Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 31

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.493 Cevap: 2.787
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
14 Eylül 2006       Mesaj #301
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Ölüme mahkum edilmiş bir aşktan bu yazılanlar... Gecenin yanağından, savrulmuş yağmurlardan ve toprak kokusundan...

Sponsorlu Bağlantılar
Yaşama kafa tutarak geçiyorum gençliğimden. Parmak uçlarımda, tüm mahçupluğuyla kalemim ayrılığı kusuyor. Ama ben seni susuyorum dilimin döndüğünce. Bütün anlamlarını çaldırıyor kelimeler, anlamsızlığımda. Odama ayak bastığımda ilk önce ölüme mahkum edip kendimi, sonra siliyorum kendi kendimi, sayfa sayfa hayattan. Sırf parmak uçları yanmış bir kağıttan ibaret değildir yazdıklarım. Bazen devrilmiş kentlerde konuşur şairin sustuklarını. Bu kent senden uzakta ışıl ışıl kavrulmakta. Yolunu sapıtmış kelimelerin peşine takılıp gidiyorum ben, ardımda sonsuz ayrılıklarla. Artık aşka elveda... Belki yağmur ıslaklığı kalmadı saçlarımda. Ve hiçbir masum tutuşma yok avuçlarımda. Şehrin ışıklarına emanet ettiğim sadece bakışlarım değildir. Bazı bazı bir ağlayıştır ilk sevdamdan kalma. Afedersin ey aşk! Yalan olmasın ilk ve son... Kusursuz bir sevdayı sevemedim hiçbir zaman....

Ama ayrılığım mutlak kusursuz olmalıydı. Ve kusursuzdu da zaten. Ölümümün ardında hiçbir delil bırakmamıştım. Hep keskin bir hüzün kokardı odam; sarhoş bir ayrılıktan çıkmış gibiydi. Yıldızları gömmeye başladım sonra odama, ceset ceset. Geceye kurşun sıkışımdan korkardı annem. Ben hep kıskanırdım ayın bakışlarını, gecemi çalıverir sanırdım. Kaç kez rüzgarın peşine takılıp, terketti beni yapraklarım. Yok savrulan ben olmalıydım, gecinin avuçlarında. Ayrılığa sonuna kadar çakıp kaçtılar gövdemi. Toprak kavruluyordu, yangınlar çıkartıyordu ayaklarım, bastığım topraklara.

Ayrılıktan bıkmıştım ben, en gerçeğine koşuyordum son sürat. Sonra kahkahalar savuruyordum ardımda bıraktığım aptal hayata. Ve tehditler; sevdaya ve sevgiliye. Sıkıysa beni unutma! Sonra yalvarıyordum; ne olur unutsunlar benim unutamadıklarım. Ama mutlaka ayrılıkla bitmeliydi benim tümcelerim.

Sen sakın dert etme ey aşk! Ben kendimi ölüme emanet ediyorum...

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
14 Eylül 2006       Mesaj #302
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Unutturamaz seni hiçbir şey, unutulsam da ben; her yerde sen her şeyde sen, bilmem ki nasıl söylesem, neşemde sen hüznümde sen, bilmem ki nasıl söylesem...”

Sponsorlu Bağlantılar
Eskiler ne güzel söylemişler, “ne varsa nostaljide var, eskilerde var” derdi annem...

Çocukluğumda, dedemin kütüphanesindeki o tozlu taş plakları, eski kitap ve mecmuaları, iki kişi arasında yaşanan o büyük aşkları anlatan siyah beyaz fotoromanları karıştırmak o zamanlar yapmaktan zevk aldığım tek uğraştı...

Zeki Müren, Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla isimlerini ilk kez o taş plaklarda okumuştum.

“Sahibinin Sesi” idi onlar...

TheGrudge - avatarı
TheGrudge
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #303
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi
Aşk

Mecnun çöllerde dolaştı,
Leyla Leyla diye...
Sonunda nefsini aştı,
Ulaştı 'mevla mevla ' diye...


İster Leyla , ister mevla...
Aşk ile arayan için...
Bir menzil var ulaşılacak,
Gönülden gönüle aşılacak...


Aşk öyle bir sevdadır ki,
Gönülden gönüle şimşek gibidir...
Asıl olan bellidir,
Sonuçta her şey bir ve tek gibidir...


Aşkın temelinde Allah vardır.
Her türlü sevgi Allah'a kadardır...
Gönül ister geniş isterse dardır,
Her türlü sevgi Allah'a kadardır! ...
mydarling24 - avatarı
mydarling24
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #304
mydarling24 - avatarı
Ziyaretçi
www antoloji com 436060 525
TheGrudge - avatarı
TheGrudge
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #305
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi
Biliyorum

Biliyorum,
Bu fırtınadan sonra
nice baharlar gelecek.
Seninle tanışıklığım
gene devam edecek.
Belki de
gelecek bütün baharlarda;

“Sensiz Yaşayacağım” ihtimali
çıldırtabilir bende ki seni…
Gideceğim her yerde;
yüreğimde hasretin
gözlerimde hayalin,

Ekmek somunumun arasında
seni sevdiğimden bu yana
her öğün yediğim
bal mıdır zehir’midir
ne olduğunu bilmediğim
sevdan olacak.
Biliyorum.
Ben her bahar bir adım daha sevdalı
Sen her bahar
yeni yaratılmış gibi
Genç,
güzel ve alımlı olacaksın.

Ve…
ben
her günün seherinde
senin aynaya bakarken,
sokağa bıraktığın saçlarının
can alıcılığında,
dudaklarının
yakan alevinde,
gözlerinin
öldüren derinliğinde bir
'yağmur bulutu'’
olacağım.
Sen
başkasının gözlerinde
gezinirken
pervasızca!
mydarling24 - avatarı
mydarling24
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #306
mydarling24 - avatarı
Ziyaretçi
Ömrümden çalıyor öldüğü yerde,
Canıma kast eden tuzak bu sevdan.
Gün be gün değerin yitecek yerde,
İçimde yıllanan şarap bu sevdan,

.......................................................Akıyor elimden gençlik su vari,
.......................................................Kalmadı hayattan arzusu hali,
.......................................................Susuzluğu çeken kervan misali,
.......................................................Çöllerde görülen serap bu sevdan,

Yakarsam Allaha dilesem Dilan,
Feryadım duyulmaz eylerim figan,
Yaradan dilemiş yazılmış ferman,
Çaresiz çekilen azap bu sevdan,

.......................................................Efkârın dillenir ah ile yardan,
.......................................................Yüreğin dağlanır nush ile ardan,
.......................................................Fermanın bellenir terk'i diyardan,
.......................................................Deli gönül aşka düşerse Dilan!

Zulmüyle zalimin pul olur şanın,
Meşkiyle maşuk'un kül olur bağrın,
Nihayet bir 'meczup' kul olur namın,
Deli gönül aşka düşerse, düşerse Dilan!

.......................................................Hicv etme zahiri kulda gözleyip
.......................................................Senin de kibrini kırarlar Dilan!
.......................................................Baldıran zehrini balda gizleyip,
.......................................................Senin de sofranı kurarlar Dilan!

Aldatan gençliğin körpe çağında,
İlk günah işlenir kalp ocağında,
Aşk denen cellâdın kör bıçağında,
Senin de hükmünü verirler Dilan!

.......................................................Zannetme bu devran kalacak düzde,
.......................................................Gün gelecek hazan vuracak güzde.
.......................................................Gönlümce sevildim sanırken sözde,
.......................................................Senin de
.......................................................Seninde boynunu bükerler Dilan!

Ah etsem ansızın kararır bahtın,
Bir sevda elinden yıkılır tahtın.
Bin kere tutulur, bozulur ahtın,
Senin de haline, gülerler Dilan!

.......................................................Aşk, gönül ehlinde bırakmaz izan,
.......................................................Çekilen cefayı tartamaz mizan.
.......................................................Musalla taşında, bir içli ezan,
.......................................................Senin de ardından, okurlar
.......................................................okurlar Dilan! ,
.......................................................Senin de ardından,
.......................................................okurlar dilan…
TheGrudge - avatarı
TheGrudge
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #307
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi
Aşık Ol, Ölürken Yüzün Gülsün

Birdenbire yarım bırakıp sözü
Gölgelerin ardına saklanıyorsun
Bir cümlesi kalmıştı dudaklarımın

Yarın ben başkayım
Kendimi yoruyorum
Ama ben aradığımı bulamıyorum ki
Sana resmini çizeyim

/sözler tamamlanmadıkça, uykular kaçacak yataklardan/


Aklım varsa, aklıma sığınayım
Yağdırdığın bombalardan kurtulayım

/en doğrusu açık denizlerde, fırtınaya tutulmak/


Ahlakın odalarında devinmekten yorulduğum yerden
Kaynağını buldu özgürlük
İlk baraja kadar akacağım
Bana kötülük
Akışımı kesmektir

Sana kötülük
Ey sevgiyi özleyen şaşkın kız
Bu akıntıya kapılıp gitmektir sanıyorsun ama
Ben denize ulaşanım

/ merak etmeyene şaşarım, son noktasını her şeyin/


Vaadi yok aşkın
Hangi söze kanarak dünyaya geldin ki?
Ölüm için mi?

Aşık ol, ölürken yüzün gülsün….
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #308
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Esinti



Gün kayboluyor uzaklara,
Sarılmışız birbirimize
Siyah ve gece.
Saçların esiyor birden
Telaş ve sevincin dansı.
Saçların esiyor
Uyanıyor tüm yıldızlar.

Değişiyor
Şehrin sesleri ve caddeleri,
Umursamaz artık yalnız yalnızlığı.
Dokun şimdi yüreğime
Gözlerime ve ellerime.
Bir başka olsun her şey,
Her şey sevincin de yeniden
Yeniden doğsun.
Sevelim birbirimizi
Durmadan ve bıkmadan.
Saçların,
Saçların hep aynı kalsın,
Beni sarmış,
Avuçlarım da uyumuş ve
Mahmur uyanmış.

Seversek
Büyür çiçekler içimizde,
Sevdamız büyür sevdikçe.
Nehirler de... dağlar da,
Sevda adına söylenen yeminler de.
Ve ümitler, onlar da
Hepsi büyürler biz sevdikçe.

Gün kayboluyor, sarılmışız
Gökyüzü dinginliğinde.
Saçların esiyor birden
Uyanıyor tüm yıldızlar.
Kalsak öylece sonsuza kadar.
Kalsam gözlerin gözlerimde,
Kalsa ellerim ellerinde
TheGrudge - avatarı
TheGrudge
Ziyaretçi
17 Eylül 2006       Mesaj #309
TheGrudge - avatarı
Ziyaretçi

Ben ve Sen

Güneş ve ay

Ben ve sen

Deniz ve toprak

Ateş ve su

Ben ve sen

Toprak ve hava

Hayal ve gerçek

Ben ve sen

Ölüm ve hayat

Ben ve sen

Ben ve sen

Ben ve sen

...
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
18 Eylül 2006       Mesaj #310
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Akşam yine toplandı derinde...

Canan gülüyor eski yerinde
Canan ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havuz üzerinde,

Mehtab kemer taze belinde
Üstünde sema gizli bir örtü
Yıldızlar onun guüdür elinde...

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik