Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 68

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.194.231 Cevap: 8.002
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #671
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Seni sevmek, uçmak misali
Her an biraz daha yüksekte
Sponsorlu Bağlantılar
Özgürce,
sonsuz mavide kanat çırpmak gibi..
Seni sevmek, güneş misali
Öyle aydınlık
Öyle sıcak..
Batışındaki kızıllıkta bile,
doğacağın güne dair hayaller kurmak gibi..

seni sevmek kışın dondurucu ayazında
lapa, lapa kar yağarken üstüne
terleyebilmek gibi..
Seni sevmek
Seni daha çok sevmeyi istemek
Seni daha da çok sevdiğini hissedebilmek gibi..
Her anını seninle paylaşmak istediğim
Şu basit ve bir o kadar karmaşık hayatımın
En özel şeyidir seni sevmek..


mehmet çiçekdağı

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #672
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Sabaha Kadar

Sponsorlu Bağlantılar
Şu şairler sevgililerden beter;
Nedir bu adamlardan çektiğim?
Olur mu böyle, bütün bir geceyi
Bir mısranın mahremiyetinde geçirmek?

Dinle bakalım, işitebilir misin
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına?

Beklemesem olmaz mı güneşin doğmasını
Kullanılmış kafiyeleri yollamak için,
Kapıma gelecek çöpçülerle,
Deniz kenarına?

Şeytan diyor ki: "Aç pencereyi;
Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."

Orhan Veli Kanık |
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
16 Ocak 2007       Mesaj #673
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
AĞIT

En sevdiğin elbisemi giydim bu gece
Kokunu sürdüm, solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm.
Yazdığın mektupları okudum, kana kana su içer gibi
Plâklarını çaldım.
Ah! En çok o şarkıda özledim seni...

Issızlık kapıyı çaldı,
Açmaya korktum gece yarısı.
Şehir uykuya daldı,
Baktım dışarıya; katran karası.
Rüzgâr telaşla kokunu getirdi bana
Aldım koynuma.
Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta.
Tenine dokundum beni hissetsin diye
Ellerimi tut, ısıt diye.
Aç gözlerini...


Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular.
Soluğun saçlarımı yaladı, sanki bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma.
Yakıştılar...


Boğuldum karanlıkta.
Yanı başımdasın benden çok uzaklarda
Ellerimi tut, dokun bana
Aç gözlerini...


Attım kendimi caddelere,
yeşil ceketin sardı beni.
Yürüdüm üstüne karanlığın, korkusuz.
Tuttum elini...

Can Dündar
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #674
arwen - avatarı
Ziyaretçi
o ker*** sekinin dibi
dibiydi en son hatırladığım
bir şeyler değişse de
anılar kalıyor değişmeden
aramadığın sürece

bulmak için onu
koştuğunda peşinden
birde bakıyorsun ki
yenileri örtmüş onu


türk öğer koç
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #675
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Umudum ol, gel yaşat beni bu yok edici
döngüde.
Varsın yine kış olsun mevsimler, varsın şarkılar
cinnete çağırsın olmadık vakitlerinde gecenin.
İçinde taşıdığın o efsundan akıt yüreğime.
Göğermek için cesaret bulsun içimde kardelenler.
Ben bu hayatı sensiz aşamam.
Yol bilmem iz bilmem bu karanlıklar çağında.
Mücrimim üstelik aldanışlarla geçtim sevgili ülkesinden.
Bilemezsin ne büyük korkular taşıyorum ve ne kadar garip.
Havalar ısınmadı bir türlü. Ektiğim tohumlar yeşermeyip çürüyecek bu gidişle.
Üstelik bazı martıların Ereğli’den Ankara’ya balık taşıyan kamyonların
peşine takıldıkları ve Ankara’ya ulaştıklarında denizsiz kalıp
orada öldükleri söylendi bana. Üşüdüm, bir şeyler döküldü içimden.
Gel ateşim ol. Yak, ısıt beni, donduracak yoksa bu kaybedişler kanımı.
Nefesim ol, gel solut beni.
Son bulsun düzensiz eskiyişlerim. Sil yaşamak karşısında duyduğum tüm tedirginlikleri.
Umudum ol.
Gülüşlerin aydınlatsın yüzümü,
yüzüne döndür yüzümü ki, nice derin kuyuları aşıp geldiğim,
sırf sevdim diye seni, ne çok ben tükettiğim kendimden anlaşılsın.
Sebebim ol.
Adıma bakıp mücrim rivayetlerle anmasın kimse beni.
Aramızda söylenmemiş hiçbir sözün kalmadığı,
sonucunda hayat denilen bölüşümün sevinçlerin sana hüzünlerin bana kaldığı bilinsin.
Bilinsin, hiçbir kayıtta inat için olsun itiraz şerhime rastlanmadığı.
Gel, umudum ol, ya temize çek bütün sözlerimi ya da helakim ol,
al bende kalan son emanetini.

M.Varol ÖZTÜRK
Son düzenleyen Blue Blood; 19 Ocak 2007 01:31
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #676
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Uluorta

-seyrek gülüş sen ne güzel bir şeysin-
-nazlanırsın ama bir gün gelirsin-

düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim
hem de mayhoş elma tadında.

kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah, unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.

sorma,
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.

kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe, benim için dua et:
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr. şükrü öncüoğlu'ndan
üç ayda bir reçete.

acıyan bir şeyim ben burdan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.

sorma,
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.

yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı herşey, ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.

şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy, sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.

sorma,
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.

İbrahim Tenekeci |
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #677
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Yoruldum Su fani dünyaya geldim geleli,
Bir sevda pesinde kostum yoruldum.
İnsan olup kendim bildim bileli,
Azgin seller gibi costum duruldum.

Sevgi sevgi diye türküler yaktim,
Sevda ülkesinde ben bir duraktim.
Nem var nem yokise size biraktim,
Sarmasik misali actim sarildim.

Bir güzel görünce figanim artti,
Askin kantarina cikarip tartti.
Kum tanesi gibi sacti firlatti,
Sevda cöllerinden astim yoruldum.

Kırkbesinde koca belim büküldü,
Saclarim yolundu tel tel döküldü.
Umutlarim iplik iplik söküldü,
Buzdaglari gibi dondum kirildim.

Hayat penceresin kapayip actim.
INCE bir han idi cok gelip gectim.
Sevda irmagindan bir zerre ictim,
Vefasiz bir yare taptim vuruldum.
Sabit İnce
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #678
arwen - avatarı
Ziyaretçi
En güzel şarkı söylenmeyendir.
Seni, senden habersiz sevmek ise;
Aşkların en güzelidir.

Bu günlerde hüzün var bende,
Aklım hala sende, aşkın kalbimde,
Ne güzel şarkı oldun dilimde.

Ağlıyorum kaderime, katlanıyorum sensizliğe,
Öyle güzelsin ki, sana gül diyemiyorum;
Çünkü sana, bir bülbül aşık olsun istemiyorum.

Şarkıların ve aşkların en güzelinde hep sen var,
Bu aşk ateşi, daha ne kadar yanar;
Bu kalb, hançer yemiş gibi sensizlikte kan ağlar!

Seni, yanımda var sayarım geceleri,
Paket, az gelir anınca seni ve güzelliğini,
Haydi, n’olur uzat elini,
İnan; bu gönül böylesine bir tek, seni sevdi! ...


erbil kutlu
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #679
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Dişiliğine, dişlerine değer biçemez sahaflar
kızıl denizin en nadide istiridyelerinden
__hediyeleridir sana onlar...
kurban olur gözlerinin sürmesine
__sahranın gazelleri,
kan götürür çölleri o zaman...

kıskanır dolunay kısık gözlerini,
cesaret edemez bakmaya gül cemalini...
saklanır gölgelerin ardına, gözlerini yumar,
seni hayal etmeyi umar,
defne dallarından kumrular...

daha da meraklanır,
çok işitmiştir adını,
teninin limon kokularını.
odana hafifçe sallanır,
defne ve lavantaların arasından.
cumbalardan süzülür,
pencerenin dibine büzülür.
izler tüllerin içinden
bebek tenini.
tasvirler gölgeler seni...
gölgende misk yağı ve tütsüler
ay’ı güzelliğin büyüler...

gölgeler ellerim.
hadi gel işte o an.
demidir
__gözlerinde sevişmenin
ipekler arasında
Nur Sultan...

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Ocak 2007       Mesaj #680
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Rüzgardı Zaman

çocukluk günlerimde,
hep bir adım önümde
rüzgardı zaman.

belki çok iyi tanıyordu,
yokmuş gibi izliyordu
gelişimi gözünde.

hür havamı kokluyordu
isyanları yokluyordu
aceleci yüzümde.

sanırım ki biliyordu,
her gün umut veriyordu
o yaşta bile.


Yahya Akbulut..

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya