Cevap Yaz Yazdır
Güncelleme: 18 Şubat 2017  Gösterim: 18.857  Cevap: 5

Porselen ve Kullanım Alanları

11 Haziran 2008 04:12       Mesaj #1
Mira - avatarı
VIP VIP Üye

Porselen

Ad:  porselen.jpg
Gösterim: 498
Boyut:  64.9 KB

Çakmaktaşı, kaolin ve feldispattan yapılan, 1.350°C dolayında fırınlanan, sert, gözenekli olmayan, beyaz, yarı saydam, camsı eşya.

Sponsorlu Bağlantılar
Yapım tekniği çömleğinki gibidir. Hammaddesinin suyla uygun oranda karıştırılarak çamur hâline getirilmesi, buna çömlekçi çarkında istenen biçim verilmesi ve daha sonra pişirilip sırlanması, başlıca yapım aşamalarıdır. Dünya çapında en ünlü porselen Çin porselenidir. T'ang hanedanı (618-906) döneminde başlayan Çin porseleni üretimi Ming (1368-1644) ve Ch'ing (1644-1912) hanedanları döneminde en iyi ürünlerini vermiştir. Yarı saydam beyaz Çin porseleni ilk kez Yuan hanedanı (1280-1368) döneminde seri hâlde üretilmeye başlandı ve sırlanmadan önce kobalt mavisiyle boyama tekniği bu dönemde geliştirildi. Ming hanedanı döneminde çok renkli süsleme tekniği yetkinleştirildi. Bütün dünyaya yayılan Çin porselenlerinin benzerlerini yapma çabaları Avrupa'da ancak 1707'de olumlu bir sonuç verdi. İngiltere'de 18. yüzyıl sonunda, sert porselenin formülüne kemik külü ilâve edilmesiyle bir benzeri üretilmeye başlandı. Türkiye'de porselen yapımının geçmişi eski olmakla birlikte bir sanayi dalı olarak ancak son yıllarda gelişme gösterdi ve daha önce ithal edilen porselen mutfak eşyası, süs eşyası, elektrik izolatörleri vb. Türkiye'de de yapılmaya başlandı. Kamu ve özel sektöre ait birkaç kuruluşun başını çektiği porselen sanayii, günümüzde ihracat da yapmaktadır.

Çakmaktaşı, kaolin ve feldispattan yapılan, 1.350°C dolayında fırınlanan, sert, gözenekli olmayan, beyaz, yarı saydam, camsı eşya. Yapım tekniği çömleğinki gibidir. Hammaddesinin suyla uygun oranda karıştırılarak çamur hâline getirilmesi, buna çömlekçi çarkında istenen biçim verilmesi ve daha sonra pişirilip sırlanması, başlıca yapım aşamalarıdır. Dünya çapında en ünlü porselen Çin porselenidir. T'ang hanedanı (618-906) döneminde başlayan Çin porseleni üretimi Ming (1368-1644) ve Ch'ing (1644-1912) hanedanları döneminde en iyi ürünlerini vermiştir. Yarı saydam beyaz Çin porseleni ilk kez Yuan hanedanı (1280-1368) döneminde seri hâlde üretilmeye başlandı ve sırlanmadan önce kobalt mavisiyle boyama tekniği bu dönemde geliştirildi. Ming hanedanı döneminde çok renkli süsleme tekniği yetkinleştirildi. Bütün dünyaya yayılan Çin porselenlerinin benzerlerini yapma çabaları Avrupa'da ancak 1707'de olumlu bir sonuç verdi. İngiltere'de 18. yüzyıl sonunda, sert porselenin formülüne kemik külü ilâve edilmesiyle bir benzeri üretilmeye başlandı. Türkiye'de porselen yapımının geçmişi eski olmakla birlikte bir sanayi dalı olarak ancak son yıllarda gelişme gösterdi ve daha önce ithal edilen porselen mutfak eşyası, süs eşyası, elektrik izolatörleri vb. Türkiye'de de yapılmaya başlandı. Kamu ve özel sektöre ait birkaç kuruluşun başını çektiği porselen sanayii, günümüzde ihracat da yapmaktadır.

Porselen ve Seramik Arasındaki Farklar
İki ürün grubunun da, gerek hammaddeleri ve gerekse üretim şekilleri tamamen farklıdır. Bu farklılıklar, ürün özelliklerine yansımaktadır. Seramik ürünlerin pişirim sıcaklıkları porselen ürünlerden daha düşük olduğu için, poroz (su geçirgen) ürünlerdir. Bunun sonucunda, seramik ürünlerde uzun süreli kullanımlarda, su emmesinden kaynaklanan sır çatlakları ortaya çıkar. Ayrıca, pişirim sıcaklığının düşük olmasından dolayı, sır sert bir darbeyle çatlayabilir. Bir diğer fark ise, seramik ürünler ışığı geçirmezken, porselen ürünler ışık geçirgenliği özelliğine sahiptirler.


Son düzenleyen Safi; 9 Ocak 2017 01:31


9 Aralık 2015 21:27       Mesaj #2
Safi - avatarı
SMD MiSiM

PORSELEN

Ad:  porselen1.jpg
Gösterim: 484
Boyut:  34.9 KB

a. (fr. porcelaine; ital. porcellana, dişi domuzun cinsel organı biçiminde deniz kabuğu, porcella, dişi domuzdan).
1. ince ve sıkı hamurlu, genellikle beyaz renkli, ince yerlerinde yarısaydam, iç kısmı camlaşmış, dışı çoğu kez feldispat ya da kurşunlu parlak ve saydam bir sırla kaplı seramik ürünü. (Bk. ansikl. böl.)

—Camc. Reaumur porseleni, çok ağır bir soğutma ile elde edilen, porselen taklidi beyaz donuk cam (XVIII. yy.).

—Dişç. cerr. Diş porseleni, sabit ya da takma protezlerin yapımında kullanılan porselen çeşidi. (Porselen, yüksek ya da orta derecedeki erime sıcaklığında, laboratuvar fırınlarında pişirilir (ceket kuronlar, doğrudan doğruya değerli alaşımlar ya da krom-nikel üzerinde pişirilen porselenler, çengelli ya da borulu porselen dişler, vb.)
Diş porseleni tekniği, sabit ya da takma protez yapımında porseleni yapı aracı olarak kullanan teknik.

♦ sıf. Porselenden yapılmış eşya vb. için kullanılır; Porselen fincan takımı.

—ANSİKL. Porselenler başlıca iki gruba ayrılır: sert porselen ve yumuşak porselen.

Sert porselen


değişik oranlarda üç ana maddeden oluşur: biçimlendirilebilen, çözülmez bir tür beyaz kil olan kaolen; eritici olarak feldispat; camlaşmayı kolaylaştıran ve yarısaydamlığı sağlayan kuvars. Öğütme, eleme ve yoğurma yoluyla hazırlanan hamur, çarkta ya da elde işleme, ya da dökümle biçimlendirilir. Elde edilen ürün, alçak ısıda (yaklş. 800-1 050 °C) bir ön pişimden sonra feldispatlı bir sırla kaplanır ve yüksek ısıda (1 250-1 450 °C) yeniden pişirilir. Böylece sertleşen sır, çelikle çizilemez hale gelir. Özellikle Çin porseleni, sert Sövres porseleni ve yeni Sövres porseleni (içerdikleri kaolen oranı bakımından birbirlerinden ayrılırlar), mutfak ya da laboratuvar porseleni (ani ısı değişikliklerine dayanıklılığını artırmak amacıyla kaolen oranı yükseltilmiştir) ve yüksek ya da alçak gerilimde yalıtkan olarak kullanılan elektroteknik porselen bu gruba dahildir.

Yumuşak porselen


(genellikle kurşunlu olan sırı çelikle çizilebildiğinden böyle adlandırılır) kendi içinde iki gruba ayrılır: yapay yumuşak porselen ve doğal yumuşak porselen.

Yapay yumuşak porselen ya da fritli porselen


tebeşir katkılı (ya da katkısız) kireçli bir kil ile bir fritten (fırında camlaştırılmış ve toz haline getirilmiş kum, soda, deniz tuzu, güherçile, şap, alçıtaşı karışımı) oluşur. Plastik özelliği az olan hamur, kalıplanarak ya da kalıplanmış bir taslağı çarkta işleyerek biçimlendirilir. Parça, sert porselenden (yaklş. 1 200 °C) daha düşük bir ısıda pişirilir. Bu yolla elde edilen bisküvi daha sonra, pişirme ısısı yaklş. 900-1 000 °C’ı geçmeyen kurşunlu bir sırla kaplanır. XVIII. yy. fransız seramiklerinin büyük bir bölümü bu grupta yer alır.

Doğal yumuşak porselen ya da fosfatlı porselen


XVIII. yy.'da İngiltere’de bulunmuştur. Bu tür porselenlerde fritin yerini doğal bir hammadde almıştır: kavrulmuş ve toz haline getirilmiş kemik biçiminde kalsiyum fosfatın yanı sıra, pegmatite yakın özellikler gösteren bir İngiliz kayacı olan "cornish stone" kullanılır. Hamur, çaplama ve döküm yöntemleriyle biçimlendirilir. Fritli porselenden daha plastik olan bu porselen, onun gibi, bisküvi olarak pişirilir; ancak pişirme biraz daha yüksek bir ısıda (yaklş, 1 250-1 320 °C) gerçekleştirilir. ince fayanslannkine benzeyen sır ise yaklaşık 1 100 °C'ta pişirilir.

—Süslem. sant. Porselen Çinliler tarafından bulundu. Çinliler porseleni, onunla aynı sertlikte ve aynı tınlama özelliğine sahip olan yeşimtaşı kadar değerli sayıyorlardı. Porselen, gre tekniklerinin yavaş yavaş gelişmesi, killerin giderek daha iyi arıtılması ve pişirme tekniğinin, hamurun camlaşabilmesi için gerekli olan yüksek ısıyı (yaklş. 1 300 °C) sağlayacak düzeye ulaşması sonucu ortaya çıktı. Han döneminde (İ.Ö. 206 - I.S. 220), saf olmayan kaolen içeren greler üretildi. Seladon adıyla Avrupa'da yaygınlaşacak olan yeşil sırlı “porselenimsi" greler, Tang döneminde (618-907) görülmeye başlandı. Feldispatlı bir sırla kaplanmış beyaz renkli ve ince biçimli ilk gerçek porselenler de (bunlara şingyao deniyordu) bu dönemde ortaya çıktı. Song döneminde (960-1279) yapım merkezleri sayıca arttı ve boyayıcı oksitlerin kullanımıyla çok değişik tonlarda (fildişi rengi, lavanta mavisi, gri vb) sırlar elde edildi: kazılı ya da kalıplanmış bezekli ding ve çingbailer. Moğol hanedanı Yüenler zamanında (1280-1368) ortaya çıkan "mavi beyaz"lar, Ming döneminde (1368-1644) gelişme gösterdi ve XVII. yy.'da Batı'da çok tutuldu, imparatorluk porselen yapımevinin bulunduğu Cingdıcın (Ciangşi) seramik üretim merkezi, bu dönemde giderek ağırlık kazandı. Ming döneminde ayrıca, "Çin beyazı” denen porselenler üretildi, yüksek ve alçak ısı mineleri geliştirildi. Bu gelişme, Kangşi dönemine (1662-1722) özgü "yeşil aile" porselenleri ile Yongcıng ve Çienlong (1723-1796) dönemlerinde görülen "pembe aile” porselenlerinin canlanıp yaygınlaşmasını sağladı. XIX. ve XX. yy. boyunca Çinliler, eski teknikleri ve süsleme motiflerini bıkıp usanmadan kullandılar.

Çin porseleni


Çin’le sıkı ilişkileri olan Ortadoğu üzerinden ve arap dünyasıyla temaslar sonucu, Ortaçağ'dan itibaren Batı'ya girmiştir. Bununla birlikte, bu dönemde Avrupa'ya ulaşan ve Venedikli Marco Polo’nun kitabında sözü edilen çok ender örnekler, yalnızca hükümdarların koleksiyonlarında yer alıyordu. Bu parçalar, Venedik’te ilk porselen üretimi denemelerinin başlamasına yol açtı (1470). Ümit burnu yolunun Vasco da Gama tarafından keşfi (1497) ve Makao'da bir ticaret kolonisinin kuruluşu (1577), Portekizliler'e, Çin porselenlerinin, özellikle de "mavi beyaz” ların ticaretini geliştirme olanağını sağladı. Bu "mavi beyaz"lar, 1575'e doğru Floransa'da, Toscana grandükü Francesco de Medici'nin atölyelerinde, fritten ve kaolenli beyaz Vicenza toprağından bir tür yapay porselenin üretilmesine yol açtı (bu porselenlerin, doğu tarzı mavi süslemeli değerli örnekleri günümüze ulaşmıştır). Doğu Hindistan şirketi'nin kurulmasıyla (1602) Uzakdoğu ile yapılan ticaretin tekeli Hollandalılar’ın eline geçti ve Amsterdam limanı, süslemeleri önce Delft fayansçıları, sonra da tüm Avrupa tarafından taklit edilen Çin porselenlerinin ithalat merkezi haline geldi.

Doğu Hindistan fransız şirketi’nin kurulmasıyla (1664) Uzakdoğu porselenleri doğrudan Fransa’ya ithal edilmeye başlandı. Bütün fayans ustaları bu yeni ürünün yapım tekniğini bulmaya çalışıyordu. Bu arayışların sonucunda fransız yumuşak porseleni keşfedildi. 1738'de kurulan Vincennes yapımevi "Saksonya işi" porselen üretim ayrıcalığını (1747) ve krallık yapımevi unvanını (1752) aldı. Yapımevinin 1756'da Sövres’e taşınmasından sonra, bu kent Fransa'nın en önemli porselen üretim merkezi haline geldi. Sövres yapımevinde yumuşak porselen üretimi 1800’e dek sürdürüldü.

XVIII. yy.’da yumuşak porselen Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yer alan yapımevlerinde üretiliyordu. Bunlar arasında, Belçika'da Tournai (1750), İsveç'te Marieberg (1766), Danimarka'da Kopenhag (1759), Ingiltere'de Chelsea (1745), Longton Hail (1749), Derby (yaklş. 1750), VVorcester (1751) ve fosfatlı porselenin (bone china) geliştirildiği Bovy, İtalya'da Capodimonte (1743) [1759’da ispanyadaki Buen Retiro'ya taşınmıştır] sayılabilir. Bu yapımevlerinin bazılarında sert porselen de üretilmekteydi.
Ancak, bu yumuşak porselenler bileşim bakımından sert çin porseleninden ayrılıyordu. Sert porselenin yapım sırrı bilinmekle birlikte, esas hammaddesi olan kaolenin daha Avrupa'da bulunmamış olmasından üretilemiyordu. Aue’de (Erzgebirge, Almanya) kaolen yataklannın bulunması ve Ehrenfried VValther von Tschirnhausen ve Johann Friedrich Böttger adlı iki alman bilginin ortak araştırmaları sonucu 1710'da Meissen'de Avrupa'nın ilk sert porselen yapımevi kuruldu. Saksonya seçicisi ve Polonya kralı Güçlü August' un desteğiyle, Meissen, sırasıyla ressam Johann Gregor Höroldt ve heykelci Johann Joachim Kândler'in yönetiminde parlak bir dönem yaşadı ve ürünleri "Saksonya porseleni” adı altında tüm Avrupa'ya yayıldı. Bu porselen türünün yapım sırrı Avusturya’ya (Viyana, 1719), İtalya’ya (Venedik, 1720’ye doğr.) ve Almanya’nın diğer kentlerine ulaştı: Fürstenberg (1747), Höchst (1750), Nymphenburg (1753), Frankenthal (1755), Ludvvigsburg (1758), Berlin (1763).
XVIII. yy.’ın ikinci yarısında, Hollanda'da VVeesp’te (1759) [1771'de Ood-Loosdrecht’e, sonra da Amstel'e taşındı], Belçika'da Brüksel'de (1786), İsviçre'de Zürich (1765) ve Nyon’da (1780), Rusya'da Petersburg (imparatorluk yapımevi, 1763) ve Moskova'da (Gardner yapımevi, 1765) sert porselen fabrikaları açılmıştı. Fransa’da ilk sert porselen üretme denemelerine 1751'e doğru Strasbourg’da Paul Hannong, 1765'e doğru da Niedewiller’de Beyerlö tarafından alman kaolenleri kullanılarak girişildi. Ancak Fransa'da gerçek anlamda bir sert porselen endüstrisinin ortaya çıkması için 1768'de Saint-Yrieix'te (Limousin) kaolen yataklarının bulunmasını beklemek gerekti. Sevres (1769), Limoges (1771) ve Paris bu ülkedeki başlıca üretim merkezleri haline geldi.
Ad:  porselen2.jpg
Gösterim: 486
Boyut:  33.9 KB

Türkler'de porselen


ilk kez XIX. yy. ortalarında, Haliç’te üretilmeye başlanan porselenler Eseri’ İstanbul adını taşıyordu. Topkapı sarayı müzesi'nde örnekleri bulunan bu porselenler formları ve bezemeleriyle batı beğenisini yansıtıyordu. Çok pahalıya mal olan bu porselenler dışarıdan getirilenler karşısında tutunamadı. Abdülhamit II döneminde Yıldız sarayı'nın bahçesinde Yıldız çini ve porselen fabrikası kuruldu. Burada üretilen ince işçilikteki porselenler yalnızca sarayın gereksinimini ve padişahın yabancı konaklarına vereceği armağanları karşılayabilecek boyuttaydı Bu yapıtlarda da batı formları ve beğenisi egemen olmakla birlikte türk motifleri de kullanılıyordu. Bu fabrika 1909'da kapandı.

Türkiye'de, Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan Birinci sanayi planfnda bir porselen fabrikası kurulması öngörülerek çalışmalara başlanmış, ancak bu çalışmalar İkinci Dünya savaşfnın çıkması nedeniyle bir sonuç vermemiş ve ülke gereksinimi 1950’lerin sonuna kadar yurtdışından karşılanmıştır. 1960'ta, Yıldız çini ve porselen fabrikası Sümerbank'a bağlı olarak, yılda 1 400 000 parça üretim kapasitesiyle yeniden işletmeye açılmıştır. Onu, 1963’te açılan İstanbul Porselen (bu fabrika 1990 da ekonomik nedenlerle kapatılmıştır), 1968'de 3 5001 kapasiteli Sümerbank Yarımca Porselen, seramik ve çini fabrikası (1984 yılında Çitosan bünyesine alınmış ve kapasitesi 12 000 t'a çıkmıştır), 1977'de yılda 23 000 t kapasiteli Kütahya Porselen sanayii'nin kuruluşu izlemiştir.


Kaynak: Büyük Larousse

Son düzenleyen Safi; 8 Ocak 2017 18:22
8 Ocak 2017 14:30       Mesaj #3
perlina - avatarı
MOD Moderatör
Ad:  yıldız porseleni.jpg
Gösterim: 494
Boyut:  114.7 KB

Yıldız porseleni

, Yıldız Sarayı Dış bahçesi’nde 1890’da II. Abdülhamid’in kurdurduğu fabrikada üretilen porselen eşya.

Fransız sefirinin özendirmesiyle açılan küçük ölçekli ilk fabrika 1894’te depremde harap oldu; ama aynı yıl yenilenip büyütülerek modern teknolojiyle donatıldı. Yapıyı İtalyan mimar Raimondo d’Aronco yapmıştı. Fabrikanın yöneticiliğine de Date adlı bir Fransız getirildi. Önce üretim için gerekli kaolin ve feldispat ile kalıplar ve ustalar dışarıdan getirilmişti. Ama daha sonra İstanbul çevresinde uygun toprak bulundu ve I. Dünya Savaşı sırasında Avrupa ile ilişkiler kesildiğinden üretim yerli malzemeyle sürdürüldü.

Fabrikanın 1892/93’te ürettiği ilk örnekler yalnız saray ve çevresi için düşünülmüştür. Duvar tabakları, levhalar, fincanlar ve büyük vazoların üstünde Abdülhamid’in tuğrası ve adının baş harfleri vardır. Bunlar zaman zaman Batı ülkelerine armağan olarak da gönderilmiştir. Örneğin Mustafa Vasfi Paşa kendi yaptığı iki vazoyu II. Abdülhamid adına İngiliz kralına götürmüştür. Gene Abdülhamid’in Alman imparatoru II. Wilhelm’e yolladığı armağanlar arasında Yıldız porselenleri de vardır.

Genellikle Sevres porseleni etkisinde ve saray çevresinin beğenisine uygun çalışan fabrikanın ürünleri arasında tabak, vazo, tepsi, fincan, kâse, duvar madalyonu ve levhası, şekerlik, aşurelik gibi günlük kullanım ve süs eşyası yer alır. Bunlar padişah portreleri, kadın ve çocuk figürleri, alegorik ve mitolojik sahneler, melek betimlemeleri, manzara, meyve, çiçek ve hayvan resimleri ve rokoko etkili kır görünümleriyle bezenmiştir. Hemen her parçada resmi yapanın imzası da bulunur. Şimdiye değin saptanmış 40 kadar ad arasında ünlü Türk ressamları, asker ressamlar, amatörler, Batılı ressamlar da vardır. Manzara resimli porselenlerde imzasına çok rastlanan Halid Naci, II. Abdülhamid tarafından porselen konusunda uzmanlık için Paris’te Sevres fabrikasına gönderilmiş ve döndükten sonra Yıldız Porselen Fabrikası’nın başressamlığına getirilmiştir. Örneklerde görülen başka bir ad olan Server Mesrur izzet ise heykelci ve desinatördür; I. Dünya Savaşı sırasında fabrikanın müdürlüğünü de yapmıştır.

Yıldız Porselen Fabrikası üretimini II. Meşrutiyet’e (1908) değin sürdürmüştür. I. Dünya Savaşı sırasında ikinci kez üretime geçmişse de 1920’de gene kapanmıştır. Uzun süre sahipsiz kaldıktan sonra 1936-38 arasında Milli Emlak tarafından tasfiye edilmiş, kalıpları ve demirbaş malzemesi satılmıştır. 1959’da Sümerbank’a devredilen fabrika 1962’de yeniden açılmıştır. O zamandan beri Sümerbank Yıldız Çini ve Porselen Sanayii Müessesesi adıyla üretimini sürdürmektedir.

Yıldız Sarayı, İstanbul’da, Beşiktaş’la Ortaköy semtleri arasında, bugün Çırağan Sarayı arkasındaki caddeden başlayarak bütün sırtta yaklaşık 500 bin m2’lik bir alana yayılan korunun içindeki köşk, kasır, yönetim ve hizmet yapılanndan oluşan saray. 19. yüzyılın başlarında III. Selim’in burada yaptırdığı ilk kasır günümüze ulaşmadı, ama ona verilen Yıldız adı, zamanla yerleşimin tümü için kullanılır oldu. Daha sonra IIl.Mahmud ve Abdülmecid de birer köşk yaptırdıysa da Yıldız Sarayı daha çok 19. yüzyılın ikinci yarısıyla 20. yüzyılın başlarında eklenen yapılarla günümüzdeki durumuna geldi.

Yapılar korunun kuzey ucunda toplanmış ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan sıralar halinde dizilmiştir. Korunun bütünü yüksek bir duvarla çevrilmiş, harem ve padişaha ait başka köşklerin bulunduğu Hasbahçe de gene bir duvarla ayrılmıştır. Hasbahçe’nin hemen yanında resmî dairelerle hizmet yapıları yer alır. Korunun geri kalan bölümü de Dışbahçe’yi oluşturur. Burası bugün Yıldız Parkı adıyla kamuya açıktır. Hasbahçe’deki en önemli yapılar Büyük Mabeyn, Çit Kasrı, Şale Köşkü, Saray Tiyatrosu, Silahhane ve Set Kasrı’dır. Dış bahçe’de ise Çadır ve Malta köşkleriyle Yıldız Porselen Fabrikası bulunmaktadır.

Yıldız Sarayı’nın yapıları Cumhuriyet’ten sonra çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Büyük bir bölümü 1924-41 ve 1946-76 arasında Harp Akademileri’nin kullanımına ayrılmıştır. Bazı yapılar bugün Yıldız Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı, İslam, Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ve Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı tarafından kullanılmaktadır. Silahhane’de büyük sergiler düzenlenmekte, onarılan tiyatroda 1987’den beri Uluslararası İstanbul Festivali kapsamında gösteriler yapılmaktadır. Marangozhane de sergi salonu ve Şehir Müzesi olarak düzenlenmiştir. Dışbahçe’deki köşkler Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu (TTOK) tarafından onarılıp turizm amaçlı olarak hizmete sokulmuştur. Yıldız Porselen Fabrikasıda üretimini sürdürmektedir.

Kaynak: Ana Britannica
Son düzenleyen perlina; 18 Şubat 2017 18:03
8 Ocak 2017 19:20       Mesaj #4
Safi - avatarı
SMD MiSiM
Porselen
Ad:  porselen.jpg
Gösterim: 474
Boyut:  38.7 KB

beyaz, ince tanecikli ve genellikle ışığı geçiren camsı çanak çömlek.

Porselen olmayan seramikler gözenekli, ışık geçirmeyen ve daha kaba bir yapıdadır. Bir başka camsı seramik olan yarım porselen ya da sert ve gözeneksiz seramik (stoneware) ile normal porselen arasındaki ayırım çok daha az belirgindir. Çin’de porselen, üstüne hafifçe vurulduğunda tınlama sesi çıkaran, Batı’da ise ışığa tutulduğunda yarı saydam olan çanak çömleğe denir. Ama her iki tanımlama da tam değildir; bazı kalın gövdeli porselenler ışık geçirmez, bazı ince gövdeli sert seramikler ise bir ölçüde ışık geçirir. Porselen sözcüğü, Marco Polo’nun Çin’de gördüğü çanak çömleği tanımlamak için kullandığı porcellana sözcüğünden türemiştir.

Başlıca üç porselen türü vardır: Gerçek ya da sert hamurlu, yapay ya da yumuşak hamurlu ve ince porselen. İlk porselenler Tang hanedanı döneminde (618-907), Batı’ da en çok tanındığı biçimiyle de Yuan (Moğol) hanedanı döneminde (1279-1368) Çin’de üretildi. Bu sert hamurlu porselenler, toz haline gelene kadar öğütülmüş ve kaolinle (arı kil) karıştırılmış porselen taşından (Çin taşı) yapılmıştı. Fırınlanırken yaklaşık 1.450°C’de feldispat camsı hale gelirken, kaolin de eşyanın biçimini korumasını sağlıyordu. Ortaçağda Avrupa’da bu yarı saydam Çin porselenini taklit etme çabalan, fırınlamada sert hamurlu porselenden daha düşük ısının (y. 1.200°C) yeterli olduğu, kil ile ezme cam karışımı yumuşak hamurlu porselenin bulunmasına yol açtı. Yüzeysel bir benzerlik taşımakla birlikte, yumuşak hamurlu porselen gerçek porselenden genellikle yapısının daha yumuşak olmasıyla ayırt edilebilir. Örneğin, yumuşak hamurlu porselen eğe ile kesilebilir, gerçek porselen kesilmez; sırlanmamış yüzey üstünde biriken kir ilkinde hiç çıkmaz ya da çok güçlükle çıkarılabilirken, gerçek porselende kolaylıkla yok edilebilir.

İlk yumuşak hamurlu Avrupa porseleni yaklaşık 1575’te Floransa’da I. Francesco de’ Medici’nin korumasında yapıldı. Ama çok sayıda üretime ancak 17. yüzyıl sonları ve 18. yüzyılda geçilebildi. Çin porselenine benzeyen gerçek porselenin sırrını 1707’ye doğru, Saksonya’daki Meissen fabrikasında çalışan Johann Friedrich Böttger ve Ehrenfried Walter von Tschirnhaus buldu. İngiltere’de ince porselen, İkinci Josiah Spode’un sert hamurlu porselen formülüne kemik külü eklemesiyle, 1800 dolaylarında üretildi. Sert hamurlu porselen sağlam olmakla birlikte, camsı yapısı nedeniyle çok kolay çatlıyordu; oysa ince porselende bu durum söz konusu değildi.

Cam benzeri bir madde olan ve önceleri gözenekli seramik çanak çömleğin deliklerini kapatmak için kullanılan sır, gözeneksiz sert hamurlu porselende yalnızca bezeme amacıyla kullanılır. Feldispat içeren sır ile porselen gövde birlikte fırınlandığında iyice kaynaşır. Sırlanmadan fırınlanmış porselen ise 18. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkmıştır. Sırsız porselenden genellikle biblo yapıldı (örn. Pâros bibloları). Bir ölçüde gözenekli kalan bazı yumuşak hamurlu porselenler sır gerektirir. Bunlar fırınlandıktan sonra üstlerine çoğunlukla kurşun içeren sır uygulanır ve camsı hale gelmesi için yeniden fırınlanır. Feldispat sırdan farklı olarak bu sır görece daha kalın bir kat oluşturur.

Porselen çanak çömleğe boyayla yapılacak bezemeler çoğunlukla sırlanıp fırınlandıktan sonra (yani sır üstü) uygulanır. Çünkü boya sırın altına (yani fırınlanmış, ama sırlanmamış eşyanın üstüne) sürülürse, çömlek ve sırla birlikte aynı yüksek ısıda fırınlanır ve bu durumda renklerin pek çoğu yok olur. Bu nedenle porselendeki sır altı renkler daha çok, mavi-beyaz Çin kaplarında görülen ve son derece dayanıklı olan kobalt mavisi ile sınırlıdır. Sır üstü, mine ya da düşük ısı renkleri olarak bilinen porselen boyalarının çoğu fırınlanmış sır üstüne sürülür ve çok daha düşük ısıda fırınlanır.
kaynak: Ana Britannica
Son düzenleyen perlina; 18 Şubat 2017 13:31
8 Ocak 2017 23:52       Mesaj #5
Safi - avatarı
SMD MiSiM

Saint-Cloud seramiği ve porseleni


17. yüzyılın son çeyreğinden 1766’ya değin Fransa’nın Saint-Cloud kentinde üretilen yumuşak hamurlu porselen. Pierre Chicaneau’nun başlattığı üretim yaklaşık 1722’de evlilik yoluyla Henri Trou’nun ailesine geçti. Sarımsı ya da hafif krem renkli Saint- Cloud porselenlerinin çoğunda blanc de chine (Çin beyazı) adıyla bilinen süt beyazı porselenlerin ya da geç Ming dönemi Çin porselenlerinin etkisi (kabartma erik çiçeği desenleri ve Çin üslubunda küçük figürler) görülür.
Ad:  Saint-Cloud seramiği ve porseleni.jpg
Gösterim: 486
Boyut:  60.2 KB
Ayrıca daha yüksek kabartma bezemeler, beyaz üstüne mavi ve başka renklerde desenler de vardır. Sır üstü renkleriyle yapılmış bazı bezemeler ise 17. yüzyıl sonlarının Japon Kakiemon porseleninin etkilerini gösterir.

kaynak: Ana Britannica
18 Şubat 2017 13:46       Mesaj #6
perlina - avatarı
MOD Moderatör
Ad:  bristol.jpeg
Gösterim: 433
Boyut:  22.5 KB

Bristol porseleni

, Coxside porselen imalathanesinde 1768-81 arasında üretilen, sert hamurdan yapılma ürünler.

1768’de Plymouth’da William Cookworthy’nin kurduğu Coxside firması, İngiltere’de sert hamurdan porselen üretimine başlayan ilk imalathane oldu. Fabrika 1770’te Bristol’a taşındı. Cookworthy, Bristol’daki üretiminde de Plymouth porselenlerine özgü zengin, gösterişli ve karmaşı nitelikleri yansıtan süslemeler kullanarak önceki çizgisini sürdürdü. Ama porselenler de bazı kusurlar oluyordu. 1774’te şirketiı yönetimine geçen Richard Champion bütün zamanını ve parasını imalathaneyi geliştirmekte kullandı.

Champion, çok beğenilen çiçek motifli çay ye kahve takımları üretimine ağırlık verdi. Üretimin büyük bir bölümünü oluşturan özel siparişlerde, perakende satılan mallarda kullanılan rokoko üslubuna göre daha incelmiş ve gelişmiş, yeni-klasik bir bezeme üslubu kullanıldı. Bazı ürünlerde Alman Meissen ve Fransız Sevres porselenlerinden esinlenildi. Bristol yaldızlı porselenleri benzersiz bir güzellikteydi. Çoğunlukla “Lund Bristolü” olarak bilinen yumuşak hamurdan porselenler, 1748-52 arasında Benjamin Lund’un imalathanesinde yapılmıştı. İmalathaneyi bundan sonra Worcester Porcelain Company devraldı.

Kaynak: Ana Britannica


Hızlı Cevap
Mesaj:


Kaynak:

Bu sayfalarımıza baktınız mı
paneli aç