Arama

Sonsuz Aşk - Sayfa 134

Güncelleme: 26 Ekim 2014 Gösterim: 563.187 Cevap: 2.787
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1331
NiliM - avatarı
Ziyaretçi

Adı Gibi
Sponsorlu Bağlantılar

Adı Sevgi ben bildim bileli?
Doğumu sonbahara denk gelir ve
Ekimin bir vakti..
Gördüm yüzünü deniz kıyısında..
Kıyısında deniz vardı gözlerinin ve yakamozdu yüzü
Kimse şahit olmadı o anki aşkıma
Ben yüreğine daldıkça kalbim gülüşlerinde boğuldu.
Sevgim... Sevebildiğim..
Henüz saymaya başlamadım zamanı seni seveli..
Kurumadı hala elimdeki terin..
Ya gittiğinde..
Artık şairliğim sana endeksli..
Her cümlede sen,
Her kafiyede sen,
Her solukta sen.
Ah bir bilsen?.
Ne çok özledim seni gülüm,
Düşüm, düşmüşlüğüm..
Bir elimde sen bir elimde sigara var şimdi?
İçe içe bitiremedim seni..
Öle öle yitiremedim sevgimi.
Gidişat o ki, göremeyecek seni vaktinde,
Sana biriktirdiğim senli düşüncelerim?

Özhan Nural

Mystic@L - avatarı
Mystic@L
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1332
Mystic@L - avatarı
Ziyaretçi
Az Yaşadıksa da

Sponsorlu Bağlantılar
Ben kibriti çaktığım zaman
Her şey kırmızıydı yüzün oarak
Ben kibriti çaktığım zaman
Çünkü her hüz bir memlekettir

Ben sigaramı yaktığım zaman
Çünkü her sigara bir kelimedir
Ben sigaramı yaktığım zaman
Güz günleriydi bir şarkı olarak

Bir güvercin ben öldüğüm zaman
Nice hüzünlerden yaprak yaprak
Bir güvercin ben öldüğüm zaman

Cemal Süreya

tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1333
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
Vakt-i güz..!


Ezgili bir yaprak düştü bahçeme,
Leyl-i delen bir rüzgar estirdi yüreğimde...
Gülümseyişinin içine sıkıştırılmış hüzün kokusu vardı yüzünde...
Buz üstünde yürümek misaliydi onu sevmek...!
İklimimi buldum sevda sinen yaprağıyla gelen "güz"..
Sevdamı buldum güzü iklimim kılan "sen"..




Güzün sukutu muhatap gözlerime..!


Cümlelerin kanadına oturtsamda seni,
Senden yalnız bir harf söyler sayfalara...
Bir zerre haykırsam yüreğinden,
Sevda sevdalanır sana..
Düşlenen sevdanın g/izi,kar tutmuş dikenli tel örgülerin "sen"li yanında..!
Varlığın sisler ardında kalınca,şehrimde zaman kurumakta...

Gecem yetim..!

Günüm suskun..!

Sesler kayıp..!

Nefesim yitik..!

Yollar üşüyor..!

Gelincikler tütmüyor..!

İstanbul ağrılı senin yokluğunda..!

"Sen"li yanlarımın resimi asılı duvarımda..!


Aldanışların gürültüsünü arındırıp fırçanla...
Boyadın dünyamı huzuru sarmaladığın rengi morla.
Kırgınlık tanelerini eledin lilanın avuçlarında...
Kirpiklerimden leyla akar,yüreğinin izi kaldı bakışlarımda..!
İftarı ebediyete saklı oruç halim...
Yüreğini yüreğime niyet bildim..!
Sığmaz oldu sevdan "can"a..
Ömrünü ömrüme mühür bildim...
Adı...Mühürlü sevda..!

Alıntı
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1334
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
S e v g i Ç i ç e k l e r i

Gerçek sevgiden,
Sana uzanan yollara,
Bir avuç toz niyetine serpeceğim kendimi.

Onlar kendilerinden utanacaklar
Onların içleri de yüzleri gibi kara.
Oysa sen... Sana ait olan her şey beyaz.
Yine de uzatma ellerini
Öyle öldüresiye bakma gözlerime
Gelemem... Asla gelemem...



Duran Tuğlu K.
tikkymelike - avatarı
tikkymelike
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1335
tikkymelike - avatarı
Ziyaretçi
Yine bir akşam,
Karşımda güneşin muhteşem kızıllığı,
Bir gün daha batıyor yüreğimi kanatarak,
Bir gün diyorum, sanki yıllar geçiyor,
İçimde ki ateş, güneşi yakacak derecede,
Geride bıraktığım anılar, yıllar,
Gözlerimin önünden senler geçiyor, benleri eriterek,
Bak, oturmuş yalnız seyrediyorum güneşin batışını,
Batarken, yüreğime batıyor hüzmeleri,
Sanki seni benden alıp gidiyor,
Yavaş yavaş kayboluyor gözlerden,
Yerini karanlığa bırakarak aydınlık...
Bakalım ne zaman doğacak benim güneşim?
Güller kokmaz artık, bülbüller ötmez,
Gülen yüzler gülmez, bakışlar mahzun,
Döndü karanlıktan aydınlığa dünyam,
Şimşekler çaktı yüreğimde, yüzünün hayali göründü,
Silindi gözlerimden o güzel görüntü,
Sensiz ruhum, acı bir hale büründü,
Senden uzakta, seninle kalmak,
Ne kadar zormuş mutlu olamak,
Kıştan farkı ne yazın, sen olmayınca?
Sen olsan kış bahar, sen olsan bana yaz var,
Yoksun, yokum, hayaller ülkesinde yaşantım,
Hüzün çöker yüreğime ağlayamam,
Anlatmak isterim sana olan sevgimi, anlatamam,
Gelmek isterim gelemem, yollarıma barikatlar kurulmuş,
Yeterki, sen mutlu ol ey sevgili,
Gülsüz bahar olmaz, ben mutlu olamam,
Ömrümün bittiği yolda başlar sensizlik,
Sen canımsın ey sevgili sen , olmadan olamam


Alıntı
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1336
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Seninde için sıkılıyormu benim gibi,sende çaresiz hissediyormusun kendini,en sevdiğin şeyler bile mutsuzluğunu silmene yeterli olamadığı oluyormu,konuşurken aklın başka yerde,cümlelerin başka yerdemi benim cümlelerim gibi,kitabının ilk sayfasını okuduktan sonra kapatıp kapağını balkona atıyormusun kendini.televizyondaki hiç bir programı alglayamadığını hissediyormusun ben gibi.

İş arkadaşlarına boş boş bakıyormusun,telefonda konuşurken karşındakini dinlemek için büyük bir çaba sarfediyormusun.yağmur yağarken gökyüzünü izliyormusun büyük bir içsıkıntısıyla.kışın gelmek üzere olduğunu ama kışın yüreğine çok önce geldiğini anlayıp montuna sıkı sıkı sarıldığın oluyormu ben gibi.Her şey yalan herşey sahte geliyor mu sana da,sitemlerin biriktimi benim gibi seninde,yüreğinde biriktirdiklerini nereye savuracağını bilememenin sıkıntısını yaşıyorumsun.Hayal,yalan,uydurma diyenlere inat cevapsız sorularla boğuştuğun oluyormu bugünlerde seninde.suskunluklar hiç bu kadar can yakıcı olmamıştı,bu suskunluk seninde canını yakıyormu ben gibi.kaybolduğunu ve yolunu hiç bulamama ihtimali telaşlandırıyormu senide.Yolun sonunda beklendiğini bilmek ve aynı kısır döngünün içine mi düşeceğiz düşüncesi senide uzaklaştırıyormu yolundan.o yüzden mi bu yolda sürekli kayboluşlarımız,kavuşma anına bir adım kala duruşlarımız.

