| | #886 (mesaj-linki) |
Cvp: Medya Haber SİGARASIZ HAYAT Türkiye'de kapalı mekânların tamamına yakınında bugün başlayan ve tiryakileri kara kara düşündüren sigarasız hayat beraberinde ağır cezaları da getiriyor. Yasağa uymayanlara ceza yağacak. Yasaklar başlarken, 19 Mayıs kutlamalarının ana teması da "Sigarasız bir dünya" ve "Doğanın korunması" olacak. "Havamızı koruyoruz", "Sigaraya değil yaşama sarıl" fonu önünde öğrenciler, "Elveda sigara merhaba hayat", "Bırakmak için istemek yeter" ve "Hayatı değil, sigarayı söndür" dövizleri ile geçit töreni yapacak. CEZASI 62 YTL Bugünden itibaren yasak yerde sigara içen milletvekili de olsa cezadan kurtulamayacak. Yasak yerde sigara içmenin cezası 62 YTL. Yere sigara izmariti ve paketi atanlar da 23 YTL ödeyecek. Bar, disko gibi eğlence yerleriyle lokanta ve kahvehanelerde ise yasak 19 Temmuz 2009'da yani 14 ay sonra başlayacak. Sigara içme yasağı kapalı mekânların yanı sıra, açık havada dahi olsa tüm spor karşılaşmalarında, okulların içlerinin yanı sıra bahçelerinde, açık hava tiyatrosu gibi yerlerde geçerli olacak. Tiryakiler neredeyse konutları dışında hiçbir kapalı alanda sigara içemeyecek. Çadır ve güneşlik gibi yerler de, yasağının uygulanacağı "kapalı alanlar" tanımı içinde olacak. Yaşlı bakım evleri, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimler ve cezaevlerinde sigara içme alanı oluşturulabilecek. Otellerde ise sigara içenlere tahsis edilen odalar bulunacak. İZİN VERENE 500 YTL Kapalı alanlarda sigara içilmesine müsaade edenlerin cezaları ise, içenlerden çok daha ağır olacak. Okul, hastane bahçeleri, spor salonları, stadyumlar, Aspendos gibi açık hava tiyatroları, toplu taşım araçları başta olmak üzere özel sektöre ait yerlerde sigara içilmesine izin verenler önce uyarılacak. Bu uyarılara karşın sigara içilmesine izin veriyorsa 500 ila 5 bin YTL arasında para cezasına çarptırılacak. | |
|
| | #887 (mesaj-linki) |
Cvp: Medya Haber Mono Sodyum Glutamat DİKKAT: MSG diye bi katki maddesi var. Mono Sodyum Glutamat. Yiyeceklere konunca tadinin beyin tarafindan güzel algilanmasini sagliyor. Tatli, tuzlu farketmiyor, neye konsa tadi güzelmisş gibi geliyor. O yüzden üreticiler en berbat ürünlere dolduruyolar bunu. Bu zararlarin hepsi çok sayida çalismayla kanitlanmis ve bununla ilgili bir rapor Dünya Saglik Örgütüne sunulmus durumda. Internette arastirilabilir: ZARARLAR: - Bu madde nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Yol açtigi hastaliklar merkezi sinir sistemi tahribati ve buna bagli olarak Alzheimer, Parkinson, Huntington hastaliklari, Sara (epilepsi). - Retinal dejenerasyon (göz retina tabakasi hasari) - Yag birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite - Büyüme hormonu baskilanmasi - Pankreas hasari, insülinde artis ve buna bagli olarak diyabet - Böbrek ve karacigerde hasar - Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor yani bebek de ayni etkilere maruz. SU AN PIYASADAKI NEREDEYSE TÜM CIPSLERDE, HAZIR ÇORBALARDA, KÖFTE HARÇLARINDA VS.'DE BU MADDE VAR. BİRÇOK FİRMA KENDİ MAMULLERİNDE KATKI MADDESİ OLMADIĞINI MALLARININ DOĞAL VE GÜVENLI OLDUGUNU IDDIA EDİYOR. MAMULÜN TADINI GÜZELLESTIRMEK IÇIN HEPSI KULLANIYOR. IÇINDE BULUNDUGU DIGER ÜRÜNLER KONUSUNDA BILGIM YOK, SATIN ALINAN ÜRÜNLERİN ETIKETLERI KONTROL ETMEKTE FAYDA VAR. BU ZARARLAR ORTAYA ÇIKINCA MADDENIN ISMINI DEGISTIRMEYE BASLADILAR. IÇINDE MSG, MONO SODYUM GLUTAMAT, GLUTAMIC ASIT KISACA GLUTAMIN VEYA GLUTAMAT BULUNAN SEYLERDEN UZAK DURULMALI. | |
|
| | #888 (mesaj-linki) |
Cvp: Medya Haber İşte Dağlıca Tedbirleri PKK’nın 21 Ekim 2007 gecesi üç koldan başlattığı saldırı üç saat sürdü. Baskında 13 er yaşamını yitirirken, sekiz er ise PKK tarafından esir alınarak Kuzey Irak’a götürüldü. Serbest kaldıklarında önce tutuklanan erler, halen Van Jandarma Asayiş Komutanlığı Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanıyor. Bu yazışmada, baskının nereden, nasıl, kim tarafından yapılacağına ilişkin ayrıntılı bilgiler vardı. Genelkurmay Başkanlığı önceki gece internet sitesinde yayımladığı açıklamada, Taraf’taki belgeye ilişkin olarak, “Yayımlanan mesaj gerçek bir belge olup, tehdide maruz tüm birimleri uyarma amacı taşımaktadır. Alınan duyumların değerlendirilerek istihbarat haline getirilmesi ve eylem ikazı olarak yayımlanması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanılan standart bir uygulamadır” dedi. Aynı açıklamada Genelkurmay, Dağlıca baskınına ilişkin mevcut uyarının nasıl değerlendirildiğini de şöyle tarif etti: “Söz konusu ikazla birlikte, bölgedeki birliklerde emniyet tedbirleri artırılmış ve Dağlıca’da konuşlu unsurlarımız gerekli tepkiyi göstererek, hain saldırının amacına ulaşmasını engellemişlerdir.” Ancak bu baskın öncesinde ve sırasında yaşananlar, 13 erin şehit, sekizinin de esir düştüğü saldırıyı etkisiz kılmak için gerekli önlemlerin eksiksiz biçimde alındığı konusunda kuşku uyandırıyor. Taraf, Dağlıca tedbirsizliklerini okurların dikkatine sunuyor. Bölükteki asker sayısı 250’den 80’e indi Dağlıca baskınından önce taburun emniyetini sağlayan bölükteki asker sayısı 250’den 80’e düşürüldü. Bu bölükteki askerlerin bir kısmı taburun emniyetini sağlamak için Keri Tepesi’ni tutuyordu. Başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma, 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na Van’dan gönderilen ve önceki gün yayımlanan Genelkurmay Başkanlığı açıklamasıyla belgesi doğrulanan istihbarat raporunda, PKK’lıların Keri Tepesi’nden saldırı yapacağı baskından dokuz gün önce bildirilmişti. Nöbetçi erlerin sayısı azaltıldı Baskının yapıldığı ve taburu korumakla görevli tepedeki nöbetçi erlerin sayısı 100’den 26’ya indirildi. Dağlıca baskınında yaralı olarak kurtulan Piyade Ufuk Çelik baskın sonrasında bölükteki asker sayısının azaltılmasıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi; “Taburun emniyetini sağlamak için Keri Tepesi’ni bizim bölük tutuyordu. Bölüğün mevcudu yaklaşık 250 kişi idi. Ancak 20 Ekim 2007 tarihine kadar 1986/3 tertip erler terhis olup gidince, tabur komutanının emriyle her bölükten yaklaşık otuzar kişi seçilip alınarak Buğra Bölük Timi oluşturuldu. Bu tim tabur karargahının olduğu bölgede operasyon için hazır tutuluyordu. Bölük mevcudumuz 80 kişiye düştü. 26 kişi de Keri mevzilerinde 10 gün görevde kalmak durumunda oldu.” Mevziler boş bırakıldı Yeterli sayıda asker olmaması nedeniyle, hakim tepeler boş bırakıldı. Her mevzide üç asker bulunması gerektiği halde, bu sayı 1’e düşürüldü. Her iki uçtaki mevzilerin orta noktasındaki bir mevzi de, yine asker sayısının yetersizliği nedeniyle boş bırakıldı. Hakim tepeler olan Geper, Gerçek Keri ve 2522 rakımlı Oramar Tepesi, asker yetersizliğinden boş kalan mevzilerdendi. Bu mevziler PKK’lıların geliş yolu üzerindeydi ve korunmasız oldukları için PKK’lılar bu bölgeleri herhangi bir direnişle karşılaşmadan ele geçirdi, daha sonra da baskın düzenlendi. Hava soğuk olduğu için çadırda ısınan erlerin bir kısmı baskın anında panikten tabura doğru kaçtı. Tim bir mermi bile atmadı Bir görevi de nöbet tutan erleri korumak olan yeni oluşturulmuş Buğra Bölük Timi, baskın anında taburda bekletilmesine rağmen çatışmaya girmedi, taciz ateşi bile açmadı. Asker sayısının yetersizliği nedeniyle iki ağır makineli silah mevzisinin boş olduğu da ortaya çıktı. MK19 bombaatar mevzi de boş bırakılmıştı. Top atışları kısa düştü Bunun üzerine PKK’lıların görüldüğü bölgeye ateş açıldı. Ancak tüm mermiler ve toplar kısa düştü. Dağlıca’da görevli Piyade Çavuş Ufuk Çelik, bu olayı ifadesinde şöyle anlattı: “Telsizle durumu tabura ilettik. Bu bölgeye taburdan havan ve topçu ateşi açıldı, ama mermiler hep kısa düştü. Havan ve topçu menzili dışında kaldılar.” Komutan düğündeydi Dağlıca baskınından altı saat önce, PKK’lılar bölgede yine görüldü. Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik’in düğünde olduğu ortaya çıktı. Çelik ifadesinde “Tabur komutanı o sırada köydeki düğünde olduğundan üsteğmenimize telsizden herhangi bir emir verilmedi. Bu yüzden bölük komutanımız gece uyumamamız ve dikkatli olmamız gerektiğini söyledi” diyerek yaşananları ve komutanın düğünde olduğunu açıkladı. Tabur Komutanı Onur Dirik baskından sonra Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan ifadesinde “Baskın günü bölgenin gözetlendiği ve teröristlerin görüntüsü bana telsizle bildirildi” diyerek görüntü alındığını kabul etti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı da önceki hafta tamamladığı iddianamesinde, PKK’lıların baskına gelirken “Düğün” kodunu kullandıkları ortaya çıktı. Projektörlerle aydınlatma yapıldı Dağlıca baskını sırasında, yüksek noktalardaki bölgeler projektörlerle aydınlatıldığı için nöbet tutan erler çok rahat görülüyordu. Çelik, ifadesinde bu olaya da yer verdi: “Herkes önemli bir olayın olabileceğinden endişe duyarak gerilmişti. Hepimiz diken üstündeydik. O gün sis vardı ve ortalık projektörlerle aydınlatılıyordu. Bu nedenle bulunduğumuz tepede personel, yakın mesafeden rahatça görülüyordu.” Erler nöbete el bombasız gönderildi Dağlıca baskını sonrası ifadeleri alınan tüm erler bölgeye el bombasız gönderildiklerini açıkladı. Erlerin tümü “Son 10 günde, göreve gelirken her askerin üzerinde bulunan taarruz el bombaları savunma bombalarıyla değiştirilmek üzere tabur komutanının emriyle toplatıldı. Biz yeni el bombalarını almadan, yani el bombasız Keri Tepesi’ne gelmiştik. Sadece mevzilerde 30 kadar el bombası vardı. Üç saat çatıştıktan sonra bu bombalar da bitti” şeklinde ifade verdi. El bombasız nöbet itirafı ve gerekçesi Tabur Komutanı Onur Dirik, Van Askeri Mahkemesi’ne verdiği ifadede erlerin nöbete el bombasız gönderildiklerini kabul etti ve şöyle dedi; “Olaydan önce bir el bombasının pimi çekilirken kaza yaşandı. El bombalarının sakıncalı olacağı düşünüldü. Bu nedenle olaydan önce, arızalı olabileceği gerekçesiyle el bombaları toplatıldı.” Üç saatlik çatışmaya yardım gelmedi Ramazan Yüce’nin baskın anında erleri teslim olmaya ikna ettiği iddia edilmesine rağmen, çatışmanın başladığı saat 00:20’den, teslim olunan 03:20’ye kadar çatışmanın sürdüğü, bombaların ve mermilerin bitmesi üzerine teslim oldukları ortaya çıktı. Yüce’nin başına saplanmış olan şarapnel parçaları ve PKK’lılarla çatıştığı da erlerin ifadelerine yansıdı. Erlerin kaçırıldığı kamuoyundan gizlendi Baskın sonrası esir alınan sekiz er, bayrak direği yanında toplu halde bir saat bekletildi. Ardından yaya olarak iki gün süren K. Irak’a intikalleri yapıldı. Bu süre boyunca baskını yapanlar helikopterlerle takip edilmedi. Erler’in kaçırıldığı gerçeği, iki gün boyunca kamuoyundan gizlendi. Silahlar tutukluk yaptı Başta Keri Tepesi olmak üzere baskının yapıldığı tepelerde askerlerin kullandıkları silah ve uzun menzilli bombaatarların tutukluk yaptığı ortaya çıktı. Tabur Komutanı Dirik mahkemeye gönderdiği tutanakta silahların tutukluk yapmasının mümkün olmadığını belirtirken, tutukluk yapmayan silahların listesini rapor olarak sundu. Ancak daha sonra yapılan incelemelerde silahların tutukluk yaptığı ortaya çıktı. DOĞRULANAN BELGE Genelkurmay Başkanlığı tarafından kabul edilen “İvedi” damgalı, 12 Ekim 2007 tarihli, Van Bölge Komutanlığı’ndan gönderilen “3590-2292-07/İDAM (63939) mesaj no’lu istihbarat raporunda, Dağlıca Taburu’na yapılacak saldırı istihbaratı, Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere tüm birimlere baskından dokuz gün önce şu ifadelerle bildirildi: “Hakkari-Yüksekova İkiyaka Bölgesi’nde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki TÖ. (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracılığıyla, Dağlıca 3. Motorize Tabur Komutanlığı’nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca bölgesinde bulunan Keri Tepe üs bölgesi ile Geper olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları...” Baskın günü üç komutan izinliydi Baskın günü taburda bulunan üç komutanın da izinde olduğu ortaya çıktı. Tabur, baskın anında komutansız kalmıştı. Dirik bu durumu şu sözlerle açıkladı: “Bölgede bölük komutanı bulunmamasının sebebi, birinin izinde olması, diğerinin ertesi gün icra edilecek izin konvoyunun yol emniyet görevini sevk ve idare edecek olması ve birinin de birkaç gün sonra yapılacak operasyonun komutanı olarak görevlendirildiği için dinlendiriliyor olmasıdır. Bölgedeki iki bölük komutanı izinli olduğu için lider personelin tecrübe ve yetenek durumu dikkate alınarak gerekli düzenleme yapılmaktadır.” Helikopter isteği karşılanmadı Dağlıca baskınından iki gün önce PKK’lıların bölgede dokuz katırla görüldükleri tabura üç kez rapor edildi. PKK’lıların bölgede görülmesi üzerine taburdan helikopter talebi yapıldı. Ancak taburun helikopter isteği uygun görülmedi. Piyade Er Recep Can, helikopter isteğinin reddedilmesini ifadesinde şöyle belirtti; “Olay gecesinden iki gün önce öğlen saatlerinde dokuz on katırla üç kişilik görüntü tespit ettik. Bu görüntü Çağdaş Üsteğmen tarafından tabur komutanına bildirildi. Akabinde kobra helikopter talebinde bulunuldu, ancak talep uygun görülmedi.” ( Taraf/MEHMET BARANSU ) - 29.06.2008 | |
|
| | #889 (mesaj-linki) |
Ergenekon soruşturmasında yeni gelişme... Mahkemenin serbest bıraktığı 8 kişi için savcılıktan itiraz geldi. ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılık, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile emekli Tuğamiral İlker Güven'in de aralarında bulunduğu 8 kişinin mahkemece serbest bırakılmasına itiraz etti. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları, Mustafa Balbay ve emekli Tuğamiral İlker Güven'in yanı sıra Prof. Dr. Ercüment Ovalı, İP Öncü Gençlik Başkan Yardımcısı Tunç Akkoç, Hamza Demir, Neriman Aydın, Murat Avar ve Siyami Yalçın'ın, savcılık sorguları sonrası sevk edildikleri nöbetçi mahkemece serbest bırakılmasına itirazda bulundu. Şüpheliler hakkında ''yakalama emri'' çıkartılmasını isteyen savcılığın talebi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilecek. Ayrıca, aynı soruşturma kapsamında tutuklanan Barbaros Hayrettin Altıntaş ile emekli albay Hasan Atilla Uğur'un avukatları, tutuklama kararına itiraz ederek, müvekkillerinin serbest bırakılmasını istedi. Avukatların bu talebi de aynı mahkemece incelenecek. | |
|
| | #890 (mesaj-linki) |
Cvp: Medya Haber Değişiklik onaylandı Fransa senatosu genel kurulu, Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiren anayasa değişikliği paketini bu sabaha karşı yapılan oylamayla kabul etti. Fransa’da Senato Genel Kurulu’nda dün öğleden sonra başlayan görüşmelerin ardından sabaha karşı yapılan oylamada, 162 “evet”, 125 “hayır” oyu çıktı. İktidar partisi senatörlerinin desteklediği anayasa değişikliği paketine sosyalist, komünist ve yeşil parti üyesi senatörler karşı çıktı. Değişiklik paketinin 33. maddesinde, AB’ye yeni üye olacak ülkeler için doğrudan referanduma gidilmesi şartı korundu. Onaylanan değişiklikte, meclis ve senato üyelerinin beşte üçünün talep etmesi halinde cumhurbaşkanı, söz konusu ülkenin üyeliğinin onaylanmasını parlamentoya bırakabilecek. Cumhurbaşkanının parlamentoyla ilişkilerini belirleyecek “kurumların reformuna” ilişkin anayasa değişikliği paketindeki Türkiye’yi ilgilendiren madde, uzun zamandır meclis ile senato arasında tartışmalara yol açmıştı. Mecliste daha önce kabul edilen maddede, “AB nüfusunun yüzde 5’inden fazla nüfusu olan ülkeler için doğrudan referandum şartının” korunması istenmiş, ancak Senato bu maddeyi “Türkiye gibi müttefik bir ülkeyle ilişkileri yaralayacağı” gerekçesiyle reddetmişti. DEĞİŞİKLİĞE ARTIK SENATO DA SICAK BAKIYOR Mecliste geçen hafta kabul edilen bu son değişikliğe artık Senato’nun da sıcak baktığı ifade ediliyor. Eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, AB’nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasına onay vermesinin ardından, üzerindeki yoğun siyasi baskıyı giderebilmek amacıyla 2005 yılında AB’ye yeni üyeler için doğrudan referandum yapılmasına olanak sağlayan bir anayasa değişikliğine gitmişti. Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, özellikle küçük Balkan ülkelerinin AB üyeliklerinin referandumla engellenmemesi için, referanduma ya da parlamentonun onayına gitme kararının cumhurbaşkanına verilmesini istemişti Fransa’da kabul edilen “Kurumların reformuna” ilişkin anayasa değişikliği paketi, cumhurbaşkanın, parlamento ile ilişkilerine yeni düzenlemeler getiriyor. Geçen hafta mecliste, bu sabah ise senatoda kabul edilen anayasa değişikliği paketi, 21 Temmuz tarihinde meclis ve senatoyu bir araya getiren parlamentonun onayına sunulacak. NTV | |
|
![]() |
| En popüler 10 etiket
Bu Sayfanın Etiketleri
|
| motorize taburu, retina dejenerasyon ağır spor, retinal dejenerasyon, topçu yarbay atilla uğur kimdir, topçu üstteğmen atilla uğur kimdir, yarbay atilla, |
Medya Haber Konusuna Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Peygamberimizin Geleceğe Dair Verdiği Haberler | asla_asla_deme | Hz. Muhammed | 5 | 3 Hafta Önce 16:12 |
| Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Hakkında | ThinkerBeLL | Hz. Muhammed | 144 | 26-08-2008 21:54 |
| Adnan Oktar (Adnan Oktar Kimdir? - Adnan Oktar Hakkında) | Mystic@L | Edebiyat tr | 3 | 30-01-2008 15:07 |
| İslam Tarihi - Kureyşin Düşmanlığı ve İşkence | thedoctor_611 | Müslümanlık/İslamiyet | 0 | 07-06-2007 18:19 |
| İslam Tarihi - Ayrılık Gününe Doğru | thedoctor_611 | Müslümanlık/İslamiyet | 0 | 07-06-2007 16:24 |
| |||||
| vBulletin®, Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd. ~ SEO by vBSEO ©2008, Crawlability, Inc. Başka adreslerde içeriğimizi paylaştığınızda lütfen kaynak belirtmeyi unutmayınız, duyarlılığınız için teşekkürler. Sayfalarımızda bulunan içeriklerin telif haklarıyla ilgili bir şikayetiniz / sorunuz varsa bize ulaşmak için tıklayınız. If you OWN the copyrights to any content we publish or offer for download & you want them to be REMOVED from our web site, please contact us with some proof of ownership of copyright and they will be removed immediately. | |||||