Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 21

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.848 Cevap: 2.787
kambis - avatarı
kambis
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #201
kambis - avatarı
Ziyaretçi
Hayat bu.
Alır götürür seni,
Bazen planlanan yerlere,
Bazen bilinmedik yerlere.
Sen istersen ırmak ol,
Akacak yer olmadıktan sonra nafile.
Gece,gizemiyle ilerliyor kendi ritminde.
Yüreklerin kimisi uykulu,kimisi ayakta
Birazdan başlayacak sazımın tellerindeki coşku.
Yüreğimin,tellerdeki tınısıdır bu.
Evet dostlar,türkülü yürekler!
Sizleri tanıdıkça kalemim güçleniyor.
Yüreğim kabarıyor,coşuyorum.
Şair değilim ben.
Ama olabilirim,olabiliriz
Aynı ritimde atıyor yüreklerimiz.
Aynı yolun yolcusuyuz.
İnsanız
Umut doluyuz
Nebih NAFİLE

Sponsorlu Bağlantılar
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
17 Temmuz 2006       Mesaj #202
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Kalbimdedir Senin Yerin

Sponsorlu Bağlantılar

Kaderde varmış ayrılık,
ne gelir elimden artık.
Bir ömür geçecek derken,
çok kısa sürdü,ne yazık.

Hiç üzülme sen meleğim,
ben,seni hep seveceğim.
Yüzünü görmesem bile,
yâd edip,özleyeceğim.

Gözünde yaşlar olmasın,
yüzün gülsün sevdiceğim.
Yeter ki sen mutlu ol,
budur inan son dileğim.

Artık benim tek tesellim,
bende kalan şu son resmin.
Yıllar geçse de sevgilim,
kâlbimdedir senin yerin.

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
18 Temmuz 2006       Mesaj #203
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Önümde kahvem sicak.. iciLmeyi bekLiyor...Bir sigara yaktim ve icime cektim düsünceLerin arasindan siyriLip...
Nemi düsünüyorum..? soruLar soruyorum kendi kendime.. cevabi oLmayan..
Neydi diyorum .... neydi...! beni ona bu kadar ceken, bagLayan güc..
bir an oLsun neden cikaramiyorum onu akLimdan...
Simdi dönüp geri baktigimda güLümsüyorum cünkü tanismamiz ne komik oLmustu....oysa ne kadar tersti bana „SANAL SEVDALAR..“ güLerdim duydugumda... anLamsiz buLur ve hatta daLga gecerdim kendimce...
Neydi aLLahim neydi beni bu haLe koyan ... düsunüyorumda iLk konusmamizda etkiLenmis icim sicacik oLmustu... anLam verememistim hatta bocaLamis sacmaLamistim iyice....
bazan soyLe duüsünürdüm yazisirken....
acaba adi gercekden bu muydu.... GözLeri yesiLmiydi eLamiydi.? yada baska bir renk dogadan....sacLari ne renktti..? ya..Teni..? kumraLmi ,esmermi..?...konusurken eLLerini kuLanirmiydi..?mimikLeri yüzüne anLam katarmi..?su an su dakikada ne geciyor icinden... agLarmi hic ..? kaykahayLa güLermi..? onu en cok ne güLdürür ne üzer..? benimLe payLastigi saatLerden benim kadar zevk aLirmi..? gittigi zaman konustukLarimizi düsünür güLermi..? yoksa hemen unuturmu..?
bu kadar biLmezin icinde neydi tanrim beni ona iten..! HayaL kurarmi hic benim gibi..? HayaLLerinde bana yer varmi, oysa ben onsuz hayaL kuramaz oLdum..!
Neydi tanrim neydi bu icimdeki ates... beni yakip kavuran...sevebiLirmiydi insan görmedigi, dokunamadigi bir mechuLu..!?
Git gide daha cok zaman gecirir oLmustum bu hayaL ürünü dünyada..sanki zaman duruyor hic saatLer iLerLemiyordu onunLaysam...o yoksa eger üzüLür ve abartarak agLiyordum.... geLisi bir ömür aLiyordu sanki ömrümden...zaman gecmek gitmek biLmiyordu bekLeyis sona ermiyordu umutsuzca...
ya geLince... geLince dünyam aydinLanir yüzümde güLücükLer beLiriyordu anLam veremedigim, icimde bir heyecan.....geLdi... o geLdi diyorum...ve anLamsiz bu heycandan korkuyordum...
Bazi gercekLer var kendime biLe itirafdan korktugum...beni icten ice huzursuz eden gercekLer.....ve korkuyorum...
bu „SANAL DÜNYA“ gercek oLabiLirmi..? bir cok imkansizi basaran ben...bunu asabiLecek gücü buLabilirmiydim kendimde..!? peki ya onda...gücLümüydü..? benim onu kabuLLendigim kadar oda beni kabuLLenebiLirmiydi..?ya o benim icin imkansizLari göze aLabiLirmiydi..?
sevgisinden biLe emin oLmadigim „SEN SEVDIGIM“....ordaki..! kimsin..? nesin..?ya cek git hayatimdan beni bana birak...yada „SANAL SEVDALA’ RA“ beL bagLatma bana... uzat eLini....
YoruLdum gücsüzüm, ne düsünmek istiyorum...nede sevmek bir mechuLu......
derin bir off cektim...
Kafami kaLdirdigimda düsünceLerden....
sabah oLmus..... kahvem sogumus.....ve o haLa geLmemisti...“SANAL SEVGILIM“
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
18 Temmuz 2006       Mesaj #204
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Benimle Çıkarmısın
Daha henüz 18 yaşındaydı,ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan kanser hastalığına yakalanmıştı. Kahır içinde kendini eve kapatmıştı. Sokağa bile çıkmıyordu. Annesi,birde kendisi. Bunlardan ibaretti hayat onun için. Bir gün çok sıkıldı. Sokaklara attı kendini.. Bir yığın vitrinin önünden geçti. CD satan bir dükkanı geçerken aniden durdu, geriye dönüp kapıdan içeri bakarak hayal meyal gördüğü tezgahtar kıza bir kez daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı. Gözleri ve yüreği takılı kalmıştı. Bir süre düşündükten sonra CD dükkanına girdi. Kız gülümseyerek koştu ona doğru "Size nasıl yardımcı olabilirim" diye... Öyle bir gülümseyişti ki genç şaşırdı, geveledi, bocaladı sonra "Evet" diyebildi.. Rasgele bir plağı işaret ederek "Evet,bu CD yi almak istiyorum" dedi. Genç kız plağı aldı, içeri gitti. Az sonra paketlemiş bir şekilde geri geldi. Genç paketi aldı evine geldi ve hiç açmadan paketi dolabına attı... Ertesi sabah yine aynı dükkana gitti. Yine bir CD sardırdı kıza, yine eve gelip açmadan paketi dolaba attı. Günler hep sardırılıp açılmayan CD alımları ile geçti gitti. Bir türlü genç kıza açılmaya cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda... Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi.Ertesi sabah cesaretini toplayıp aynı dükkana gitti, ve yine bir plak seçti. Kız plağı sarmak üzere arka kısma gidince genç "sizinle bir gece çıkabilir miyiz ?" diye yazarak altında telefonunu ekleyip gizlice kasanın üstüne koydu.Sonra genç kızdan plağı alarak kaçarcasına uzaklaştı dükkandan. İki gün sonra evin telefonu çaldı. Anne açtı telefonu. CD dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan. Delikanlıyı istedi. Gizlenen notu daha yeni bulmuş, ve görür görmez aramıştı. Ama delikanlının annesi ağlıyordu... "Duymadınız mı ? " dedi, "Dün kaybettik oğlumu" Cenazeden birkaç gün sonra anne oğlunun odasındaki eşyaları düzenlerken gözüne dolabındaki paketler ilişti. Paketleri aldı oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı. İçinde bir CD ve birde not vardı. " Merhaba, sizi öyle tatlı buldum ki, bir akşam birlikte çıkalım mı ? Jacelyn !... Bir başka paketi açtı. Yine başka bir not vardı. "Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece için davet edin artık... Sevgiler...
Jacelyn !...
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Temmuz 2006       Mesaj #205
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü... Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim. Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

Ben seni, sesini duymadan sevdim...Ve duymadan nefesini… Ben seni adını bilmeden sevdim...Ama; sevdim!..

Üşüyüşünü sevdim...Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü; “Gel, ısıt” deyişini!.. Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi... Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim. Bir de;“Gel, ışıt” deyişini!..

Ben seni, adını bilmeden sevdim.İhtiyacım... Cevabım...İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam...
Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...Seni, adını bilmeden sevince öğrendim;
seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem......Sevdim işte!

Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.Ben seni, sesini duymadan sevdim. Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni......seni sevdim.Seni sevdim.

İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle... Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan! Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım. Koklayamadım!Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?

Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden...
Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...seni bilmeden sevdim.Seni, “bilmeden” sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşe başında çarpıştı Duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler... Sen yoktun orda ve ben de yoktum;Ama sevda vardı!Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim....
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
19 Temmuz 2006       Mesaj #206
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Adını Bilmeden Sevdim
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, 'var'lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, 'yar'lığa süzülüşünü.

Ben seni, sesini duymadan sevdim...
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim...
Ama; sevdim!..

Üşüyüşünü sevdim...
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
'Gel, ısıt' deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
'Gel, ışıt' deyişini!..

Ben seni, adını bilmeden sevdim.
İhtiyacım... Cevabım...
İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...
Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem...
...Sevdim işte!

Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!
Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ben seni, sesini duymadan sevdim.

Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni...
...seni sevdim.
Seni sevdim.

İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
...Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?

Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...
...seni bilmeden sevdim.
Seni, 'bilmeden' sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...
Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
Ama sevda vardı!
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Temmuz 2006       Mesaj #207
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Oldum olası geceyi sevmişimdir...gecenin büyüsüne inananlardanım...

Sessizlik,gizem,mistizm,sadelik saklı gecelerde... İçime dönüp düşündüğüm, beni kimi zaman yoran kimi zaman deli eden kimi zaman da mutlu eden her şeyi geceleri daha iyi yorumladığımı düşünüyorum...

Günün aydınlığında sanki her şey daha net gibi görünse de gecenin karanlığında gerçekler bir başka tat taşıyor...

Daha kolay taşıyorum bir çok sorunu..Yada işin içinden geceleri çıkmak daha bir kolay gibi...Bazen diyorum ki...Büyük eserler yada buluşlar acaba geceleri mi ortaya çıkmıştır...

Bir çok romanın ana konusunu ilham perileri yazarlara gece mi fısıldamıştır acaba ?

Biliyorum birçoğunuz belki çalışıyorsunuz geceyi tatmak bile imkansız bazılarınıza ama bunu yaşamak için haftada bir günümüz bile yokmu ?

Bazen de geceyi üstünde bir tül gecelikle dolaşan güzel bir kadına benzetiyorum...

Sohbetler bile gece güzel... En derin konular sanki daha kolay anlaşılır oluyor benim için geceleri....

Geceleri sıcacık bir kahvenin tadı.... Hatta ne varsa yenilen bir başka lezzette... Romantizmi reddeden nice kişi vardır elbet..Lakin kim bir mum ışığında sevişmeyi reddedebilir..

Bence en berbat bir tartışmayı geceye ertelesek sanki daha kolay çıkış yolu bulabiliriz gibi geliyor bana...Gündüz koşuşturmaca,,gündüz sancı,gündüz çalışma didişme ödeme yüklenme ama ya gece? Dinlenme yudumlama özümseme gece gündüzün yokuşunu inişe geçiren,,,gece gündüzün annesi gibi...Koruyucu sahiplenici...Gündüz acı gerçek ,,gece sanki dur nefes al demek....Bir soluk alma bir kaçış gibi...Ruhun geceye kesinlikle ihtiyacı var diye düşünüyorum...Vücudun ritmini düşürdüğü kendini yenilediği bir geçiş anı gibi...Bir iksir gibi....Öyle çok şey düşündürüyor ki gece bana....Yazmak yazmak isterdim...Ama geceyi biraz daha yudumlamak için şimdilik ayrılıyorum...

Çünkü gece bekliyor beni....
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
20 Temmuz 2006       Mesaj #208
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
billed16
Sensizliğin İlk Sabahı

Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım..
Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında..
Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için..
Gidişine sabahlar bile isyan etti....
Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde..
Zaman acımasız, zaman hain....
Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda..
Atmış gitmişsin beni bir köşeye..
Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım..
Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim..
Yokluğunun ilk sabahında...
Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden..
Ama ozamana kadar bin kere ölürüm..
Bin kere dar ağacına asarım duygularımı..
Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime..
Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız..
Matemini dalga dalga yazarım gecelerime..
Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar..
Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde..
O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler..
İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet..
Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma..
Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine....
Benim olmayacağını bilerek yazacağım..
Ve benim hiç olmadığına içeceğim..
Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka..
Ama sen beni anlamadın istemedin asla...
Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez..
Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez..
Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum..
Ben seni esen yellerden bile soruyorum...
Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa..
Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa..
Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa..
Çeylan gözlüm, yokluğunun ilk sabahında..
Sana hasretim sarılmasa..
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
22 Temmuz 2006       Mesaj #209
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
SessiZ GeCe....

Yine küçük ama sırdaşı olan balkonunda, sigarasının üzerine düşen kar tanelerinin erimesini izliyor. Eriyen sadece onlarmı diye düşünüğünü hissedebiliyorum, hayat savaşına yenik düşmüş, her nefes çekişinde elleri titriyor. Sanki bu zafer senin hayat dermişcesine...
Üşüyormu acaba? Belki de o karanlığa bakarken bunu fark etmiyor bile, bu hayatın ona armağan ettiği acılar ile ısınıyor belkide.
Yine düşmeye başladı bu soğuk gecede, donmayacak kadar sıcak ve içinde dertleri olan göz yaşları. Biliyorum dayanamıyor bu yalnızlığa, bağırmak istiyor nefesi tükenene kadar, o kar taneleri onun için demir parmaklıklar olmuş sanki , o ise bu kaderin ömür boyu mahkumu.

Sigarası bitiyor, yoo yine yaktı. Lütfen artık yakma, artık ağlama ne olur diye yalvarmak ona haykırmak istiyorum ama olmuyor. Bunu yapamam, yapamıyacağımda biliyorum. Acaba benim onun izlediğimi biliyormu, bunu fark edermi? Sanmıyorum o kadar dalgın ki...
Her gece o dar sokağa bakarken Dünyayı unutuyor sanki, hayatta ki tek tablosu o her gece baktığı karanlık sokak oldu. Hadi gir içeri artık canım anam, üşüdün bekleme artık o dar sokağa bakarak, biliyorsun artık o sokaktan sana el sallayarak gelemeyeceğimi, sana koşup canım anam diye sarılamayacağımı.
O kapıdan çıkıp uzaklara vatan görevimi yapmaya giderken söz vermiştim "asla seni yalnız bırakmayacağım" diye. O sözümü hala tutuyorum canım anacığım, sen beni göremesende...
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
22 Temmuz 2006       Mesaj #210
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
BİTANECİK AŞKIMA

loveday



S eni sevdim ben...
E llerini tutmaya,yüreğine akmaya
R amak kala, sana
K avuşacağım an'a ayarladım saatimi
A nla nasıl büyük özlemim...
N asıl hasretim...

C anımı avuçlarına bıraktım
E manet ettim yüreğimi...
Y okluğunda buldum kendimi,acıyan yanım sendin
L oş ışıklar altında sakla beni kuytularında
A l yanına ve bırakma
N e mutlu bana.. ne mutlu hayatımda olduğuna...




Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik