duyulur aşığın odasında .
Kimsesizliğin yaydığı bir suskunluktur aşk.
Aşk derin bir kuyudur…
Kervanların uğramadığı yollarda kalmış bir kuyudur aşk…
Yusuf’un kuyusu…
Kaderin ta kendisidir…
Bir kuyunun karanlığında,bir kuyunun kuytuluğunda,bir kuyunun endişesinde umut etmektir,dua etmektir,yakarmaktır,beklemektir.
Kuyunun içinde bile susuzluk çekmektir.
Bir Beyoğlu gecesinin neon ışıklarla aydınlatılmaya çalışılan günahkar karanlığında kaybolmaktır aşk.
Kader neredeyse, orada olmak;kaybetmekse istenilen eyvallah diyebilme yeteneğidir.
Kuyunun ortasında belki de ölüme yakın durmaktır aşk.
Boğazı patlarcasına bağırmak,seslenmek,birilerini varlığından haberdar etmektir aşk.
Ben buradayım diyebilmektir,ben aşığım diyebilmektir,aşkını cümle aleme haykırabilmektir aşk.
Bir aşka düşmek,bir kuyuya düşmektir.
Kader ve aşk bir kuyuda birlikte yıllarca yaşayabilir.
Yeter ki insanın içindeki Yusuf yanı onu dımdızlak bırakıp gitmemiş olsun.
Yeter ki kuyu ,o kuyu olsun.
Aşk, bütün karanlıklara ve zamanlara karşı beklemeyi bilmenin ta kendisidir.
Nasıl olsa kader ,hep yanı başında ve olması gerekenin yanında yer alacaktır.
Aşk böyle tarifsiz bir alınyazısının ebcedidir….
ibrahim sadri - Aşk 29 harftir
iblis1907 - avatarı
iblis1907
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1196
iblis1907 - avatarı
Ziyaretçi

Aşığım Anla Beni

Dualarımda seni istedim her gece
Seni yazdım satır satır, hece hece
Bir evet desen keşke bu gece
Umutsuz aşığım ben, dinle beni...

Güzelsin ama ben değilim sen gibi
Rüzgârım ama değilim esen gibi...
Ruhuma işlemiş sevdan desen gibi...
Umutsuz aşığım ben, anla beni...

Yalvardım sevsin diye yüce Mevla'ya
Yaş kalmadı gözlerimde ağlaya ağlaya
O Rab ki bize bir birimize bağlaya
Umutsuz aşığım ben, çöz beni...

Ya vuslata üç gün kaldı ya ayrılığa
Gel son verelim artık bu gayrılığa
Gelmez böylesi kalp, kırığa
Umutsuz aşığım ben, yak beni...

Bir evet demek beklediğim senden
Duymak iki kelime nefesinden
Yakalayalım aşkı tam ensesinden
Umutsuz aşığım ben, hisset beni...

Nasipte olur ise seveceksin beni
Ya da bir yol gibi ezeceksin beni
Belki de bir kalemde çizeceksin beni
Umutsuz aşığım ben, yaz beni...

Âşık Halil bu yazar da durur
Kendi kendine sorar da durur
Öylece hayaller kurar da durur
Umutsuz aşığım ben, anla beni...

Halil Kartal
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
19 Mart 2007       Mesaj #1197
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Öyle çok baktım ki güzelliğe
onunla dopdolu hayalim.

Gövdenin hatları. Kırmızı dudaklar. Hazla dolu kollar bacaklar
Sanki Yunan yontularından alınmış saçlar,
her zaman güzel, taranmış olsalar da,
hafifçe düşüvermiş solgun alınlara.
Aşkın yüzleri, tam şiirimin
istediği gibi... gençliğimin gecelerinde,
gizlice buluştuğum gecelerinde.

(Türkçesi: Erdal Alova)

Konstantinos Kavafis
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
20 Mart 2007       Mesaj #1198
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Aşk kelebeğin kanadına konmak,
Aşk onu gördüğün anda donmaktır,
Aşk yürek tutuşacak kadar yanmak,
Aşk çiçekler gibi gonca açmaktır.

Aşk eczanede ilacı olmayan,
Hastaneye doktora sorulamayan,
Sevgisiz gönülde bulunamayan,
Hiç paha biçilemeyen ilaçtır.

Vakti saati yaşıda anlamaz,
Yalan gönüllerde hiç barınamaz,
Sevdasız yüreklerde arınamaz,
Aşk tüm yıldızlarla parlamaktır.

Kılavuz sevgidir ulaşmak için,
Temiz kalp olmalı yanaşmak için,
Sorulmaz o anda neden ve niçin,
Aşk sevgi yağmurunda ıslanmaktır.

Düştüğünde seni tutan el olur,
Koştuğunda zinde tutan yel olur,
Coştuğunda senle akan sel olur,
Aşk sevgi bağında gülü dermektir.


ümüt güngör
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
20 Mart 2007       Mesaj #1199
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Nefesimsin

geldiğinde dal dal kuruyacaksın
sen bir gün değilsin ki ;
gece olunca karanlığa karışacaksın
sen bir şiir değilsin ki ;
son satırında sonra noktayla sonlanasın
sen nesin biliyor musun?
Yasadıkça seninle devam edip seninle biten
içimdeki nefessin sen.. Sen bir çiçek değilsin ki ;
sonbahar
Ve biliyorsun ki ben nefessiz yaşayamam.

İsmail Sarıgene


kerberosss - avatarı
kerberosss
Ziyaretçi
20 Mart 2007       Mesaj #1200
kerberosss - avatarı
Ziyaretçi
arwen'e teşekkürler

Bu Yol Nereye Giderbir kuğunun boynuna dokunurken… yol bir yere gitmez içerde düz saçlara uğrar ayak üstü bir akşamüstü her plansız ürperişin sonu hüsran ve hüsran çok sanat müziği bir kelimedir yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir yol yoluyla gidebilir yare yoldan çıkabilir apansız ve ömür bitebilir yoldan once ama yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir yaşamak hızlı bir ölme biçimidir düşünce ışıktan yavaşsa erken gidilmelidir gerdan sözcüğüne bir kuyumcuda da rastlayabilirsin bir kasapta da kalbin sızlamaz bir kuzu yüreğini vitrinde görünce o bir beslenme biçimidir ama korkarsın kurdun sevdiği havadan ayakkabı yaparsın yılandan yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir her garantiyi istersin hayattan oysa ölümle yaşam arası uzun malum ince bir yol bir yere gitmez o bir ölme biçimidir iyi yolculuklar denmez bir gidene yapılamaz çünkü çok yolculuk bir seferde yolcu denmez her gidene herkes o yolun taraftarı olmayabilir hiç bir sürgün gittiği yolu sevmez mesela yol bir yere gitmez o bir susma biçimidir soğuk bir taşıtın uğultusunda ağustos 2000, gevaşYılmaz Erdoğan
Son düzenleyen kerberosss; 20 Mart 2007 12:03 Sebep: Mesajlar Otomatik Olarak Birleştirildi

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik