Arama

Bilim Dünyası'ndan Son Haberler, Gelişmeler - Sayfa 15

Güncelleme: 4 Aralık 2016 Gösterim: 252.214 Cevap: 269
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
12 Mayıs 2011       Mesaj #141
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
NASA görelilik teorisini doğruladı

Sponsorlu Bağlantılar
Einstein'ın görelilik teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomu deneyle doğrulandı.

Dünya'nın çekim gücünün uzay ve zamandaki etkilerini büyük bir hasasiyetle ölçebilen Nasa bilimadamları ve Amerikalı fizikçiler, Einstein'ın görelilik teorisini teyit ettiler.
California Stanford Üniversitesi'nden fizikçi Francis Everitt, deneyle ilgili olarak, ''Gezegenimizin balın içinde, güneşin çevresinde ekseni etrafında döndüğünü hayal edin, etrafındaki bal deforme olacaktır. Uzay ve zamanda da aynı şey oluyor'' dedi.
Everitt, Einstein'in 1905'te yayınladığı ünlü teorinin iki kilit aksiyomunu ölçmek için Nisan 2004'te fırlatılan bir uydudaki ultra-hassas dört jiroskobu kullanarak yapılan ''Gravity Probe B'' adı verilen deneyi yönetti.

Bu aksiyomlardan ilki jeodetik denilen etki ya da çekimsel güç uygulayan bir cismin çevresindeki uzay ve zamanın bükülmesi, deformasyona uğraması, ikincisi de böyle bir cismin kendi etrafında dönerken etkilediği uzay ve zamanın miktarı.
Uydu da Dünya çevresinde kutup yörüngesindeyken tek bir yıldız, IM Pegasi yönünde işaretlendi. Eğer yerin çekimi uzay ve zamanı etkilemesiydi, uydudaki dört jiroskop da aynı yönü işaret ediyor olacaktı. Ancak yerçekimi tarafından çekilen bu jiroskoplar, Einstein'ın görelilik teorisini teyit ederek, ölçülebilir değişiklik bulunduğunu saptadılar.
Francis Everitt, deneyin Einstein'ın teorisinin evrenle ilgili en önemli iki aksiyomunu doğruladığını belirtti. Araştırmanın sonuçları, Amerikan bilim dergisi Physical Review Letters dergisinde yayınlandı.



BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 3 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:33 Sebep: KIRIK GÖRSEL KALDIRILDI!!
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
_Yağmur_ - avatarı
_Yağmur_
VIP VIP Üye
26 Mayıs 2011       Mesaj #142
_Yağmur_ - avatarı
VIP VIP Üye
Göktaşı robotu 2016'da gidecek

Sponsorlu Bağlantılar
NASA'nın fırlatacağı uzay aracı 'kolunu uzatıp' göktaşından numune alacak.

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), küçük gezegen de denilen asteroidlerden birine bir uzay aracı göndererek asteroidden dünyaya numune getirmeyi planlıyor.
NASA tarafından yapılan açıklamada, gönderilecek insansız uzay aracının asteroide inmeyeceği, robot kolunun uzanarak yüzeyinden numune alabileceği kadar asteroide yaklaşacağı bildirildi.
Açıklamaya göre, NASA'nın 2016'ta fırlatmayı planladığı uzay aracının dünyaya dönüşü yaklaşık yedi yıl sürecek.



BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:33 Sebep: KIRIK GÖRSEL KALDIRILDI!!
"İnşallah"derse Yakaran..."İnşa" eder YARADAN.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
17 Haziran 2011       Mesaj #143
Avatarı yok
Yasaklı
Avrupa Parçacık Araştırma Merkezi CERN'de Anti Hidrojen Atomları Kapana Kısıldı

Nature Physics dergisinin yer verdiği habere göre, CERN'deki ALFA araştırma ekibinden uzmanlar laboratuvar ortamında geliştirdikleri anti hidrojen atomlarını, her tür sıcaklık etkisinin ortadan kalktığı mutlak sıfırın (-273.16 santigrat derece) 0,5 derece üzerinde soğutarak deyim yerindeyse bir "kapanda" zaptetti.

Antimadde Nedir?

Etrafımızdaki cisimler, kimyadaki periyodik tablodan bildiğimiz birtakım elementlerden oluşuyor. Bu elementler, yani atomlar ise bir çekirdekten ve bu çekirdeğin etrafında elektron bulutundan oluşur. Çekirdeğin içinde protonlar ve nötronlar var. En basit atom ve çekirdek, hidrojen atomu ve çekirdeği, çünkü bir tane protondan oluşuyor. Etrafında da bir tane elektron dönüyor. Elektron ve proton gibi maddelerin, birtakım kuantum mekaniksel özellikleri var. Ama bunları günlük hayatımızdan da biliyoruz, mesela elektrik yükü bu özelliklerden bir tanesi. Örneğin, elektronun elektrik yükü -1, protonun elektrik yükü de +1.

"Anti madde" dediğimiz şey, bu sözü geçen parçacıkların bazı kuantum mekaniksel özelliklerinin tersine çevrilmiş hali; yani, elektron eksi yüklü bir parçacık ise bunun antimaddesi, antielektron veya bizim söyleşimizle "pozitron"; elektrik yükü eksi değil, artı olan elektron diyerek kullanıyoruz.

Ama elektrik yükünün yanı sıra, günlük hayatta görmediğimiz, daha yüksek enerjilerde ortaya çıkan, örneğin renk yükü dediğimiz bir yük daha var, yine kuantum mekaniksel bir özellik bu... Bunun da tersi bazen anti parçacıkların tanımlanmasında kullanılıyor. Basında çıkan haberlerde, elektronun ters yükü olan anti parçacığı, yani "pozitron" ve protonun ters yüklü anti parçacığı, "anti proton" kullanılmış.


Kaynak:BBC Türkçe(Nature Physics)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 2 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:34
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
10 Temmuz 2011       Mesaj #144
Avatarı yok
Yasaklı
Bilim Adamları Ciddiyetle Çalışan Zanaatkarlar Olarak Tasvir Ediliyor

Bilim, ciddi adamların uğraştığı ciddi bir zanaatkarlık işinden mi ibaret? Serbest Radikaller (Free Radicals) kitabının yazarı Michael Brooks'a göre bilimin bu sıkıcı saygıdeğerlik algısı değişmek zorunda.

Brooks'a göre, İkinci Dünya Savaşından sonra bilime bir makyaj yapıldı ve Coca-Cola, Disney ya da Mcdonalds gibi işlevi olan bir şeye dönüştürüldü.

Savaşın yükseldiği yıllar, aynı zamanda bilimin de saygınlığını artırdığı zamanlardı. Penisilin ve radar kitleleri ölümden ve savaşın etkilerinden korurken bilime karşı, kitleler nezdinde korku ve saygı karışımı bir algı oluşmasının nedeni ise atom enerjisinin yıkıcı etkisidir.

Fizikçi Brooks, bilim adamlarının zanaatkarlar gibi yaşamaya devam edemeyeceğini savunuyor.

Yazara göre bilim adamları bu saygınlık zincirinden kurtulup keşifci ve asi asıllarına geri dönmeli.

Bilim adamları bugün, kendilerinden yardım istenmesini bekleyen çağımızın keşişleri olarak düşünülebilir, Brooks'a göre.

Brooks büyük bilim adamlarının ise keşifciliklerini artırmak için birçok şeyi göze alıp, ilaçlar aldıklarını, çılgın fikirlerinin peşinden gittiklerini ve hem kendileri hem de başkaları üzerinde deneyler yaptıklarını söylüyor.

Bilim adamlığı; sık sık toplumun kibarlık kurallarını çiğneyen, kutsal olanı tanımayan ve otoriteye boyun eğmeyen bir yapıyı gerektiriyor.

Bilim tarihi, Galile'nin Papa'ya karşı çıkması ve Newton'ın Eski Ahit'e karşı tutumu gibi pek çok örnekle dolu.

BBC'nin radyo programı Today'e konuk olan bilim adamı Sir Paul Nurse de, bilimin bilgi üretimindeki geleneksel kilit rolünü, yaşam kalitemizi artırıp, ekonomik büyümeyi hızlandırmadaki payını öne çıkardı.

Nurse, İngiltere gibi ileri toplumların, ucuz işgücü üzerine yaslanma imkanlarının olmadığını ve ekonomik büyüme için yeni buluşları, yenilikleri desteklemesi bunun için de bilime daha fazla önem vermesi gerektiğini söylüyor.


Kaynak:BBC Türkçe(05 Temmuz 2011,17:43)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
15 Eylül 2011       Mesaj #145
Avatarı yok
Yasaklı
Tek Moleküllük Elektrik Motoru

Uzmanlar minyatür motorun hem tıp hem de nanoteknoloji alanlarında kullanılabileceğini düşünüyor. Tek bir molekülden oluşan motorun çapı, metrenin milyarda biri kadar. Başka bir deyişle motor, bir nanometre veya saç telinin 60 binde biri büyüklüğünde.

Daha önce, bir moleküle mikroskobik pervaneler yerleştirilmesi ile geliştirilen çözümler olmuştu, ancak ilk kez çalışması için sadece elektrik akımı gereken bu kadar basit ve küçük bir motor oluşturuldu.

Nature Nanotechnology dergisinde yer alan çalışmayı yürüten kimyagerlerden Charles Sykes, "geçmişte de ışık ya da kimyasal tepkimelerle çalışan motorlar yapıldı, ama bu örneklerde hep milyarlarca molekül bir arada hareket ediyordu. Biz ise burada, tek bir molekülü harekete geçirip izleyebiliyoruz" dedi.

Deneyde, bir adet butil metil sülfit molekülü son derece iletken olan temiz bir bakır yüzeye yerleştirildi; moleküldeki tek sülfür atomu ise pivot, ya da diğer atomların etrafında döndüğü bir eksen konumundaydı. Daha sonra bir elektron mikroskobunun bir-iki atom çapındaki ucu ile moleküle elektrik akımı verildi.

Akım sayesinde molekülün kolları andıran karbon ve hidrojen atomları her iki yöne de saniyede 120 devri bulan hızla döndü ve ortalamada net hareket sağlandı. Isıyı düşürdükçe hareketi daha iyi kontrol edebildiklerini gören uzmanlar -268 derecenin ideal olduğunu belirledi.

Uzmanlar şimdi tek başına inceleyebildikleri molekülün yanına bir başkasını ekleyerek bu devinimi kullanacak bir tür dişli çark oluşturmayı umuyor. Uzun vadedeki hedefleri ise bu yöntem ile görülmemiş düzeyde küçük makineler yapabilmek, ya da bazı ilaçların belirli hedeflere ulaşmasını sağlamak.

Dr. Sykes ve Boston'daki Tufts Üniversitesi'nde bulunan ekibinin ilk işi ise motorlarının Guinness Rekorlar Kitabı'na türünün en küçüğü olarak girmesi... Çünkü molekülün, bu haliyle motor tanımının gerektirdiği "elektrik enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren bir düzenek" olma şartını yerine getirdiğini belirtiyorlar.


Kaynak:BBC Türkçe(Nature Nanotechnology/05 Eylül 2011)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:34
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
23 Eylül 2011       Mesaj #146
Avatarı yok
Yasaklı
Işık Hızı Aşıldı mı?

Atomdan küçük partiküller olan nötrinoların, temel fizik yasalarına aykırı biçimde, ışık hızını aştığını gösteren deney doğrulanırsa modern fizik kurallarının yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.

Avrupa Parçacık Araştırma Merkezi CERN'deki fizikçiler, atomdan küçük partiküllerin temel fizik yasalarına ters düşen biçimde, ışık hızını aştığını belirtti.

Uzmanlar, İtalya'da Alplerin kolu olan Apenin Dağları'nın altında bir laboratuardan 700 kilometre ötedeki diğer laboratuara fırlatılan nötrinoların hedefe saniyenin milyarda biri kadar önce vardığını hesapladılar.

15 bin defa ölçüm yapan bilimadamları sonucun kendilerini şaşırttığını, bu nedenle ABD ve Japonya'dan başka kuruluşlardan da bağımsız şekilde bu ölçümleri değerlendirmelerini istediklerini açıkladı. Araştırmacılar o zamana dek bu bulgulara temkinli yaklaştıklarını söylüyor.

Albert Einstein'e göre, hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemiyor. Ancak doğrulandığı takdirde bu deney, Albert Einstein'in Özel Görelilik Kuramının bazı kısımlarını tersine çevirebilir, evrenin nasıl işlediğini açıklayan yasalar alt üst olabilir. Tüm modern fizik teorilerinin yeniden gözden geçirilmesini dahi gerektirebilir.

Bununla beraber araştırma grubu "sistematik hata" dedikleri durumun oluşması halinde istenildiği kadar ölçüm yapılsın, yine aynı hata, yani hız sınırının aşıldığı gibi bir izlenim elde edilmesi riski bulunduğunu, bu nedenle ölçümlerini kamuoyuna ilan ettiklerini bildirdi.

Doktor Antonio Ereditato ve ekibi bu konuda üç yıldır araştırma yürütüyordu. Ereditato "Hayalim başka bir bağımsız deneyde de aynı sonucun alınması o zaman rahatlayacağım" diye konuştu.

Ereditato, "Ama şimdilik hiçbir şey iddia etmiyoruz. Toplumun bu çılgın sonucu anlamakta yardımcı olmasını istiyoruz - çünkü bu çılgınlık ve elbette sonuçları da çok ciddi olabilir" dedi.


Kaynak:BBC Türkçe(23 Eylül 2011,10:34)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:39
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
30 Ekim 2011       Mesaj #147
Avatarı yok
Yasaklı
Kuzey Işıkları Güneye İndi

Kuvvetli bir elektrik fırtınasının ardından olağandışı biçimde güneye inen kuzey ışıkları (aurora), NASA’ya bağlı gözlemcileri şaşırttı.

Kutup bölgelerinde gökyüzünde görülen, manyetik alanla güneşten yüklü parçacıkların etkileşimiyle çıkan doğal ışıma, ‘kuzey ışıkları’ olarak adlandırılıyor.

NASA’nın görüntülediği olay, Arkansaslı fırtına fotoğrafçısı Brian Emfinger’in de objektifine takıldı. Emfinger, 15-20 dakika boyunca büyük bir hızla şekil değiştiren ve parlayan kuzey ışıklarını fotoğraflayabilmiş olmanın hortuma yakalanmaktan bile daha heyecanlı olduğunu söylüyor.

Gökbilimcilerse auroraların güneyde görülmesinin ilginç olduğunu, ancak önemsenmesi gereken sıradışı bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor.


Kaynak:Ntvmsnbc(27 Ekim 2011,09:45)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:34
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
2 Kasım 2011       Mesaj #148
Avatarı yok
Yasaklı
Boşluğun Dokularını Yırtıp Atabilecek Lazer!

İngiltere’de büyük bir bilimsel projenin parçası olarak boşluğun dokularını yırtıp ayırabilecek güçte bir lazer yapılıyor

Projenin amacı kainat hakkındaki en temel sorulardan bazılarına yanıt bulmak.Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın izinden yürüyecek olan bu son bilimsel denemede, dünyanın en güçlü lazeri kullanılacak.

Lazer’den çıkan ışın öyle yoğun olacak ki, gücü dünyanın güneşten aldığı enerjinin bir kalemin ucu büyüklüğünde bir noktaya odaklandırılması durumunda elde edilecek güce eşdeğer olacak.Bilim adamları bu lazer sayesinde boşluğun dokusu olan vakumu kaynatabileceklerini iddia ediyorlar.

Bilinenin aksine, vakum maddeden arınmış halde olmayıp, aslında bir varolup bir kaybolan çok küçük gizemli moleküller içeriyor ama bu moleküller o kadar hızlı hareket ediyorlar ki şimdiye dek kimse bunların varlığını kanıtlayamadı.

Bilim adamları yeni lazerin vakum dokularını yırtıp ayıracağını ve bu sayede gizemli moleküllerin ortaya çıkacağını söylüyorlar.Hatta bu lazer sayesinde yeni bir boyut olup olmadığının da belirlenebileceği belirtiliyor.Lazer şu anda var olan en güçlü lazerlerden 200 kat daha güçlü olacak.


Kaynak:Gençbilim(01 Kasım 2011,12:43)
BEĞEN Paylaş Paylaş
Bu mesajı 1 üye beğendi.
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:35
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
8 Kasım 2011       Mesaj #149
Avatarı yok
Yasaklı
Yaşlanmayı Kısmen Durdurdular

Amerikalı bilim insanları laboratuvar ortamında yaşlanmaya neden olan hücre faaliyetlerini kısmen de olsa durdurmayı başardı.

ABD'de bilim adamları, laboratuvar ortamında fareler üzerinde yaptıkları deneylerde kırışıklıklar, kas kaybı ve katarakt gibi yaşlanma belirtilerini ertelemeyi, hatta ortadan kaldırmayı başardılar.

"Nature" adlı dergide yayımlanan araştırmaya göre bilim adamları, bölünerek yeni hücreler oluşturmayı durduran atıl durumdaki hücreleri yok ettiler.

"Yaşlanan hücreler" olarak adlandırılan bu hücreler, bağışıklık sistemi tarafından dışlanıyor ve sayıları, zaman içinde giderek artıyor. Bu hücreler, yaşlı insanlarda tüm hücrelerin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor.

Mayo Klinik'te yapılan araştırmada bilim adamları, genetik değişime uğratılmış farelerde tüm yaşlı hücreleri yok etmeyi başardılar.

Daha sonra farelerde yaşlanmanın üç önemli belirtisine bakıldı: Gözlerde katarakt oluşması, kas dokusunun zayıflaması ve ciltte kırışıklıkların oluşması.

Yaşlanan hücrelerin yok edildiği farelerde bu belirtiler, dikkat çekici bir biçimde yavaşladı. Yaşlanmış farelere aynı tedavi uygulandığında ise kaslarda önemli bir düzelme görüldü.

Araştırmanın sonuçları, insanlarda yaşlanmanın belirtilerinin yavaşlatılması ya da tamamen ortadan kaldırılması ile ilgili umutları yeniden alevlendirdi.

Bilim adamları, yaşlanan hücreleri devre dışı bırakması için bağışıklık sisteminin uyarılabileceğini ya da ürettikleri özel protein sayesinde sadece yaşlanan hücreleri hedef alan bir ilaç geliştirilebileceğini söyledi.


Kaynak:Nature/AA(03 Kasım 2011,11:36)
Avatarı yok
nötrino
Yasaklı
19 Kasım 2011       Mesaj #150
Avatarı yok
Yasaklı
Işıktan Hızlı Parçacığa Dair Kural Yıkılıyor

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'ndeki (CERN) bilim adamları Eylül ayında, elektriksel yükü sıfır olan ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacık nötrinoların saniyede 299 bin 792 kilometre hızla kozmik hız sınırını aştığını açıklamıştı.

Sonuçların, ancak yeni deneyler ile kesinleşeceği belirtilmişti. Bu tesbitle ilgili deneylerini sürdüren uzmanlar, ölçümlerde yanlış sonuca neden olabilecek olası hatalardan birini eledi.

CERN'den yapılan yeni açıklamada, ileri incelemeler sonucu deneyin en az bir aşamasının güvenilirliğinin teyid edildiği bildirildi.

Bilimadamlarının, nötrinoların harekete geçme zamanını bu kez farklı bir şekilde ölçtükleri, ancak yine aynı sonuçlara ulaşıldığı belirtiliyor. İddianın kesinleşmesi durumunda, fiziğin; "hiçbir şey ışıktan hızlı değildir"
temel kuralı yıkılmış olacak.


Kaynak:AA(18 Kasım 2011,16:47)
Son düzenleyen nötrino; 13 Şubat 2016 11:38
Hızlı Cevap
Mesaj:

Benzer Konular

28 Kasım 2016 / Hi-LaL Tıp Bilimleri
8 Ekim 2017 / Misafir Bilgisayar
30 Aralık 2008 / Ziyaretçi Cevaplanmış
10 Kasım 2008 / Ziyaretçi Taslak Konular