| | #131 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek AFFETMEK KISASTAN ÜSTÜNDÜR Allah, insanlara karşılaştıkları kötülükler, zulüm, işkence,y aralanma hatta öldürülme ile ilgili olarak karşınızdakine aynısı kadarını uygulama ruhsatını vermiştir. Kuran`da birçok ayetinde kısasa kısasla karşılık verileceği söylenmiştir. Bunun yanısıra affetmenin Allah katında daha büyük bir değeri vardır. Tabii inşallah Allah, hepimizi bu olgunluğa ulaşmış müminlerden yapar. Kimse yanlış anlamasın, affetme özelliğine sahip olmak demek pısırık, kabuğuna çekilmiş, tepkisiz mümin olmak demek değildir. Herkesin bu kavramları ayırt edecek samimiyette olduğunu düşünüyorum. Affetme ile ilgili Kuran`da Maide 45te"O Kitap`ta onlar üzerine şöyle yazmıştık; Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş... Yaralamalar karşılığında da kısas. Kim kısası bağışlarsa, bu bağışlaması kendisi için günahlara bir perde olur. Allah`ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir."der. Sonuçta Allah, bize yapılanlarla ilgili olarak neler yapabileceğimizi söylerken, affetmenin herşeyden üstün olduğunu ve böylelerinin ödüllendiriliceğini söylüyor, ödülde günahların bazılarının | |
|
| | #132 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Affet Beni Dünya Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum Yerde yürürken gördüğüm Sebepsiz kanına girdiğim Zevk için öldürdüğüm Böceklerden af diliyorum Dağdan, topraktan, taştan Evlattan, akrabadan, arkadaştan Yağan yağmurdan, doğan güneşten Denizlerden, göklerden af diliyorum Yıllardır kahrımı çeken kadından Ondaki yaşamak ümidinden Baba evinden, ana sütünden Yediğim ekmeklerden af diliyorum Kadrini, kıymetini bilmediğim Hayali ile bahtiyar olmadığım Otuz yıl arayıp bulmadığım Geleceklerden af diliyorum Ümit Yaşar Oğuzcan | |
|
| | #133 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Affetmek acı durumlarda karşımıza çıkar.
Ateşli bir intikam isteğinde, acı, şok ve hayal kırıklığında başlar. Bu davranışı asla bağışlayamayıp affedemeyeceğiniz ve hiç affetmeyeceğiniz gibi sabit düşüncesiyle başlar. Bir avukat bürosunda, bir cenazede, yolda, barda, gece yarısında, yatakta yalnız yatarken, balık tutarken, ölüm döşeğinde, sabahın bir köründe, gecenin bir vaktinde veya gün ortasında güneşin altında başlar. Affetmek acıyla başlar, eğer şanslıysanız, barışla sona erer. Affetmenin peşinden koşsanız ya da affedilmeye uğraşsanız da ilk hissedeceğiniz, barış dolu bir yere ulaşmayı umarak, acı olacaktır. Oraya nasıl gideceğinizi bilmezsiniz, hiçbir zaman varamayabilirsiniz de. İşin doğrusu affetmeye giden birçok yolculuk başarısızlıkla sonuçlanır. Öfke, kendini haklı görme, gurur ve dargınlıktan oluşan çalılık ve dikenlere takılıp kalır. Kendimizi affetmeye çalışıp suçluluk duygumuzu yensek de veya bize karşı suç işleyen birini affetmeye da çalışsak, işe, yaşamda olabilecek en kapalı, en karanlık ve hiç çıkışı yokmuş gibi duran bir yerden başlarız. Affetmek, kin tutmaktan veya intikam peşinde koşmaktan çok çok daha sağlıklı bir davranıştır. Affetmeyi öğrenmek, yaş**ınızı, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı geliştirmek için atacağınız adımların başlarında gelir. Daha da ötesi, fiyatı da makuldür: Bedava. Affetmek aynı zamanda özgürleştiricidir de. Affettiğiniz zaman, beyninizi kelepçelerden kurtarırsınız. Sizi aşağıya çeken öfke ve dargınlıklardan kurtulur kurtulmaz, yararlarını görmeye başlarsınız. Sağlığa olan yararlarını sayacak olursak: tansiyonunuz normale dönebilir, kalp atışlarınız düzene girebilir, bağışıklık sisteminiz güçlenebilir, baş, sırt ve boyun ağrılarınız azalabilir, ilaçlara olan ihtiyacınız azalabilir ve hatta cinsel yaş**ınız güçlenebilir. Eğer bu kulağınıza çok fazla geldiyse şunu belirtmeliyiz ki bu, affetmenin potansiyel fiziksel yararlarının listesinin tamamına yakın bile değil. Daha, ruhsal yararlarından bahsetmedik bile. Affetmek ruhunuzu canlandırır. Kendinizi daha mutlu hissetmenizi sağlar ve düşüncelerinizi aydınlatır. Artık size mıknatıs gibi yapışmış öfke ve dargınlıkları taşımak zorunda değilsiniz. Adımlarınız hafifler ve günlerinizi, şikâyetlerin gölgesinde geçirmezsiniz. Yaşamlarını düzenlemek için insanların aldıkları diğer önlemlerle karşılaştırıldığında, affetmek; kilo vermek, yeterli uykuyu almak, tamamlayıcı vitaminler almak veya emniyet kemeri takmak kadar da yararlıdır. Yine de, affetmeyi öğrenmek oldukça zordur. Ve bu konuda yardıma ihtiyacınız vardır. Kendine özgü canlı ve neşeli tarzıyla, satış rekorları kıran Dr. Edward Hallowell, affetmenin gerçek doğasını anlamanız için bir dizi tanım ve örneklerle size rehberlik ediyor. Affetmenin, sağlıklı ve mutlu bir yaşamda temel olduğunu gösteriyor ve yaş**ınızda bunu yapabilmeniz için dört adımlık bir program veriyor. Edward (Ned) Hallowell Doktor ve Psikiyatr olarak çalışmaktadır; ayrıca New York Times'da çok satanlar listesine giren ve beğenilen kitaplar yazmıştır. Harvard Tıp Okulu Fakültesi'nde görevli olup Hallowell - Ratey Bilişsel ve Duygusal Sağlık Merkezi'nin yöneticisidir. Massachusetts Arlington'da, sosyal yardım uzmanı eşi Sue ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır | |
|
| | #134 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Nefreti asmanin tek yolu var: Affetmek. Baskalarini affettigimizde biz özgürlesiriz. Nefret yasamdan zevk almamizi, insanlarin güzel yanlarini görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü degildir. Salt kötülükleri görmek bir süre sonra süphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde bogar insani. Nefret dolu bir yasam mutsuz bir yasamdir. Affetmek insani derinlestirir. Affetmek için insanin ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazir hissetmesi gerekir. Çünkü affetmek bir seçimdir. Kimsenin zorlamasiyla affetmek mümkün degildir. Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedisler bile bir sürecin ürünüdür. Affetmeyi seçtiginizde kimse size borçlanmayacaktir. Yani kosullu affetme yoktur. Diger insanin da sizi affetmesini, degismesini veya sizin istediginiz gibi olmasini beklemeyin. Affetmek bir seçimdir. Amaci sizin rahatlamanizdir, sizin özgürlesmenizdir. Nefret duydugunuz kisinin yasiyor ya da ölmüs olmasi sizin affetme sürecinde duydugunuz acilarin yogunlugunda bir farklilik yaratmayacaktir. O acilar sizin acilariniz. Affetmek kolay degildir. Fakat özgürlesmek için gereklidir. Çogu insan affetmenin nefret ettigi kisiyi suçsuz ya da hakli buldugu anlamina gelecegini sanir. Oysa affetmek geçmisteki anilarin boyundurugundan kurtulmak, yasamimizi kontrolü altinda tutmasina son vermek demektir. Affetmek o kisiyi sevmek degil. Affetmek o kisiyle konusmak zorunda olmak degil. Affetmek, o kisiyle iliskiyi sürdürmek degil. Affetmek, o kisinin beklentileri dogrultusunda davranmak degil. Affetmek o kisiyi kucaklamak degil. Affetmek o kisiyi suçsuz bulmak degil. Affetmek o kisiyi hakli bulmak degil. Affetmek o kisinin verdigi zararlari telafi etmek için çaba göstermemek degil. Affetmek kirginligin, kizginligin, nefretin hapishanesinden özgürlüge çikmaktir. Affetmek artik aciyi hissetmemektir. Yapilanlari zihinsel olarak unutmak zaten mümkün degildir. "Duygusal unutma" affetmenin diger adidir. | |
|
| | #135 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Demek Boyleymis Demek, bugun bır yıl gecmıs aradan ha , Demek, benim de bitermis sevgilerim, Bir ömür yanmazmıs atesim, küllenirmis! Demek, olmazsa olmaz sandıgım insanlar için, olmasa da olur denirmis! Demek, bir zamanlar sevgisini alabildigine hissettigim yürekler, unuturmus sevmeyi! Demek, sefkat ve gülümsemenin ısıttıgı gözler, ayaza kesermis hırs ve nefretten! Demek, baldan tatlı dillerden, zehirden acı sözler de dökülürmüs, kan gidermis düstükleri yerlerden! Demek, sesini duymadan, yüzünü görmeden edemedigim, gün gelir düsmezmis aklıma… Yürek buz tutarmıs adını duydugunda! Demek, bahanelerim de tükenirmis sevdiklerimi mazur gösterecek! Demek benim de tozlanırmıs, bir kenarda biriktirdigim ve beraber mutluyken göründügümüz anılarım… Demek, sevgisi yüregime delıce yerlesenler de degısirmis zamanla! Demek, herkesin içinde yıkıcı ve yırtıcı duygular barınırmıs, açıga çıkarmıs fırsatını buldugunda… Demek, sevdigim yüzler de kaçarmıs gözlerimden… Demek, zormus affetmek bu denli sevmis ve bu denli incinmisken… Demek, yanılmısım, bunca zaman tam tersine inanırken… Sevginle dogru orantılıymıs, yedigin darbenin açtıgı yara ve akıl almaz, yürek anlamazmıs; ne söylenenleri, ne yapılanları… Demek, dönüsü olmayan sözlere, özrü olmayan davranıslara, devası bulunmayan acılara da saplanırmıs iliskilerim… Demek, dostununsa sırtındaki hançer, çıkmazmıs saplandıgı yerden… Demek, insandır yaparmıs. Demek, yüregim de düsermis hataya… Budalanın tekiymis; kim yüzüne gülse dost sanacak, her elinden tutanı yanında sanacak kadar… Arada bir aklın da yol göstermeliymis duygularına… Demek, herkez bambaska bir insan olabilirmis bir anda, belki de her zaman olduguna dönermis; kurtulurmus suretinden… Demek, bir zamanlar hayatımı verecegim insanlar için, ben de vazgeçebilirmisim savasmaktan... Her þey bir yalan gibi gelebilirmis; paylastıkların, dertlestiklerin, aglasıp güldüklerin sırtını da dönermis. Demek, ihanetse ugradıgın, karsılıksız sevilmezmis. Demek, zor zanaatmıþ tanımak insanları… Demek, bir fiske vurusuyla, devrilirmis çınarlar… Senin de bahçende baykuslar ötermis, kargalar gülermis haline… Demek, söndü dedigin atesin, buz kesti sandıgın yüregine ragmen, sıralanabilirmis satırlar… Demek, her seye ragmen nefretin tuzagına düsmezmis yüregin… Bir ömür severmis, ne kadar inkar etse de vazgeçemezmis; bir kere yerlesen, silinip atılmazmıs gönlünden… Akıllanmazmıs yürek, tövbe etmezmis; inanırmıs sevgiye… 04.03.2003 yalcın kav... | |
|
| | #136 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Gezdim dünyayı karış karış Kalmamış sevgi, kalmamış asayış Düşman olmuş herkes birbirlerine Barış istiyorum ben barış Asırlarca savaşıp durdu insanoğlu Ne gerçeği buldu, ne de doğru yolu Birde çıkardılar şu uyduyu Barış istiyorum ben barış Bir tarafta ağlayıp inlerken açlar Savunmaya harcanıyor milyarlar Ne zaman akıllanacak şu insanlar Barış istiyorum ben barış İdareye kalkanlar var dünyayı Dinlemeyin artık Amerika, Rusya’yı Bu kalbimin insanlığa çağrısı Barış istiyorum ben barış Rotterdam,30-12-1989 Ensar Aktaş | |
|
| | #137 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Sen benim hayatımdan hiç çıkmadın… Bedenlerimiz ayrı olsa da, biz seninle hep beraberiz günün her saatinde her anında, Ansızın giren bir sızı gibisin,unutmaya çalıştıkça buradayım,seninleyim diyen. Ne sen beni terk ettin ne ben sana git diyebildim Kem gözlere mi geldik de sevgilim, böyle uzak düştük. Bakıyorum da sana şöyle arada bir uzaktan,gözlerimden akan yaşlarla Kucak kucağa,dudak dudağa,sarmaş dolaşsın yaban insanlarla Katlanılası gibi değil,yüreğim dayanamıyor bu manzaraya! Benim nefesim olmalıydı orada,senin koynunda… Ben hep hazırdım senin her istediğini yapmaya ey benim canımın içi sevgilim. Sana şarkılar söylemeye,seninle dans etmeye,ağlamaya ,gülmeye… Ben sana aşık oldum sevgilim, Ben sana hala aşığım sevgilim! Ne olur kızma,ne olur küsme bana! Gözlerimi senin gözlerin kadar kamaştıracak bir ışık yok daha, Ayaklarımı yerden kesecek bir söz Tüm acılarımı unutturacak bir büyü çıkmadı karşıma. Koluna girip yürüdüğüm bu yosma,bu ruhunu şeytana satmış adama bakma, Beni zorla verdiler ona And olsun ki zorla! Göz boyamaca bütün o renk, o bütün şaşaa Kanını emiyor karşısına geçen tüm insanların Benim de! Şimdi haykırıyorum sana Affet beni,ey sevgilim. İhanetimi,terk edişimi affet! Ne olur izin ver bu sözlerimi Senin yanından açıklayayım dünyaya Benim için son kez açılsın perdelerin… Son kez yansın spotların üstüme “Bir sevgilinin itirafı” oynanıyor bu gece Bırak mertçe olsun ölümüm gerçek bir oyuncu gibi Senin üzerinde , Sana ihanetimi itiraf ederken. “Affet beni sevgilim” olsun son repliklerim. Affet beni sevgilim! Affet HİLAL ÇELENK | |
|
| | #138 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek barış nedir sevgilim biliyor musun bir köprü müdür üstüne gölgeler düşünce çöken halka açılamadan batan bir şirket iki savaş arasında verilen çay molası mıdır barış yoksa hurdacıya söylediği son sözler mi bisikleti vurulan bir çocuğun söyle sevgilim Einstein'ın Roosevelt'e yazdığı mektup mudur barış Lozan'dan gelen telefon mu Mustafa Kemal'e çöplerini bilimin süpürdüğü bir sokak mıdır barış yoksa söyle sevgilimde ki tünediği balkon uçuruma düşen yavru bir kuştur barış saatçiyi hapse attıkları için kurulamayan bir meydan saati ayağımızdaki paslı çiviyi bacağımızı keserek çıkaran bir melekde ki aptalların türküsü oyuna getirilenlerin ülküsüdür barış dişleri sökülmüş Asya kaplanıdır kapitalizmin sirkinde ki sevgilim içine bayat pil konmuş el feneridir barış fosforlu izleridir bayrakların üzerinde gezen salyangozların barış düşsel beyaz buluttur bir kaleye çarpıp dağılan kör bir toplumun tehdit dolu yazılarla kirlettiği bir defterdir barış kendinde bulamayıp başkalarında aradığıdır insanın barış halkının üzerine devrilen bir devlettir zor dönemeçlerde açılmadığı için posta kutusunda ölen bir mektuptur barış patlayıp seyircileri öldüren bir futbol topudur son dakikada bunların hiçbiri hiçbiri değilse barış söyle sevgilim savaşın düş kurduğu yerlerde hangi yüzsüzün uydurduğu bi' sözcük türşu dillerden düşmeyen barış Akgün Akova | |
|
| | #139 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Affet Beni Sevdiğim Seni çok sevdiğimden kıskançlığım Hüzünlere bürünmem bu yüzden Islak gözlerim benim olsun gel Gülen yüzüm senin Affet beni sevdiğim Seni çok sevdiğimden dağılmışlığım Gecelere sarılmam bu yüzden Buruk şiirlerim benim olsun gel Aşk şarkılarım senin Affet beni sevdiğim SERHAT ÇINAR | |
|
| | #140 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Affetmek Affetmek, yapılan bir hatayı örtmek, Yapılan bir hatayı görmemezlikten gelmek, Yapılan bir hatayı hoşgörmek. Ama niçin? Geçmiş güzel günlerin hatırına mı? Yoksa, gelecek günlerin hatırına mı? Peki, hata, geçmişte-şimdi ve gelecekte Birlikte yaşama zorunluluğun olmayan birine aitse eğer, O zaman hangi tanıma sığar affetmek? O halde, affetmenin nedeni bunlar olmamalı! Sanırım, kendin için affetmelisin. Belli şeylerin hatırına affetmek, Affetmek değil; fayda sağlamak, riyakârlık olmaz mı? Abdurrahman Özdemir | |
|