Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 13 Aralık 2016  Gösterim: 145.020  Cevap: 522

Astronomi (Uzay) Haberleri

HerHangiBiri
23 Kasım 2008 16:59       Mesaj #21
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Marsta buz tabakaları keşfedildi

Mars'ta kaya parçaları örtüsünün altında bulunan 2 bin 250 km genişliğindeki kütle yeni bir heyecan yarattı. Amerikalı bilim adamları, Mars'ta kaya parçaları örtüsünün altında çok geniş buz tabakaları keşfettiklerini açıkladı. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) California eyaletindeki Pasadena'da kurulu Jet Motorları Laboratuvarından yüzey radar cihazı ekibi üyesi Ali Safaeinili, elde ettikleri sonuçların buzun varlığına kanıt olduğunu belirtti.

Austin'deki Texas Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesinden John Holt da elde edilen bulgularla ilgili olarak Science dergisinde yazdığı makalede, geniş buzul kitlelerinin Mars'ın kutup bölgelerinde olmadığını belirterek, "İncelediğimiz tek bir buzul tabakası, Los Angeles kentinin üç katı genişliğinde ve 3 km kalınlığında, belki daha fazla" diye konuştu. Holt, buzul tabakalarının bilimsel değerinin dışında, Mars'ın gelecekteki keşfinde önemli bir su kaynağı olabileceğine işaret etti.
Sponsorlu Bağlantılar

Amerikalı uzmanlar, Mars'ın güney yarıküresindeki Hellas havzasındaki muazzam buzul kitlesinin 2250 km genişliğinde ve 5 km kalınlığında olduğunu belirterek, yaklaşık 4 milyar yıl önce büyük göktaşının gezegenin yüzeyine çarpmasıyla oluştuğunu düşündüklerini kaydetti. Makaleyi yazan Holt ve ekibin 11 diğer üyesi, Mars Odyssey uzay aracıyla yapılan yüzey radar incelemelerinde kuzey yarıkürede de benzer oluşumlar belirlediklerini ifade etti.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:22


HerHangiBiri
27 Kasım 2008 09:55       Mesaj #22
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

''Dünya göktaşı felaketine hazırlanmalı''

Önde gelen gökbilimciler, Dünya'nın en son 65 milyon yıl önce yaşadığına benzer bir göktaşı felaketine karşı hazırlık yapmak için Birleşmiş Milletler düzeyinden küresel bir örgütlenmeye gitmesi gerektiğini belirtiyor.

Uzay Kaşifleri Birliği'nin Birleşiş Milletler'in Viyana'daki merkezinde yetkililere 'Göktaşı Tehditleri: Küresel Yanıt için Çağrı' adlı raporu teslim etmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında yapılan açıklamada, Dünya'nın yakınından düzenli olarak geçen 500 ila bin büyük göktaşı bulunduğu ve bunların gezegenimizi her an küresel bir felakete sürükleyebileceği belirtildi.
Sponsorlu Bağlantılar

Dünya çevresinde dolaşan yaklaşık 6 bin irili ufaklı cisim bulunduğuna dikkati çeken uzmanlar, bunlardan bine yakınının çapının 150 kilometreden büyük olduğunu vurguluyor.

Bahsi geçen gök cisimlerinden bir tanesinin bile Dünya'ya çarpması halinde meydana gelecek yangın, tsunami gibi felaketlerin ardıdan açlık ve küresel soğuma gibi durumların yaşanacağı belirtiliyor.

Toplantıda söz alan Apollo 9'un astronotu Rusty Schweickart, ''Dünya, Birleşmiş Milletler düzeyinde gök taşlarına karşı ciddi önlem almalı'' dedi.

73 yaşındaki emekli astronot Schweickart, ''Dünya'yı yıkıma sürükleyebilecek bir dev göktaşının durdurulması ve dünyanın kurtarılması için insanoğlunun bugün yeterli düzeyde teknolojik imkana sahip olduğunu'' belirtti.

En tecrübeli eski astronotlardan Schweickart, dünyanın ilk astronotu Sovyet Yuri Gagarin'i (1934-1968) takip eden ABD'nin astronotu olarak ilk kez 45 yıl önce 1963'te yörüngeye çıktı. Bugünkü Uluslararası Uzay İstasyonu'nun ilk örneği Skylab laboratuvarında 1973'te görev aldı, 1969'da uzaydan ilk naklen (canlı) televizyon yayınını yaparak ''Emmy'' ödülü aldı.

İnsanın ilk kez 1969 yılının temmuz ayında Ay'a ayak bastığı Apollo programlarının ilki Ay mödülü ''Örümcek''in öncüsünün Dünya'da denendiği EVA deneyinde yer alan Schweicart, ''Shadow of the Moon: Ay'ın Gölgesi'' kitabında, ''Apophis 99942'' gök taşının 21. yüzyılda Dünya'ya çarpma olasılıklarının 9 bin ila 45 bin'de 1 olduğunu belirtmişti.

''En azından gök taşının vuracağı kıtanın ve denizin insandan boşaltılabileceğini'' ifade eden Schweickart, üyesi olduğuderneğin BM'ye sunduğu raporu daha önce Washington'da Kongre'ye de aynı raporu verdi.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:31
HerHangiBiri
27 Kasım 2008 19:58       Mesaj #23
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Satürn'ün Uydusunda Su Olasılığı

Satürn'ün uydularından Enceladus'tan sesten hıslı şekilde püsküren gaz ve toz bulutları, astronomlara burada önemli miktarda sıvı halinde suyun bulunduğunu düşündürüyor.

Nature dergisinde bugün yayınlanan yeni bir araştırmada, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Cassini uzay aracının gönderdiği görüntüleri değerlendiren gökbilimciler, Güneş Sistemi'nin en çok yaşam potansiyeli bulunan yerlerinden Enceladus'un buzlu yüzeyinden gelen gizemli bulutların su buharı içerdiğini saptadılar.

Yeni hesaplamalarına göre, fışkıran gaz ve tozun sesten daha hızlı hareketinin bu gökcisminde sıvı halde suyun varlığını gerektirdiğini belirten NASA'nın California'daki Jet Motorları Laboratuvarı'ndan bilim adamları, püskürmenin hızının saatte yaklaşık 2200 km olduğunu kaydettiler.
Araştırmayı yöneten Candice Hansen, sıvı olmadan gaz ve toz püskürmelerinin bu hıza ulaşmasının çok zor olduğunu ifade etti.

Jüpiter'in uydusu Europa'da da sıvı halde suyun bulunabileceğini, ancak Satürn'ün halkalarından birisinin oluşmasına yol açtığı düşünülen Enceladus'a ulaşmanın daha mümkün olduğunu belirten Hansen, Enceladus'un içerdekileri dışarı püskürttüğünü söyledi.

CASSINI UYDUSU
Avrupa Uzay Kurumu'nun (ESA) da programa ortak olduğu 3 milyar 600 milyon dolarlık Cassini uydusu, Satürn ve Enceladus'un yakınından geçerek gözlemlerini sürdürüyor.

İngiliz gökbilimci William Herschel, Enceladus'u 1789'daki gözlemlerinde buldu. Kütlesi Dünya'nınkinden 95 kat, hacmi 750 kat büyük olan Satürn'nün minik uydusu Enceladus, sadece 499 km çapında. Satürn'ün 47 uydusu, 7 adet de dev çevre halkası bulunuyor.

NASA, önceki açıklamaların da da Enceladus'ta su bulunabileceğini belirtmişti.
Güneş Sistemi'nde Mars, Jüpiter'in uydusu Europa ve Enceladus "doğrudan su kanıtı" taşıyan üç gökcismi.

NASA'nın önceki açıklamasında, "Cassini, Enceladus'ta, ABD'nin Wyoming, Montana, İdaho eyaletlerini kapsayan Yellowstone Milli Parkı'ndakilere benzeyen gayzerler bulunduğunu gösteren işaretler tespit etti" demişti.
Cassini, 1997'de fırlatıldıktan sonra 2004 yılının temmuzunda Satürn'ün yörüngesine girmişti.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:31
HerHangiBiri
29 Kasım 2008 20:44       Mesaj #24
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Arecibo: Evreni dinleyen kulak

305 metrelik olan dünyanın en büyük çanağına sahip ve Porto Riko ormanlarında 8 hektarı aşkın gözlem sahasına sahip Arecibo, astronomi uzmanlarına göre "evreni dinleyen kulak, gözleyen göz".

Arecibo, genellikle uzun yıllardır çalışan profesyonel astronomlara tahsis ediliyor. İşte buradan izlenen evrenle ilgili pek çok keşif yapıldı. 305 metrelik çapındaki dev hassas radyoteleskobu sayesinde şimdiye kadar dünya dışı onbinlerce sinyali yakalayıp değerlendirdi. Amerikan Cornell Üniversitesi tarafından işletilen Arecibo'dan şimdi yeni bir haber geldi.

Öğrenciler yeni bir galaksi keşfetti
ABD'nin Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde astronomi öğrenimi gören 5 öğrenci, beklenmedik bir keşif yaparak, varlığı bilinmeyen yeni bir galaksi buldular.

Wisconsin State Journal gazetesinin haberine göre, keşiflerini, Porto Riko'daki dünyanın en büyük radyoteleskobu Arecibo Gözlemevi'ni kullanarak yapan öğrenciler, üniversitenin kıdemli öğretim üyesi gökbilimci Snezana Stanimirovic'ten ders almaya başladıklarında böyle bir keşifte bulunacaklarını hiç beklemediklerini ifade ettiler.

3 yıldan bu yana Arevibo Gözlemevi ile çalışan öğretmenleri Stanimirovic sayesinde, burada gözlem yapma fırsatı elde eden öğrenciler sonunda böyle bir keşfe imza attılar.

Bilim kurgu sinemasında
Şimdiye kadar Bond serisinin "Golden Eye" filminde, "Küçük Yeşil Adamlar", "X Files" Jodie Foster'ın oynadığı "Contact", filmlerinde de mekan olarak kullanılan Arecibo, pek çok keşfin yapıldığı yer.

Bilimsel keşifler
Örneğin Merkür'ün Güneş'in etrafında bir turunun 88 gün değil de 59 gün aldığı, yani Merkür yılının 59 gün olduğu keşfedildi. Ardından evrende "nörton yıldızlarının" varlığı kanıtlandı.
Ağustos 1989'da ilk kez bir asteroid görüntüsü elde edildi: Castalia asteriodi.

Dünya dışı zeka arayışı projesi: SETI
Dünya dışı zeka arayışını hedefleyen SETI projesinde de Arecibo'nun önemli bir yeri var. İşte bu amaçla 1974'te, buradan 25 bin ışık yılı mesafede bulunan ve zaman zaman doğal olmayan sinyallerin alındığı M13 kümesine mesajlar gönderildi. Bu konuda elde edilen bir sonuç olup olmadığı net olarak açıklanmadı.

Askeri istihbarat toplayabiliyor
Tabii, Arecibo'nun, fazla bilinmeyen bir başka kullanım alanı daha var. Askeri istihbarat toplayabiliyor. Örneğin Rus askeri radarların yaydıkları dalgalrın Ay'a yansımasından, bu radarların yerini belirleyebiliyor.

HÜRRİYET
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:32
HerHangiBiri
4 Aralık 2008 23:17       Mesaj #25
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Venüs'ün sırrı çözüldü


Ad:  uzay.jpg
Gösterim: 44
Boyut:  10.0 KB
Bilim adamları Venüs'ün üzerindeki kara beneklerin sırrını çözdü.
Dünya'ya en yakın komşu gezegen Venüs'ün bilim adamlarını uzun süredir şaşırtan gizemi çözüldü.

KARA BENEKLERİN SIRRI
Almanya'nın Max Planck Astronomi Enstitüsü'nden araştırmacılar, Avrupa Uzay Kurumu'nun (ESA) Venüs'ü yakından gözlemleyen uzay aracı Pioneer Venüs'ün gönderdiği görüntüleri inceleyerek, gezegenin bulutlarında ultraviyole ışın dalga boyunda görülen kara beneklerin sırrını çözdüklerini düşünüyorlar.

Enstitünün Güneş Sistemi Araştırmaları bölümünden uzmanlar, kara benekleri oluşturan bu katı parçacıkların ya da sıvı damlacıkların gezegenin atmosferinin en altından bulutlarının en tepesine taşındığını düşünüyorlar, ancak bunların hala hangi maddeden oluştuğunu bilmiyorlar.

ISI AKTARIMI
Araştırmacılar, 1929'dan bu yana gözlemlenen bu kara beneklerin, bulutların tepesindeki irtifa farkından mı, ısı değişikliğinden mi ya da bulutları oluşturan maddelerin yapısından mı kaynaklandığını tahmin edemiyorlardı.

ESA'nın uzay aracının gönderdiği veriler, Venüs'ün ekvatoruna yakın bölgelerde ultraviyole ışığında beliren kara lekelerin bulunduğu yerlerin sıcaklığının göreli olarak yüksek olduğunu gösteriyor.

Bilim adamları, buralarda gizemli karanlık maddeyi aşağılardan alıp getiren ısı aktarımının yoğun olduğunu tahmin ediyorlar.

Kaynak: İnternethaber
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:33
zokan
5 Aralık 2008 10:37       Mesaj #26
zokan - avatarı
Ziyaretçi

Tuvaleti öyle büyük bir dert yarattı ki istasyon boşaltılabilir.



Uluslararası Uzay İstasyonu'nun (UUİ) tuvaletinin bozulması astronotların tahliyesini gerektirebilir. Rus uzman Vladimir Soloviev, UUİ'nin tuvaletinin bozulması nedeniyle zor anlar yaşayan astronotların Yer'e erken dönmelerinin gerekebileceğini belirtti. Soloviev, Rus İnterfaks ajansına yaptığı açıklamada, "Kanalizasyon sisteminde sorunumuz var. Ciddi bir olay. Bu gibi durumlarda mürettebatın acilen tahliyesine başlanabilir" dedi. Sistemin bir bölümünün onarılması nedeniyle şu anda tahliyenin "ciddi olarak öngörülmediğini" de ifade eden Soloviev, perşembe ve cuma günleri de onarımlara devam edilmesinin planlandığını söyledi. NASA, şu anda 3 astronotun bulunduğu istasyondaki Rus yapımı tuvalette meydana gelen arıza sonucu sıvı atık toplama kısmının devre dışı kaldığını, yalnızca katı atık toplama kısmının çalıştığını duyurmuştu. UUİ'nin 2 Rus ve bir Amerikalı mürettebatı, bu sorun karşısında bir süre geçici olarak dönüş aracı Soyuz'un tuvaletinden yararlanmıştı. 7 yıllık tuvaletin daha önce de bozulduğu, ancak bu sorunun hiç bu kadar uzamadığı açıklanmıştı. Başarıyla fırlatıldıktan sonra dün geç saatlerde UUİ ile kenetlenen uzay mekiği Discovery, Japon laboratuvarının yanı sıra istasyona, 2 hafta önce bozulan tuvaletin onarımı için gerekli pompayı da taşımıştı. Yeni pompanın takılmasıyla sorunun aşılması umuluyor.

Kaynak : İnternethaber
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:34
HerHangiBiri
10 Aralık 2008 12:54       Mesaj #27
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Samanyolu'nda Büyük Keşif

Dünya'nın da yer aldığı Güneş Sistemin'in bulunduğu Samanyolu galaksisini tam 16 yıl boyunca incelediler ve sonunda şüpheleri doğru çıktı. Galaksinin tam ortasında dev bir kara delik bulundu. Üstelik Dünya'nın yanı başında sayılacak mesafede...
Şili'deki Güney Avrupa Gözlemevini kullanarak, 28 yıldızın garip bir halka oluşturduğunu gözlemleyen ve bunları takibe alan Alman bilim adamları, tam 16 yıl süren araştırmalarının sonunda "Evet, galaksimizin otrasında, Dünya'ya hiç de uzak sayılmayacak bir mesafede, dev bir kara delik bulunuyor" açıklamasını yaptı.

"Bir kadının boynu etrafındaki inci kolye gibi dizilmiş yıldızları" takip eden bilim adamları, "İşte tam ortada, devasa boyutlarda bir kara deliğin bulunduğu kesinleşti. Bu Samanyolunda bildinen en büyüğü" dediler.

Işık dahil, etrafındaki her şeyi yutan ve bu yüzden "evrenin yamyamları" olarak da anılan kara deliklerin çekim gücü o kadar yüksek ki etraftaki her şey için bir tehdit sayılıyor. Kraliyet Astronomi Birliği üyesi Dr. Robert Massy "Samanyolu'nun ortasındaki bu galaksi aslında bazı yıldızların oluşumunda da rol oynamış olabailir. Onu izleyeceğiz" dedi.

27 bin ışık yılı mesafedeki dev kara deliğin bizim de yer aldığımız Samanyolu galaksisini nasıl etkileyeceği ise bundan sonra yapılacak araştırmalarla belirlenebileceği tahmin ediliyor.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:34
HerHangiBiri
12 Aralık 2008 21:14       Mesaj #28
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Evrenin en donuk yıldızları keşfedildi

Amerikalı astronomlar, evrenin yıldız benzeri bilinen en donuk cisimlerini keşfettiler.

Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumu'ndan (NASA) yapılan açıklamada, Spitzer Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemde keşfedilen ikiz "kahverengi cüce" veya "ölü yıldız" adı verilen gök cisimlerinin her birinin, Güneş'in sadece milyonda biri kadar ışık verdiği belirtildi.

Cismin önce zayıf ışığından ötürü tek bir kahverengi cüce olduğunu düşünen astronomlar, daha sonra Spitzer Uzay Teleskobu ile kızıl ötesi konumunda yaptıkları gözlemde, bu aşırı donuk ışığı ve düşük sıcaklığı ölçebilme imkanı elde ettiler. Veriler bunun bir ikiz kahverengi cüce olduğunu ortaya koyuyordu.

Massachusetts Institute of Technology'den (MIT) gök bilimci Adam Burgasser, bu iki gök cisminin evrende Güneş'in yaydığı ışınların milyonda biri kadar ışık verdiği tespit edilen ilk cisimler olduğunu belirtti.

Kahverengi cüceler, ilk kez 1995 yılında keşfedilen, ne yıldız ne de gezegen kategorisine konabilen gök cisimleridir. Ancak son yıllarda bazı gök bilimciler kütlelerinin büyüklüğüne ve buna bağlı olarak sıcaklıklarına ve buna da bağlı olarak renklerine göre bunları sınıflandırmayı tercih ediyorlar.

Kahverengi cüceler yıldızlar arası gaz bulutlarının çökmesiyle oluşurlar, fakat gök cismini yıldız yapacak nükleer tepkimelerin başlayamayacağı kadar hafiftirler. "80 Jüpiter kütlelik" sınıra ulaşamadıkları için yeteri kadar ısınamayıp sönerler.
Spitzer Uzay teleskobu ile yapılan gözlem, Astrophysical Journal Letters dergisinde de yayımlandı.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:34
HerHangiBiri
19 Aralık 2008 22:57       Mesaj #29
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Bilim dünyasını korkuya düşüren gelişme

Dünyayı, güneşteki patlamaların yaydığı yüklü parçacıkların bombardımanına karşı koruyan manyetik alanda 2 büyük çatlak olduğu belirlendi.

Bilim adamları, uzun zamandan beri dünyayı uzayın kötü hava olaylarından koruyan manyetik alanın aşırı hava cerayanına açık, kırık dökük eski bir eve benzediğinin farkındaydı. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA’ya ait 5 küçük uydudan oluşan “Themis” filosunun yaptığı son gözlemler ise, dünyanın manyetik alanında zaman zaman ortaya çıkan 2 büyük çatlak oluştuğunu ortaya koydu.
Çatlaklardan güneş fırtınalarının ürettiği ve hızı saatte 1.6 milyon km’ye ulaşan yüklü parçacıklar geçerek atmosferin yüksek katmanlarını deliyor.

Themis geçen yaz, dünyanın manyetosferinin en dış kesiminde güneşten fırlayan partiküllerin oluşturduğu tabakanın kalınlığını 6 bin 400 kilometre olarak hesapladı. Bunun manyetik zırhta şimdiye kadar keşfedilen en büyük yırtılma olduğu kaydedildi.

California Üniversitesi’nden bilim adamı Marit Oieroset, yırtılma için “Çok hızlı genişliyor” açıklamasını yaptı. Güneşin yaydığı manyetik fırtına ve yüklü partiküller yere ulaşınca uydu ve yer haberleşmelerini olumsuz etkiliyor.

Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:35
HerHangiBiri
20 Aralık 2008 20:48       Mesaj #30
HerHangiBiri - avatarı
Ziyaretçi

Mars’ta karbonat yaşam umudunu artırdı

Amerikalı bilim adamlarının Mars yüzeyinde karbonat keşfetmeleri, Kızıl Gezegen’de geçmişte bulunduğu tahmin edilen suyun pek de asitli olmadığını ve yaşamın ortaya çıkmasına elverişli bir ortam sağladığını düşündürüyor.

Science dergisinde dün yayımlanan makaleye göre, Amerikan Havacılık ve Uzay Kurumunun (NASA) Mars’ın yörüngesinde bilimsel çalışmalarını sürdüren Mars Yörünge Kaşifinin (Mars Reconnaissance Orbiter-MRO) spektrometresi sayesinde yaptığı keşif, bu gezegenin sularının, 3,6 milyar yıldan fazla zaman önce mineraller oluşmaya başladığında, nötr bir pH’ı veya alkalini bulunduğu gösteriyor.

Karbonat, Dünya yüzeyinde bolca bulunan ve asitte çabucak çözünen bir mineral. Bilim adamları, Mars yüzeyinde karbonatın varlığının, Kızıl Gezegen’in tarihinde asitli bir çevrenin egemen olduğu yönündeki yaygın teoriye ters düştüğüne işaret ediyor.

Bu çalışmaya katılan bilim adamları, Mars’ta karbonatın bulunmasının, tersine, değişik tipte nemli çevreler bulunduğuna işaret ettiğini ve bu çevrelerin çeşitliliği arttıkça, yaşamın oluşması şansının da arttığını belirtiyorlar.

Araştırmanın başında yer alan Johns Hopkins Üniversitesi uygulamalı fizik laboratuvarından Scott Murchie, çalışmalarının sonunda karbonatın varlığını keşfettiklerini, bunun da kendilerine Mars’ın değişik dönemleri boyunca var olan koşullar konusunda daha fazla ayrıntı sağladığını söyledi.
Son düzenleyen Safi; 23 Haziran 2016 03:35



Daha fazla sonuç:
Astronomi (Uzay) Haberleri

Cevap Yaz
Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:


Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç