Arama

Özlem -1- [Arşiv] - Sayfa 56

Güncelleme: 3 Aralık 2006 Gösterim: 183.951 Cevap: 1.193
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
18 Eylül 2006       Mesaj #551
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Gönlümle sevişen kahve gözlerin,
Yabancı gözlerle bakışıyor mu?
Sponsorlu Bağlantılar
Hayattan sevinçli, ölümden derin,
Bakmak o gözlere yakışıyor mu?

Dünyamı süsleyen zamanlarımdan,
Ardından yükselen dumanlarımdan,
Demiri tarayıp limanlarımdan,
Çıkmak o gözlere yakışıyor mu?

Başak bağlamadan ekini biçmek,
Sarayı virane eyleyip kaçmak,
Sevda bahçesine hasreti saçmak,
Ekmek o gözlere yakışıyor mu?

Hani gözlerinin bendim sahibi,
Dünyamı ateşe verdiği gibi,
Sıraya dizerek nice garibi
Yakmak o gözlere yakışıyor mu?

Hesapsız zamanda alıp başını,
Canlı cenazeye arkadaşını,
Döndürüp giderken billur yaşını,
Dökmek o gözlere yakışıyor mu?

Yüzmeyi bilmeden denize dalmak,
Kadar zor mu geldi, yanımda kalmak?
Hoyrat gecelerin şimşeği olmak,
Çakmak o gözlere yakışıyor mu

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
18 Eylül 2006       Mesaj #552
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Çıplak Dağ Akşamlarında

Sponsorlu Bağlantılar

Çıplak dağların sisli akşamlarında
İnsanın dostu sigarasıdır
Kar düze inmiştir kalkmaz artık
Ava çıkmanın tam sırasıdır

Yürek: hep senledir korkusuzluğa bilenmiş
Özlem: ötelerde buğulu bir göz
Sevmek: her yerde her zaman
Kuvvet: hissedilen acıdır sıkınca avuçlarını

Bir cadde uzanır önünde, düz
Gecenin ezgisi karda ışımış
Yaşamak: ayaklarını saran aklıktadır
Mutluluk: sana aynı uzaklıktadır.
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
18 Eylül 2006       Mesaj #553
arwen - avatarı
Ziyaretçi
İki akan pınar;
Sevda vurmuş birisini ölürcesine
Kavrulmuş dudaklar,
Eller el arar tutarcasına
Gözmü değmiş yoksa !...
Bu yalan sevdaya ayrılırcasına
Sensiz olmaz !
Sen yokken sarılırım hayallere....
Korkutmuyor gecenin karanlığı,
Seni kaybetmek kadar
Yıkılmış gönül virane,
Tutuşmuş kor alevlerde yanar
O ibrişim teli saçlar dans eder,
Bir çare yürek kanar.
Sensiz olmaz !
Sen yokken sarılırım hayallere....
Gel bekletme ne olursun
O kaldı bende yaşayan
Dokunmayın tabibler ,
yaramdır o benim kanayan....
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
18 Eylül 2006       Mesaj #554
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Beklemek... tüm benliğinle, tüm hasretinle... geleceğini bildiğin için beklersin... hasretlerin hasrette... hasret çektiren hasret değil mi?... beklersiniz... birgün dersin.. gelecek... gitmeyecek... o an’ ın heyecanı ile beklersin... ve düşününce nasılda sevinç sarar her yanını.... hayali bile böyle iken... kendisi nasıl olur dersin... ve beklemek çokta güzeldir gelecek olan için...

Beklemek, beklemektir... ve beklemek, bekleyen ile bekleten arasında bir bağdır aslında...

Kimi zaman hüzün olur... kimi zaman sevinç ve heyecan... karar size kalmıştır... hangisini seçersen o anlamda beklersin... bana sormayın... yazan benim... siz hangi beklemek ile beklersiniz...
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #555
arwen - avatarı
Ziyaretçi
zifiri karaydı geceler
kurşun kalem ışığında sana şiirler yazardım
yokluğun asılı kalırdı dizelere
yüreğimden emdirir
ak süt gibi hasretle beslerdim
benziyorlar mı diye sana
nur topu oğulcuklar doğurmuş
ana gibi, bakardım mıslaralara

tutunduğum gökyüzü çatırdar
adını kara sevdam koyduğum
çığlık çığlığa ses vurmak istediğim dağların
dört mevsim, oniki ay kar boran tutardı
üşürdüm...

denizleraşırı sürgündüm ben
ışıksız şehirler misali ıssız kalırdım
anadilde söylenen bir sevda türküsü gibi
geberesiye özlerdim sesini
ve bana sen bile yasaktın

yokluğunda
her gece
bir söğüt dalı kururdu içimde
paramparça dökülürdü yıldızlar
ürperirdim gölgemden bile
yangından can kaçırır gibi saklardım seni
yine de akar giderdin düşlerimden

yani koca çınar’ım
seni getirip bana verselerdi
kana susamış vampir dişli zaman
bedelini yürekten alırdı
ve geriye yine savaş yıkıntısı bir ben kalırdım
bir ben kalırdım...

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #556
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Su ne kadar önemlidir ki aktığı sürece…ışık ne kadar önemlidir ki yandığı sürece…insan ne kadar önemlidir ki yanındayken… … …

En çok kaybettiği değerler için ağlarmış insan…kıymet bilmek, yanındayken yokluğunu hissetmek, avuçlarının sıcaklığında terlerken ellerin, bir kutup ayazında üşüdüğünü düşünmek veya beraberken oturup bir ayrılıp mektubu yazmak…hangi ilişkide hangisini düşündük ve ne kadar kıymet bildik sahip olduğumuz değerleri yitirmemek adına…

Neleri göze almalı, nelerden caymalı, ne kadar cesaretli olmalı ve ne kadar hiçe saymalı gururu “özlem” duymamak adına…

Sahiplenme duygusu ne kadar bitimsiz bir istekse insan ömründe,özlem duymakta o kadar kaçınılmaz değil mi hayatımızda…

“ölümden değil yaşayamadıklarından kork”*

Yarına keşken kaldıysa, kaderin sana çizdiği bölgede ve bir birliktelikte güzellikleri yaşamak adına tükettiğin zaman dilimlerinin, sende bıraktığı izler ruhunu doyuracak boyutta mı…yoksa yaşayamadıklarına karşı bir hayıflanma mı var kaderine…”özlemek veya özlenmek” bence bu paragrafın başına dönüp tekrar düşünmeliyiz “insan yaşayamadıklarını özler”

Susamanın, acıkmanın ve özlemenin ne yazık ki tam bir kelime karşılığı yok… yalnızca kendi yüreğinde hissedersin bu duyguyu...neyi ne kadar yaşadıysan o kadar onu duyumsarsın ruhunda…

“cismi de yok resmi de”**

İnsana duyulan kısmı yürekte hissedilen en derin boyutu bence…özlenmeyen biri olmaksa anlarda bıraktığın izler adına ne büyük bir kayıp...

Titrek bir mum alevinde, sigarandan soluklandığın her dumanda,duyumsadığın her iyot kokusunda hayal kurup birini özlemek, gelmeyeceğini bile-bile beklemek ve dilemek hem de …yaşananları yinelemek adına ne büyük bir sabırdır…

Her insan hak ettiği yerdedir…düşünce gücün ne kadar olumluysa ve ne kadar hoşgörülüysen yaşama ve insana karşı,bir o kadar alırsın karşılığını “özlemek veya özlenmek” adına…

İnsan her beraberlikte her gün yeni bir şey keşfetmek ve yarına keşke bırakmamak için zorluyorsa kaderini ve her şeyden önce adam gibi sevmesini ve paylaşmasını biliyorsa yüreği yettiğince, özlem onu yıkacak kadar güçlü olmaz hiçbir zaman...bir merdiveni adım-adım çıkıyorsan,ayağının takılma şansı azdır tökezlenme adına…

“özlem…”

Nasıl anlatılır ki! hangi harfi-hangi kelimeyle… , …hangi cümleyi-hangi paragrafla birleştirip anlatmalı… , … kimi zaman çöl gündüzleri kadar sıcak ve gergin, kimi zaman çöl geceleri kadar ıssız ve serin değil mi…


…özlem… ocak beyazı-şubat ayazı… …özlem… mart çamuru-nisan yağmuru… …özlem… mayıs güneşi-haziran ateşi… …özlem… temmuz yangını-ağustos kızgını… …özlem… eylül hüznü-ekim sürgünü… …özlem… kasım soğuğu-aralık buzluğu…

…özlem…özlem…özlem… bazen çok, bazen az ama hep var değil mi…

“özlem…”

Her aya, her haftaya, her güne,her ana yetecek bir özlem yaratabiliriz beynimizin kıvrımlarında…hayal gücünün sınırlarını zorlayacak kadar çok özleme sahip olabiliriz.

Hadi gelin “sahip olduğumuz değerlere sahip olduğumuz anlarda özlem duyarak yaşamayı öğretelim yüreğimize”…olur mu… … …

Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #557
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
ÖZLEM

Her gece düşünüyorum seni
Düşüncemin en ıssız yerlerine bile, serpiştiriyorum hayalini
Henüz tanışmamış olsa da tenin tenimle
Kapattığımda gözlerimi karşımdasın, rüyamdasın uyanıkken bile
Hani her kışın ardından, baharı özlersin ya
İşte öyle özledim seni
Sigaramın dumanı odama resmini çiziyor, bana inat
Yatağım yorgun bir bedenle buluşmayalı çok oluyor
Sabahlara kadar geziyorum
Bazen güneş doğuyor üzerime
Daha önce hiç gitmediğim, yabancı bir yerlerde
Düşüncen beni kocaman şehirlerden, küçücük odalara hapsediyor
Anahtarına ulaşamıyorum.
Ben bu kadar özgürlüğüme düşkünken
Sana karşı koyamıyorum
Hani her kayboluşun ardından tanıdık bir ses ararsın ya
İşte öyle özledim seni
Hayat olanca gerçekliğini omuzlarıma yüklerken bir yandan
Bir yandan da uzaklaştırmaya çalışıyor beni senden
Hayatın karmaşık oyunlarına yenilecekken çıkıyorsun karşıma
Hani kendini bulmak için çıktığın uzun seyahatlerin ardından
Doğduğun şehirleri özlersin ya
İşte öyle memleketim gibi özledim seni...
mydarling24 - avatarı
mydarling24
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #558
mydarling24 - avatarı
Ziyaretçi
Turnam döner sen söyle

Gözlerine yaş duranda
Saçların ak olup dökülende
Elin dizin dizin dövende
Turnam döner sen söyle


Mutluluk için yaş dökende
Toprak su seni seçende
Acı diller bala düşende
Turnam döner sen söyle


Turnalar bir olup gelende
Yeşil çalı diken olanda
Yaş ömürden gün sayanda
Turnam döner sen söyle


Yusuf’um duymaz derdini
Turnamın yüzünü görende
Cennettir kapı önü gül bahçe
Turnam döner sen söyle
Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #559
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Akşam Güneşi

Hayatım temsili bir yenilgi gösterisidir
Okulu seven çocuklara bıkkınlık getiren
Yağmurda yalnız kalır, seyircisi yoktur
Onun için yaşamak alelade bir lükstür

Rüzgara karşı kalem oynatır hayatım
Damla damla buyur beyninde bir gül
Bir şiirdir ve hiç de kötü değildir
Dizeleri birbirine iteleyerek geçer

Sararmış bir devrimci fotoğrafıdır hayatım
Genelevi bulamayan yeniyetmeye benzer
Yalnızlığı yalnızlıktır ve çok sıradandır
Her hafta sonu annesini görmeye gider

Kartpostal görüntüleri ile intihar eder
Donar kalır bir aynada eli yüzü çıplak
Altıncı filo gibi bir şeydir, isyanlar bastırır
Yasaktır elini koynuna sokmak yasaktır

Sonuçta bir hayattır, naftalinler kullanır
Parası çıkmazsa gider sakal bıyık bırakır
Sevgilisi yoktur ve artık sevgiside yoktur
Radyoda söylenmeyen bir ölüm sessizce kepenklerini kapatır...
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
19 Eylül 2006       Mesaj #560
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Mevsimler değişti havalar ısındı
Kurudu pınar özlem başladı
Güneşli günler bulutları kıskandı
Kurudu pınar özlem başladı

Yorgun gönlüm sevmekten usandı
Göz pınarları ağladı yanaklar ıslandı
Şifası kalmadı içen hastalandı
Kurudu pınar özlem başladı

Sevdası yüreğimde yüceydi
Renk renk yeşillikleri niceydi
Bir coşar bir kurur bilmeceydi
Kurudu pınar özlem başladı

Benzer Konular

18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
7 Mayıs 2008 / estudiantes Spor tr
11 Aralık 2015 / asla_asla_deme X-Sözlük
16 Şubat 2015 / Jumong Basın/Magazin tr