Ey yar düşünsene kaç sene geçti bu sevdanın yollarında,sahipsiz mektuplar yazmaktan değil yorgunluğum, gözlerinde bir hayat sürmek varken,yüreğinde hapsolmamdır isyanım.
NiliM - avatarı
NiliM
Ziyaretçi
10 Nisan 2007       Mesaj #1337
NiliM - avatarı
Ziyaretçi
Aşka ve Sevgiye Dair

Aşk ikidir sevgi bir;
Aşk yalan,sevgi gerçektir.
Aşk sudur,sevgi susuzluk.
Bu yüzden sevgi hasrettir,
Özlemektir,beklemektir.
Asıl maharet:
Susuzken suyu içmek değil
Karşısına geçip seyretmektir.
Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak;
Aşk açmaktır,sevgi katlamak.
Sevgi saklamaktır
Yüreğini,gözlerini
Ve de ellerini saklamak
Bahar geldiğinde…
Bir çiçeğe,yeşile,çimene
Aşık olamazsın ama seversin.
Arkadaşına aşık olamazsın
Ama seversin.
Toprağa fidanı aşkla değil
Sevgiyle dikersin.
Sevgi için ölünür,aşk öldürür.
Aşk kıskançtır,nankördür
Sevgiyi öldürür.
Aşk Kabil’dir,sevgi Habil.
Aşkla sevgi aslında kardeştir
Babaları insandır,Adem’dir
Aşk için şiirler yazarsın,
Şarkılar yaparsın;
Sevgiyi anlatamazsın.
Çünkü yüreğine sığdıramazsın.
Kalbini aşka kapatabilirsin
Ama sevgiye kapatamazsın
Sevgi gizli,aşk aşikardır.
Yüz vermeyince unutursun
Sen aşığım diye daha kendini kandır.
Dedim ya sevgi gerçek,aşk yalandır.
Dahası da var:
Aşkın gözü kördür,
Fazla naz aşık usandırır;
Aşk oyun,aşık oyuncaktır.
Sevgi ise yaşamdır,hakikattir.
Aşk aceledir,
Sevgi usul usul sabırlıdır.
Acele işe hem şeytan karışır.
Aşk ateşlidir
Çünkü hastalıklıdır.
Sevgi ılıktır
Çünkü sağlıklıdır.
Velhasıl bu iki kardeşin hikayesidir
Aşka ve sevgiye dair…



Yüksel Kasım
arwen - avatarı
arwen
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #1338
arwen - avatarı
Ziyaretçi
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
şiirlerimin ılıklığında açılmalısın
sana burada veriyorum hayata ayrılan buseyi
sen memleketim kadar güzelsin
ve güzel kal

emrah şahin
Nephthys - avatarı
Nephthys
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #1339
Nephthys - avatarı
Ziyaretçi


Sensiz Aşk Sonsuz Aşk



Değil senin için yaşamak ölmek,
sen alın yazımsın hep sonsuza dek,
sen eski bir ruyam hatırımda kalan,
uykuya daldığım görsem görmesem.

Açık ver gözlerinle hiç aldatmadan,
gizli kalan saklıdır ebedi aşktan,
göstersin bakışların hiç anlatmadan,
susdukca çığlık olsun aşk isyanından.

Süstür elem keder ayrılığımıza,
mabedmi aşkımıza şu yalan dünya,
küstür baharları küstür yazları,
zamanmı doğurdu böyle aşkları,
böyle bir aşkı.
Ertugrul Ergenay
DEsssT16 - avatarı
DEsssT16
Ziyaretçi
11 Nisan 2007       Mesaj #1340
DEsssT16 - avatarı
Ziyaretçi
Oturuyorum gözlerim kapalı, düşünüyorum bir hayal kuruyorum. Seninle bizim yaşadığımız evi düşünüyorum. Sabah, ben erkenden uyanıyorum. Hazırlanıp dışarı çıkacağım. Hazırlık yapmamız gerek akşama misafirlerimiz var. Önce güzel bir duş alıyorum, sonra giyiniyorum. Sen hala daha mışıl mışıl uyuyorsun. Seni uyandırmak istemiyorum. O kadar güzelsin ki bunu sana anlatamam.
Dışarı çıkıyorum arabamızın anahtarları elimde, otoparka giriyorum ve yavaş vayaş arabanın yanına yanaşıp kapıyı açıyorum. Güzergah en yakın market... Gerekli alışverişi yapmam fazla sürmüyor. Geri dönüş yoluna giriyorum. Bir şey mi unuttum acaba... Yolun kenarında bir çiçekçi var. Arabayı sağa çekiyorum ve çiçekçiye girerek senin için sarı bir gül alıyorum. Sonra tekrar arabaya, geldiğim yoldan geri dönerek tekrar eve dönüyorum. Ve kapıdan içeri girerken “hayatııım” diye sesleniyorum sıcak ve marur bir sesle.. Fakat sen halen daha güzellik uykundan uyanmamışsın. Çiçeği yanıma alıyorum. Küçük bir not “ uyandırmaya kıyamadım “ Basşucuna bırakıyorum. Sana bağlılığın bir ifadesi... Mutfağa geçip kahvaltılık bir şeyler hazırlamaya koyuluyorum. “ Aşkım uyandığında her şey hazır olmalı “ diyorum kendi kendime.. Biraz domates, peynir, salam.. Kahvaltı sofrasının kalabalık olmasını istemiyorum.. Oranın kalabalığı biz olmalıyız.. Çay evet şimdi çay hazırlanıyor. Hmmm.. Bide rafadan yumurta.. Şimdi oldu... Soframız hazır.. Bu arada senin uyandığını farkedemiyorum. Oysa seni hissetmek isterdim.. Herşeyinle.. Sessizce ben hazırlık yaparken sen arkadan sarılıyorsun.. “ Canım benim, seni seviyorum.. “ diyorsun bana “ bende .. bende seni seviyorum...” Mutluyuz ikimizde, çünkü mutluluğumuza gölge düşürecek hiç bir şey yaşamadık, çünkü birbirimize sevgiyle bağlıyız, çünkü bizim tek güvencemiz yine ikimiziz.. Eeee ne de olsa bu dünya bizim kendi dünyamız, ve bunu biz kurduk. Kendimiz için, çoçuklarımız için.. Kimsenin mutluluğumuzu engellemesine izin veremeyiz. Birbirimize o kadar çok güveniyoruz ve o kadar çok bağlıyıyz ki nikah işlemlerini bile önemsemiyoruz. “Off allahım biz şimdi haftaya Cuma evleniyormuyuz” diyerek birbirimize gülüyoruz, sonrada “ ne gerek vardı ki biz böyle iyiydik” diyoruz. Birbirimize ve kendimize güveniyoruz...
Şimdi iş vakti, seni yalnız bırakmak istemiyorum. Masayı toparlamak için birbirimize yardım ediyoruz. “Keşke bitmeseydi..” diyoruz birbirimize bakıp ama biz bunları sürekli yaşıyoruz. Ben çıkış kapısına doğru yavaşça yaklaşırken sen arkamdan geliyorsun. Elimi tutuyorsun sürekli beni bırakmak istemez gibi bir halin var. Biraz da yaramazsın tabi ama bu çekilir bi durum.. Bana skıca sarılıyorsun..
“- Akşama geç kalma..
- Peki canım..
- Biliyorsun misafirlerimiz var...
- Hıhım biliyorum canım..
- Seni seviyorum canım..
- Bende ben de seni seviyorum..
- Gitmeni istemiyorum.. Ne zaman bitecek bu işler.. Ne zaman seninle....”
Elimi yüzüne uzatıyorum ve işaret parmağımla dudağını engelliyorum..
“ -Şşş bana şimdi öyle bir hediye ver ki hayatımın bir anlamını olduğunu, gittiğim yerde başarılı olmak için bir sebebim olduğunu, ve kendime dikkat edip her zaman geri dönmem için mutlak bir sebep olduğunu bana unutturmasın..
- İşte hediyen canım..”
Yoğun bir dudak temasından sonra dışarı çıkıyorum.. Dış kapıdan da çıktıktan sonra yavaşça geri dönüp pencereye bakıyorum.. Ordan masum bir ifade ile beni izliyorsun.. Öeylece duruyorum bana sanki bir daha geri dönmeyecekmişim gibi bakıyorsun.. “Üzgünüm canım ama bizim ve çocuklarımızn geleceği için gitmem gerek “ diyorum ve hızla yola koyuluyorum. Of Allah’ım yapılacak çok iş var.. Ama sen hep aklımdasın.. Dudağımda öyle bir iz bırakmışsın ki ne yapacağımı, nereye gideceğimi, kendime nasıl dikkat edeceğimi iyi biliyorum. İnsanlar sokaklarda, bir adam var koşuyor.. sanırım işine geç kalmış.. Bende geç kalmamalıyım. Şu gaza biraz daha bassam iyi olacak.. Bir an önce gidip işlerimi halletmeli ve sana geri dönmeliyim. Ne kadar güzel bir hayat.. Senin aklında ben, benim aklımda sen.. Evet bu hayatın güzelliğinin; senin için ben, benim için de sen olduğunu hatırlayarak hızımı biraz daha arttırıyorum........
......Evet sonunda... Paydos.. Bu günkü iş bitti.. Ama önümde çok günler var.. Şimdi dönüş yolundayım.. Fakat o da ne ? Telefon çalıyor.. Sanırım geç kaldım..

- Efendim
- Hayatım nerdesin?
- Yoldayım canım geliyorum..
- Tamam canım, seni özledim ve misafirlerimiz de geldi..
- Anlaşıldı komutanım..
- Hmmm.. Bunun bir de cezası olacak tabi..
- Anlaşıldı komutanım..
- Seni bekliyoruz..
- Tamam canım geliyorum. “
Allahım nasıl geç kalırım.. bir an önce gitmeliyim.. Hızımı arttırıp vitesi yükseltiyorum.. Çalıştığım iş alanının sınırları içerisindeyim. Yol karanlık.. Ne bir sokak lambası ne karşıdan gelen ne de beni takip eden bir araç var.. Daha fazla geç kalmamalıyım.. Bir vites daha yukarı.. sanırım bu dört oldu.. Hmm dikkatli olmam gerek.. Sanırım bu yoldan bir tanker geçmiş.. Yolda boylu boyunca uzanan bir yağ şeridi var.. Arada bir şerit kesiliyor tekrar başlıyor......Aman Allah’ım....
.......O hiçbir şeyden habersizdi.. Bildiği tek şey aşkının yolda olduğu ve her an için kapıyı açabileceğiydi.. Misafirleri ile ilgilenmesi gerekiyordu.. Ablası gelmişti eşiyle birlikte... Tatlı bir muhabbetin ortasındaydılar.. Birden bir kapı sesi duyar gibi oldu.. Yerinden fırladı aşkım geldi diye.. Ama yok! gelen kimse yoktu.. Ablası sordu ne oldu diye.. “Hiiç sadece kapı açıldı sandım..” ama gelen yok!.. Üzgün bir tavırla tekrar kalktığı koltuğa geri döndü.. Önündeki sehpaya gözleri daldı.. Ve derin bir iç çekti.. “Off neden bu kadar geç kaldı?” İçinde nedenini anlamadığı bir endişe vardı.. Ablası “
- Neden bu kadar heyecanlısın bu akşam bakalım
- Hiiç
- Pek te hiç değilmiş gibi
- Evet
- Nedir? Bir müjdemi var yoksa
- Nerden bildin ablacım?
- Sadece tahmin ettim. Bende müjde vereceğim zaman böyle heyecanlanırım
- Evet bir müjdem var. Yani aslında bunu ona dün akşam söyliyecektim ama Söyleyemedim bu müjdeli haberi sizinle beraber vermek istedim. Yani en azından söylerken güçlük çekmemek için
- Nedir müjden? Bizi bekletmezsin herhalde gerçi ben tahmin eder gibi oldum ama sen yinede söyle
- Evet su bence de söyle bende meraklandım iyice
- Şeyy.. Bir çocuğumuz olacak
- Ne kadar güzel ama bunu ona söylemek bu kadar zormuydu?
- Heyecan ablacım heyecan
Kısa bir sessizlik oldu ve gözleri yine önündeki sehpaya daldı.. Yine bir iç çekti ve kendi kendine
- Yolunda gitmeyen bir şeyler var
- Ne gibi?
- Bilmiyorum.. İçimde henüz anlam veremediğim bir hüzün var
- Sanki bir şeyler olacak gibi sanki.. sanki.....
- Dert etme bu kadar Su bende bir erkeğim o da şimdi senin yanında olmak için can atıyordur.. Sabırsızlanıyordur.. Hatta her an için kapıdan girebilir..
Yine bir sessizlik gözleri yine sehpa da bir iç çekiş daha “ Ne oldu niçin hala gelmedi? “ Bir anda sehpa da odaklanarak göz bebekleri büyümeye başlar.. Ruhunun derinliklerinden gelen o acı kalbine tıpkı bir bıçak gibi saplanıverir.. Artık hüzünden eser yok.. Yüzü kasılmaya başlar.. Ellerini titreyerek göğsüne doğru götürür ve kendine tıpkı sevgilisine sarılıyormuşcasına sıkı sıkıya sarılmaya başlar ve kısık ve hızlı bir şekilde nefes almaya başlar.. Ablası ve eniştesi şaşkınlıktan dona kalmıştır.. Her şey bir anda olur.. Acı giderek artıyor.. Yüzündeki ve nefesindeki kasılma hat safhada, bu sırada ağızını sonuna kadar açıp başını yukarı kaldırıyor.. Çığlık atmak istiyor fakat sesi çıkmıyor.. Gözlerindeki buğulanma yaş damlalarına dönüştü bile yavaşça yanaklarında süzülüyor... Ablası büyük bir refleks ile yerinde fırlayıp omuzlarından tutuyor.. Ve geri dönüp eşine “
- Çabuk bir kolonya su falan bir şeyler getir..
- Allah’ım Su ne oluyor..
- Su yalvarırım cevap ver..
- Titremeye başladı çabuk oll
- Su konuş beninle kendine gel ne olur..
Ve yavaş yavaş gözleri kapanmaya başlar.. Nefesindeki ve yüzündeki kasılma yavaşça yumuşar ve sanki son nefesini verircesine bir nefes bırakır dışarı doğru.. Yavaşça koltuğun üzerine yığılır.. “ İşte kolonya geldi.. “ Ablası ne olduğunu anlamadan ellerine bileklerine alnına kolonya sürmeye onu kendine getirmeye çabalar ama nafile “ Su “ der boğuk bir sesle gözlerini açmaz açamaz.. Sağ elini hem korkuyla hemde titreyerek boynuna uzatır.. “ Aman Allah’ımmm!!!! “ “ Suuu!!” diye bir çığlık atar.. “ Olamaz hayır bu olamazzz “ fakat oldu. O öldü.. Nasıl yada nerde öldüğünüz önemli değildir.. Önemli olan bir şey varsa o da öldükten sonra nereye gideceğinizdir..
Bu arada o! O bir daha o eve hiç gelemeyecek.. Ve belki de hatırlayacağı tek şey acı bir lastik sesi.. Hepsi bu kadar.. Birbirini delicesine seven iki insan artık asla ayrılmayacaklar.. Hep beraber, hep birlikte olacaklar.. Ve orda sevdiklerini sevenlerini bekleyecekler.. Onlar artık sonsuza dek beraberler ... Ve mezar taşlarında dünya yok olana dek “Öyle birini sev ki sen ölünce o yaşamasın ” Yazacak....

Benzer Konular

6 Kasım 2015 / ThinkerBeLL X-Sözlük
11 Mart 2012 / Mira Edebiyat
 Sonsuz
14 Şubat 2013 / buz perisi Matematik