Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 67

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.194.501 Cevap: 8.002
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #661
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Daha Ölmem

Sponsorlu Bağlantılar
Yokluğundan kalma sızılar bunlar.
Büyük yaraların ardından kalanlar.
Bilmediğin ve hiç bilmeyeceğin.

Gece yarılarında aniden sıçramaların,
Sabahlara kadar seni sayıklamanın,
Her yağmurda seni dilemenin
İzleri.

Kimse bilmedi seni ne çok sevdiğimi.
Sen bile.

Baharda kuşlara söyledim,
Göçüp gittiler.
Yazın suya anlattım,
Buharlaşıp gittiler.
Son çarem kar taneleriydi ki
Sen üzerlerine basarak gittin.
Sana gücendiler,
Söylemediler.

Şimdi çok uzaklarda bir yerdesin
Bilmediğim.
Dönmeyeceğin bir yerde.

Yaralarım her geçen gün büyüyor.
Sızısı biraz daha artsa da
Ölene kadar hayattayım.
Sen dönene kadar hayattayım…

Erol Ardıbatan
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #662
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Rücu

Sponsorlu Bağlantılar
Sen benim gözümde bir rivayettin
İlk değil alçağı yüksek görüşüm
Sanma ki sen bana ihanet ettin
O senin aslına rücu edişin

Gün olur kediye düldül derim ben
Gün olur baykuşa bülbül derim ben
Tedirgin etse de gerçek ötüşün
O senin aslına rücu edişin

Caymadım cüceyi yüce görmekten
Caymadım cahile cüret vermekten
Gözümden düşse de hal ve gidişin
O senin aslına rücu edişin

İlk defa vurmadım başımı taşa
Yanıla yakıla geldim bu yaşa
Sanma ki sen beni aldattın hâşâ
Çoktandır başladı bende bitişin
O senin aslına rücu edişin

Kahrını çektiysem vardır bir neden
Sensin bu duyguyu bende üreten
Gübredir toprağı verimli eden
Kim kimi kullanmış şöyle bir düşün
O senin aslına rücu edişin

Oyun bitti bu son perde son gala
Güçlü olsan başarırdın pekâlâ
Aslan rolü yakışmıyor çakala
Bırak da kendine gelsin gidişin
O senin aslına rücu edişin...

Cemal Safi
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #663
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Daha Seni Dün

Seni dün daha çok sevdim
Daha iyi anladım dün
Her an gurur duyardım da dün daha da övündüm
Yıllardır o denli yakın değildim sana
Bana ilk kez çok güveniyordun
Dün
Çok güzeldin dün
dingindin
düşünceli
duyarlı
Dokun diyecektim
yasla ayanı
Bastır parmak uçlarını
Yapıştır kulağını
Tırman
sıçra
yüreğime
tinime
beynime
Dün suskundun
yakışmıştı
Dalmıştı gözlerin uzaklara
Örecektik geleceği
yıkarak geçmişi
Yürüyecektik gönüllüce
nedenlerimizin üzerine
Sen bir yakasında duvarın
ben öbür
Böyle mi yaşayacaktık sevgiyi bugün
Daha seni dün
Daha dün

Seçkin Gündüz
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #664
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Tek kanatlı kuş, uçamaz
yürür sevgilim..

Batıl bir inanca dönüştük
biz, ikimiz..

Kuşsam,
bir seni saklamak vardı içimde
yalan dolandan uzak,
benden ziyade;
bir de
gitmen vardı kuzeyde bir yerlere..

Sonra
açılır ya ayrılığın kolları,
hem de açılıp da saçıldı
kapandı gözü aşkın.

Ah benim sevdiğim;
ayrılık acı
kaçarız ve biliriz..
Yalandır gözlerimiz...
Işıltısız güneştir, pırıldamayan..

Canım efndim
yitirdik başlamadan,
bahçemiz ayrı
var gel;
uy bana
martılara midye açalım..

Aman dert değil;
ne benim saçlarım ipek,
ne canda yonga
ne senin mendilin düşer yollara...

Haydi git sevgilim



yasemin temel
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #665
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
kulağımda ölümün çığlık senfonisi



toprağı eşti kanlı elleriyle ecel
söküldü zincirinden halka
göğsüm cami avlusu
yaşamak dediğin
ilmeği kaçık pembe hırka



-kapıda çamura bulanırken dostluk
çiçek dokuyorduk bahçede
gidişinle güzlendi mevsim
bir daha saçlarını taramadı menekşe-



çırılçıplak ölüm
tek hecelik nefes
boğuldu beslediğim martı
karaya oturdu denizin mavi sesi
içinden esmez rüzgar
bu şehirde umut
hep ölüm arifesi



-ıslak bir bakış çaldı kapımı
kırıldı bir ucundan gümüş çerçeve
adın geçti acı iklimi masalda
büründü dört duvar selviye-



çay kokusuyla demlendi hüzün
voltalar pas tuttu yokluğun durağında
yoksun
dünya mı yalnız
yalnızlık mı dünya




Ferhat Gülsün
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #666
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Daha Ne Olacaksın

Ömrüm zindanlarda geçti benim.
Kapkaranlık, umutsuz ve yalnız.
Gün geçer hatalar nerede anlarız.
Yüreğim ve ben... sevdiğimiz için buradayız.

Ömrüm sürgünlerde geçti benim.
Kimseye kötülüğüm dokunmadı.
Sevdiğimdendir sürgün kararı.
Keşke yeni baştan yazabilseydim kara bahtımı.

Ömrüm hasretlerle geçti benim.
Yıllarca yaşadım seni kendimle.
Bir kez olsun seninim de.
Yok... yok... senin gönlün başka gönülde.

Ömrüm seninle geçti benim.
Kapkaranlık zindanım oldun.
Yanlış anladın, sürgünüm oldun.
Şimdi de hasretim oluyorsun.

Sultançiftliği - 25.02.2002 22:30
Sezgin Öndersever
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
15 Ocak 2007       Mesaj #667
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Seni nasıl sevdiğimi,
Sana nasıl taptığımı bir gün anlayacaksın.
Seni güneşim,
Işığım gibi nasıl gördüğümü
Bir gün sen de anlayacaksın.
Senin kırmalarına, üzmelerine
Vurduğun hançerlerin yaralarına
Nasıl katlandığımı anlayacaksın.
Bir gün sen de seveceksin
Sen de benim gibi haykıracaksın.
Bir gün olsun ben yüzünü güldüremedim,
Sen güldüreceksin.
Biliyorum,
Sevmeyi başaracaksın
Sevince;
Sevmenin ne demek olduğunu anlayacaksın.
Anlayacaksın özlemenin ne demek olduğunu.
İş işten geçmiş olacak belki.
Belki belin bükülmüş, saçların beyazlamış olacak
Ama beni,
Benim neler çektiğimi
Sevda ateşine düşünce,
O ateşte kavrulunca anlayacaksın.
Bir gün sen de seveceksin
Ve sevince, anlayacaksın.


özlem şahin
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #668
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Seninle unuttum olup bitenleri
Seninle söndürdüm içimde tütenleri

Güneş gibi doğdun karanlık yüreğime
Boğdun ışığınla
Onu karanlığa itenleri

Aldanmıştım
Yüzü kızarmaz bir yalancıya
Kanmıştım
Duygu taciri bir talancıya

Yıllarca çırpındım
Alıcı kuşun pençesinde
Paramparçaydı bu yürek
Senden öncesinde

Bir yudum sevgi için beş kuruşa satıldım
Kara kışta, kor ayaza atıldım

Merhem sür yumuk yumuk ellerinle
Kapansın sırtımdaki şu yara
Sar sarmala kar beyaz güllerinle
Yeşersin gönlümdeki şu kara

Gecemde gündüzümde
Gamze gamze gülüş ol yüzümde


Sevdama mührünü vursun
Siyah gözlerin
Ruhumda ki yaramı sarsın
Efsun dolu sözlerin

Ey yar...!
Bana sesini de sessizliğini de özletme
Mevsim son bahar
Sende yolunu gözletme

Bilirsin..!
Anlık yokluğun bile beni örseler
Vallahi ayrılmam senden fizana sürseler
Billahi vız gelir alnımdan vursalar
Anlarlardı cümle alem
Bu aşkı...!

Seni benim gözümle bir kez görseler..!


uğur yeniler
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #669
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Liseli Kız

Benim de bir zamanlar sevdiğim vardı
Beyaz dantel yakalı liseli bir kız.
Bağlarda, bahçelerde, yaylalarda yeşeren
Al karanfiller gibiydi aşkımız...

Gülünce içimde rengârenk güzel,
Güller açılırdı iri.
Hani bilirsiniz ya yıldızsız siyah
Geceler gibiydi gözleri.

Bir mermer çeşmeden akan su gibi,
Geçip gidiyordu günlerimiz.
Biz bize yaşıyorduk kendi kaderimizi
Bütün yaratıklardan habersiz.
Ve yuvada bekleşen sabırsız, küçük
Serçeler gibiydik ikimiz.

Gözleri konuşurdu susunca, mahzun:
'Seni seviyorum' derdi.
Sevdadan, gurbetten, hasretten yana
Sıcak türküler söylerdi...

Üstelik bir ceylan gibi sebepsiz
Ürkek halleri vardı.
Ayrılık deyince oturup sessiz
Çocuklar gibi ağlardı.

Bilmiyorum şimdi kaç yıl, kaç mevsim
İçli mektuplar yazdık.
Bazen yan yana yürür, beraber otururduk
Ama konuşamazdık.

Ben görmedim şimdi öyle diyorlar
Büyümüş artık liseli kız, gelin olmuş...
Unuttum her şeyi diyormuş
Ve her gece rüyâsını nur topu kadar güzel
Sarışın çocukları süslüyormuş.

Görsem çocuklarını şimdi diyorum
Bakamam yüzlerine çaresiz
Bana bakar çocuklar sessiz.
Çocukları gözlerinden tanırım
Biliyorum, hiç birşey bilmezler ama
Bakamam, utanırım

Yavuz Bülent Bakiler
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #670
arwen - avatarı
Ziyaretçi
sevdiğin adam yontarsa seni parmak uçlarında
yontabilirse yüreğini de eline alıp
gözlerini kapatırsan
gidersen dümen suyuna
maksat gemi değil de rüzgarın hızıysa
dalgalar çekildiğinde
ayakların ve ellerin kesilir acıdan acımasızca.

sevdiğin adam yıkarsa seni yağmur sularıyla
okşarsa yüreğinin içine girip korkmadan
gözlerini açarsa
kıskanmadan hoyratça
severse seni kanatlarından tutmadan
gökyüzünde dolanırsın
özgürlüğün ve onurun muhteşem bulutlarında.

aşk seni ele verse de,tanrı tanır saflığı
nice acılar yaşansa da aşk tanrı harcı
şarkı söyleyiştir bir ömür izi kalan
ekmeği çiğner gibi tüm açlığa yeten.

tutkudur tüm zincirleri çözülmez eden
aydınlanmayan sabahlar kadar kara
çorak tarlada bitmeyen şimşek sesi
içinde kavga,dilinde hançer
yüzün baltasını arayan oduncu
sırtında demir yumruk.


ümran demircan

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya