Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 84

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.193.534 Cevap: 8.002
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
28 Ocak 2007       Mesaj #831
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Ağıt ve Raks

Sponsorlu Bağlantılar
Ben oyumu felakete veriyorum seyda
sana dönük yanımda çengiler mat oluyor
saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor
ve seyda ben oyumu felakete veriyorum

Yolum uzadıkça kabaran direncimi
her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum
kolay gele demek de nerden çıktı seydam
gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını
imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor
gördüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da
saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor
işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için seyda
dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum.

Geç bi yol, nazlı güleryüzlü şiirler yazamam ben
esenlik şölenleri bitti vakt-i cerağanda
vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
ama ne Raks'ı ne Ağıt'ı ben Endülüs'ü evetliyorum

Artık bol kahkahalı çok şükürleri bıraktım
esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
fakat seydam bir avuç külü yakamadığım için
ben oyumu felakete veriyorum.

Mustafa İslamoğlu |
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
28 Ocak 2007       Mesaj #832
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
- Az kaldı, döneceğim diyorsun –
Sponsorlu Bağlantılar


isyan saatimdeyim;
Kağıtları yırtarcasına yazmak istiyorum bu gece.
Sesim gidene kadar bağırmak.
Oysa ne kadar açım sevdaya
ve sana ne kadar uzak.
Tam ortasındayım yangının
ama üşüyorum.

Bir şeyler değişebilse bu akşam…
Tersine aksa zaman,
Yıldızlar yanak yanağa dizilse mesela
Tek olsa…
Ve ay parça parça dağılsa
Saçılsa düş kırıklarım.

İsyan saatimdeyim;
Yüreğimi koparırcasına dokunmak istiyorum yokluğuna
Tenime sıvazlıyorum hayali öpüşünü
Ve sevişiyorum usul usul satır arası anılarda
bu yüzdendir bedenimde parmak izlerim mavi.
“Tam ortasındayım aşkın”
Ama özlüyorum.

Bir şeyler değişebilse bu akşam
Tersine aksa beyaz
Gece tel tel dizilse saçlarıma
Ve düğümlense kirpiklerim.
Bedenimde dar ağacı kırılsa, uçsa kelebeklerim.
Saçılsa gözyaşımın tüm renkleri.

İsyan saatimdeyim;
Ben, sensizliği biriktiriyorum an be an.
Ben, sensizliği iğneliyorum günlüğüme.
Parmakların…parmakların diyorum
Hani dolaşsa kıvrımlarımda.

Ilınsa ayaz yemiş mürekkep
Sıcağa çalsa aşk
Ve dökülsen en boş yanıma.
Sen koksam artık.


En sevdiğin yerimde şu an ellerin diyeceğim de;
Saçlarım artık yok.
Ve sarısını çaldı eylül
Kara bağladı mevsim, suçsuzum.
Ama bir o kadar da günahkar
Dedim…isyandayım.

Tenimi tırmalıyor bir şeyler
Tırnaklarım avucumda
Karşımda, suçlu aşk …

Ve sen…
sol yanında esaret…
- Az kaldı, döneceğim! diyorsun –

Ya döndüğünde ben olmazsam…

Arzu Altınçiçek

DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #833
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Karıma Mektup

Bir tanem!
Son mektubunda:
"Başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.
"Seni asarlarsa
seni kaybedersem,"
diyorsun,
"yaşayamam!"

Yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Fakat
emin ol ki, sevgili,
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
Nazım'a!

Ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarım kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...
Karım benim!
İyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;
ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
Haydi bunlara boş ver.
Bunlar uzak bir ihtimal!
Paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
Ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.

Nazım Hikmet Ran
blood_lovee - avatarı
blood_lovee
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #834
blood_lovee - avatarı
Ziyaretçi
Ne Oldu

Dağı duman dünyanın, iki yüzlü işine,
Hakikat bir yüzümle, çattım ise ne oldu,
Bura hakkın yeridir, berhavanın işi ne,
Leb sokakta leblebi, sattım ise ne oldu.

Toprağı taşı yalan, dağları yalan dünya,
Ekmeği aşı yalan, bağları yalan dünya,
İki göz yaşı yalan, ağları yalan dünya,
Her nefeste merhamet, yuttum ise ne oldu.

Ne usta var ne çırak, ortada kaldı keser,
Testere seksek oynar, körebe tahta küser,
Her yanda kahbe rüzgar her yandan kahbe eser,
Sam yelinde gülleri, tuttum ise ne oldu.

Ömür yutan mevsimler, ne bahardı ne yazdı,
Düşü gece sevdamın, umutları beyazdı,
Kazma kürek korkular, kudrete mezar kazdı,
Her birine kefensiz, yattım ise ne oldu.

Kelamla tevil olmaz, yürünür hak hak ile,
Ne eder gölü ördek, avunur vak vak ile,
Karga bile eminken, sesinden gak gak ile,
Söze sultan bülbülüm, öttüm ise ne oldu.

Rızkı ölüm yerlerde, çifte tuzak kurdurdum,
Akrep yılan geçerken, canevinden vurdurdum.
Vel hasıl kahbe çarkı, döner iken durdurdum,
Haklı hakkın meydana, attım ise ne oldu.

Koç yiğitler şahlanıp, kahramanca! pusarken,
Hazmı iffet olanlar, sözü özü kusarken,
Güle esen sam yeli, kahbe rüzgar susarken,
Varıp tozu dumana, kattım ise ne oldu.

Herkesi yolda bilip, kendime yol buyurdum,
Taşa tohum ektiler, toprağımla doyurdum,
Uykumu dahi bile, tomurcukta uyurdum,
Bir gece de hasada, yattım ise ne oldu.

Mansur derki devrimin, gelsin çakıl taşları,
Tane tane örülsün, duvar olsun başları,
Gayrı beni götürün, muzafferin kuşları,
Canan ile vuslata, gittim ise ne oldu.

Mansur İlhan Yakar
MaKaLeLe - avatarı
MaKaLeLe
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #835
MaKaLeLe - avatarı
Ziyaretçi
Su

Firuze rengi suların önünde diz çökmüş
bir okçu, elinde altın yayıyla.
Karalarla kaplanlarla oynuyordu,
kemanıyla oynadığı gibi.
Firuze rengi sularda yüzen
sarı güller... lerin yansıttığı
yanılsamalar... içindeyim...
O uzun siyah eldivenimle
yürüyorum sularda.
sularla evlilik akuatik yeşillerle
gri gözlerle bir anima-kadın
soluk alıp verişi
karanlık yaprakların ardında
Bir yıldız gümüş notalar fısıldıyor
onun da kulağına... dolendo...
Seslerin ve notaların gümüş
ağırlığıyla dalıyor sulara, dalıyoruz.
bir denizaltı konuşması gibi
artık kimsenin dinlemediği iki insan arasında
boğulmamak için denizin dibinde konuşmaya çalışan
İki insan gibi neredeyse
dolendo
O uzun beyaz eldivenimle
tekrar çıktığımda sulara Miras'ım,
alnıma saplanacak altın bir ok olabilir.
Erden kızların önünde eğilmiş
oturuyor olabilirim alnımda altın bir okla.
Aramızda belirli uzaklıklarla eğilmiş
şarkı söylüyor olabiliriz gri sulara.
Aramızda kristal uzaklıklarla
göğe çekilmiş olabiliriz, ağlayan ünikornlar gibi.
Orion çekimi belki de yalnızca...

ANONİM
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #836
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Gözlerim hayale daldığı zaman
İçimde bir ateş yandığı zaman
Arzularım yarım kaldığı zaman
Boynum büker kaderime ağlarım


Belli değil benim gecem gündüzüm
Ellerim koynumda sanki öksüzüm
Şu deli gönlüme geçmiyor sözüm
Boynum büker kaderime ağlarım


Sana olan aşkımı inkar edersen
O mutlu günleri siler gidersen
Benden başkasına gönül verirsen
Adını nefretle anar ağlarım


Yıllar geçsede sanma unuturum
Sanma gönlümü sensiz avuturum
Adını andıkça yanar dururum
Bu kötü talihime yanar ağlarım



ayhan okumuş
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #837
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Gönül seni yaktılar bu genç yaşında
Bin bir dert dolaşıyor garip başında
Hani gönül dostların varmı yanında
Hepsi birer birer yok olup gitti


Hani sana bin bir umut verenler
Bir ömür boyu huzur vadedenler
Hani bir zamanlar yüzüne gülenler
Hepsi birer birer kaybolup gitti


Gözlerimin yaşı döndü sellere
Karışıp ta gitti sanki göllere
Bir zaman sardığım ince bellere
Başkasının kolunu sardıda gitti


Anladım bu dünyada sevgiler yalan
Kırık dökük anılar maziden kalan
Söyle kime güvensin derbeder ayhan
O bütün ümitlerimi yıktıda gitti



ayhan okumuş
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #838
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
İki Kalp

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.

Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde gösterisi zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya
sehrazat2415 - avatarı
sehrazat2415
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #839
sehrazat2415 - avatarı
Ziyaretçi

Zoruma gideni icime attim
Bitmesin diye bu büyü...
yüzüne vurmadim hatalarini
Seni bagrima bastim..kopamadim
Bile..Bile! Icime sinmeden
Ayrilamadim..!
Biz Kirlendik..
Sana da, banada eller dokundu
Azar..azar kaybettik birbirimizi
Gitmelerin korkutmuyor artik beni
Kokunu sök duvarlardan!
Bütün esyalarini topla!
Kapiyi hizli carp kararli olsun!
Yalin ayak kaldi bir sevdam daha
Kederim bana ders olsun..!

Bu nasil ayrilik..?
Bu nasil veda..?
Gözlerin kal diyor...dudaklarin git
Bakisin anahtar..sözlerin kilit
Ellerin ac diyor..dudaklarin git

Gidersen.. bir daha dönmeyecegim
Kalirsan.. kalbime yenilecegim
Cözemedim seni cözemedim..delirecegim
Gözlerin kal diyor..dudaklarin git

Ayrilik dönüsü olmayan bir nehir
Yalnizlik yikilmis bombos bir sehir
Kac sevda..kac sevda kül oldu böyle kim bilir
Gözyasin kal diyor..dudaklarin git

Duvardan insin mi resimlerimiz..?
Yabanci olsun mu isimlerimiz..?
Ya o dopdolu gecelerimiz..?
Anilar kal diyor..dudaklarin git

Bu romanda biter belki birazdan
Ne asklar yikildi gururdan..nazdan
Agliyor besteler yine hicazdan
Sarkilar kal diyor..dudaklarin git

Yine yokusa sürüyorsun herseyi...
Yine kandiriyorsun beni...
Ama unutma bu son sansimiz...
Seni unutmak icin son defa özlüyorum..!


Ahmet Selcuk Ilhan
Son düzenleyen Blue Blood; 29 Ocak 2007 23:38 Sebep: Flash ve Video'lari ilgili bolumlere ekleyin lutfen
Musfuray - avatarı
Musfuray
Ziyaretçi
29 Ocak 2007       Mesaj #840
Musfuray - avatarı
Ziyaretçi
SEVGİLİ ARKADAŞLAR ELİME YENİ GECEN BU ŞİİRİ SİZİNLE PAYLAŞMA GEREGİNİ DUYDUM YORUM AÇIK TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILARIMLA

Hrant DİNK’ in ölümünden sonra yaşananların ardından, VATAN’ ı için (adını bile sonradan öğrendiğim) DİYARBAKIR Lice’ de şehit olan J.Komd.Astsb.Kd.Çvş. Kadir AYDIN’ a ithafen yazılmıştır. Ruhu şad olsun.


EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM

Ey koca dünya bende öldüm.
Belli ki hiç birinizin haberi yok.
Hem de DİNK’ ten sadece bir gün önce.
Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadın.



Ölümünden hemen sonra kameralar gelmedi oraya.
Halk’ ta toplanmadı ellerinde karanfil ve mumlarla,
Hiçbir devlet büyüğü ve Amerika’da kınamadı ölümümü.
Ve yazmadılar adımı mezar taşımdan başka, hiçbir yere…



Hâlbuki benim adım öz be öz Türkçe idi, “Kadir AYDIN…
Okunması, söylenmesi ve yazılması onunkinden daha kolaydı.
Ama anmadı beni babamdan gayrı kimse, onu andıkları gibi,
Ve yazılmadı başka hiçbir yere adım, anamın yüreğinden



Ben gencecik fidandım, daha hiç tomurcuk vermemiş.
Ve soldurdular beni Lice’ de, hayatımın baharında,
Beni de vurdular ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama
Bulamadılar beni vuranları 32 saatte, belki de hiç aramadılar…



Ben kendi vatanımda, vatanımı vatansızlardan korumak için öldüm,
Ben Türk’tüm, adım Türkçe, ama öğrenemedi adımı hiç kimse.
Bir kez bile manşet de olmadım ya o gül yüzümle gazetelere,
İşte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…




Sitemim Hrant Dink’ e veya Ermeni Cemiyetine değil, onlara bizden çok değer verenleredir.

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya