Arama

Şiir Nehri -2- [Arşiv] - Sayfa 73

Güncelleme: 18 Ocak 2010 Gösterim: 1.194.593 Cevap: 8.002
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #721
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Sana gel desem
Çabuk ol
Sponsorlu Bağlantılar
Dans et yüreğimde okşa
Gel desem
Geç kalmasın hiçbir şey
Sevdanı yaşat desem
Zamanım yok bilirsin
Korkarım geç kalmandan
Ben ömrümün hazanında
Seni bulmuşken çabuk ol
Ahhh Sev desem delicesine
Sararmış ömrümde bir gül
Bir damla yağmur ol desem
Ben giderken bir tanem
Benim gibi sen de sevsen...


şengül deper

DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #722
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Küskünüm

Sponsorlu Bağlantılar
Aldana aldana geçti bir ömür
Dünlere küskünüm yarına küskün
Nerede mutluluk nerede huzur
Hayata küskünüm devrana küskün

Yıllar var bitmedi kadere borcum
Delice sevmekmiş en büyük suçum
Sayende tükendi kalmadı gücüm
Aşklara küskünüm sana da küskün

Peşimde bir gölge zehir gözlerin
Aklımdan çıkmıyor yalan sözlerin
Beni öldürmeye yetti hasretin
Dünyaya küskünüm zamana küskün
Herkese küskünüm sana da küskün

Ahmet Selçuk İlkan

DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #723
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Besmele

Her gün biraz daha yoruyor beni,
Hasretinle başa çıkamıyorum.
Her gece bir yerden vuruyor beni,
Sağ salim sabaha çıkamıyorum...

Savaşta geçirdim sanki bir ayı,
Düşmandan almadım ben bu yarayı,
Giderken verdiğin tek sigarayı,
Hatıradır diye yakamıyorum...

Vicdanın halimi hiç mi sormuyor?
Küsecek ne yaptım, aklım ermiyor!
Zalimsin demeye dilim varmıyor,
Tavrına bir isim takamıyorum...

Yeter ki mektup yaz canımı dile!
Yetmezse uğrunda çektiğim çile!
Nazar değer diye resmine bile
Besmele çekmeden bakamıyorum...

Cemal Safi
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #724
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Rüyalarım Olmasa

Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun,
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa.
Pencereden bakmıyor, yollara çıkmıyorsun;
Seni görmem imkânsız rüyalarım olmasa...

Zor mu geldi kalbinde bana sevgi saklamak?
Yakıp gittiğin yeri dönüp bir kez yoklamak?
Değil sabaha kadar seni öpüp koklamak,
Seni sarmam imkânsız rüyalarım olmasa...

Sevmesem özler miyim seni can pahasına?
Ne olur bir fırsat ver, beni bir daha sına.
Adını söyleyemem, senden bir başkasına;
Seni sormam imkânsız rüyalarım olmasa...

Düşlerimde incitsem günlerce uyuyamam,
Sana değil, saçının bir teline kıyamam.
Yıllar sonra dönsen de nerde kaldın diyemem;
Seni kırmam imkânsız rüyalarım olmasa...

Yalvarırım mektup yaz, beş dakkanı ayır da,
Su serp yanan sineme sağlığını duyur da,
Yaban gülü gibisin, dağda, kırda, bayırda;
Seni dermem imkânsız rüyalarım olmasa...

Cemal Safi
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #725
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
Hoş geldin aşk



hangi renge teslimiyetti bu
uçarcasına
coşarcasına
açtı kadın gözlerini sabaha
doğruldu boş yatağında
maviler uzanmıştı yanına


_gülümsedi kadın maviye
__mavi yakıştı kadına


hangi besteydi
sazında çalınmayı bekleyen
hangi güfteydi
kağıda dans ritmiyle süzülen
kulak kesildi kadın
kadın kesildi şahdamarından


_aktı kadın maviye
__mavi aktı kadından


yüzleşti kadın
iyelik ekli geçmişiyle.
aşk çekti gözlerine,
sürme niyetine.
attı omuzlarından,
şalımsı günahlarını.


_öptü kadın maviyi
__mavi kaldı dudaklarında


yükseldi kadın göğe
yıldızlar topladı
harman mevsimlerine
bir eylülü sevdi kadın
bir de maviyi
mavi
ruhunda bir fırtına şimdi
ve eylül
mavilerinde dindi


_baktı kadın maviye
__mavi gözlerinde eridi


hiçbir bahar soyunmadım ben aşka ve hiçbir bahar sürgün vermedim, kıracaksan dallarımı söyle, aldanmasın bu yalancı bahara…



Yazan : MeHTaP
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #726
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi

Aç Gözlerini

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya
katran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attım kendimi caddelere
Yeşil ceketin sardı beni
Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
Tuttum ellerini.

Can Dündar
Kreacher - avatarı
Kreacher
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #727
Kreacher - avatarı
Ziyaretçi
Sevdan Beni

Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip can suskun
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...

Ahmed Arif
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #728
arwen - avatarı
Ziyaretçi
yuregı yangınım
belaya bulaşanım
hayata sataşanım
sakın sebepsız gıtme


şeytan etse hedıye
yakışmaz gölgene bıle
seril gönül bahçeme
sakın ıhanet etme


derındır hayat aynaları
huzunludur yansımaları
yalnız yapıp yolculukları
sakın bensız ölme


nurcan usta
Misafir - avatarı
Misafir
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #729
Misafir - avatarı
Ziyaretçi
** hiç'sin **

deli taylar çiftelenir içimde,
arsız sevdamı dizginlemek ne zor.
kimse bilmez halimi el kapılarında,
yokluğun en çok gözlerimi yoruyor.

girdap nasıl da yakıştı kalbine...


huzur adınla başlamaktı güne,
sonu hep 'gitme' ile bitse de.
özlem sıkışmış birkaç şiir,
durgun su misali yatağımda birikiyor.

sağırlık nasıl da yakıştı kalbine...


paslı bir bıçağın kana susamış hali,
yüreğin geceye inen şafak tortusu.
çiy düşmeli öldürse de çiçeğini,
öfkeni devleştirmiş, yenilmenin korkusu.

basiretsizlik nasıl da yakıştı ömrüne...


çabuk unutursun kulağına küpe gerçekleri,
hayat çayına bandığın kurabiye değil.
gözlerin ve sözlerin arası uçurum,
bilirim! çabuk uçuşur namerdin etekleri.

döneklik nasıl da yakıştı ismine…


*Yaklaşma bir adım daha, olduğun yerde nefessiz kal. Geldiğin gün de yaşamıyordun zaten.*
Yazan : MeHTaP
BARIŞ - avatarı
BARIŞ
Ziyaretçi
24 Ocak 2007       Mesaj #730
BARIŞ - avatarı
Ziyaretçi
Ayrılık Hediyesi


şimdi saat sensizliğin ertesi

yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın
avutulmuş çocuklar çoktan sustu
bir ben kaldım tenhasında gecenin
avutulmamış bir ben...

şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
ki bu yaşlar
utangaç boynunun kolyesi olsun
bu da benden sana
ayrılığın hediyesi olsun

soytarılık etmeden güldürebilmek seni
ekmek çalmadan doyurabilmek
ve haksızlık etmeden doğan güneşe
bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun..
şimdi iyi niyetlerimi
bir bir yargılayıp asıyorum
bu son olsun be..bu son olsun!
bu da benim sana
ayrılırken mazeretim olsun!

şimdi saat yokluğunun belası
sensiz gelen sabaha günaydın!
işi-gücü olanlar çoktan gitti
bir ben kaldım voltasında sensizliğin
hiç uyumamış bir ben...

şimdi dişlerimi sıkıp
dudaklarıma kanamayı öğrettim
ki bu kızıl damlalar
körpe yanağında bir veda busesi olsun
bu da benden sana
heba edilmiş bir aşkın
son nefesi olsun...

kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
beyninin içindekileri anlayabilmek
ve yitirmeden, yüzündeki anlık tebessümü
bütün saatleri öylece durdurabilmek için
çıldırasıya paraladım kendimi
lanet olsun!
artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
olsun be! ne olacaksa olsun!
bu da benim sana
ayrılırken şikayetim olsun

gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun isterim sende ben gibi yan ömrüne hep ağla hep ağla bu benden son dua bu benden ayrılık hediyesi olsun)


Yusuf Hayaloğlu

Benzer Konular

2 Aralık 2006 / Misafir Genel Mesajlar
6 Ağustos 2020 / mydarling24 Genel Mesajlar
18 Temmuz 2016 / Daisy-BT Edebiyat
27 Kasım 2012 / Efulim Coğrafya