Arama

Sağlık Sektöründe Yeni Teknolojiler, Gelişmeler ve Son Haberler - Sayfa 10

Güncelleme: 28 Kasım 2016 Gösterim: 238.479 Cevap: 327
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
21 Eylül 2007       Mesaj #91
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Kansere 2 yıl içinde çare

Kansere karşı mücadelede devrim. Bilim adamları önemli bir buluşa imza attı.
Sponsorlu Bağlantılar

Bağışıklık sistemleri kansere dirençli kişilerden alınacak bir hücreyle kanser hastalarının ömrününün uzatılabileceği öne sürüldü.

ABD'li bilim adamları, bağışıklık sistemleri kansere dirençli kişilerin kanından alınacak bir hücrenin kanser hastalarına verilmesine dayanan bir tedaviyi 2 yıl içinde geliştirebileceklerini ileri sürdü.

Wake Forest Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görevli uzmanlar, bazı kişilerin bağışıklık sistemi hücrelerinin kansere karşı diğer insanlara göre 50 kat daha fazla dirençli olabildiğini belirtti. Uzmanlar bu kişilerin kansere direnç gösterebilmelerini, kanda bulunan "granülosit" hücrelerinin kanserli hücreleri öldürmedeki başarısına bağladı.

Deneyler başarılı oldu

Bilim adamları, kansere dirençli kişilerin kanından özel bir cihazla ayrıştırılacak granülositlerin kanserli hastalara nakledilmesiyle, milyonlarca kişinin hayatının kurtarılabileceğini ya da "en kötü ihtimalle kanser hastalarının ömürlerinin bir ya da 2 yıl uzatılabileceğini" kaydetti.

Daha önceki deneylerde, kansere dirençli farelerden alınan granülosit hücrelerinin kanserli fareleri tedavi edebildiğini vurgulayan uzmanlar, "Aynı teknolojiyi insanlar üzerinde uygulayabilirsek, kanserli hastaların yarısının hayatı kurtulur. Bunu 2 yıl içinde yapabiliriz" dediler.

_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
23 Eylül 2007       Mesaj #92
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Dinlendirici gözlük yalanı!

Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Savaş Eriz, gözlük kullanımıyla ilgili yanlış bilinenlerin başında "dinlendirici gözlük" geldiğini ifade ederek, "Dinlendirici gözlük diye bir gözlük yoktur" dedi.
Sponsorlu Bağlantılar
Dinlendirici gözlük kavramının yanlış bir inanış olduğunun altını çizen Opr. Dr. Savaş Eriz, ara sıra gözlük takma diye de bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. Eriz, gözlük kullanımıyla ilgili yanlış bilinen ve ilk akla gelen konun "dinlendirici gözlük" olduğunu belirterek, "Dinlendirici gözlük diye bir gözlük yoktur. Bir insanın gözünde ya derece vardır, ya yoktur. Varsa gözlük kullanır, yoksa kullanmaz. Gözlüğünüzü çıkarttığınızda normal hayatınızı idame ettiriyorsanız zaten o gözlüğe ihtiyacınız yoktur. Gözünde derece varsa mutlaka gözlük kullanılmalı, gözünde derece yok ise mutlaka gözlük kullanmamalı. Dinlendirici diye bir şey yok" diye konuştu.
"Ben ara sıra gözlük takabilir miyim?" şeklindeki sorulara da açıklık getiren Eriz, "Böyle bir şey de yok. Bir insanın ara sıra kullanacağı tek gözlük yakın gözlüğüdür. 40 yaşından sonra derece olmayan herkes okumak için gözlük kullanır. Bu fizyolojik doğal bir gereklilik" şeklinde konuştu.
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
28 Eylül 2007       Mesaj #93
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Türk doktora uluslararası ödül!

Dünya Kemik İliği Donör Federasyonu (WMDA) Türkiye temsilcisi Doç. Dr. Sarper Diler’e Uluslararası Kemik İliği Bankacılığına ve insanlığa katkılarından ötürü ünlü 2007 Uluslararası Tzu Chi Madalyası ve Nişanı verildi.
Merkezi Tayvan’da bulunan Tzu Chi Vakfı, dünyada yardıma muhtaç tüm insanlara, hiçbir karşılık beklemeksizin, özellikle yaşanılan felaketler, sağlık ve eğitim konularında yaptığı büyük desteklerle uluslararası bir üne sahip.

NAKİLLERİMİZ DÜNYAYLA YARIŞIYOR

Vakıf 2007 yılı Onur Madalyası ve Nişanını, Uluslararası Kemik İliği Bankacılığı’na ve insanlığa katkılarından ötürü Dünya Kemik İliği Donör Federasyonu Türkiye temsilcisi Doç. Dr. Sarper Diler’e layık gördü. Doç. Dr. Sarper Diler “Ben bu ödülü tüm Türk hekimleri adına alıyorum. Türkiye’deki Kemik İliği Bankacılığı her geçen gün hızla büyük atılımlar yapmaktadır ve nakillerimiz dünya ile yarışabilecek düzeyde başarılıdır.” dedi.
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
5 Ekim 2007       Mesaj #94
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
'Ücretsiz ilaç' ertelendi

Sağlık Bakanlığı, yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastaneler tarafından karşılanmasına ilişkin tedavi yardımıyla ilgili tebliğin 15 Ekim'den itibaren geçerli olacak hükmünün ''tekrar incelenmesi'' için ilgili mercilere yazı gönderdi.

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Orhan Gümrükçüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tedavi yardımıyla ilgili tebliğin, 15 Ekim'den itibaren yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastaneler tarafından karşılanmasını öngördüğünü hatırlattı.

Gümrükçüoğlu, ''Sağlık Bakanlığı olarak bu konunun tekrar hassasiyetle incelenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaatta bulunduk'' dedi.

Yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastaneler tarafından karşılanmasıyla ilgili olarak bazı üniversite hastanelerinin yetkilileri Kamu İhale Yasası'ndan kaynaklanan sıkıntıları olduğunu, ilaç ve malzemelerin temininin 15 Ekim'e kadar yetişemeyeceğini dile getirmişlerdi.


_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
9 Ekim 2007       Mesaj #95
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Kırmızı biberle acısız anestezi

Tıpta devrim niteliğinde olduğu düşünülen yeni bir anestezi türü geliştirildi. ABD'li araştırmacıların, özellikle cerrahi, dişçilik ve doğumda, ağrı tedavisini dönüştürecek buluşu tıpta, 1846'da eterin bulunmasıyla cerrahide yaşanan devrime benzer bir büyük sıçrama yaratabilir.

Şu anda kullanılan yöntemde, lokal anestezi ilaçları sadece ağrıyı hisseden hücreleri değil tüm sinir hücrelerini uyuşturuyor; bu da geçici felç ve hissizliğe neden oluyor. Yeni anestezideyse, yalnızca ağrıyı hisseden sinir hücreleri hedef alınıyor; kas hareketi ve dokunma gibi duyulardan sorumlu hücrelere dokunulmuyor. Yeni formülde, kırmızı biberin içinde bulunan ve bugünkü anestezinin yarattığı yan etkilere, örneğin bilinç kaybına veya felce neden olmayan etkin madde 'kapsaisin'le, genelgeçer lokal anestezi ilacı 'lidokain'in türevi olan QX 314 bir arada kullanılıyor.

Sadece ağrı veren hücreyi hedefliyor
Massachusetts Hastanesi'nden Dr. Clifford Woolf ve Harvard Tıp Okulu'ndan Prof. Bruce Bean, bu iki kimyasalın bir araya geldiğinde, yalnızca ağrı sinyali veren sinir hücrelerini hedef aldığını ve o hücrelerin beyne 'acı' sinyalleri göndermesini engellediğini gözlemledi. Bu iki molekülün acıyı durdurmasının sırrı, yalnızca acı tespitiyle görevli sinir hücrelerinin gözeneklerini hedef alabilmelerinde. Bu bileşim, acıyı ileten sinir hücrelerinin dışarıyla bağlantısını da kesiyor. Yöntemin diş operasyonlarında, diz ve diğer eklem ameliyatlarında, doğumda ve kronikleşme potansiyeli taşıyan ağrıların tedavisinde faydalı olacağı düşünülüyor.
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
10 Ekim 2007       Mesaj #96
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Türk profesörden önemli buluş

Sağlık Sektöründe Yeni Teknolojiler, Gelişmeler ve Son Haberler

ABD'nin Connecticut Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nejat Olgaç ve başında bulunduğu araştırmacıların, kök hücreler üzerinde araştırmalara hız getirecek yenibir yöntem geliştirdiği öğrenildi.
Connecticut Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Nejat Olgaç, yaptığı açıklamada, ''Buluşumuz sadece kök hücre konusunda değil, aynı zamanda tüp bebek ve klonlama sahalarında da çok etkili ve pratik klinik uygulamaları beraberinde getirecek'' dedi.

Olgaç'ın verdiği bilgiye göre, rotasyonel-titreşimli hücre delici ''Ros-Drill'' olarak isimlendirilen bu buluş sayesinde araştırmacılar, fareler üzerinde yapılan biyolojik testlerde oldukça ''hızlandırılmış, yüksek hassasiyette ve otomatik duruma getirilmiş tüpte'' yavru yetiştirme ve klonlama sonuçları gözlemlediler.

khtek011

''Bu buluş kök hücre çalışmalarında çok kritik bir açığı kapatmakta'' diyen Olgaç, yeni teknolojinin laboratuar çalışmalarını son derecede hızlandıracağını bildirdi.

Olgaç, çalışmalarının teknoloji ağırlıklı özetini geçen ay ''Journal of Biomedical Microdevices'' adlı bilim dergisinde yayınladığını söyledi.

Olgaç, buluşunu bu yıl mart ayında Connecticut'ta düzenlenen uluslararası kök hücre konferansında da (StemCONN07) tanıttığını ve aralarında dünyada ilk kez koyun klonlaması yapan Prof. Dr. Ian Wilmut'un dabulunduğu araştırmacıların yeni yöntemin son derece değerli bir katkı olduğunu ifade ettiklerini dile getirdi.

Konuyla ilgili daha fazla bilgiye Connecticut Üniversitesi'nin internet sitesi UConn Advance - April 2, 2007 - Team creates precision device) adresinden ulaşılabilir.
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
11 Ekim 2007       Mesaj #97
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Kuş gribi mutasyona uğradı

Araştırmacılar, H5N1 tipi kuş gribi virüsünün, henüz salgına yol açabilecek biçimde olmamakla birlikte, insanlara daha kolay bulaşmasına neden olabilecek şekilde mutasyona uğradığını bildirdi.
ABD’de Wisconsin Üniversitesinden Dr. Yoshihiro Kawaoka, H5N1 tipi virüsün uğradığı değişimin endişe verici olduğunu söyledi.

ÜST SOLUNUM YOLUNDA İLERLİYOR

Kawaoka, kuş gribi virüsünde, insanın üst solunum yolunda ilerlemesine neden olabilecek belirgin bir değişiklik tespit ettiklerini kaydetti.
Afrika ve Avrupa’dan temin edilen son virüs örneklerinin hepsinde bu mutasyonun görüldüğünü belirten Kawaoka, kuş gribi virüslerinin, insanda görülebilecek türdeki virüslere dönüşmeye en yakın olanlardan olduğunu söyledi.

MUTASYON KORKULACAK DÜZEYDE DEĞİL

Çoğunlukla kuşlarda görülen H5N1 tipi kuş gribi virüsü, 2003 yılından bu yana 12 ülkede 329 kişiye bulaştı ve 201 kişi bu hastalıktan öldü. Korkulansa virüsün, insandan insana geçen türe dönüşecek şekilde mutasyona uğrayarak küresel çapta salgına yol açması.
Kawaoka’nın ekibinin çalışmasında da görülen mutasyonunun, henüz korkulacak düzeyde olmadığı vurgulandı.
_PaPiLLoN_ - avatarı
_PaPiLLoN_
Ziyaretçi
26 Ekim 2007       Mesaj #98
_PaPiLLoN_ - avatarı
Ziyaretçi
Kanserli hücreye buz topu

Kanser tedavisinde uygulanan "ameliyat" ve "ışın tedavisi" yöntemlerine alternatif olan "kriyoterapi" yöntemi, Türkiye'de ilk defa Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı "Üroonkoloji Ünitesi"nde uygulandı.

GÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Sinan Sözen'in başkanlığındaki ekip tarafından, 2 prostat ve 1 böbrek kanseri hastası önceki gün "kriyoterepi" yöntemi uygulanarak ameliyat edildi.

Yöntemin 2000'li yıllardan itibaren Avrupa'da ve ABD'de birçok merkezde uygulandığını ve başarılı sonuçlar alındığını söyleyen Sözen, "Yaptığımız 3 ameliyat da son derece başarılı geçti. Hastalarımız, 12 gün içinde sosyal yaşamlarına dönebilecekler" dedi.

Buz topu oluşuyor

Sözen, prostat kanserinde kriyoterapi tedavisinin ultrasonografi eşliğinde, böbrek kanseri tedavisinin de bilgisayarlı tomografi ve laparoskopik (ufak kesiler açılarak vücudun içinin kamera yardımıyla görüntülenmesi) yöntemle yapıldığını belirterek şunları kaydetti:

"Böbrek veya prostat dokusundan kaynaklanan tümörün yeri kesin olarak tespit ediliyor ve tümörün içine özel iğneler yerleştiriliyor. Bu iğnelerden doku içine basınçlı olarak Argon ve Helyum gazı verilerek dokunun sıcaklığı yaklaşık (20) dereceye kadar düşürülüyor.

Bu sıcaklıkta hiçbir hücre yaşayamadığı için tümör dokusu yok olmaya başlıyor. Donmaya devam eden doku, giderek büyüyen buz topu haline geliyor. Oluşan buz topunun, kanserli dokunun tamamını yok edecek kadar büyüdüğünden emin olduktan sonra işleme son veriyoruz."


Kanserin erken evresi

Sözen, şunları söyledi: "Yöntem, kısmi organla sınırlı, erken evre ya da organın sınırlarını aşmamış, erken evrede tanı konulan böbrek tümörü ve prostat kanseri hastaları için kullanıldığında başarı şansı çok yüksek. Bu tedavi ile yaşı veya mevcut hastalıkları (diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları gibi) nedeniyle ameliyat edilemeyen hastalar da tedavi olma şansına sahip oluyorlar."
Sedef 21 - avatarı
Sedef 21
Ziyaretçi
26 Ekim 2007       Mesaj #99
Sedef 21 - avatarı
Ziyaretçi
AIDS için yeni ilaç umut verdi

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından gelecek ay onaylanması beklenen yeni bir ilacın, diğer AIDS ilaçlarına karşı bağışıklık gösteren hastalarda 1 yıl süreyle HIV virüsünü baskıladığı ve kandaki virüs oranını azalttığı tespit edildi.

Merck’in deneme aşamasında olan "Isentress" adlı ilacı, 48 hafta boyunca kullanıldığında deneklerin kanındaki HIV virüsü oranını düşürdü. İlacın, bu süre sonunda hastaların yüzde 46 ila yüzde 64’ünün kanında bulunan HIV miktarını milimetre başına 50 virüsün altına indirdiği belirlendi. Daha önce üretilen ilaçların yeni bir karışımından oluşan "optimize edilmiş terapi kombinasyonu" Isentress, şirketin 1999’dan bu yana çıkardığı ilk AIDS ilacı olacak. FDA heyeti, ay başında verdiği görüşte ilacın süratle onaylanmasını tavsiye etmişti. İlacın piyasa çıkar çıkmaz yılda 1 milyar dolarlık pazar oluşturması bekleniyor.

Öte yandan Singapur’da yapılan bir araştırmayla kuş gribi virüsünü kısa sürede tespit edebilen bir alet geliştirdiği bildirildi. Bilim adamları, aletin akut solunum yetmezliği sendromu (SARS), AIDS ve Hepatit B gibi hastalıkların tetkikinde de kullanılabileceğini vurguladı.
Hi-LaL - avatarı
Hi-LaL
Ziyaretçi
18 Aralık 2007       Mesaj #100
Hi-LaL - avatarı
Ziyaretçi
Kök hücre, kansızlığa da çare oldu...
Kök hücre sayesinde kansızlığa yakalanan fareler iyileşti!

- ABD’li bilim adamlarının yaptığı araştırmada, drepanositoze yakalanan farelerde kan hücresi elde etmek ve hastalığın etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla kök hücre kullanıldı.

Farelerin kuyruk derisindeki hücrelerle kök hücre üreten Whitehead Biyomedikal Araştırma Enstitüsünden Jacob Hannah ve ekibi, daha sonra drepanositoza neden olan genin yerine özel bir teknikle sağlıklı gen yerleştirdi.Sağlıklı kan hücrelerinin üretilmesi sayesinde farelerdeki hastalık belirtilerinin büyük ölçüde azaldığı görüldü.

Bilim adamları, her tür organ ve dokuya dönüşebilen kök hücrelerin sadece 4 gen yardımıyla elde edilebileceğini açıklamıştı. Deri hücrelerinde “zamanı geriye alan” ve onları her hücrede olduğu gibi ilk bulundukları hal olan kök hücreye çevirebilen yöntem, tıpta devrim olarak nitelendirilmişti.

Bununla birlikte bu yöntem, gereken 4 genin elde edilmesi amacıyla hücreye enjekte edilen bir retrovirüsün mutasyona neden olma riskini taşıması nedeniyle insanlar üzerinde henüz uygulanmıyor.Yine de araştırmacılar söz konusu yöntem sayesinde bir gün insanlarda görülen hastalıkları tedavi etmeyi umuyor.

Araştırma Science dergisinde yayımlandı.

Benzer Konular

4 Aralık 2016 / gokhan404 Akademik
12 Ekim 2014 / Misafir Sanat
2 Şubat 2016 / byseus Sosyal Ağlar
27 Ekim 2015 / _EKSELANS_ Sosyal Ağlar
12 Haziran 2015 / _EKSELANS_ Arşive Kaldırılan Konular