| | #171 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Affet sevdimtesadüf müydü aramadan bulmak Yoksa bulduğumuz kişide mi arıyorduk aşkı? Boş verdim Ben alıştım da, seni bu kadar çok sevmeme Omuzlarımdaki melekler şaştı Ve bir bilsen, yokluğunda ne uykularım kaçtı Kenar mahallenin fakir sokağında, oyuncakları kırıldı diye annesinden dayak yemiş masum bir çocuğun Gözyaşlarını biriktirdim sana... Gidersen ağlarım belki Ama sen hep gül Gözlerindeki güneş batmasın yeterki... Tabiata inat, Hiçbir çiçeğe benzemeyen bakışların her an beynime kazılır. Söylesene, sen şiir olmuşken, sana şiir mi yazılır... Mecnundan nasihat aldı yüreğim Ferhat tan kuvvet Seni bu şiir rahatsız ettiyse, ne olur beni affet Korkmaz Bıçkın | |
|
| | #172 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Hatırla Aşkım Unutulmaz anları vardır hayatın Islak kirpiklere takıp kalan Zamana meydan okuyan Biz de öylesine yaşadık seninle Öylesine sevdik Hatırla aşkım... Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda Beni sensizliğe nikahladılar Yenildim duygularıma Yenildim gururuma ağlayamadım Şimdi sanadır bu ağlayışım Hatırla aşkım.. Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin Gelip gelip özlemin doluyor içime Yokluğunda şair kesildi gönlüm Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım Sen de nasıl sever nasıl söylerdin Hatırla aşkım.. Oysa nelere katlandı bu gönül Ne acılara halay çekti bu yürek Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler Bir yokluğuna alışamadım Bir de sensiz bu akşamlara Unutamam demiştin giderken bana Ben de unutamadım Bu bizim son yeminimizdi Hatırla aşkım.. Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor Gözlerine başka gözler gülüyor Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın Bitmedi bitmeyecek bu şarkım Nerede olursan ol Kiminle olursan ol Hatırla aşkım.. Hatırla Yanındayken bile özlerdim seni Şimdi içimde bir başka yangın Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın Ölmek kaderde var biliyorum Her şeyin sonu yakın Ama sen de bil ki Yağmurlarca sevdim seni Yağmurlarca sana yandım Hatırla derya gözlüm Hatırla Aşkım.. isimsiz kral | |
|
| | #173 (mesaj-linki) | |
| Cvp: AffetmekUnutmak ne varsa kötülükten yana İnmek sevilen gözlerin derinligine Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildigine Bin yıl içmek o sulardan kana kana | |
|
| | #174 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Hesap Bu dünyanın tapusunu verseler İstemem dünyayı bana dar gelir Haram yeyip zengin oldum diyenler Giderken götüremez bırakırda giderler İnsanları kandırmak için hacca gidenler Tanrıya borcunu ödedi zannederler Devlet hakkı yetim hakkı yiyenler Er geç onun hesabını verirler İnsanlar insan gibi bir birini sevseler Helali haramı düşünerek yeseler Giderken kefenin cebi yok deseler Tanrı huzurunda kolay hesap verirler Ali sıraladı yine yazdı bir şeyler Düşünüp yazarken bitti şişeler Kendi kazdığı çukura kendi düşenler Onlar hesabını bu dünyada verirler. isimsiz kral | |
|
| | #175 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek
Ben mi? Evet.. bir gün çıkıp gideceğim kapıları, evleri, dergileri, hüzünleri bırakarak.. bir çiçek merhaba diyecek.. hoşgeldin diyecek dağ.. orman gülümseyecek.. anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde tam anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir.. hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece.. kendi mantığı, kendi güzelliği içinde tutarlı.. ama halkın yaşantısı girecektir oraya, çünkü yaşayan büyük bir şeydir halk.. deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk.. yani sevişmek denizle, koşulsuz, önyargısız, hesapsız.. yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl.. doğan, ölen ve yaşayan şeyleri.. doğumu, ölümü ve yaşamayı yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak.. Ben mi? Evet. Çıkıp gideceğim bir gün.. tasasız, gözyaşsız, geride birşey bırakmadan ve birşey beklemeden ilerde.. sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan yürekle... | |
|
| | #176 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek
Aşkı yaşamak çok ağır geldi sana Sen alışmıştın her önüne gelenle olmaya Sıktı seni hergün aynı ben ve aynı sen Ama hiç halim yok seni döndürmeye Sana değiş diyen olmadı ki Zorladın kendini buna Sen yine olduğun gibi ol Bir bilsen başkası için değişmek ne saçma Sevgi belirtisi değil bu birtanem Boyundan büyük işe girdin sen Kompleksli insanlar gibi oldun Ayıp mıydı yaptıkların,arsız mıydı ruhun Ben kanun değildim,neden bana uydun Değişmek için değişirsen Elinde 2 tane sen bulursun Kafan karışır,birbirine geçer yaptıkların Gereksiz zamanlarda sus pus olursun Sen yine olduğun gibi ol Senin gibi çok var ortada Elbet orta yolu bulursun birgün Sana karşı değilim,anlıyorum Zorda olsa denemen güzeldi Elinden gelen buydu biliyorum.. i.k | |
|
| | #177 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Kırkıncı Oda Ne kadariniz gercek sizin, kirk odali satonuzun kirkinci odasindaki kilitler altinda sakladiginiz gercek duygularinizla, gercek dusuncelerinizin ne kadari yansiyor hayatiniza, soylenmeyen neler var kuytularda, hani kendinizden bile sakladiginiz, bir sinir kriziyle ya da buyuk bir aciyla yahut da muhtesem bir sevincle kabugunu catlatipda ortalara dokulecek neler biriktiriyorsunuz icinizde...??? Ne kadariniz kendi sahtekarliginizin esiri? Sevip de soyleyemediginiz, ozleyip de aciklayamadiginiz ya da sevmeyip de sevginizin eksikligini icinize gomdugunuz oluyor mu, korkakliklar var mi, kalleslikler var mi, yoksa diplerde saklanan cesaretiniz bir isaret mi bekliyor...??? Gorundugunuz insan misiniz siz, yoksa bir define arayicisi hazineler mi bulur icinizde ya da yikilmis bir kentin harabelerini mi tasiyorsunuz? Derununuzda neler sakliyorsunuz? Ne kadariniz gercek sizin? Ulkenizle ilgili dusuncelerinizi soyluyor musunuz, yoksa basinizi belaya sokmayacak kadar akillimisiniz, gercek dusuncelerinizi basbasa konusmalara mi sakliyorsunuz, acikca konusanlari biraz aptal buluyor musunuz? Gunahlardan yapilmis hayaller var mi icinizde, gunahtan korktugunuzdan bunlari saklayip Tanri'yi mi kandirmaya ugrasiyorsunuz? Gunahlari sevmiyor musunuz, seviyor musunuz yoksa...??? Uzun bir yolculuga cikar gibi duygularinizla dusuncelerinizi denklere sarip da iclerinizde bir yerlere mi yerlestirdiniz, bir gun yolculuk bitince acmayi mi dusunuyorsunuz aslinda yolculugun hic bitmeyecegini ve denklerinizi hic acmayacaginizi bilerek... Birgun cildirsaniz da butun duygularinizla dusuncelerinizi acikca soyleseniz, neler duyacagiz sizlerden, gizli palyacolar mi cikacak ortaya, yoksa korkakligin altinda, bir istiridyenin icinde buyuyen inciler gibi buyumus yigitlikler mi? Kizginliklariniz yok mu sizin, ofkeleriniz, isyanlariniz? Asklariniz yok mu? Kendi sahtekarliginiza ne kadar esirsiniz? Esaretten kurtulsaniz da gercekler dokulse ortaya, kendinize sasar misiniz, hic dusundugunuz oluyor mu kirkinci odada neler var diye, hangi unutulmaya calisilmis sevgililer, dile getirilmeyen ozlemler, soylenmeye soylenmeye birikmis ofkeler, hangi bosvermislikler, hangi inkar edilmis arzular yatiyor diplerde? Ne kadariniz gercek sizin? Kimselerden korkmadiginiz kadar korkuyor musunuz kendinizden? Sehrin isiklarinin bulutlara yansidigi turuncu piriltili kulrengi bir gecede, simseklerle bosanan yagmur basladiginda satonuzun odalarinda bir gezintiye cikiyormusunuz, agir agir yaklasip o kirkinci odaya aciyor musunuz kapiyi usulca, gordukleriniz aglatiyor mu sizi, bu kadar gercegi o odada saklayip, hayati yalandan yasadiginizi farketmek nasil bir sarsinti yaratiyor? yoksa, ne gokyuzune vuran isiklar, ne yagmur, ne de issiz gece, sizin kirkinci odaya yaklasmanizi saglayamiyor mu, korkuyor musunuz kendi gerceklerinizden, kirkinci odaniz size de mi kapali, kendi kendinize bile mahrem misiniz? Ne kadariniz gercek sizin? Ne kadariniz kendi sahtekarligina esir? Biktiginiz olmuyor mu kendi yalanlarinizdan, hic kendinizden sikildiginiz olmuyor mu, kendinizi bir yerlerde terkedip de gitmek istemiyor musunuz, butun yalanlarinizdan uzak bir yere? Soyle rahatca butun duygularinizi, butun dusuncelerinizi soyleyebileceginiz bir diyara, kendinizi bile yaniniza almadan. Ah aslinda ben onu seviyordum diye aglayacaginiz kimleri sakliyorsunuz koynunuzda, yuksek sesle elestirip de icinizden hak verdiginiz hangi dusunceler var, kendinizi akilli bulurken aslinda gizlice kendi korkakliginizdan utandiginizin itirafini nerelerde gizliyorsunuz? Ne kadariniz gercek sizin? Ne kadariniz kendi sahtekarligina esir? Bunu hic dusundugunuz oluyor mu yoksa bunu dusunmek bile yasak mi size? Neler var kirkinci odada? Otuzdokuz odadan yapilmis hayatinizi, kirkinci odanin kapisini acmamak icin yalandan mi yasiyorsunuz? Niye yapiyorsunuz bunu? Açsaniza kirkinci odayi yagmurlu bir gecede belki... Belki de hiç açmazsiniz, kapali bir odayla yasarsiniz butun ömrünüzü, kendinizden sikilarak... . Ahmet Altan | |
|
| | #178 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek![]() Senin açmadığın bahçeye yağmur düşermiş Bülbül konarmış gül dalına bana ne, Sensiz hüzün yüklü baharlar Gecenin rengini taşır sabahlar Dört bir yanımda ahlar, siyahlar Düğün varmış köyde Bayram gelirmiş şehre Bana ne! Hep mayısları bekledim, gül bahçelerinin gül yüzünde gül yüzünü aradım. Bülbül oldum dağlara düştüm aşkından. Feryatlarım tutuştu gül rengini aldı ama gül açmadı sığ bahçemde. Gayri sevdalara tutuldum, bir zaman avundum öylesine. Sönmedi içimdeki yangınlar her baktığımda o yare sana olan vefasızlığımı hatırladım. Dön artık yeniden rüyalarıma terk etme ne olur düşlerimi biçareyim boynu büküğüm. Yok başımı okşayanım, elimden tutanım, renklerinin kuşağına saranım beni de yanına alanım, bu da benden diyenim. Öksüzüm, yetimim işte. Diken kaldım gönül bahçemde göz yaşı dökemedim yüreğimin çölüne. Hani söz vermiştim asi kalbime senden başkasını sevmeyecektim. Bakmayacaktım bir başka sevdaya. Kaç defa kapına geldim ama dokunamadım utandım çünkü vefasızdım, duyarsızdım. Bilmem kaç defa ihanet ettim aşkıma... Vefasızım gör işte... Sensiz baharlar, hüzün yüklü bulutlar gibi döner başımda Sensiz baharlar, hazan taşır bağrında. Sensizlik yüreğimde derin çukurlar açtı. Bekletme beni çöl zambağım, tüm vefasızlığımla yinede kapındayım. Sırtıma sardığım çantamda azığım tükendi çeşmelerin suları ne kadar soğuk aksa yüreğimin yangını o kadar artıyor. Irmakların peşinden koşturdum bir yudum diye, boş denizin koynuna sığındılar. Denizlere el açtım bir merhamet dilendim, yağmurlara karıştılar. Yağmur bekledim baharları gönül ateşime bir damla düşmediler. Yangınım işte Türkülerim sazıma inmiyor, şiirlerim sözüme uymuyor gecenin perdesi arkasında yıkıldığımı kimseler duymuyor. Göz yaşı ısmarladım nev baharlara hani doyası ağlamak için. Hani o gül kokunu hissedebilmek için kaç gül kopardım dalından. Sevdanın tadına doya bilmek için tadında bal aradım bulamadım. Yoruldum işte Al beni de kurtar buralardan, buraların karı fazla, boranı fazla tozu fazla, nazı fazla çekilmiyor. Hani baharı da olsa, çiçeği de açsa, bulutsuz gökyüzü, beyaz denizi de olsa sensiz bir anlam ifade etmiyor. Kelimelerim yorgun düştü eğik başlı cümlelerin arasına mısralarım, ritim tutturamadı, katılamadı şiir kervanına. Çöl gecelerinde yıldızlara Leyla’yı soran Mecnun gibi şaşkınım. Sensiz bahar gelmiş, gül açmış bahçelerde, bülbül konmuş dalına,bana ne. Sen yoksun, kokun yok, rengin yok, tadın yok. Seni getirmedikleri için dargınım baharlara Dargınım işte Seni açmadığı için bahçeler kırgınım,. Kırgınım işte! Yinede kapındayım... Deniz Mavi | |
|
| | #179 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek Anladım ki; çarelerim mecnun ile gömülmüş aynı şey, ha sen gitmişsin, ha ölüm yanaşmış kıyıma ne farkeder sevdiğim sevdiğini söylerken toprak tenime karışmışsa. avuç avuç istemedim ki senden sevgiyi dirheminle yasıyorken. ne sana kızdım ne kendime ne de beni yarım koyan sevdama doğmak dururken... ne görenim görür, ne yazar yazanım unuttum beni affet! oysa ne kadar sürçerdi dilim türküler söyleyeceğim diye yollarında gelince davullar çalardı ya içimde giderken ise yıkılırdı bedenim ürperirdim ne söylediklerime kızdım ne beklemelerime ne de türkülere ölememek dururken... bazen tadıydın çorbamın zehirdin içerken seni bazen kimi nehirdin seni kulaçlamaktı yasamak, nefes almak.. anladım ki; çarelerim mecnun ile gömülmüş ne de sen leylasın yar ne yasamadıklarıma kızdım ne yapamadıklarıma ne de suskunluğuma gitmemek dururken... i.k | |
|
| | #180 (mesaj-linki) | |
| Cvp: Affetmek AFFEDILMEYEN Bilmeyeceksin Ne düsündügümü Ne hissettigimi Affetmeyecegimi Bilmeyeceksin Dumanlar basimin üstünde halka halka oldugunda Aklima geldigini Her aklima gelisinde Yine bir deprem yeri oldugumu Affedilmeyecegini Bilmeyeceksin Sarardiginda baharlar Basimin sola düstügünü Sol yanima bir yaprak düstügünü Giderken buralardan Düslerimde neler oldugunu Affetmeyecegimi Bilmeyeceksin En güzel siirlerimi de bilmeyeceksin Bir gün oturup karsima Gözlerimde neler yazdigini Artik okuyamayacaksin Affedilmeyecegini Bilmeyeceksin Seni sevdigimi unutacaksin Sonra da bilmeyeceksin seni sevdigimi Kalkip giderken ardinda neler kaldigini Sormayacaksin Önce merak etmeyeceksin Sonra unutacaksin Bilmeyeceksin Kahramanlik ne care Elden gelmez namertlik ki Bu can kac ben tasir Bilmeyecekler Gelmez kalbine üflesem nefesim Üflemeyecegim Bilmeyeceksin Daha nice daglara yetmez ki gücüm Yazsam seni yagmura tükenmez ki icim Bir gergef dokur ki yara icimde bicim bicim Bu onulmaz yaralarima bir kavlin kâfidir Söylemeyecek dillerim Bilmeyeceksin Daha da ötesi Affedilmeyeceksin... A.samet Akdemir | |
|